KALİTELİ BASKI SERİ ÜRETİM
Yeni sisteme dava açılacak

Ana Sayfa » Güncel » Üzümde lider olma zamanı

Üzümde lider olma zamanı

Dünya üzüm üretiminde bir numaralı ülke olan Amerika’da üzüm üreticileri bağlarını sökerek ceviz ve bademe yönelmesi ile dünyanın en büyük üzüm ihracatçısı konumunda olan Türkiye’ye gün doğdu. Sektör temsilcileri ise “Bu fırsat kaçırılmamalı” dedi

 
13 Şubat 2018 Salı 11:30 
Yorum YapYazdır
 
Üzümde lider olma zamanı

KENAN YEŞİL / ÖZEL HABER

Dünya üzüm üretiminde bir numaralı ülke olan Amerika, son günlerde yaşanılan fırtınalar ve Amerikan üzüm üreticisinin fiyatlardan memnun olmamasından dolayı kuru üzüm üretiminde azalma başladı. 2 dolardan ürünlerini satmaları ve bu fiyattan memnun olmayan Amerikan üzüm üreticileri bağlarını sökerek yerine daha katma değerli ürün olan badem ve cevize yöneldi. Dünyanın en büyük üzüm ihracatçısı konumunda olan Türkiye ise Amerika’da yaşanılan bu tabloyu fırsata çevirmek istiyor. Şu anda dünyada üzüm üretimi 11 ülke tarafından 1 milyon 200 bin ton civarında gerçekleşirken, bu üretimin yarısını ise ABD ve Türkiye karşılıyor. Amerika’nın üzüm piyasasından yavaş yavaş geri çekiliyor olması, Türk üzüm üreticisi için büyük bir fırsat doğuruyor. Amerika’da yaşanılan olayın farkında olan sektör temsilcileri ise, Türkiye’nin bur fırsatı kaçırmaması gerektiği konusunda hem fikir.

SEÇİCİ DAVRANIYORLAR

Amerika’da çok büyük tarım arazileri olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Borsası(İTB) Meclis Üyesi Mehmet Esmer, Amerika’nın birden bire tarımdan veya üzümden çıkmayacağını ancak ürün bazında çok seçici davrandıklarını söyledi. Amerika’nın yaklaşık 300 bin ton civarında üzüm ürettiği belirten Esmer, “Dünya üzüm üretiminin tamamı 1 milyon 200 bin ton. Türkiye ile ABD üzüm üretiminin yarısını karşılıyor. Dünyada 11 tane üzüm üreten ülke var. 5 yıl önce üretimde ABD hep ilk sıradaydı. Ama son dönemde yavaş yavaş gerek iklim bakımından, gerekse tercih edilmemesi bakımından düşmeye başladı. Dolayısıyla ABD üzüm konusunda çok önemli bir ülke. Türkiye ise dünyanın en büyük üzüm ihracatçısı. Bu bakımında üzüm piyasasını belirleyen en büyük 2 ülkeden biri Türkiye. Türkiye’nin böyle bir misyonu var” dedi.

BAĞLARI SÖKMEYE BAŞLADILAR

Sezon başladıktan bir süre sonra Amerika’dan çeşitli haberler gelmeye başladığını dile getiren Mehmet Esmer, “İlk önce Amerika’daki yangınlar dolayısıyla ve oradaki hava şartlarından dolayı Amerika rekoltesinin eksik olduğu söylendi. Bandırmasız tabir ettiğimiz natürel tip üzümlerde yani Amerikan tarzı kurutmalı üzümlere ciddi bir talep geldi. Fiyatlar 5,6,7 TL derken bugün 8 TL’ye kadar ulaştı. Amerika’da neler olduğunu biraz araştırdık. Anladığımız kadarıyla Amerikalı üzüm üreticileri 2 dolar civarında fiyatla ellerindeki ürünlerini sattıklarını öğrendik. Bizim üretecimizin eline 1 dolar geçtiğinde seviniyor. Ama ABD üreticisi 2 dolarlık fiyatı beğenmediklerini, bundan para kazanmadıklarını söyleyerek bağları sökmeye başladıkları haberleri geldi. Amerika’da üretici şu anda çok daha değerli ürünler olan ve daha iyi para kazandıracak olan ceviz ve bademe doğru yöneldi ve bu ürünleri dikmeye başladı. Amerika, 300-320 bin tonluk üzüm üreten bir ülke. Bu 1-2 yıl içinde olacak olan bir şey değil. Ama bu olay böyle devam ederse Amerikalı üretici üzümden çıkıp başka ürünlere kaydığında bizlere fırsat doğacak” diye konuştu.

EN ŞANSLI ÜLKE TÜRKİYE

300 bin ton üretim yapan Amerika’nın, bağların sökülmesi sonucunda önümüzdeki dönemlerde kademeli olarak üretimde düşüşler yaşayacağına dikkat çeken Esmer, arz ayağında ise müthiş boşluk oluşacağını ve burada en şanslı ülkenin de Türkiye olduğunu vurgulayarak, “Önümüzdeki 10 yıla kadar belki de 50 bin tona kadar Amerika üzümde gerileyecek. Yıllar önce aynı durumu Yunanistan yaşamıştı. Yunanistan bizim en ciddi rakibimizken bağlarını söktüler ve bu alanları turizme açtılar. Bir benzer durum da Amerika yaşıyor. Dünya üzüm arzında ciddi değişiklikler olacak. 300 bin tonla dünyanın en büyük üzüm üreticisinin üzüm pazarından çıktığını düşünürsek, arz ayağında 300 bin tonluk müthiş bir boşluk olacak. Burada arz yönünde bir pasta oluşuyor. Buna da ABD dışında talip olan 10 tane ülke kalıyor. Bu ülkeler içerisinde en şanslı olan Türkiye” şeklinde konuştu.

AMERİKA’DAN 10 KAT DAHA AVANTAJLIYIZ

Türkiye’nin dijital teknolojiyi kullanarak çok daha rekabetçi olma şansını yakalayabileceğini belirten Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, bunun üzüm başta olmak üzere tüm tarım ürünleri için geçerli olduğunu söyledi. Amerika’daki fırsatları değerlendirmenin çok kolay olduğunu belirten Celep, özellikle Kaliforniya’da olmak Amerika’daki işçilik ücretlerinin birim fiyatının 15 dolar üzerine çıktığını belirterek, “Amerika’da işçi saat ücreti 15 dolar. Saat ücreti neredeyse 60 lira. Bizde çalışan işçi 8-10 saat çalışıyor ve 50 lira, 100 lira yevmiyesi neyse onu alıyor. Amerika’dan on kat ondan daha avantajlıyız. Bir de işçi bulma sorunumuz yok. Orada bunlar ciddi problemler. Amerika bacağındaki bu maliyet artışı, çevre algısı ve onların tarımsal işçi bulma problemlerini de göz ardında bulundurduğumuzda Türkiye olarak doğru bir planlamayla hedef büyüme ülkeleri seçilerek inovatif, farklı ürünler üretip değişik pazarlarda gücümü gösterip bu şansı pozitif algı yaratarak tüm paydaşlar olarak değerlendirebiliriz. Avrupa bizim en büyük pazarımız. Ama alışılagelmiş bir mantık olarak yıllardır ‘Türkiye Avrupa’nın arka bahçesidir’ söylemi var. Bu mantıktan uzaklaşmamız lazım. Dünyada 195 tane ülke var. Her geçen gün artan bir potansiyel var. Dolayısı ile bu potansiyeli biz katma değerle çevirebiliriz. Bu bizim için üzüm dahil tüm ürünlerimiz için büyük bir şans” dedi.

TÜRK ÜZÜM ÜRETİCİSİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS

Amerika’nın üzüm pazarından kaybolmasının Türk üzümcülüğü için büyük bir şans olduğunu vurgu yapan Birol Celep, bir araya gelinmesi gerektiğini dile getirerek, “Ekonomi bakanlığı, Tarım Bakanlığı bunlar bir araya gelmeli. Tarım Bakanlığı çiftçilerimizi il, ilçelerde bilgilendirmesi lazım. Aynı şekilde ekonomi Bakanlığımız da bu yapılacak yeni projelere destek programı dahilinde ihracatçımızın önünü açması lazım. Bunların ana temasında prosedürü azaltmamız lazım. Bu prosedürler arttığı sürece maalesef rekabet her geçen gün detaya girildikçe bizim işlerimizi zorlandırıyor. Türk üzüm üreticisi için büyük bir şans geliyor. Amerika’nın bu pazardan kaybolması Türk üzümcülüğü için büyük bir şans diyebiliriz. Ama bu şansı biz ihracatçılar da desteklemeliyiz. Bu şekilde lisanslı depoculuk ve anlaşmalı çiftçi ve TMO gibi alım politikaları olduğu sürece biz alavere üzüm satamayacağız. Çünkü biz olmayan ürünü sattığımız için kendi kendimize pazar oluşturuyoruz. Dolayısıyla bir istikrar oluşturulacak ve devlet de buna bir yaptırım uygulayacak. Devletin küçük dokunuşları bizleri çok büyük mesafeler kat ettirir. Örneğin bu sene 4 TL’den aşağı üzüm fiyatları düşmeyecek” dediği gibi. Bu güven ilişkisidir. Hem içerideki çiftçiye hem dışarıdaki alıcıya güven vermektir. İki taraflı güvenin olması hem üreticiye hem de nihai tüketiciye karşı Türkiye’nin yüzünün garantisidir. Yani ana temada bu dokunuşlar olduğu sürece bizim çiftçimizi yönlendirmemiz çok daha kolay olacak. Çok daha yeni projeksiyonlar doğuracak ve burada da tabii biz pazarlama kültürünü de algılamış olacağız” diye konuştu.

TÜM PAYDAŞLAR İÇİN ÖNEMLİ

Üzüm fiyatlarının bu sene Toprak Mahsulü Ofisi’nin (TMO) alımıyla ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba’nın ‘Üzüm fiyatları 4TL’den aşağı düşmeyecek’ talimatı ile düşmediğini vurgulayan Celep, Amerika’dan doğacak olan şansın tüm paydaşlar için önemli olduğunu dikkat çekerek şöyle konuştu: “Bakanımız talimatı olmasaydı üzüm fiyatlarında çok büyük düşüş olurdu. Biz bu ürünü acımasızca yurtdışına ihraç eder ve oradaki insanların veya spekülatörlerin cebini para doldurmuş olurduk. Çünkü üzüm bir komoditi üründür. Endüstrilerde kullanılır. Biz bu kullanım kültürünü maalesef spekülatörlere teslim etmiş olurduk. Geçen hafta bakanımızla olan toplantıda bunu dile getirdim. Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanımız Mehmet Şimşek’in beyanatında kayısı, incir, fındık gibi tarımsal ürünlerde lisanslı depoculuk, devlet desteği, anlaşmalı çiftçilik projelerine destek verme sözünü Bakanlar Kurulu’ndaki Tarım Konsorsiyumu toplantısı doğrultusunda hayata geçirecekler. Dolayısıyla bu bizim için büyük şans. Bu şansı tek taraflı değil de tüm paydaşlar olarak çiftçimiz, aradaki tüccarımız, ihracatçımız ve son nihai tüketiciye tüm paydaşların devlet biriminin de katkısı olarak yaptırım gücüyle dengelememiz lazım.”

EN BÜYÜK SORUN PAZARLAMA EKSİKLİĞİ

Türkiye’nin en büyük problemlerinden birinin de tasarım ve pazarlama eksikliği olduğunu vurgu yapan Celep, “Biz pazarlamacı değil satışçıyız. 5 liraya alıp üzerine 1-2 lira koyup satıyoruz. Satmak bizim için önemli değil. Önemli olan pazarlama. Pazarı bulup orada sürdürülebilirliği sağlamak. Bunu da ilk olarak kalite ile yaparız. İkinci olarak güven, daha sonra ise bu istikrarı destekleme ve son olarak inovasyon, farklılaştırmak veya yenilik yapmaktan geçer. Dolayısıyla Amerika gibi rakibimizin bizi belirli bir yere getirme şansı ciddi bir fırsat. Türk üzümünün şu aşamada da 2 bin dolar seviyelerinde olması hiç de anormal bir şey değil. Bugün Amerikan üzümü 3 bin 500-3 bin700 dolar arasında. Yani bizim üzümümüzün 2 bin dolar seviyesinde olması hiç de anormal bir durum değil” dedi.

ÜÇ SACAYAĞI BİR ARAYA GELMELİ

Bu işin çok iyi bir şekilde takip edilmesi gerektiğini hatırlatan Esmer, “Üretici, ihracatçı, aracı aynı masanın etrafında toplanmalı. Bu üç sacayağının bir araya gelmesi için çalışmalar yapılıyor ancak bu çalışmalar lafta kalmamalı. Amerika’dan doğacak bir fırsat var ve bunu atlamamız gerek. Türkiye bir asırdır bu ürünü ihraç eden bir ülke. Daha yeni başlamış bir ülke değil. Son derece modern işletmelerde bu ürün işleniyor. Merdiven altı bir durum yok. Organize olup birlikte hareket edebileceğimiz bir sektör. Birlikte hareket etme noktasında fikir alışverişi yapılabilir. Amerika’nın üzümden çıktığını düşündüğümüzde orada da bir tüketim var. Dünyanın en büyük üzüm üreticisine ihracat yapma fırsatımız doğacak. Orada çok büyük bir potansiyel var. Bunu görüp çalışmalar yapmak lazım” dedi.

 
13 Şubat 2018 Salı 11:30 
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Yrd.Doç.Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
Cem Yavuz
 
Ecz. Hakan Dinçarslan
 
 
Basın İlan Kurumu
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
23
15
2
6
47
2
Başakşehir
22
14
4
4
46
3
Beşiktaş
23
12
8
3
44
4
Fenerbahçe
23
12
8
3
44
5
Kayserispor
23
10
8
5
38
6
Trabzonspor
23
9
9
5
36
7
Göztepe
23
10
6
7
36
8
Sivasspor
23
10
4
9
34
9
Malatyaspor
23
8
7
8
31
10
Akhisarspor
23
8
6
9
30
11
Kasımpaşa
23
8
5
10
29
12
Bursaspor
23
7
6
10
27
13
Gençlerbirliği
22
6
7
9
25
14
Antalyaspor
23
6
7
10
25
15
Alanyaspor
23
6
3
14
21
16
Konyaspor
23
5
6
12
21
17
Osmanlıspor
23
5
5
13
20
18
Karabükspor
23
3
3
17
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1618 - Sultan I. Mustafa tahttan indirildi ve yerine II. Osman padişah oldu.
1658 - Danimarka ve İsveç arasında Roskilde Antlaşması imzalandı.
1815 - Napolyon Bonapart Elba'dan kaçtı.
1848 - Fransa'da ikinci cumhuriyet ilan edildi.
1870 - New York'ta ilk metro çalışmaya başladı.
1910 - İstanbul'da ilk solcu gazete "İştirak" yayımlanmaya başladı. Gazete Hüseyin Hilmi tarafından çıkarıldı.
1925 - Fransızların yönetiminde bulunan tütün rejisinin (tekelinin) 1 Mart 1925'den itibaren lağvedildiğine ilişkin yasa TBMM'de kabul edildi.
1934 - İstanbul Belediyesi, evlerin bazılarında görülen "kafes"lerin (cumbaların) kaldırılmasını kararlaştırdı.
1936 - Fatih-Harbiye tramvayı Beyoğlu'nda devrildi; iki kişi öldü, 30 kişi yaralandı.
1943 - İstanbul'da Varlık Vergisi'ni ödemeyen 160 kişi Aşkale'ye gönderildi.
1944 - Hükümet aile sahibi olan memurlara onar lira ikramiye verilmesini kabul etti.
1950 - Milli güreşçi Yaşar Doğu Lahor'da Pakistan şampiyonu Kala'yı bir dakikada tuş etti.
1952 - Winston Churchill, Birleşik Krallık'ın atom bombasına sahip olduğunu ilan etti.
1967 - Amerika Birleşik Devletleri 25 bin askerle Vietkong'a saldırıya geçti.
1976 - Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında "Savunma İşbirliği Anlaşması" imzalandı.
1985 - Tarık Akan 35. Berlin Film Şenliğinde" Jüri Özel Ödülü'nü kazandı. Ödül Zeki Ökten'in yönettiği Pehlivan adlı filmdeki rolüyle verildi. Ancak, Tarık Akan pasaport verilmediği için ödül almaya gidemedi.
1988 - İşkence, İnsanlık dışı ve Küçültücü Davranışların Önlenmesi Avrupa Sözleşmesi Türkiye tarafından onaylandı.
1990 - Sandinistalar Nikaragua seçimlerinde yenilgiye uğradılar.
1991 - Saddam Hüseyin Bağdat radyosunda yaptığı açıklamada Irak ordusunun Kuveyt'ten çekildiğini duyurdu.
1992 - Hocalı Katliamı Azerbaycan'ın Hocalı kentine giren silahlı Ermeni gruplar 613 Azeri'yi öldürdü.
1992 - 200 metre uzunluğunda tünel kazan 11 tutuklu Kayseri Cezaevi'nden firar etti.
1993 - New York'ta bulunan World Trade Center'in altındaki otoparkta bir kamyonda meydana gelen patlamada 6 kişi öldü, binden fazla yaralı var.
1997 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Başbakan ve RP Genel Başkanı Necmettin Erbakan'a, rejim konusunda endişelerini dile getiren bir mektup gönderdiği belirtildi
1998 - Nutuk Rumcaya çevrildi.
1999 - İran'da 1979 İslam Devrimi'nden sonra ilk belediye seçimleri yapıldı. Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi'yi destekleyen ılımlı adaylar Tahran belediye meclisindeki 15 sandalyeden 13'ünü kazandılar.
2001 - Taliban örgütü mensupları Afganistan'ın Bamyan kentindeki Buda heykellerini tahrip etti.
2004 - Amerika Birleşik Devletleri, 23 yıldır sürdürdüğü Libya'ya seyahat yasağını sona erdirdi.
2004 - Makedonya devlet başkanı Boris Trajkovski, ile beraberindekilerden 8 kişi uçağın Bosna-Hersek'in Mostar kenti yakınlarında düşmesi sonucu öldü. Traykovski'nin yerine 12 Mayıs'ta Branko Çırvenkovski geçti.
364 - I. Valentinian Roma İmparatoru oldu.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak06:04
  • Güneş07:41
  • Öğlen13:35
  • İkindi16:44
  • Akşam19:10
  • Yatsı20:35
 
Anket
 
Süper Loto
22.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu041722274347
 
On Numara
19.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu03041617182125263032374042485054555657646770
 
Şans Topu
21.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu091015273103
 
Sayısal Loto
24.02.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu050710172021
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık