avcılar inşaat
GÜLTEKİN GYO SÜR 07-05-208-10-07-2018 (2 AY)
MATBAA TANITIM
 
CHP İzmir’de liste depremi

Ana Sayfa » Güncel » Kedilerin annesi Hatice Abla

Kedilerin annesi Hatice Abla

50 yıldır İzmir’in Barbaros Mahallesi’nde yaşayan Hatice Keskin, hayvanlara olan ilgisiyle tanınıyor. Yıllardır sokak hayvanlarına yemek ve su veren Hatice Abla, “İki ayaklılar çok hain, 4 ayaklılardan hiç zarar görmedim” diyerek hayvan sevgisini gösterdi

 
14 Eylül 2017 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
Kedilerin annesi Hatice Abla

SULTAN GÜMÜŞ - YUSUF ÇAĞIRTEKİN / ÖZEL HABER

Hatice Keskin 50 yıldır Konak’ın Barbaros Mahallesi’nde yaşıyor. Mahallelinin “Kedilerin Annesi” olarak tanımladığı Hatice Abla, kendini bildi bileli sokak hayvanlarına bakıyor. Yıllardır merdiven köşelerine, konteyner kenarlarına, sokak aralarına konserve, mama ve içi su dolu kaplar bırakan kedilerin annesi Hatice Abla, bu işi yapmaktan hiç yorulmuyor.

Kalp krizi sonucu oğlunu kaybeden ve eşiyle boşanıp yıllarca tek başına yaşayan Hatice Abla, hayvanlara olan sevgisini ve hikayesini şöyle anlatmaya başladı: “14 yaşında görücü usulü evlendim, 15 yaşında oğlum oldu. Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandım. Eşim bana çok şiddet uygulardı. Dedemlerin yanına geldim. Beni istemediler. Senin yerin kocanın yanı dediler. Sonra kardeşim dediğim bir arkadaşım beni yanına aldı. Hem evinde kaldım hem çocuklarına baktım hem de bana bir fabrikada iş buldu. Birikimimi yapınca kendi evime çıktım. Hayvanlar yıllardır yaşadığım bu yalnızlıkta bana dost oldu.”

KEDİYLE KÖPEĞİ DOST YAPTI

Evde bir kedisi bir de köpeği olan Hatice Abla, “Hayvanlar hayatımda hep vardı zaten. Onlar olmadan yaşayamam ki. Kendimi bildim bileli hayvanlara olan sevgim böyle aşırı. İki farklı cinse aynı evde bakabiliyorum. Hayvanları o kadar çok seviyorum ki bu sevgiyi nasıl anlatabileceğimi bilmiyorum. Sizlere bu sevginin nasıl tanımını yapabilirim ki? Ben iki ayaklılardan çok darbe yedim. En yakınımdan dahi. Ama dört ayaklılardan hiçbir zarar görmedim. Çocuğunu okutup büyüttüğüm insanlar var. Durup da bir selam vermiyorlar şimdi. Küçükken de sevgim böyle yoğundu. Okula giderken bir hamile köpek göreyim hemen ilgimi çekerdi, alır eve götürürdüm. Annem çok laf söz ederdi ama ne çare. Hayvanlarla yatayım kalkayım, onları sürekli öpeyim yine doyamam. Annem bu konuda huysuzdu. Ben babama çekmişim. Oda benim gibi hayvan aşığıydı. Eve getirdiğim hayvanları annem dışarıya koymaya çalıştığında, ‘Onları atarsan kendimi kuyulara atarım, intihar ederim’ derdim. Oda korkar dokunamazdı” dedi.

MAMA KONUSUNDA YARDIMCI OLABİLİRLER

Hayvan derneklerine üye olmak istediğini ancak farklı nedenlerden dolayı gidemediğini belirten Hatice Abla, mama konusunda yardım beklediğini ifade etti. Hatice Abla konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Benimle temasa geçen hayvanseverler olmadı. Bir kurumdan gelip fotoğrafımı çeken birkaç insan oldu sadece. Dediler ki ‘Sana yardımcı olalım hayvanların mama ihtiyacı konusunda’ ama hiçbir şey çıkmadı. Mama konusunda bana yardımcı olacak kişiler çıkarsa çok mutlu olurum. Ayda neredeyse 4 çuval mama alıyorum. Konserveler ayrı bir de. Her ay 650 TL param gidiyor hayvanların ihtiyaçları için. Ama olsun pişman değilim. Onlar mutlu kalsın, tok olsun yeter. Sokakta kalmış, aç, yetim, bakıma muhtaç insanlar için yardım kampanyaları düzenleniyor. Temennim şu ki umarım hayvanlar için de bu denli hassas davranılır. Çünkü bizim kadar onlarda yaşam hakkı olan canlılar.”

Hayvanlara karşı işlenen suçlara da değinen Hatice Abla, belediye ihmaline de şu sözlerle yer verdi: “Bu hayvanları hiç mi insanlar görmüyor. Yazık, hastalanıyorlar, yaz ayında susuz kalıyorlar, kışın donuyorlar. Kimse görmüyor mu? Görmedikleri gibi bir de işkence çektiriyorlar. Ya derisini yüzüyorlar ya tecavüz ediyorlar ya cinsel organına biber sokuyorlar ya da hortum. Onlar hastalandıkları zaman benim içim gidiyor bu insanlar nasıl bu kadar vahşileşebiliyorlar. Benim hayvanlarımdan biri ya da çevremde karşılaştığım hayvanlardan biri rahatsızlandığı zaman belediyeyi arıyorum. Saatler sonra geliyorlar ya da ertesi gün geliyorlar. Tabi hayvancağızda onlar gelene kadar can çekişiyor. Geldikleri zaman da diyorlar ki bu tarz hasta hayvan çok var. Biz hangi birine yetişelim. Onlarda haklı kendilerince ama ben de haklıyım.”

HAYVAN İSTİFÇİSİ DEĞİLİM

Başkasına güvenemediği için sokak hayvanlarının bakımını kimseye bırakamayan Hatice Abla, hayvanlar mamalarından olmasın, aç, susuz gezmesinler diye bir yere çıkamıyor. Hatice Abla, “Sabah saat 8 buçuk ya da 9’da hepsi apartmanın önünde dikiliyor. Daha çok kediler alışmış duruma. O saatte veremediğim zamanda bir ıslık çalıyorum hepsi mamayı serpiştirdiğim, suları doldurduğum köşelere koşuşuyor. En az 50 kedi diyebilirim. Ve hepsini tanıyorum. Örneğin birinin kuyruğu çok ilginç ve güzel. Ona yelpaze kuyruk adını verdim. Biraz da oynak. Sürekli hamile kalıyor. Biri kaza geçirdi. Gözünü kaybetti. Biri başka bir hayvan tarafından boynundan ısırıldı. Biri çok kibar ve nazlı. Hepsini tanıdığım için birini göremediğim an hemen meraklanıyorum. Acaba bir şey mi oldu, öldü mü, kaza mı geçirdi diye” şeklinde konuştu.

“Ben hayvan istifçisi değilim” diyen Hatice Abla, istifçiliği vicdansızlık olarak tanımladı: “Resmen vicdansızlık. Bu kadar hayvanı alıp nasıl evime toplarım. Ben dışarıda bakıyorum onlara. Bu en doğal ve doğru olanı. Hayatını kaybeden bir kedi vardı örneğin. Öldükten sonra 13 tane yavrusu öylece ortada kaldı. Aldım onları eve getirdim. Belli bir zamana kadar bakımlarını yapıp büyüttüm. Hepsine aynı evde, köpeğimle birlikte bakmam zor olduğu için sonra dışarıda bakmaya başladım. Evde zaten o kadar kedi bir arada yaşayamaz. Bu onlara ve bakan insana eziyet olur. Bu da istifçiliğe girer.”

KEŞKE HERKES BİRAZ SEVEBİLSE

Hatice Ablaya göre hayvanları sevebilmemiz için onun illa ki bizim olması gerekmiyor. “Her şey sevmekle başlar” diyen Hatice Abla, “Keşke herkes hayvanları sevebilse. Bir parçacık sevebilse. Hayvanları sevmeyen, onlara hakaret eden, hatta hakaretten öteye gidip tekme atan insanlarda gördüm. Mahalleden biri ‘Senin hayvanlarını öldürürüm’ demişti. Avukattı bir de. Benim hayvanlarım diye bir şey yok. Kedilere ben bakıyorum diye Hatice Ablanın kedileri oldu. Onlar sokak hayvanı ben hepsini seviyorum. Diğerlerinden de bu özveriyi bekliyorum. Onları sevebilmemiz için illa ki bizim olmasına gerek yok. Hayvanlarını öldürürüm diyen avukat kadına seslendim ‘kimin hayvanlarını öldürüyorsun sen, sıkıysa gel öldür. Sen mal sahibi olmuşsun, avukat olmuşsun ama insan olamamışsın’ dedim. Bunun gibi daha nice şeylerle karşılaştım. Biri de diyor ki köşelere mama koyma. Yerleri kirletiyorsun. Peki, bu hayvanlar nereden yemeğini yiyecek. Daha iyi yerlerde yemesini istiyorsan aç kapını evine gelsin” diye konuştu.

ASIL DELİ ONLAR

Hayvan sevgisinden insanlarla dolayı çok tartıştığını söyleyen Hatice Abla, kendisine deli diyenlerin dahi olduğunu belirtti: “Adım deliye bile çıktı. Düşünebiliyor musunuz hayvanları sevip onlara bakıyorum diye beni deli olarak tanımlıyorlar. Asıl deli onlar. Konu hayvanlar olunca asla altta kalmam. Cevaplarını veririm direk. Çiftlik kur deyip çemkirenler var. Mamaları etrafı kirletiyor diyenler var. Kuru mama etrafı nasıl kirletebilir. Sıcak su dökeceğim hayvanların üzerine diyenler de var. Şimdi bu söylemler biraz daha duruldu. Önceden vardı bu kötü hakaretler. Neler neler duymuyordum ki ben. Yenilir yutulur cinsten değildi. Şimdi benim gibi bakan birkaç ev sahibi daha var. Onlar da sağ olsun mama veriyorlar. Trafik polisi gibiyim. Biri aracıyla hızla geçip bir kediye vurmaya kalkışsa hemen müdahale ediyorum. Engel olmaya çalışıyorum. Bir gün bir genç sinirlenip seslenmişti. ‘En sonunda şu kedilerini ezeceğim’ diye. Onu ezme beni ez diye yalvarmıştım. Bana diyorlar ki hayvanlara bakacağına git çocuk esirgeme kurumundan bir çocuk evlat edin ona bak. Ne kadar ayıp bir düşünce. Bunlar can değil mi? Mahallemizin sokağı çok dar. Kaç tane hayvan ezildi. Ben de bakmazsam kim ilgilenecek bu dili olmayan, derdini anlatamayan hayvanlarla.”

DÜNYA GÜZELLİKTEN GEÇİLMEYECEK

“Herkes kapısının önüne onlar için biraz yiyecek, içecek bıraksa dünya güzellikten geçilmeyecek. Ama insanlar için artık her şey çok zor geliyor” diyen Hatice Abla, “Kedilerin annesi derler bana. Geçenlerde mahalleden küçük bir çocuk sesleniyor. Kedilerin annesi kedilerin annesi diye. Git diyor yukarıda bir kedi var gözü kör olmuş onu al. Senin alman lazım, kedilerin annesi değil misin diyor. Neredeyse 50 senedir bu mahalledeyim. Burada kaldığım sürece hep hayvanlara baktım. Bir gün bakmamazlık yapmadım. Buraya gelmeden önce yaşadığım diğer mahallede de bakıyordum” dedi.

50 yıldır yaşadığı mahalleden edindiği tecrübelere dayanarak “Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Çok fena olmuş insanlar. Bizim bu mahallemiz komşuluk ilişkisi iyi olan nadir yerlerden. Başka yerlerde bu güzel ilişkiler yok. 3 günlük dünya. Kötülükten ne çıkacak. Bir gün öldüğümüzde iyi insandı demeleri dışında ne bırakacağız bu dünyaya” diyen Hatice Abla, hatırnaz insanların kaybolmaya yüz tuttuğunu anlattı.

YİNE SERENAT MI YAPIYORSUN?

Hatice Ablanın en sevdiği komşularından Perihan Gönülçalan ise Hatice Ablayı şöyle tanımladı: “Hatice Abla 5 yıllık komşum. Hatırı sayılır bir insan. Mahallemizin gülü diyebilirim. Hayvan delisi bir kadın. Oturduğumuz yerden bir çığlık duysak evet bu Hatice Abla diyoruz. Ya doğum yapan bir köpek için ağlar ya ezilen bir kedi için canla başla bağırır. Kendini balkondan atacak sanıyoruz bazen. Biz ona memnuniyetle bakıyoruz. Telefonumun rehberinde kedici Hatice Abla diye kayıtlı. Evini bulmak da çok kolay. Balkonuna bakarsanız anlarsınız. Kendi gibi rengarenk. Çiçeklerle bezenmiş. Her sabah istisnasız kapısına 40 ya da 50’ye yakın kedi, köpek belirir. Her gün hiç bıkmadan mamalarını verir, sularını doldurur. Onlarla sohbet bile eder. Hayvanlarla konuştuğunu görünce yine serenat mı yapıyorsun diyoruz.”

 
14 Eylül 2017 Perşembe 11:42 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Uzm. Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
Cem Yavuz
 
Ecz. Hakan Dinçarslan
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:43
  • Güneş05:45
  • Öğlen13:19
  • İkindi17:13
  • Akşam20:33
  • Yatsı22:20
 
Anket
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık