KALİTELİ BASKI SERİ ÜRETİM
Gölet tartışması büyüyecek!

Ana Sayfa » Yaşam » Aşkları hastalıklara yenilmedi

Aşkları hastalıklara yenilmedi

Cemal Tekün, yapay kalp ile yaşayan fakat durumu kritik olduğu için hastaneye yatırılan eşi Beyhan Tekün’ün kalp nakli olacağı günü umutla beklerken prostat kanserine yakalandı. Sadece sefada değil, cefada da birbirlerine omuz veren Tekün çifti, şimdi aynı hastanede tedavi görüyor

 
14 Şubat 2018 Çarşamba 11:02 
Yorum YapYazdır
 
Aşkları hastalıklara yenilmedi

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Sık sık rastlanan, “Hasta olunca eşi terk etti” ve “Hastanede eşini bırakıp kaçtı” gibi haberlerin aksine onlar el ele verdi ve aşklarıyla ezber bozdu. İzmir’de yaşayan Beyhan ve Cemal Tekün çifti, 36 yıl önce “hastalıkta sağlıkta…” yemini ederek hayatlarını birleştirdi. Birbirini çok seven ve kızları Şebnem’in doğumuyla mutlulukları daha da artan çiftin hayalinde, emeklilik yıllarını sakin bir sahil kasabasında geçirmek vardı. Fakat hayallerindeki gibi bir hayat olmadı onlarınki. 2001 yılında grip nedeniyle gittiği hastanede kalp yetmezliği tanısı konulan Beyhan Tekün için tek şans kalp nakliydi. Uygun organ bulunamayınca 6 yıl önce yapay kalp destek cihazı takıldı. Bilinci yerinde olan fakat vücut fonksiyonları gittikçe kötüleştiği için Ege Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nde yatmak zorunda kalan eşinin yanından biran olsun ayrılmayan Cemal Tekün, aynı zamanda bir firmada inşaat mühendisi olarak çalışıyordu. İşten çıktıktan sonra eşinin sevdiği yemekleri yapıp hastaneye getiriyor, sabaha kadar başında refakatçı olarak bekliyordu. Eşi ne zaman mücadeleyi bırakmak istese elini hep daha sıkı tuttu.

HASTALIKTA SAĞLIKTA EL ELE

Aile, Beyhan Tekün’ün yaşama tutunması için “uygun organ bulundu” müjdesini beklerken 65 yaşındaki Cemal Tekün’ün prostat kanserine yakalanmasıyla adeta şok yaşadı. Ege Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Bölümü’nde ameliyata alındığı sırada eşi de aynı hastanenin kardiyoloji bölümünde yoğun bakımda yatıyordu. Kızları Şebnem ise, yaşam savaşı veren annesi ve babası için koşturuyordu. Beyhan Tekün, bir süre sonra yoğun bakımdan çıkarak taburcu oldu. 3 ay önce yeniden rahatsızlandığınca doktorlar, uygun kalp bulunana kadar hastanede yatmasına karar verdi. Şu an aynı hastanenin onkoloji bölümünde ışın tedavisi gören Cemal Tekün, hem kendi hem eşi için mücadele ederek tam anlamıyla, ‘vefalı eş’ örneği sergiliyor. Eşinin hayata tutunması için tek şansı olan organ bağışına yönelik duyarlılığın artmasını istiyor. İçinde kalbinin görevlerini yerine getirebilmesi için destek cihazının bulunduğu çantayı taşıyan Beyhan Tekün ise, en kısa sürede nakil olup sağlığına kavuşacağı günlerin hayalini kuruyor. Onlar sadece sefada değil, cefada da birbirlerine omuz veren örnek bir çift.

YA ÖLÜMÜ SEÇECEKSİN YA DA…

2001 yılında rahatsızlanarak doktora giden Beyhan Tekün, yapılan testlerin ardından kalp yetmezliği teşhisi aldı. Doktorlar acilen anjiyo olması gerektiğini daha sonra tedaviye ilaçla devam edeceklerini söyledi fakat durumu giderek ağırlaştı. Rahatsızlandığı günden itibaren eşi Cemal ile kızları Şebnem’in en büyük destekçisi olduğunu dile getiren Beyhan Tekün, “Durumum kötüye gitmeye başlayınca doktorum, ‘Kalp nakil merkezine gidin, bu iş kötüye gidiyor’ dedi. İlk zamanlar kabullenemedik. İşin buraya kadar geleceğini tahmin etmemiştik. Rahatsızlığım artınca daha fazla dayanamadım. 2008 yılında hastaneye yattım, kontroller yapıldı. Yapay kalp cihazı takılması gerektiğini söylediler. O dönem cihazlar pazar çantası kadar büyüktü. Hayatımı zorlaştıracağını düşünerek, ‘Ben bununla yaşayamam’ dedim. Doktor, ‘Ya ölümü seçeceksin ya da bununla yaşayacaksın’ dedi. O dönem cihazların küçükleri çıktı. 2012 yılında cihaz takıldı” dedi.

PES ETTİĞİMDE EŞİM AYAĞA KALDIRDI

Eşiyle birlikte en büyük hayallerinin emekli olduktan sonra sakin bir sahil kasabasına yerleşmek olduğunu ancak rahatsızlıkları nedeniyle hastanelerde yaşamak zorunda kaldıklarını anlatan Beyhan Tekün, şunları söyledi: “Hayalimiz emekli olduktan sonra deniz kıyısında bir yerde yaşamaktı. Küçük bir evimiz olsun istiyorduk. Eşimle balık tutup, yürüyüşler yapacaktık. Hayalimiz buydu. Ama kısmet olmadı. Daha fazla dayanamayacağım dediğim çok anlar oldu. ‘Hem kendime, hem size yük oluyorum. Eziyet çekiyorum, siz de eziyet çekiyorsunuz. Götürmeyin beni hastaneye’ dedim defalarca. Ama o anlarımda eşim hep elimden tuttu, bana güç verdi. Evliliğimiz boyunca birbirimizi hep sevdik, saygı duyduk. Hastalıktan önce bile birbirimizle küstüğümüzü ya da kavga ettiğimizi hatırlamıyorum. Evlilikte güven çok önemli. Birbirimizi asla kısıtlamadık. Cemal, harika bir eş. Görücü usulü evlendik ama birbirimizi çok sevdik. Benim gibi kalp nakli bekleyen çok hasta var Türkiye’de ama donör bulmak çok zor. Zamanla yarışıyoruz. En kısa zamanda kalp nakli olmak ve ailemle birlikte hayatımıza kaldığımız yerden devam etmek istiyorum.”

HASTANE VE EV ARASINDA BİR YAŞAM

Eşinin yaşaması için tek çarenin kalp nakli olduğunu söyleyen 65 yaşındaki Cemal Tekün, “Nakil gerçekleşmedikçe diğer organları da bozuluyor ve yaşama şansı azalıyor. Doktor, cihazla yaşamanın büyük zorlukları olduğunu ama kalbe takviye yapılması gerektiğini söyledi. Beyhan başlarda taktırmak istemedi. Ama vücudu öyle su toplamıştı ki nefes alamıyor, uyuyamıyordu. 2012 yılında kalp cihazı takıldı. İki günde bir hastaneye kontrole gelmeye başladık. Çok zor süreçler geçirdik. 2014 yılında ikinci ameliyatını oldu. Pıhtı yaptığı için cihazın pompası değiştirildi. Ameliyattan sonra epey toparlanmıştı ama bu sefer de ritim bozukluğu yaşamaya başladı. Pil takıldı ama vücut kabul etmeyince dikişleri açıldı. 1 ay sonra tekrar ameliyata alıp pili çıkardılar. Durumu kritik olduğu için hastaneye yatırmaya karar verdiler. 95 gündür hastanedeyiz. Bütün özel günlerimizi burada kutladık. Evlenirken eşime, ‘Hayat ne getirir bilinmez ama ben gerekirse sırtımda taş taşır sana bakarım’ demiştim. Bir erkeğin parası olmayabilir ama fedakar ve vicdanlı olması çok önemlidir” diye konuştu.

ORGAN BAĞIŞI İÇİN DUYARLILIK

Organ bağışı konusunda toplumda daha fazla farkındalık yaratılması gerektiğini ifade eden Cemal Tekün, şunları söyledi: “Aşk, sevgi, evlilik, hayat arkadaşlığı bir yana; Beyhan zaten insan olarak bütün güzel şeyleri hak ediyor. Her şeye rağmen hep güler yüzlü. Çok duygusal bir kadındır ve herkese sevgiyle yaklaşır. Bu gibi süreçlerde eşlerini terk eden çok insan gördük. Ama biz hep daha fazla kenetlendik birbirimize. Hastalıktan sonra ailemizin bütün yaşamı etkilendi. Hiçbir şeyden tat alamıyoruz. Ömrümüz burada geçiyor. Hastane personeli ile artık aile gibi olduk. Hastalığa karşı savaş veriyoruz. Zor bir süreç. Eşimi çok seviyorum, sağlığına kavuşacak. Buradan bütün Türkiye’ye organ bağışında daha anlayışlı ve duyarlı olmalarını rica ediyorum.”

KENDİ HASTALIĞINI UNUTTU

Eşi için yaşam mücadelesi verdiği dönem kendisinin de prostat kanseri olduğunu öğrenen Cemal Tekün, “Hayat insanlar için büyük bir sınav. Olmaz diye bir şey yok. Benim başıma gelmez dememek lazım. Her şey insanlar için ama hepsine göğüs germek lazım. Neredeyse 8 senedir hayatımız dönem dönem hastanelerde geçti. Bir ayağımız zaten hep buradaydı. Yaşadığımız sıkıntılardan mı bilmiyorum geçen sene prostat kanserine yakalandım. Doktorlar üç yerde kanserli hücreye rastladılar. Hemen ameliyata aldılar. Eşim de o dönem yoğun bakımdaydı. Annesi başındaydı. Kızım da benimle ilgileniyordu. Ameliyattan çıkar çıkmaz onun yanına gitmek istedim. Şu an eşimle aynı hastanede ışın tedavisi görüyorum. Yakında tedavim bitecek. Kendimden çok onu düşünüyorum ve biran önce sağlığına kavuşmasını istiyorum” dedi.

BİR GÜN BİLE ŞİKAYET ETMEDİ

Annesinin rahatsızlığı nedeniyle yıllardır hastane ve ev arasında süren hayatlarından babasının bir gün bile şikayet etmediğini anlatan 33 yaşındaki Şebnem Tekün, duygularını şöyle aktardı: “Annemle babam arasındaki bu sevgiyi, kafamı çevirip dışarıya baktığımda çoğu ilişkide göremiyorum. Babamın annem için yaptıklarını aşka ve merhamete değer vermeyen bir adamın yapması imkansız. Benim bile zaman zaman, ‘Çok bunaldım’ dediğim anlar oldu. Ama babamdan bir kere duymadım. Yapay kalp sadece ömrü uzatan, nakle hazırlayan bir köprü. Annemi asıl kurtaracak şey kalp nakli. Bir keresinde uygun kalbin bulunduğunu söylendi. Heyecanla koşarak hastaneye geldik. Ama annemin akciğer basıncı yüksek olduğu için nakil yapılamadı. Durumu kritik olduğu için doktorlar hastanede tutuyor. Babamla dönüşümlü olarak refakatçı kalıyoruz. Şu an hasta olma lüksümüz bile yok. Çünkü hastalanırsak annemin yanında olamayız.”

 
14 Şubat 2018 Çarşamba 11:02 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Yrd.Doç.Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
 
Basın İlan Kurumu
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
22
14
4
4
46
2
Galatasaray
22
14
2
6
44
3
Fenerbahçe
22
12
8
2
44
4
Beşiktaş
22
11
8
3
41
5
Kayserispor
22
9
8
5
35
6
Sivasspor
22
10
4
8
34
7
Trabzonspor
22
8
9
5
33
8
Göztepe
22
9
6
7
33
9
Kasımpaşa
22
8
5
9
29
10
Malatyaspor
22
7
7
8
28
11
Bursaspor
22
7
6
9
27
12
Akhisarspor
22
7
6
9
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
22
6
6
10
24
15
Konyaspor
22
5
6
11
21
16
Alanyaspor
22
6
3
13
21
17
Osmanlıspor
22
5
4
13
19
18
Karabükspor
22
3
3
16
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1547 - VI. Edward, İngiltere kralı oldu.
1622 - Genç Osman olarak da bilinen II. Osman katledildi.
1833 - Mısır'da çıkan isyanın bastırılması için Rus Filosu İstanbul'a geldi.
1835 - Şili'nin Concepción şehri depremle yerle bir oldu.
1872 - Metropolitan Museum of Art, New York'ta açıldı.
1887 - Almanya, İtalya ve Avusturya arasında 'Üçler Paktı' imzalandı.
1914 - İstanbul'da ilk elektrikli tramvay sefere başladı.
1919 - Afganistan'da Emir Habibullah Han'ın katledilmesi üzerine yerine geçen Amanullah Han, ülkesinin bağımsızlığını ilan etti.
1921 - "Mahşerin Dört Atlısı" filmi gösterime girdi. Başrolde Rudolph Valentino oynuyor.
1928 - İstanbul'da "Vatandaşları Türkçe konuşmaya teşvik" toplantısı yapıldı.
1930 - Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanunu kabul edildi.
1938 - Adolf Hitler, Çekoslovakya ve Avusturya'daki Almanlar için kendi geleceklerini belirleme hakkı istedi.
1939 - Milli Eğitim Bakanlığı'nın yayınladığı 'İlköğretim' dergisinin ilk sayısı çıktı.
1941 - Yahudiler için transit vizesine ilişkin talimatname yayınlandı.
1944 - II. Dünya Savaşı: ABD bombardıman uçakları Nazi uçak üretim merkezlerini bombalıyor.
1947 - 5018 sayılı İşçi ve İşveren Sendikaları ve Sendika Birlikleri Hakkında Kanun ile Türkiye'de ilk kez sendikalara, özel bir kanun ile kurulma hakkı tanındı.
1962 - Astronot John Glenn, Friendship 7 uzay aracının içinde dünya etrafında 3 defa döndü. Olay 4 saat, 55 dakika sürdü.
1965 - Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığında AP, CKMP, YTP ve MP'nin katılımıyla oluşan dördüncü koalisyon hükümeti kuruldu. Yeni hükümette AP Genel Başkanı Süleyman Demirel, başbakan yardımcısı olarak görev aldı.
1968 - Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekilleri Çetin Altan ve Yunus Koçak 1968 yılında bugün Meclis'te Adalet Parti'lilerin saldırısına uğradılar.
1970 - Boğaziçi Köprüsü'nün temeli, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel tarafından törenle atıldı. Üç yılda tamamlanan köprü, 29 Ekim 1973'te açıldı.
1971 - Uganda'da İdi Amin kendini devlet başkanı ilan etti.
1975 - İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul Elektrik Tünel Tramvay İşletmesi (İETT) grevini yasakladı.
1976 - Türkiye'deki 23 Amerikan üssünde grev kararı alındı.
1983 - British Petrol Şirketi, Türkiye'deki petrol arama faaliyetini durdurdu.
1990 - Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın müdahaleleri nedeniyle görevinden istifa etti. Mesut Yılmaz'ın Anavatan Partisi (ANAP) genel başkanlığını hedeflediği söyleniyor.
1991 - Slovenya Parlamentosu Yugoslavya devletinin dağıtılmasını önerdi.
1992 - İstanbul Ticaret Odası'na bırakılan çanta içindeki saatli bombanın patlaması sonucu 1 kişi öldü, 16 kişi yaralandı.
1992 - Vergi affı yasalaştı. Askerlik süresinin 12 aya indirilmesini öngören tasarı kabul edildi.
2001 - 7.3 milyar doların Merkez Bankası'na geri döndüğü açıklanırken, repo faizleri yüzde 3 binleri gördü. Fischer ve Deppler Başbakan ile yeniden birarayla geldi.
2002 - Mısır'da bir trende meydana gelen yangında 370 kişi öldü.
2003 - ABD'nin Rhode Island eyaletinde bir gece klubünde çıkan yangında 100 kişi öldü.
2004 - Fenerbahçe hisseleri İMKB'de işlem görmeye başladı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:12
  • Güneş07:49
  • Öğlen13:36
  • İkindi16:39
  • Akşam19:03
  • Yatsı20:29
 
Anket
 
Süper Loto
15.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060719405354
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Şans Topu
14.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu011125283006
 
Sayısal Loto
17.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030508323536
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık