KALİTELİ BASKI SERİ ÜRETİM
Esnafın zararı büyük

Ana Sayfa » Güncel » Kedilerin annesi Hatice Abla

Kedilerin annesi Hatice Abla

50 yıldır İzmir’in Barbaros Mahallesi’nde yaşayan Hatice Keskin, hayvanlara olan ilgisiyle tanınıyor. Yıllardır sokak hayvanlarına yemek ve su veren Hatice Abla, “İki ayaklılar çok hain, 4 ayaklılardan hiç zarar görmedim” diyerek hayvan sevgisini gösterdi

 
14 Eylül 2017 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
Kedilerin annesi Hatice Abla

SULTAN GÜMÜŞ - YUSUF ÇAĞIRTEKİN / ÖZEL HABER

Hatice Keskin 50 yıldır Konak’ın Barbaros Mahallesi’nde yaşıyor. Mahallelinin “Kedilerin Annesi” olarak tanımladığı Hatice Abla, kendini bildi bileli sokak hayvanlarına bakıyor. Yıllardır merdiven köşelerine, konteyner kenarlarına, sokak aralarına konserve, mama ve içi su dolu kaplar bırakan kedilerin annesi Hatice Abla, bu işi yapmaktan hiç yorulmuyor.

Kalp krizi sonucu oğlunu kaybeden ve eşiyle boşanıp yıllarca tek başına yaşayan Hatice Abla, hayvanlara olan sevgisini ve hikayesini şöyle anlatmaya başladı: “14 yaşında görücü usulü evlendim, 15 yaşında oğlum oldu. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandım. Eşim bana çok şiddet uygulardı. Dedemlerin yanına geldim. Beni istemediler. Senin yerin kocanın yanı dediler. Sonra kardeşim dediğim bir arkadaşım beni yanına aldı. Hem evinde kaldım hem çocuklarına baktım hem de bana bir fabrikada iş buldu. Birikimimi yapınca kendi evime çıktım. Hayvanlar yıllardır yaşadığım bu yalnızlıkta bana dost oldu.”

KEDİYLE KÖPEĞİ DOST YAPTI

Evde bir kedisi bir de köpeği olan Hatice Abla, “Hayvanlar hayatımda hep vardı zaten. Onlar olmadan yaşayamam ki. Kendimi bildim bileli hayvanlara olan sevgim böyle aşırı. İki farklı cinse aynı evde bakabiliyorum. Hayvanları o kadar çok seviyorum ki bu sevgiyi nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum. Sizlere bu sevginin nasıl tanımını yapabilirim ki? Ben iki ayaklılardan çok darbe yedim. En yakınımdan dahi. Ama dört ayaklılardan hiçbir zarar görmedim. Çocuğunu okutup büyüttüğüm insanlar var. Durup da bir selam vermiyorlar şimdi. Küçükken de sevgim böyle yoğundu. Okula giderken bir hamile köpek göreyim hemen ilgimi çekerdi, alır eve götürürdüm. Annem çok laf söz ederdi ama ne çare. Hayvanlarla yatayım kalkayım, onları sürekli öpeyim yine doyamam. Annem bu konuda huysuzdu. Ben babama çekmişim. Oda benim gibi hayvan aşığıydı. Eve getirdiğim hayvanları annem dışarıya koymaya çalıştığında, ‘Onları atarsan kendimi kuyulara atarım, intihar ederim’ derdim. Oda korkar dokunamazdı” dedi.

MAMA KONUSUNDA YARDIMCI OLABİLİRLER

Hayvan derneklerine üye olmak istediğini ancak farklı nedenlerden dolayı gidemediğini belirten Hatice Abla, mama konusunda yardım beklediğini ifade etti. Hatice Abla konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Benimle temasa geçen hayvanseverler olmadı. Bir kurumdan gelip fotoğrafımı çeken birkaç insan oldu sadece. Dediler ki ‘Sana yardımcı olalım hayvanların mama ihtiyacı konusunda’ ama hiçbir şey çıkmadı. Mama konusunda bana yardımcı olacak kişiler çıkarsa çok mutlu olurum. Ayda neredeyse 4 çuval mama alıyorum. Konserveler ayrı bir de. Her ay 650 TL param gidiyor hayvanların ihtiyaçları için. Ama olsun pişman değilim. Onlar mutlu kalsın, tok olsun yeter. Sokakta kalmış, aç, yetim, bakıma muhtaç insanlar için yardım kampanyaları düzenleniyor. Temennim şu ki umarım hayvanlar için de bu denli hassas davranılır. Çünkü bizim kadar onlarda yaşam hakkı olan canlılar.”

Hayvanlara karşı işlenen suçlara da değinen Hatice Abla, belediye ihmaline de şu sözlerle yer verdi: “Bu hayvanları hiç mi insanlar görmüyor. Yazık, hastalanıyorlar, yaz ayında susuz kalıyorlar, kışın donuyorlar. Kimse görmüyor mu? Görmedikleri gibi bir de işkence çektiriyorlar. Ya derisini yüzüyorlar ya tecavüz ediyorlar ya cinsel organına biber sokuyorlar ya da hortum. Onlar hastalandıkları zaman benim içim gidiyor bu insanlar nasıl bu kadar vahşileşebiliyorlar. Benim hayvanlarımdan biri ya da çevremde karşılaştığım hayvanlardan biri rahatsızlandığı zaman belediyeyi arıyorum. Saatler sonra geliyorlar ya da ertesi gün geliyorlar. Tabi hayvancağızda onlar gelene kadar can çekişiyor. Geldikleri zaman da diyorlar ki bu tarz hasta hayvan çok var. Biz hangi birine yetişelim. Onlarda haklı kendilerince ama ben de haklıyım.”

HAYVAN İSTİFÇİSİ DEĞİLİM

Başkasına güvenemediği için sokak hayvanlarının bakımını kimseye bırakamayan Hatice Abla, hayvanlar mamalarından olmasın, aç, susuz gezmesinler diye bir yere çıkamıyor. Hatice Abla, “Sabah saat 8 buçuk ya da 9’da hepsi apartmanın önünde dikiliyor. Daha çok kediler alışmış duruma. O saatte veremediğim zamanda bir ıslık çalıyorum hepsi mamayı serpiştirdiğim, suları doldurduğum köşelere koşuşuyor. En az 50 kedi diyebilirim. Ve hepsini tanıyorum. Örneğin birinin kuyruğu çok ilginç ve güzel. Ona yelpaze kuyruk adını verdim. Biraz da oynak. Sürekli hamile kalıyor. Biri kaza geçirdi. Gözünü kaybetti. Biri başka bir hayvan tarafından boynundan ısırıldı. Biri çok kibar ve nazlı. Hepsini tanıdığım için birini göremediğim an hemen meraklanıyorum. Acaba bir şey mi oldu, öldü mü, kaza mı geçirdi diye” şeklinde konuştu.

“Ben hayvan istifçisi değilim” diyen Hatice Abla, istifçiliği vicdansızlık olarak tanımladı: “Resmen vicdansızlık. Bu kadar hayvanı alıp nasıl evime toplarım. Ben dışarıda bakıyorum onlara. Bu en doğal ve doğru olanı. Hayatını kaybeden bir kedi vardı örneğin. Öldükten sonra 13 tane yavrusu öylece ortada kaldı. Aldım onları eve getirdim. Belli bir zamana kadar bakımlarını yapıp büyüttüm. Hepsine aynı evde, köpeğimle birlikte bakmam zor olduğu için sonra dışarıda bakmaya başladım. Evde zaten o kadar kedi bir arada yaşayamaz. Bu onlara ve bakan insana eziyet olur. Bu da istifçiliğe girer.”

KEŞKE HERKES BİRAZ SEVEBİLSE

Hatice Ablaya göre hayvanları sevebilmemiz için onun illa ki bizim olması gerekmiyor. “Her şey sevmekle başlar” diyen Hatice Abla, “Keşke herkes hayvanları sevebilse. Bir parçacık sevebilse. Hayvanları sevmeyen, onlara hakaret eden, hatta hakaretten öteye gidip tekme atan insanlarda gördüm. Mahalleden biri ‘Senin hayvanlarını öldürürüm’ demişti. Avukattı bir de. Benim hayvanlarım diye bir şey yok. Kedilere ben bakıyorum diye Hatice Ablanın kedileri oldu. Onlar sokak hayvanı ben hepsini seviyorum. Diğerlerinden de bu özveriyi bekliyorum. Onları sevebilmemiz için illa ki bizim olmasına gerek yok. Hayvanlarını öldürürüm diyen avukat kadına seslendim ‘kimin hayvanlarını öldürüyorsun sen, sıkıysa gel öldür. Sen mal sahibi olmuşsun, avukat olmuşsun ama insan olamamışsın’ dedim. Bunun gibi daha nice şeylerle karşılaştım. Biri de diyor ki köşelere mama koyma. Yerleri kirletiyorsun. Peki, bu hayvanlar nereden yemeğini yiyecek. Daha iyi yerlerde yemesini istiyorsan aç kapını evine gelsin” diye konuştu.

ASIL DELİ ONLAR

Hayvan sevgisinden insanlarla dolayı çok tartıştığını söyleyen Hatice Abla, kendisine deli diyenlerin dahi olduğunu belirtti: “Adım deliye bile çıktı. Düşünebiliyor musunuz hayvanları sevip onlara bakıyorum diye beni deli olarak tanımlıyorlar. Asıl deli onlar. Konu hayvanlar olunca asla altta kalmam. Cevaplarını veririm direk. Çiftlik kur deyip çemkirenler var. Mamaları etrafı kirletiyor diyenler var. Kuru mama etrafı nasıl kirletebilir. Sıcak su dökeceğim hayvanların üzerine diyenler de var. Şimdi bu söylemler biraz daha duruldu. Önceden vardı bu kötü hakaretler. Neler neler duymuyordum ki ben. Yenilir yutulur cinsten değildi. Şimdi benim gibi bakan birkaç ev sahibi daha var. Onlar da sağ olsun mama veriyorlar. Trafik polisi gibiyim. Biri aracıyla hızla geçip bir kediye vurmaya kalkışsa hemen müdahale ediyorum. Engel olmaya çalışıyorum. Bir gün bir genç sinirlenip seslenmişti. ‘En sonunda şu kedilerini ezeceğim’ diye. Onu ezme beni ez diye yalvarmıştım. Bana diyorlar ki hayvanlara bakacağına git çocuk esirgeme kurumundan bir çocuk evlat edin ona bak. Ne kadar ayıp bir düşünce. Bunlar can değil mi? Mahallemizin sokağı çok dar. Kaç tane hayvan ezildi. Ben de bakmazsam kim ilgilenecek bu dili olmayan, derdini anlatamayan hayvanlarla.”

DÜNYA GÜZELLİKTEN GEÇİLMEYECEK

“Herkes kapısının önüne onlar için biraz yiyecek, içecek bıraksa dünya güzellikten geçilmeyecek. Ama insanlar için artık her şey çok zor geliyor” diyen Hatice Abla, “Kedilerin annesi derler bana. Geçenlerde mahalleden küçük bir çocuk sesleniyor. Kedilerin annesi kedilerin annesi diye. Git diyor yukarıda bir kedi var gözü kör olmuş onu al. Senin alman lazım, kedilerin annesi değil misin diyor. Neredeyse 50 senedir bu mahalledeyim. Burada kaldığım sürece hep hayvanlara baktım. Bir gün bakmamazlık yapmadım. Buraya gelmeden önce yaşadığım diğer mahallede de bakıyordum” dedi.

50 yıldır yaşadığı mahalleden edindiği tecrübelere dayanarak “Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Çok fena olmuş insanlar. Bizim bu mahallemiz komşuluk ilişkisi iyi olan nadir yerlerden. Başka yerlerde bu güzel ilişkiler yok. 3 günlük dünya. Kötülükten ne çıkacak. Bir gün öldüğümüzde iyi insandı demeleri dışında ne bırakacağız bu dünyaya” diyen Hatice Abla, hatırnaz insanların kaybolmaya yüz tuttuğunu anlattı.

YİNE SERENAT MI YAPIYORSUN?

Hatice Ablanın en sevdiği komşularından Perihan Gönülçalan ise Hatice Ablayı şöyle tanımladı: “Hatice Abla 5 yıllık komşum. Hatırı sayılır bir insan. Mahallemizin gülü diyebilirim. Hayvan delisi bir kadın. Oturduğumuz yerden bir çığlık duysak evet bu Hatice Abla diyoruz. Ya doğum yapan bir köpek için ağlar ya ezilen bir kedi için canla başla bağırır. Kendini balkondan atacak sanıyoruz bazen. Biz ona memnuniyetle bakıyoruz. Telefonumun rehberinde kedici Hatice Abla diye kayıtlı. Evini bulmak da çok kolay. Balkonuna bakarsanız anlarsınız. Kendi gibi rengarenk. Çiçeklerle bezenmiş. Her sabah istisnasız kapısına 40 ya da 50’ye yakın kedi, köpek belirir. Her gün hiç bıkmadan mamalarını verir, sularını doldurur. Onlarla sohbet bile eder. Hayvanlarla konuştuğunu görünce yine serenat mı yapıyorsun diyoruz.”

 
14 Eylül 2017 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Yrd.Doç.Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
 
Basın İlan Kurumu
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Başakşehir
17
11
3
3
36
2
Galatasaray
17
11
2
4
35
3
Fenerbahçe
17
9
6
2
33
4
Beşiktaş
17
8
6
3
30
5
Kayserispor
17
8
6
3
30
6
Göztepe
17
9
3
5
30
7
Trabzonspor
17
8
5
4
29
8
Sivasspor
17
8
2
7
26
9
Bursaspor
17
7
4
6
25
10
Malatyaspor
17
6
4
7
22
11
Kasımpaşa
18
6
4
8
22
12
Akhisarspor
17
5
4
8
19
13
Aytemiz Alanyaspor
18
5
3
10
18
14
Osmanlıspor
17
5
2
10
17
15
Antalyaspor
17
4
5
8
17
16
Konyaspor
17
4
3
10
15
17
Gençlerbirliği
17
3
5
9
14
18
Karabükspor
17
2
3
12
9
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1815 - Napolyon, 140.00 kişilik bir ordu ve 200.000 kişilik gönüllü birliği ile Paris'e girdi.
1841 - Hong Kong Adası (Hong Kong'un güneyinde bir ada), Afyon Savaşları sırasında Birleşik Krallık'a verildi .
1861 - Arjantin'in Mendoza şehri, şiddetli bir depremle harabeye döndü.
1892 - Springfield, Massachusetts'te ilk resmi basketbol maçı oynandı.
1895 - Darülaceze kuruldu.
1915 - Mustafa Kemal, Esat (Bülkat) Paşa komutasındaki 3. Kolordu'ya bağlı olarak Tekirdağ'da teşkil edilecek 19.Tümen Komutanlığı'na atandı.
1916 - Albert Einstein, görelilik kuramını yayımladı.
1920 - Maraş'ta Fransızlar'a karşı Maraş Savunması başladı
1921 - Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'ne bağlı olarak kuruldu.
1921 - İtalyan Komünist Partisi kuruldu.
1921 - TBMM'nin oluşumunun ardından, 23 maddelik ilk anayasa Teşkilatı Esasiye kabul edildi.
1923 - Ali Şükrü Bey'in Ankara'da yayımladığı Tan gazetesinin ilk sayısı çıktı.
1923 - Türkiye Büyük Millet Meclisi, gizli oturumunda Elcezire bölgesinde bir İstiklal Mahkemesi kurulması kararı aldı.
1923 - İsmet Paşa'nın Lozan'da Yunanlılar tarafından yakılmış 26 şehrin listesini sunması.
1929 - Lev Troçki, Sovyetler Birliği'nden sınır dışı edildi.
1936 - VIII. Edward Birleşik Krallık hükümdarı oldu. Daha bir yılı doldurmadan 10 Aralık 1936'da kendi isteği ile tahtı bırakacaktır.
1936 - Sinemaların esas filmle beraber bir de "öğretici film" göstermek zorunda olduğuna ilişkin yasa çıktı.
1936 - Ankara'da Endüstri Kongresi toplandı. Toplantıda İkinci Beş Yıllık Sanayi Planı esasları kabul edildi.
1942 - Askerlik süresi üç yıla çıkarıldı.
1945 - Birleşik Krallık'ta eğitimini tamamlayan 50 Türk öğrenciye pilotluk brövesi verildi.
1947 - Fransa'da Charles De Gaulle, politikadan çekildiğini açıkladı ve görevinden istifa etti.
1950 - Kiraların serbest bırakılması kararlaştırıldı.
1952 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı Kore'de 34 subay, 46 astsubay ve 1252 erin şehit olduğunu açıkladı.
1953 - General Eisenhower, Amerika Birleşik Devletleri başkanı seçildi.
1956 - Yaşar Kemal, "İnce Memed" romanıyla Varlık dergisi Roman Armağanı'nı kazandı.
1961 - Londra Konferansı'nda Kıbrıslı Rumlar, federal yönetim tezini reddetti. Bunun üzerine Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri konferanstan çekildi.
1961 - Saraçhane Tiyatrosu açıldı. İlk oyun Cevat Fehmi Başkut'un "Hacıyatmaz" oyunu oldu.
1961 - John F. Kennedy, Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı seçildi.
1963 - 21-25 Ocak'da şiddetli soğuklar ülkenin her yanını etkiledi. Elektrikler, sular kesildi, trenler yollarda kaldı. Uludağ'da kar kalınlığı 25 metre.
1967 - Uluslararası Las Vegas Maratonu'nda İsmail Akçay ikinci oldu, derecesi: 2 saat, 23 dakika, 3 saniye.
1968 - Türkiye, Yunanistan'daki askeri rejimi tanıyan ilk ülke oldu.
1969 - John Lennon, Yoko Ono ile evlendi.
1971 - Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Akademik Konsey'in kararıyla süresiz kapatıldı.
1972 - Türk Hava Yolları'nın Marmara uçağı Adana'da düştü. Uçakta yolcu yoktu. Beş kişilik mürettebattan bir hostes öldü, dört görevli yaralandı.
1975 - Tüm Memurlar Birleşme ve Dayanışma Derneği (Tüm-Der) kuruldu.
1975 - ASALA terör örgütü kuruldu.
1981 - İran, 444 gündür rehin tutulan 52 Amerikalının serbest bırakıldığını açıkladı. Haber, Ronald Reagan'ın Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı koltuğunu Jimmy Carter'dan devralmasından birkaç dakika sonra geldi.
1981 - İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi 223 Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu üyesinin tutuklanmasına karar verdi.
1983 - Eski İstanbul Belediye başkanı Ahmet İsvan tahliye edildi. İsvan, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) davasında yargılanmaktaydı.
1986 - Demokratik Sol Parti (DSP) ile Sosyaldemokrat Halkçı Parti SHP arasında yapılan "solda birlik" görüşmeleri kesildi. Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Rahşan Ecevit "Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) ile yollarımız ayrıldı" dedi.
1986 - Birleşik Krallık ve Fransa, Manş Tüneli planlarını açıkladılar.
1986 - Jacques Chirac, Fransa başbakanı oldu.
1988 - Mehmet Ali Aybar ile Aziz Nesin hakkında 15'er yıla kadar hapis cezası istendi. Gerekçe 2000'e Doğru dergisine Kürt sorunu konusunda yaptıkları açıklamalardı.
1989 - Samsunspor kafilesi, Malatyaspor ile yapacağı lig maçına giderken kaza geçirdi, 3 kişi öldü.
1989 - George H.W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 41. başkanı seçildi.
1989 - Asil Nadir, Günaydın gazetesi, Gelişim yayınlarından sonra Güneş gazetesini de satın aldı.
1990 - Bakü'de Sovyet ordusu tarafından yapılan katliam.Yüzlerce masum hayatını kaybetti. (20 Yanvar Faciası)
1992 - Flash TV yayın hayatına başladı.
1993 - Anayasa Mahkemesi dini bayramlarda Bayram dışında gazete çıkarılmasını yasaklayan yasayı iptal etti.
1993 - Meclis Anavatan Partisi (ANAP) döneminin iki bakanı Safa Giray ile Cengiz Altınkaya'nın Yüce Divan'a verilmesini kararlaştırdı.
1993 - Bill Clinton, Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçildi.
1995 - Tokyo metrosuna sarin gazı saldırısı: 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.
1996 - Filistin'de ilk kez devlet başkanlığı seçimleri yapıldı. Yaser Arafat devlet başkanı seçildi.
1997 - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), "Demokratik standartların yükseltilmesi paketi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ile Genelkurmay Başkanlığına sundu. TÜSİAD raporda Kürtçe eğitimin serbest bırakılmasını da öneriyordu.
2000 - Yargıtay, gazeteci Metin Göktepe'yi gözaltında öldürdükleri gerekçesiyle 7 yıl 6'şar ay ağır hapis cezasına çarptırılan 6 sanık polisten 5'inin cezasını onadı, sanıklardan Emniyet Amiri Seydi Battal Köse'nin cezasını ise esastan bozdu.
2001 - George W. Bush, Amerika Birleşik Devletleri'nin 43. başkanı seçildi.
2003 - MERNİS hizmete girdi.
2006 - Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Mehmet Ali Ağca'nın tahliyesine ilişkin Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını bozdu. Ağca, Yargıtay'ın kararı doğrultusunda Kartal'da bulunduğu yerden alınarak, Kartal H Tipi Cezaevine konuldu.
2007 - Hrant Dink'in öldürülmesi olayının zanlısı Ogün Samast, Samsun'da yakalandı.
2009 - Barack Obama Amerika Birleşik Devletleri'nin 44. Başkanı olarak göreve başladı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:37
  • Güneş08:18
  • Öğlen13:33
  • İkindi16:11
  • Akşam18:28
  • Yatsı19:58
 
Anket
 
Süper Loto
18.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu111720293651
 
On Numara
15.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu07091217192123293839444750525456626669707380
 
Şans Topu
17.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091016293406
 
Sayısal Loto
13.01.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu021427313245
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık