Derdini yazdı derman olacak!

13 yıldır kronik bir bağırsak hastalık olan ‘crohn’ ile hayatına devam eden Sibel İnan, yaşadığı zorlu süreçleri anlattığı ‘Oyunbozan Bağırsak’ adlı kitabıyla aynı dertten muzdarip kişilere yol göstermeyi hedefliyor

Derdini yazdı derman olacak!
ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Bir reklam şirketinde çalışan 49 yaşındaki Sibel İnan’a, 13 yıl önce itihabi bağırsak hastalıklarından biri olan ‘crohn’ teşhisi konuldu. Hastalığı nedeniyle 8 sene boyunca zor günler geçiren İnan, yaşadığı tuvalet sorunu nedeniyle çoğu zaman evden çıkamadı, sık sık hastaneye yatmak zorunda kaldı. 5 yıl önce bağırsağının iki yerden delinmesiyle ameliyata alınan İnan, şu an ‘ikinci hayatım’ dediği günleri yaşıyor. Tedavi sürecinde hastalığıyla ilgili bilgi edinmek isteyen ancak bir tane bile kaynak kitap bulamayan İnan, kendi deneyimlerinden yola çıkarak bir kitap yazmaya karar verdi. ‘Oyunbozan Bağırsak’ adlı kitabıyla aynı hastalıktan muzdarip kişilere yol göstermeyi hedefleyen İnan, tüm bireylere sağlıklı bağırsaklara adım atmanın yol haritasını anlatıyor.



SEN BİR CROHN HASTASISIN!
Doktorların rahatsızlığına uzun süre teşhis koymakta zorlandıklarını belirten Sibel İnan, “Hastalığın tanısı doktora başvurduktan 1,5 sene kadar uzunca bir süre sonra konuldu. O dönem içerisinde oldukça hastane ve hekim kapısı çaldığımı hatırlıyorum. Doktor, ‘Sen bir crohn hastasısın, kronik bir hastalık ve hayat boyu onunla yaşayacaksın’ demişti. Tanı konulduktan sonra ilaç tedavisi ve takip başlatıldı. Crohn toplumda çok bilinirliği olmayan bir hastalık ve tanı alması oldukça zor. Çünkü belirtileri birçok hastalığa yakın. Çok zor bir hastalık ve atak süreçlerini çok ağır geçiyor. Gaz, hazımsızlık, ishal ya da kabızlık, bulantı, kusma, yüksek ateş, göz ve diş bozukluğu, cilt döküntüsü, kemik erimesi, yoğun karın ağrı ve sancısı, eklem yerlerinde ve kemiklerde ağrı gibi belirtileri var” dedi.



TETİKLEYEN FAKTÖRLER VAR
Hastalığın nedeninin tam olarak bilinmediğini ancak tetikleyen faktörler olduğunu kaydeden İnan, “Crohn hastalığının batı tıp dilinde net olarak sebebi bilinmiyor ve henüz iyileştirici bir tedavisi yok. Bilim adamları tarafından araştırmalar devam ediyor ve hayat standardını korumaya yönelik baskılayıcı ilaç, kortizon tedavileri uygulanıyor. Hastalığı tetikleyen faktörler var. Bilim adamları tarafından yıllardır devam eden araştırmalar neticesinde; endüstriyel beslenme ve endüstriyel şehirler, çevre faktörü, toksinler, bağışıklık sistemi, sigara, hazır gıda, işlenmiş ve donmuş gıda beslenmesi, seyahat etme, hava değişikliği, psikolojik sebeplerden olacağını söylenmekte” ifadelerini kullandı.
AĞRIDAN GÖZYAŞI DÖKTÜM
Hastalığı sebebiyle iş ve sosyal yaşantısının olumsuz etkilendiğini dile getiren İnan, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bağırsağımın iki yerden delinmesiyle ameliyata alındım. Aslında delinme üzerinden 73 saat geçmiş ve crohn atağı olarak nitelendirilip anlaşılamadı. Sabaha çıkma şansımın olmadığı söylendi. Dakikalar sayılı idi ve acilen ameliyata alındım 13 saat sürdü. 4 ay stoma torbası ile yaşadıktan sonra içeriye alınırken safra kesesi de alındı. Ameliyat sonrasında 5 yıldır, ikinci bahar ikinci hayat ikinci nefes dediğim günlere kavuştum. O 8 sene içerisinde çalışma hayatımda performasyon düştü, ağrılardan konsantre olamıyor, çalışamıyordum. Sosyal hayatım tamamen sıfırlanmıştı. Sancı, ağrı, ateş, ishal, kusma gibi sebepler ile hiçbir yerde fazla oturamıyordum. Ataklar çok yoğundu hatta ataktan çıkamıyordum. Sabaha kadar sancı ağrı ile uykusuz gözyaşı ile geçen geceler iş hayatıma sirayet etmişti. Günde 20-23 defa ishal sorunu, hiçbir şekilde yemek yiyememe ağızdan beslenme sıkıntısı yüzünden sık sık hastaneye yatıp damardan beslenmek gibi yaşamsal sıkıntılarım vardı.”
HASTALARA YOL HARİTASI
Ameliyatın ardından yaşam kalitesinin arttığını belirten İnan, “Artık kendimi daha iyi hissediyorum ve şu anda remisyondayım. Kolonoskopi ve 3 aylık tahlil periotlarımla, hekim kontrolünde ikinci hayat dediğim günleri yaşıyorum. Hastalığımın ilk yıllarında faydalanacağım ya da hastalığı tanıyacağım bir adet kitap yoktu. Hastalığı daha iyi tanımak adına yoğun araştırmalar yapmaya ve okumaya başladım. Fitoterapi, aromaterapi ve beslenme koçluğu gibi eğitimler aldım. 3 yıl önce yaşadığım deneyim ve tecrübelerle harmanlayarak benim gibi bağırsak hastalarına yol haritası olabilecek bir kitap yazmaya karar başladım. Kitap iki bölümden oluşuyor. Oyunbozan Bağırsak ve Sağlıklı Bağırsağın Ev Ödevi… Birinci bölümde, ‘Oyunu bozan biz miyiz yoksa bağırsağımız mı? Neden hasta oluruz? gibi sorulara cevap arıyor, ikinci bölümde ise sağlıklı, doğal ve dengeli beslenmenin sırlarını veriyorum” dedi.
HER ŞEY BİTTİ Mİ? HAYIR!
İnan, şunları söyledi: “Oyunbozan Bağırsak, bir bağırsak hastasının yazdığı ilk ve tek kitap. Bu kitap bizim gibi hastalara yol gösterecek olup, hasta kitaplarının çoğalmasına da belki öncülük yapacak. Yurt dışında bunun çok fazla örneği olup ülkemizde daha az. Stresi yönetmek, iş kolikliği bırakmak, hobi ve spor alanlarına zaman açmak, fastfood ve hazır işlenmiş gıdalardan uzaklaşmak, doğada olmak, toksin ihtiva eden ürünler kullanmamak, beyaz un ve rafine şekerden, trans yağdan uzak durmak, doğal ve dengeli beslenmek, dumansız hava sahasında olmak yanımda dahi sigara içirtmemek, nefes teknikleri, bioenerji, yoga, meditasyon ve uyku düzeni gibi unsurlar ile hayatımı düzenleyip bugünkü beden ve ruh sağlığıma kavuştum. Her şey bitti mi? Hayır bitmedi. Kronik bir hastalık gerçeğini unutmamak gerekiyor.”
HASTALIKLA BAŞA ÇIKMAK GEREKİYOR
Hastalığın kişiye ağır travmalar yaşattığının altını çizen İnan, “Günde 20-30 defa tuvalete gitme ihtiyacı ya da tersi kabızlık sorunu… Dış mekanlarda tuvalet sıkıntısı, doğal belenme adına her yerde ürüne ulaşamama, gıdaların doğallıktan uzaklaşıp fazla kimyasal ilaç, toksin içermesi, hatta pek çok hastanın çalışamaz hale gelip işe gidememesi ve bunun da maddi imkansızlıkları beraberinde getirmesi gibi… Daha da sıkıntılı süreci stoma torbasıyla yaşayan pek çok hastanın bunu kendi imkanlarıyla alması gerçeği sayılabilir. Yine büyük bir sorun da bağırsak hastalıklarından kullanılan pek çok ilacın bulunup temin edilememesi gibi sebepler yatıyor. İş görmezlik aylığının düşük olması, engelli raporlarının alınması ve uygulanmasında sıkıntılar yine sayılabilir. Öneri olarak hastalığı anlamayı, bağırsaklara kulak verebilmeyi, hastalıkla kavga etmek yerine barışmayı önerebilirim. Bu teslimiyetçilik değil aslında sadece kaygı, takıntı ve stres yapmadan hastalıkla başa çıkmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 

Diğer Haberler

CHP’li belediye, AK  Part’li üyeye emanet

CHP’li belediye, AK Part’li üyeye emanet

Narlıdere İlçesi’nde CHP’den seçilen belediye başkanı, bir toplantı için şehir d...

Terörle mücadele için yemin ettiler

Terörle mücadele için yemin ettiler

İzmir’in Foça İlçesi’ndeki Teröristle Mücadele Harekatı Kursu’na devam eden bin...

Vatandaş istedi,  yol sorunu çözüldü!

Vatandaş istedi, yol sorunu çözüldü!

Narlıdere Belediyesi, yaya ve araç trafiğinin en yoğun olduğu bölgelerden biri o...

Oyun olarak başladı,  madalya kazandı

Oyun olarak başladı, madalya kazandı

TÜBİTAK tarafından ‘Uluslararası Bilim Olimpiyatları’na hazırlanan öğrenciler, T...

Minik öğrencilerin  kütüphane heyecanı

Minik öğrencilerin kütüphane heyecanı

Aliağa’da eğitim faaliyetlerini sürdüren bir anaokulu öğrencileri, öğretmenleri...

ÖTO’dan 912 öğrenciye eşofman takımı yardımı

ÖTO’dan 912 öğrenciye eşofman takımı yardımı

Ödemiş Ticaret Odası (ÖTO) Başkanı Rıfat Eriş, bu yılda öğrencileri unutmadı