KALİTELİ BASKI SERİ ÜRETİM
Hükümetten ’kıdem tazminatı ve emeklilik yaşı’ açıklaması

Ana Sayfa » Yaşam » 1300 senedir İslam’ı anlamadık

1300 senedir İslam’ı anlamadık

Araştırmacı yazar Hakkı Yılmaz, “İslam dini cenneti dünyada yaşatmak için gelmiştir. Ama şimdi gördüğümüzde birileri İslam adına cehennemi dünyada yaşatıyor” dedi

 
2 Nisan 2017 Pazar 10:16
Okunma: 11689
Yorum YapYazdır
 
1300 senedir İslam’ı anlamadık

TANER UYANIKER - ÖZEL HABER

İslam dini ve Kuran hakkında yazdığı onlarca kitap ile bu alanda adından sıkça bahsedilen araştırmacı yazar Hakkı Yılmaz ile bir araya geldik.

Özellikle Tebyinü’l-Kur’an adlı sıra dışı çalışmasıyla Kur’an’ın anlaşmasına büyük katkılar sunan ve geniş kitleler tarafından beğeni ile takip edilen Hakkı Yılmaz'ın bu eseri ise Kur’an’ın, iniş sırasına göre necm necm mealini vermektedir. Hakkı Yılmaz, İslam’ın yozlaştırıldığını ifade ederek bin 300 yıldır dinin uygulanamadığını söyledi. İslam dininin en iyi uygulandığı ülkeyi sorduğumuzda ise cevabı, İskandinav ülkeleri ve Japonya oldu.

Kur’an’ın dünyada doğru anlaşılmadığı söyleyen Yılmaz, bunun en önemli nedeninin Kur’an’daki ayetlerin bir düzen içinde olmamasına bağladı. Yılmaz, “Bizim çalışmalarımız diğerlerinden farklı. Klasik musaf anlayışına aykırı. Kur’an necm necm indi. Halife Osman döneminde tabiri caizse karambole bir düzenleme yapıldı. Onun içinde Kur’an doğru düzgün anlaşılamıyor. Biz buna bir düzenleme yaptık ve bunu dünyada ilk kez ben gerçekleştirdim. Bir olayı düşünün bir paragrafı bir yerde bir paragrafı başka bir yerde. Biz onu düzenledik yerini değiştirerek olması gereken yere koyduk. Bir puzzle düşünün yüzde 50’si yerine konmuş. Geri kalanı da alelade serpiştirilmiş. Biz onları teknik açıdan yerlerine koyduk. Böylece herkes Kur’an’ı daha iyi anlıyor” dedi.

YAPBOZU TAMAMLADIK!

Konuyla ilgili açıklamalarını örneklerle sürdüren Yılmaz, şunları söyledi: “Allah bir konuyla ilgili peygambere 10 ayet gönderdi. O konu orada bitti. Bir ay sonra 20 ayet gönderdi. O da başka yerde duruyor. O ayetlerin hepsini sırasına, inişine, konusuna göre bakılmaksızın hepsi arka arkaya dizilecek olursa bazı cümlelerdeki ifadelerin birbirine girmesi farklı anlaşılmalara neden oldu. Örnek verecek olursak; Lokman Suresi ‘Ey oğlum’ diye nasihat ediyor. 10 cümlelik bir nasihati var diyelim. 3. cümlesi bitiyor. Araya aile hukukuna ait bir pasaj konuluyor sonra yine ey oğlum diye devam ediyor. Bu açıkça gösterir bunların birbirleriyle alakası yok. O aile hukukuyla ilgili pasaj oradan çıkacak ve Lokman’ın oğluna nasihati bir bütün olarak devam edecek. Biz işte bunu gerçekleştirdik. Kur’an en ileri derecede dil bilgisi kurallarına uygun ve edebiyat kurallarına uygun olarak indi. İşte bunlara uygun değil. Daha iyi anlaşılması için gayret gösterdik. Bunu iman borcu olarak gördük. Biz bazı sözcüklerin o günkü anlamına göre bugüne çevirdik.”

DİNDEN PARA KAZANILMAZ

Dini konularda dinden para kazanmanın yasak olduğunu ifade eden Yılmaz, Allah’ın peygambere dinden kesinlikle ücret aldırmadığını söyledi. Geçmiş peygamberlerin de dinden kazanç sağlamadığını belirten Yılmaz, “Allah, dedi ki ‘Sizin ücretinizi ben vereceğim kesinlikle dinden faydalanmayacaksınız.’ Ben bu yolda giderek kitaplarımın hiçbirinden telif almadım, kitaplarımdan bir çay içmişliğim yoktur. Din, bir elmas vadisidir. O kadar sömürülmeye müsaittir. Bu dinin orijinali Kur’an’ın içindedir. Onu anlamak için Kur’an dışında başka herhangi bir kitaba ihtiyaç yoktur. Ama zaman içerisinde bu sömürü düzeni kuruldu. Bu durum İslam’a düşman olan kesim tarafından bu hale getirildi. İslam geldiği zaman çapulculuğu, köleliği kaldırdı. Bu birilerinin işine gelmedi. O birileri bir faaliyette bulundu. ‘Rant elden gidiyor, kullarımız ellerimizden kaçıyor, bankadaki paralarımız uçup gidiyor. Böyle olmaz bizim efendiliğimiz, patronluğumuz var’ dediler. Buna çözüm olarak dini yozlaştırdılar. Kur’an beyinsel zihinsel hastalıkların hepsine ilaçtır. O ilacın dozajını değiştirirsek ona başka şeyler sokarsak o ilaç etkisini gösterir mi? Göstermez” dedi.

İslam’da da tek kaynağın Kur’an olduğunu ifade eden Yılmaz, buna rağmen bunun yanına sünnet gibi kıyas gibi şeyleri de eklediklerini söyledi. Yılmaz, “Din sadece Allah’ın Kur’an’daki ilkeleri olmasına rağmen bu defa çeşitli yorumlarla, falan hazret şunu dedi, falan bilgin şunu dedi diyerek onun bunun görüşleri dine sokuldu ve zamanla din olarak kabul edildi. Bu defa İslam dini amacından çıktı ve bin 300 senedir bu dini anlamadık. Müslümanlar ilk etapta Kur’an’a dayandığında bir köle bile valilik yapacak düzeye gelmişti. Ondan sonrada Müslüman alimleri eski bilgileri tekrar ede ede yerinde saydılar. Askeri, ekonomi, ilim, bilim alanında hepsi çöktü ve yabancılarda Müslüman aleminin önüne geçti. Mezhep dediğimiz, cemaat dediğimiz şeyler İslam’a aykırı şeylerdir. Bunlar olmaması gereken şeyler. Allah bir ayetinde, ‘Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin’ der. Her cemaat kendi değerleriyle övünür. Kur’an’dakini dikkate almazlar. Biz Kur’an’daki İslam’ı tekrar milletin önüne serdik. Bu cemaatçilerin hepsi bizim dedikodularımızı yapar. Ama bir Allah’ın kulu çıkıp da Hakkı Yılmaz şurasını yanlış dedi diye bir şey söyleyemez. Biz bu Kur’an’ı doğru anlattığımızdan dolayı da zamanında ben ateistim, deisttim diyen, dine karşı soğuk bakan kesim böylece Kur’an’ı en iyi anlayan en iyi anlatan kesim oldu. Çünkü kendisiyle buluştu. Bizim Kur’an’ımız akıllı insanları muhatap alır, akılsız insanların üzerine pislik yağacağını, söyler. O yüzden biz Kur’an’da olmayıp da çıkarları için müritlerini kandırmaya çalışanları dikkate almıyoruz” dedi.

İSLAM’DA AÇ DOYURMA YOK!

İslam’ın ne sosyalizm ne kapitalizm olduğunu belirten Yılmaz, İslam’ın kendine özgü bir yapısı olduğunu söyledi. Yılmaz, şu ifadelerde bulundu: “İslam’da kazanç hürriyeti vardır. Nereye kadar özgürsün ama benim sınırıma zarar vermeyecek kadar. Sınırsız değil. Büyük balık, küçük balığı yutamaz yani... Eşitlik de tam anlamıyla adalet değildir. İslam’ın herkes hakkına alacak der. Eşit bir şekilde demez. Örnek olarak bir babanın iki oğlu var biri üniversitede biri ilkokulda okuyor. Bu çocuklarına aynı parayı veremez. Üniversite de okuyana fazla vermesi gerekir. Kur’an’da Necim Suresi’nin de bir ayeti var, ‘İnsana çalışıp kazandığından başkası olamaz’ der. Mesela Marx bunu 2 bin sayfa kapital olarak yazdı ama bunun özünü getiremedi. İslam’da kesinlikle refah olan şey eşit olacak. Belli bir kesimde olmayacak. Bu sosyalizm ve kapitalizmde yoktur. Adil bir paylaşım olacak. Adil paylaşımda şimdiki gibi sadaka kültürüyle vererek değil. Herkes kendi kazanacak. İslam’da aç beslemek yok. Aç adama iş vermek var. Adam aç mı gel şurada çalış. İstihdam yaratacaksın o kişi kendi ekmeğini yiyecek. İslam kesinlikle bir kişinin başka bir kişinin sadakasını yemesine izin vermez. Araplarda bir deyim var, ‘İnsan, insanın kölesidir’ diye. Bir insana yemek verirsin kölen olur. Yeri gelir seni eleştirmesi gerekir, eleştiremez. İslam’da bu yoktur. Kur’an’da açı doyuracaksın diye bir ayet yok. Aça iş vereceksin. Şimdi kapitalizmde millet birbirini sömürür. Sosyalizmde milleti milletten birileri sömüremez bu kez devlet sömürür. İslam ise bunun ikisine de izin vermez ne insana ne de devlete sömürtür. Bugün dinci dediğimiz kişiler peygamber döneminin ebu cehilleridir. Sarığıyla, cüppesiyle, gururuyla, kibriyle küçük dağları ben yarattım edasında gezerler.”

DEVLET TÜM İNANIŞLARIN ŞEMSİYESİDİR

Türkiye’de laikliğin tanımının doğru yapılamadığını belirten Yılmaz, laiklik nedir dendiği zaman herkesin yorumunun farklı olduğunu söyledi. Yılmaz, “Laikliği bir din hürriyeti olarak ve devletin dine karışmaması noktasında ele alacak olursak Allah kişilere özgürlük vermiştir, dileyen Müslüman, kafir, münafık olur. İslam’da birisine kesinlikle benim gibi düşüneceksin denilemez. İslam’da yanlış yapan kişilerin sorumluluğu aydınlardadır. Aydınlar toplumun karşısına geçecek, iyiyi, güzeli, doğruyu hep anlatacak. Duvara birbirinden farklı tabloları astığınızı ve halka bunlardan istediğinizi seç dediğinizi düşünün. Halk orada istediğini seçer. Onlara sen benim gibi neden düşünmüyorsun deme hakkımız yoktur. İslam’ın öngördüğü bu. Dinin devlete müdahalesi noktasına gelince burası da doğru anlaşılmadı. Hangi dini devlete müdahale ettireceksin. Kur’an’dakini bir kenara atıp ta yok onun elini keseceksin, yok bunu recm edeceksin dediklerini sen din olarak ele alıp devlete empoze etmeye kalkarsan, o millet onu reddeder. Olmaması da lazım. Dünyanın değişik yerlerinde laiklik uygulanıyor. Devletin dini olur mu? Din kişilerde olur. Devlet dedi ki ben Müslümanım, Hıristiyanları, Musevileri ne yapacaksın o zaman? Devlet olarak onlara kol kanat germeyecek misin? Onun için devlet tüm inanışların şemsiyesidir. Onları korur. IŞİD’çiler bilmem neler ortaya çıkıyor. Onların din dedikleri dinde yok. Bunlar İslam dinini yozlaştırmak için bir projeydi o da uygulandı. İslam’da insana zarar verecek hiçbir şey yok. İslam insanoğlunun mutluluğu için gelmiş bir dindir. İslam dini cenneti dünyada yaşatmak için gelmiştir. Ama şimdi gördüğümüzde birileri İslam adına cehennemi dünyada yaşatıyor. İslam dinine en uygun yaşayan ülkeler ise Japonya ve İskandinav ülkeleridir” diye konuştu.

AYDINLANMA DEVAM ETSEYDİ…

Atatürk’ün İslam’a çok büyük katkıları olduğunun altını çizen Yılmaz, Atatürk’ün İslam coğrafyasını gezerek, İslam aleminin sefilliğini gördüğünü ve bunun da bu dinin yozlaşmasından kaynaklandığını fark ettiğini söyledi. Yılmaz, şu ifadelerle konuşmasını sürdürdü: “Allah kölelikten kurtarmış ama zaman içerisinde halk ağalara, şeyhlere, tarikatlara köle olmuştur. Atatürk, o gün çok iyi şeyler yaparak halkın Kur’an’la tanışmasını sağlamıştır. Atatürk’e kadar din hacıların, hocaların elindeydi. Halk hocaya gidip, ‘Şu kara kitaba bak, ne diyor’ diyorlardı. Onların bazıları da ‘Bir kuzu getir de bakalım’ diyordu. Halk Kur’an’da ne yazıyor bilmiyordu. Atatürk, halka Allah ne demiş bunu öğrensinler diye Elmalılı’ya Kur’an’ı Türkçeye çevirtmiştir. Atatürk, kendi parasıyla o kitabı bastırmış ve onun Anadolu’nun her yerine yayılmasını sağlamıştır. Atatürk dine çok büyük hizmet etmiş birisidir. Cumhuriyet kurulduğunda da ağalık, şeyhlik eski ihtişamını kaybedince Atatürk’e karşı antipati başladı. El altından Cumhuriyet düşmanlığı, Atatürk düşmanlığı başlatıldı. Atatürk’ün derdi muasır olabilmek. ‘Hakiki mürşit ilimdir’ sözü bu Kur’an’ın tabiridir. Atatürk döneminde başlayan aydınlanma devam edebilseydi. Tüm dünya ülkelerinden önde olabilirdik.”

Hakkı Yılmaz Kimdir?

Arapça ve Kuran’ı ilkokula başlamadan önce öğrendi. 1961 yılında ilkokulu bitirdi. 1963 yılında Arapça ve hafızlık eğitimi almaya başladı. 1965 yılında Arapça bilenler arasından seçilerek tekâmül eğitimi için Alanya’ya gönderildi. 1969 yılında İstanbul’da Arapça Tekâmül Kursu’nda hocalık yaptı. Bu arada dışarıdan imam hatip lisesini bitirdi. Askerlik dönüşü ticaretle uğraşmaya başladı. Bu süreçte fahri vaizlik, Arapça öğretmenliği ve muhtelif araştırmalarla uğraştı. 1987 yılında ticareti tamamen bırakıp Kur’an İlimleriyle uğraşmaya başladı. Kuran ve ilmi çalışmalarla uğraşan Hakkı Yılmaz evli ve çocuk babasıdır.

Kitapları: Kur'an Işığında Halis Din ve Dinde Elçilerin Yeri, Nüzul Sırasına Göre Tebyinü'l Kur'an - İşte Kur'an (8 Kitap Takım) İslam ve Kapitalizm, Mecelle, Kur’an Işığında Siyasetname, İslam Dininin Temel Direkleri

 
2 Nisan 2017 Pazar 10:16
Okunma: 11689
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Basın İlan Kurumu
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Beşiktaş
33
22
8
3
74
2
Başakşehir
33
20
10
3
70
3
Fenerbahçe
33
17
10
6
61
4
Galatasaray
32
18
4
10
58
5
Antalyaspor
33
16
7
10
55
6
Trabzonspor
33
14
9
10
51
7
Akhisar Bld.
33
14
6
13
48
8
Gençlerbirliği
33
11
10
12
43
9
Kasımpaşa
33
12
7
14
43
10
Konyaspor
33
11
10
12
43
11
Alanyaspor
32
12
4
16
40
12
K.D.Ç. Karabük
33
11
7
15
40
13
Osmanlıspor FK
33
9
11
13
38
14
Kayserispor
33
10
8
15
38
15
Bursaspor
33
10
5
18
35
16
Ç. Rizespor
33
9
6
18
33
17
Gaziantepspor
33
7
5
21
26
18
Adanaspor
33
6
7
20
25
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1453 - Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethederek Bizans İmparatorluğu'nu (Doğu Roma'yı) sona erdirdi. Birçok tarihçi için İstanbul'un fethi, Orta Çağın sonudur.
1807 - Kabakçı Mustafa ayaklanmasında, isyancılar Şehzade Mustafa ve Mahmut'un kendilerine teslimini istedi. Sultan III. Selim tahttan indirildi, IV. Mustafa tahta çıktı.
1848 - Wisconsin, 30. eyalet olarak ABD'ye katıldı.
1913 - Ulviye Mevlan yönetiminde 'Kadınlar Dünyası' dergisi yayımlanmaya başlandı.
1913 - Igor Stravinsky'nin Le Sacre du Printemps (Bahar Ayini) adlı balesi ilk kez Paris'te sahnelendi.
1927 - Ankara-Kayseri demiryolu İsmet Paşa tarafından açıldı.
1936 - Türk Bayrağı hakkında kanun, TBMM'de kabul edildi.
1942 - Adolf Hitler, Nazi propaganda bakanı Joseph Goebbels'in tavsiyesiyle işgal altındaki Paris'te yaşayan tüm Yahudilerin sol göğüslerine sarı bir yıldız takmalarını emretti.
1953 - Yeni Zelandalı dağcı Edmund Hillary ile Nepalli şerpa Tenzing Norgay, Everest'e çıkan ilk insanlar oldu.
1954 - Bilderberg Toplantıları'nın ilki yapıldı.
1960 - Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymasının ardından gözaltına alınan eski İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti. Aynı gün gözaltına alınan 150 kişi Yassıada'ya getirildi.
1963 - Pakistan'ın doğusunda çıkan kasırgada 10 bin kişi öldü.
1977 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, İzmir Çiğli Havaalanı'nda bulunduğu sırada, bir silahtan çıkan mermi, CHP'li Mehmet İsvan'ın yaralanmasına yol açtı. Merminin bir polis memurunun ateş alan gaz tüfeğinden çıktığı açıklandı.
1985 - İstanbul Boğazı'nda ikinci boğaz köprüsünün (Fatih Sultan Mehmet) temeli atıldı.
1985 - Avrupa Kupası finali için Liverpool Juventus maçının yapıldığı Belçika'nın Heysel Stadı'nda çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 350 kişi yaralandı.
1986 - Kamuoyunda 'Fak-Fuk-Fon' olarak bilinen Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşmayı Teşvik Yasası, Meclis'te kabul edildi.
1988 - İstanbul Boğazı, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapımı tamamlandı.
1990 - Sovyetler Birliği'nde, radikal reformcu Boris Yeltsin, Rusya Federasyonu Parlamentosu Başkanlığı'na seçildi.
1993 - Anadolu pop müziğin öncülerinden Moğollar grubu 17 yıllık aradan sonra yeniden sahneye çıktı.
1993 - Almanya'nın Solingen şehrinde Türklerin yaşadığı bir evin kundaklanması sonucu 5 kişi yaşamını yitirdi ve 2 kişi de yaralandı.
1995 - Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal için, karşılıksız çek verdiği iddiasıyla gıyabi tutuklama kararı çıktı.
1996 - Siverek halkı aralarında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de bulunduğu 13 politikacı hakkında tazminat davası açtı. Politikacılar Siverek'i il yapacakları vaadinde bulunup yerine getirmemekle suçlanıyordu.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:43
  • Güneş05:45
  • Öğlen13:19
  • İkindi17:13
  • Akşam20:33
  • Yatsı22:20
 
Anket
 
Süper Loto
25.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu010313162345
 
On Numara
22.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu02030809101314192125303241475053546466737879
 
Şans Topu
24.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu222628293412
 
Sayısal Loto
27.05.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu051416183148
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık