Gıda Terörüne karşı GıdaMO’dan yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı önerisi

Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, bir gıda terörü haline gelen merdiven altı tavuk döner üretimi ve satışı konusunda uyarılarda bulunarak, yetkilendirilmiş gıda danışmanlığı sisteminin acilen yürürlüğe girmesi gerektiğini söyledi

Gıda Terörüne karşı GıdaMO’dan yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı önerisi
BURCU YANAR/ÖZEL HABER
Uluslararası Döner Federasyonu tarafından geçtiğimiz haftalarda yapılan çarpıcı açıklamalar, birçoğumuzu sıklıkta tükettiğimiz et döner ve tavuk döner konusunda yeniden düşünmeye sevk etti. Özellikle dar gelirli vatandaşların ve öğrencilerin ucuz ete yönelmesi ve denetimsizlik, merdiven altı üretimlerin çoğalmasına sebep oldu. Hal böyle olunca da tüketiciler ne yemeleri gerektiği konusunda bir hayli zorlanır oldu. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, özellikle dönerin hileye açık ve özellikle de yaz aylarında çok daha riskli bir yiyecek olduğunu vurgulayarak açıklamalarda bulundu.



KONTROL EDİLMELİ VE SORULMALI
 “Döner, birçoğumuzun severek tükettiği, hemen hemen her köşe başında rastlayabildiğimiz ve hızlıca tüketilebildiğimiz, lakin bir o kadar da hileye açık ve özellikle de yaz aylarında çok daha riskli bir yiyecek. Tavuk döner ile ilgili Uluslararası Döner Federasyonu başkanı birtakım açıklamalarda bulunmuş, ardından Tarım ve Orman Bakanı bunun ısmarlama bir haber olduğunu dile getirmişti” diye hatırlatmada bulunan Başkan Toprak, “Bizler tüketici olarak her ürünü olduğu gibi döneri tüketirken de dikkatli olmalıyız. Öncelikle satışı yapan dükkanın işletme kayıt belgesi olup olmadığı kontrol edilmeli ve sorulmalıdır. Satış belgesi olmayan işletmeler ALO 174’e şikayet edilmelidir. Çünkü çok fazla sayıda merdiven altı diye tabir ettiğimiz iş yeri mevcut. İşletmenin, büfenin hijyenik olup olmadığı gözlemlenmelidir. Döner ustasının kıyafetleri (önlük vb.) temiz olmalı, kişisel koruyucu donanımları (eldiven, bone veya bandana) kullanmalıdır. Ayrıca, kesimde kullanılan bıçak ve kaşıklar ile gramaj ölçümü yapılan tartılar da sürekli temiz olmalı, çiğ ete değdirilen bıçak ya da ekipmanlar pişmiş üründe kullanılmamalı” diye konuştu.



UYGUN ŞEKİLDE SAKLANMALI
Toprak, hammadde olarak kullanılan tavukların güvenilir olması gerektiğine, uygun sıcaklıklarda muhafaza edilmesi gerektiğine ve son tüketim tarihlerine de dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yaparak “Dönerler şişe takılırken ortamın sıcaklığı da önemlidir. Döner, şişe takıldıktan sonra 24 saat, ateşle temasından sonra 12 saat içerisinde bitirilmelidir. Kalan dönerlerin üzerine kesinlikle yeni çiğ döner takılmamalıdır. Döner ocağında ateş şişteki dönere çok yakın olmamalıdır. Dönerin çiğ kalması da uzun süre şişte kalması kadar tehlikeli bir durumdur. Döner içine konan malzemelerin de iyi yıkanmasına, temizlenmesine özen gösterilmelidir. Bu nedenle de özellikle tanıdık, güvenilir bir yerde tüketilmelidir” ifadelerine yer verdi.
SADECE KAYITLI YERLER DENETLENİYOR!
Türkiye’de sadece kayıtlı imalathanelerin tesis ve satış noktalarının denetlenebildiğinin de altını çizen Uğur Toprak, “Tarım ve Orman Bakanlığı sisteminde kaydı olmadığı için merdiven altı diye tabir ettiğimiz işletmeler maalesef ticaret hayatını sürdürüyor. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak yıllardır uygulanan para cezaları çok az, bu cezalar üreticinin kazandığının çok çok altında, daha caydırıcı olmalı, gerekirse bu firmalar kapatılmalı, başka bir isimle faaliyete başlamaları engellenmeli, ticaretten men edilmeli, hatta hapis cezası uygulanmalı diyoruz. İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kasım ayında yaptığı açıklamada İzmir özelinde 2019 yılının ilk 11 ayında 30 ilçede 330 kontrol görevlisi ile 45 bin işletmeye 66 bin denetim yapıldığını belirtti. Bakanlık 2018 faaliyet raporunda da, zaman zaman açıklamış olduğu ifşa listesinde de aslında bu işi nasıl yapamadığını itiraf ediyor. Halk sağlığı ve gıda güvenliği, işletme başı yılda ortalama bir kez yapılan denetimle sağlanamaz. Bu sayıdaki işletmenin 6 bin 825 denetçi ki bunların sadece 2 bin 250 kadarı Gıda Mühendisi ile denetlenmesi mümkün değildir. Denetimleri gerçekleştiren kontrol görevlisi arkadaşlarımız zaman zaman tehdit, şiddet hatta darp ile karşı karşıya kalıyorlar. Buna rağmen büyük bir özveri ile görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Yani sorun sadece denetim sayısının yetersizliği de değil. Denetimlerin daha sık ve güvenilir yapılabilmesi için daha çok gıda mühendisinin kamuda istihdam edilmesi gerekiyor” dedi.



“DENETİMLER SOKAĞA İNMELİ”
İzmir Ticaret Borsası (İTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Arman ise Türkiye’de gıda konusunda bu tip araştırmaları yapan pek çok laboratuar olduğunu belirterek “Bugün Türkiye’de çok ciddi laboratuarlar var. Tarım Bakanlığının bünyesindeki laboratuarlar azımsanacak düzeyde değiller. Bunlar kesinlikle tespit edilebilecek şeylerdir diye düşünüyorum Fakat maliyet konusunda değinirsek evet Türkiye’de et pahalı. Ucuz satılan dönerler daha çok piliç üzerinedir. Yani tavuk dönerdir. Onların da maliyetlerini düşürebilmek adına bizim şöyle duyumlarımız var; son kullanma tarihi yaklaşmış ürünler kullanılıyor. Ama çamaşır suyu ile yıkanarak işleme hazır hale getirilmesi durumu mümkün değil. Denetimi yapılmayan yerler ile ilgili her şey söylenebilir, her şey de yapılabilir. O zaman devlet ne yapacak, denetimlerini arttıracak. Kayıtlı iş yerlerinin denetimi zaten yapılıyor. Ama çarşıya pazara inerek ruhsatlı ya da ruhsatsız satılan her yerin denetlenmesi gerekiyor. Siz gereken önlemleri almazsanız yol açılmış olur. Herkes de her şeyi satmaya başlar. İzmir’de ben böyle tespit edilmiş bir olay hiç duymadım. Uluslararası Dönerciler Federasyonu Başkanı’nın da bir açıklama yaparak ‘Ben ülkede döner yemiyorum’ demesi kadar da saçma bir şey yok” şeklinde konuştu.



YETKİLENDİRİLMİŞ GIDA DANIŞMANLIĞI
Uğur Toprak, “Ayrıca, belediyelerin de zabıtalarla yapmış oldukları denetimi istihdam edecekleri Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirmeleri de gıda terörü ile mücadelede önemli bir adım olacaktır. Bu arada, gıda işletmelerinin sayıca yüzde 80‘ini oluşturan küçük işletmelerde kamu bütçesinden kaynak ayrılarak uzman kontrolünde üretim yapılabilmesi, güvenli gıda arzının sağlanması için odamızın bir projesi olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulan küçük ve orta ölçekli gıda işletmelerinin hem daha güvenilir ürün üretmelerini sağlayacak hem de istihdam yüklerini azaltacak olan Yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı sistemi de ivedilikle yürürlüğe konmalıdır. Çünkü gıda mühendisi halkın sağlık güvencesidir” açıklamasında bulundu.

Diğer Haberler

Yapacağımız çalışma bölgeye değer katacak

Yapacağımız çalışma bölgeye değer katacak

Bornova Belediyesi, İzmir’in sosyal ve eğlence yaşamının en yoğun olduğu Küçükpa...

11 Amerika ülkesi  İzmir’de buluştu

11 Amerika ülkesi İzmir’de buluştu

İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen ‘İzmir’e Yeni Hedefler- Yeni Pazarlar’ toplan...

Şehitlerin adı Menemen Seyrek’te yaşayacak

Şehitlerin adı Menemen Seyrek’te yaşayacak

Menemen Belediyesi, şehitler Murat Şengün ve Fikri Şengül anısına yapımını tamam...

Yeni iş birliklerinin temeli  HORECA’da atıldı

Yeni iş birliklerinin temeli HORECA’da atıldı

İzmir ekonomisine ve ihracatına katkı sağlayan HORECA Fair Ege Uluslararası Otel...

Fırat Çakıroğlu Ege’de anıldı

Fırat Çakıroğlu Ege’de anıldı

Ege Üniversitesinde (EÜ) 2015 yılında menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybede...

Aliağa'da TOKİ sahiplerini buluyor

Aliağa'da TOKİ sahiplerini buluyor

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Aliağa’ya inşa edilecek olan 75...