İlk kurşunun üzerinden bir asır geçti

İzmir’in işgali sırasında düşmana ilk kurşunu atan gazeteci Hasan Tahsin, şehit edilişinin 100’üncü yılında, kentteki anıtı önünde meslektaşları tarafından anıldı

İlk kurşunun üzerinden bir asır geçti
NURETTİN BAKİ
İzmir’in işgalinin başladığı 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan askerlerine ilk kurşunu atan ve şehit edilen gazeteci Hasan Tahsin, Konak Meydanı’ndaki İlk Kurşun Anıtı önünde törenle anıldı. Anma törenine gazetecilerin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İzmir Vali Yardımcıları, CHP İzmir milletvekilleri Atila Sertel, Tacettin Bayır, Murat Bakan, ilçe belediye başkanları, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve Hasan Tahsin Ortaokulu öğrencileri katıldı. Cemiyetin onur konuğu olan 96 yaşındaki Gazeteci Yazar Hıfzı Topuz da anma törenindeki yerini aldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra anıta İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen tarafından çelenk koyuldu. Törende bir konuşma gerçekleştiren Dikmen, “Bundan tam 100 yıl önce bugün bu meydanda bir işgale direnişle milli mücadelenin ilk ateşi yakıldı. İlk kurşunla! Tam 100 yıl önce bugün, saat 11 civarında alevlendi o aydınlığı müjdeleyen ateş. Hasan Tahsin’di o alevi yakarak kurtuluş savaşı ateşini tüm yurtta tutuşturan. O ateş ki 19 Mayıs 1919’da Samsun’dan başlayarak 3 yıl 3 ay 20 gün boyunca memleketin dört bir yanında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde bir kurtuluş yangınına dönüştü. O ilk kurşun ile yakılan ateş yine bu meydanda kucaklanacak kurtuluşa giden yolu açtı. Geldikleri gibi gittiler. O ilk kurşun ve o ilk kurşunu atan yurtsever gazeteci Hasan Tahsin Milli Mücadelenin en önemli simgelerinden biri oldu” dedi.



GAZETECİ TARAFTIR
Gerçek aydının yalnızca sözle değil, eylemle de halkın yanında olması gerektiğine inanan bir kahraman olduğunun altını çizen Dikmen, “Gazeteci, fikirleri, yazdıkları, söyledikleriyle toplumun öncü güçlerindendir. Gazeteci, elbette taraftır. Vatanı, ulusu, yaşadığı ülkenin değerlerini korumak, hukukun üstünlüğünü savunmak, özgür, demokratik bir ortam için mücadele etmek adına taraftır. Ve mücadelesini yalnızca kâğıtla, kalemle, sözle değil, yeri geldiğinde, gerektiğinde eylemle de gerçekleştirir. Tıpkı bundan 100 yıl önce Osman Nevres’in yani Hasan Tahsin’in yaptığı gibi. O günü artık hepimiz biliyoruz, beynimize, yüreğimize işledi yaşananlar. Bugün, bir kentin hem en karanlık, hem de en aydınlık gününü müjdeleyen tarihin 100. yılı. 15 Mayıs 1919 tarihinde işgalci, emperyalist güçlere karşı ilk kurşunu atarak kurtuluş mücadelesinin ateşleyicilerinden biri olan Hasan Tahsin bir gazeteciydi. Ve sözleri eylemi doğurdu. Eylemi de bir ulusun bağımsızlık mücadelesini… Yurdumuzun düşman işgaline uğradığı, baskının, zulmün her yerde hissedildiği, kimilerinin hıyanet, dalalet içinde vatanı peşkeş çektiği bir dönemde; yaptığı konuşmalar, hazırladığı bildirilerle halkı aydınlatan, direnişi örgütleyen bir vatanseverdi Hasan Tahsin” ifadelerine yer verdi. 



100. YIL YÜRÜYÜŞÜ
Günümüzde de mesleğinin gereklerini yerine getirmek isteyen gazetecilerin hedef gösterildiği, mahkum edildiğini belirten Dikmen, “Onun 100 yıl önce başlattığı mücadele, demokrasi, özgürlük, insan hakları, hukukun üstünlüğü adına günümüzde de sürüyor. Ve ne yazık ki, o gün vatanın bağımsızlığı için mücadele eden Hasan Tahsin nasıl ki emperyalist güçler tarafından katledildiyse, günümüzde de mesleğinin gereklerini yerine getirmek isteyen, doğruları yazıp söylemekten vazgeçmeyen nice yurtsever gazeteci buna tahammül edemeyenler tarafından hedef gösteriliyor. Bu durumun olağanlaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Yazıp söylediklerinden dolayı gazetecilerin cezalandırılması ne hukuk devletinin ilkeleriyle bağdaşır ne de adalete, vicdana sığar. Geçmişte olduğu gibi bugün de gerçek gazeteciler, tüm baskılara, cezalandırmalara, engellemelere rağmen ne doğruyu yazıp çizmekten vazgeçtiler, ne de söylemekten. Tıpkı Hasan Tahsin gibi. ‘Haberciyi öldürebiliriz; ancak bildirdiği söylenmiş ve duyulmuş kalacaktır’ diyor bir sosyolog. Hasan Tahsin, yazdıkları, söyledikleri yanında eylemiyle de ölümsüz bir kimlik oldu. Onun silahından çıkan kurşun, etkisini dalga dalga yayarak tüm yurda ulaştırdı” şeklinde konuştu. Anma töreninin ardından 100’üncü yıl nedeniyle, bando eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na 100. yıl yürüyüşü gerçekleştirildi.


 

Diğer Haberler

Kiraz şehidini acıyla uğurladı

Kiraz şehidini acıyla uğurladı

Hakkari’de vatani görevini yaptığı sırada beyin kanaması geçiren, tedavi görürke...

İzmir polisi aranan 388 kişiyi yakaladı

İzmir polisi aranan 388 kişiyi yakaladı

İzmir’de çeşitli suçlardan aranan 388 kişi yakalandı

İzmir’de 30 düzensiz göçmen kurtarıldı

İzmir’de 30 düzensiz göçmen kurtarıldı

İzmir’in Seferihisar İlçesi’nde, yasa dışı yollarla Yunanistan’a geçme hazırlığı...

FETÖ’cü eski müdür Torbalı’da yakalandı

FETÖ’cü eski müdür Torbalı’da yakalandı

İzmir’in Torbalı İlçesi’nde FETÖ soruşturmasından dolayı aranan eski Sinop İl Em...

Selvitopu’ndan iftar sonrası ziyaret

Selvitopu’ndan iftar sonrası ziyaret

Günaltay Mahallesi’nde belediyenin kurduğu iftara katılan Karabağlar Belediye Ba...

Birlik: Davanın takipçisi olacağız

Birlik: Davanın takipçisi olacağız

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu, geçtiğimiz günlerde Diyarbakır B...