ÇİM SANATÇISI

Ziraat Türkiye Kupası’nda oynanacak Bucaspor-Galatasaray maçına bir haftadan az bir süre kaldı. Stadyumun maça hazır olduğunu belirten Yeni Buca Stadyumu Müdürü Erkan Şur, 12 yıllık meslek yaşamını gazetemiz okuyucularıyla paylaştı

ÇİM SANATÇISI

YUSUF ÇAĞIRTEKİN-ÖZEL HABER

 Ziraat Türkiye Kupası son 16 Turu’nda oynanacak Bucaspor-Galatasaray maçına sayılı günler kala Yeni Buca Stadyumu Müdürü Erkan Şur ile bir araya geldik. Sahanın zemininin oldukça iyi olduğunu söyleyen Erkan Şur, zeminin Perşembe günü oynanacak müsabakaya fazlasıyla hazır olacağını belirtti.  12 yıldır bulunduğu görevinde Yeni Buca Stadyumu’nun zeminini Türkiye’nin en iyi zeminlerinden bir tanesi haline getiren Erkan Şur ile meslek hayatı ve çalışmalarıyla ilgili güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Erkan Şur ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbetimiz sizlerle.

“MAÇA HAZIRIZ”

İlk olarak yaklaşan Galatasaray maçına hazır olduğunu söyleyen Erkan Şur, “Stadımız hazır, Biz artık bu tür maçlara alışkınız. Bu maçın en güzel tarafı Bucaspor’un Süper Lig yıllarını bana tekrar hatırlatması oluyor. Herkes heyecanlı. Buca’ya bir coşku geldi. Keşke bu coşkuyu Bucaspor’un tüm maçlarına gösterebilsek. Bucaspor’umuz güçlü bir takım. Bu coşku, bu heves, bu istek Bucaspor’un bütün maçlarına gösterilirse emin olsunlar ki biz bu Süper Lige çıkma heyecanını tekrar yaşarız. İlk olarak Bucaspor’a güvenmek lazım. Bucaspor’un taraftarları var mı hem de fazlasıyla var. Herkes şu anda Galatasaray geliyor ve stat o yüzden dolacak dese de ben inanmıyorum. O gelenlerin içinde mutlaka bir Bucaspor sevgisi vardır. Dışarıdan gelenlere yorum yapmam ama Buca ilçesi içinde oturanların tamamı Bucaspor’u gerçekten sevdiklerine ben inanıyorum. Biz şu an Süper Ligde oynasaydık, emin olun ki şu an maça gelenlerin çoğu Bucaspor’u desteklemeye gelecekti. Çünkü biz Süper Ligde oynarken bu tarz maçlara alışmıştık. Bursaspor, Sivasspor, Gençlerbirliğ, Fenerbahçe ile oynadığımız zaman herkes Bucaspor için geliyordu. Bucaspor’un gücünü Fenerbahçe’ye, Galatrasaray’a ya da diğer bir Süper Lig takımına göstermek için geliyordu” dedi.

“3 KİŞİ YETİYORUZ”

Toplamda 3 kişilik bir ekipleri olduğunu söyleyen Erkan Şur, “Bu kadar büyük bir stadın sorumluluğunu 3 kişiyle aşıyoruz. Ekibimizde bulunan Kadir Kabaş ve Erkan Kabakçı’ya çok teşekkür ediyorum. Bu üç kişi Kaynaklar Tesisleri ile birlikte Yeni Buca Stadyumu’nun bütün işlerini hallediyoruz. Baktığınız zaman 3 kişi yetiyor mu diyecek olursanız evet çok şükür ki yetiyor. O konuda eksi kalmıyor. Ekip arkadaşlarımızda sağ olsun aynı benim gibi ne saati bilir, ne mesaiyi bilir. İş varsa vardır.  Sabaha kadar çalışmak gerekse de 10 gün üst üste çalışılması gerekse de çalışırlar. O konuda hiç tembellik etmezler. Bu işi en az benim kadar biliyorlar. Türkiye’nin her yerinde tek başına zemin yapabilecek donanıma sahiptirler” değerlendirmelerinde bulundu

“TANIK VE PİRİŞTİNA ŞANSIMIZ”

Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’nın saha zeminin iyi olması için çok büyük destekler verdiğini söyleyen Erkan Şur, “ Çok büyük destekleri var. Biz yıllarca eski bir makinayla çalışıyorduk. Levent başkandan yeni bir makine talep ettikten çok kısa bir süre içerisinde makinalarımızın tamamını yeniledik. Malzemeyle ilgili ne istediysek en iyisini temin etti. Sağ olsun bize hiçbir sıkıntı yaşatmadı. Bizim için en önemli olan şey ise onu bize güvenmesi oldu. Geçmişten bu yana yaptığımız çalışmalar neticesinde bize güvendi. Bizde onu mahcup etmemek adına alimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapıyoruz. Bunun dışında Spor Koordinatörümüz olan Esat Tanık’a da çok teşekkür ediyorum. Her daim yanımızdadır. Onunda spordan gelmesi bizim için en büyük avantajlardan bir tanesi oldu. Anlattıklarımızı çok rahat anlıyor. Bizi anlayanlar oldu mu bizde çok rahat bir şekilde bütün problemlerin üstesinden kolaylıkla geliyoruz. Ne gerekiyorsa fazlasını bizden daha çok başkana gidip söyleyerek, yardımcımız oluyor. Geçen yıl Kaynaklar’da bulunan tesislerimizin zeminleri dehşet bir durumdaydı. Levent Başkanımızın talimatıyla 20 gün gibi bir kısa zamanda çok güzel bir hale getirdik. Onu dışarıdan bir ekibe yaptırsan, çok büyük bir paraya mal olurdu. Levent Piriştina geldikten sonra tenis kortlarından yüzme faaliyetlerine spor alanında her şey düzeldi. Buna vesile olan ise Esat Tanık da Buca için büyük bir şans. Çünkü o geldikten sonra Buca’da spor anlamında, tesisleşme anlamında çok önemli şeyler oldu. Buca için de Esat Tanık ve Levent Piriştina da büyük bir şans olduğunu düşünüyorum” değerlendirmelerinde bulundu.

 “BÜYÜK YÜKTEN KURTARDIK”

Erkan Şur, “Bütün zeminler 3 yılda bir değişir. Bu standart bir doğa kanunudur ama bizim zeminimiz sahanın yapılışından bu yana aynı zemin. Hiç değişmedi. Bu da bakımla alakalı bir olay. Yenilemeye kalkarsan zemini aşağı yukarı 800 Bin TL ile 1 Milyon TL arası bir parayla bu işlemi gerçekleştirebilirsin. Zeminimiz buna rağmen sürekli ödüllere layık görüldü.  TSYD’den en iyi zemin ödülünü aldık. Çok az insan bilir zeminin 3 yılda bir değiştiğini ama gerçeği bu değişmek zorunda kalıyor. Biz bu şekilde Bucaspor’u büyük bir yükten kurtarıyoruz. 11 ya da 12.  sezonu oynuyoruz ve bu hesaba göre en az 3 kez değişmesi gerekiyordu. Bu da en aşağı 3 Buçuk Milyon TL ile 4 Milyon TL arası bir maliyet oluyor. Biz Süper Lige çıkacağımız zaman kutlamalar dolayısıyla saha halka açılmıştı. Bir sonraki sezona zemini değiştiririz gözüyle bakılıp, zemine binlerce insanın inmesine izin verilmişti ama değiştirilmedi. Biz o zemini bile bu hale getirmeyi başardık. Bundan daha ağırı ise yine biz Süper Lige yükseldiğimiz zaman sahanın 2. Katı yapılması için zemine kepçeler, kamyonetler, çimento tozları yani inşaata dair aklınıza neler gelebilecekse hepsi geldi ama yine de durumu toparlamayı başardık. Ben iddia ediyorum bu zemin Türkiye’de en iyi 3 zeminden bir tanesidir.  Beşiktaş’ın maçlarını oynadığı Vodafone Arena’nın zemini çok güzel deniliyor ama o zemin hibrit bir zemin. Hibrit ayrı bir dünya. Stadın zemininde altı plastik, üstü çim ama bizim zeminimiz tamamen doğal bir zemin” dedi.

“EVLATTAN DAHA ZOR”

Saha zeminin güzel olmasının sadece iklimle bağdaştırılamayacağını da söyleyen Erkan Şur, “Ben sadece iklimin etkili olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bu zemine kar da yağdı, don da tuttu. Hatta bir defasında Pazar günü bir maçımız vardı. Kar Perşembe günü yağmıştı. Sahanın tamamı karla kaplandı ve zemini don tutmuştu. Federasyon da bize yazı göndermişti, oynatabilecek misiniz diye sormuştu. Biz Pazar günü geldiğinde zemini o maçı oynatacak duruma getirmiştik. Hatta zeminin şu anki durumundan bile daha güzel olmuştu. Çim insan için evlat yetiştirmekten daha da ağır bir iştir. Her gün, her saat, her dakika ve hatta her saniyeni ayırmana gerek olabilir. Gecen gündüzün olmaz bu işte. Biz yazın bu zemine en aşağı 150-200 ton su vermek zorundayız. Küçücük bir noktayı kaçırma lüksümüz yok çünkü 24 saat geçmeden orası ölür. Sayın Buca Belediyesi Başkanımız Levent Piriştina sağ olsun, bizim en büyük destekçimizdir. Bu sene yaptığımız en güzel şey ne diye soracak olursanız, stadın zeminindeki çimlerin tohumunu Barcelona’nın Camp Nou Stadyumu’nda kullanılan tohumla aynı olmasıdır. İspanya’dan getirdik bu çimin tohumunu. Biz her sene zemini güçlendirme dediğimiz bir işlem var, onu yapıyoruz. Güçlendirme yapa yapa biz bu çimi o çime dönüştürdük. Vertidran, Vertikard, Delme, kumlama işlerimiz var. Her sene Nisan ve Ekim ayında bu işlemi yapıyoruz. Bunu da tahminen sezon ortası yapan tek ekip biziz. Toplamda 3 kişilik bir ekibimiz var”

“GECE GÜNDÜZ DEMEDEN”

Erkan Şur, “Stadyumlar zemin ve inşaat kısımları yani tribünler olmak üzere birbirinden ayrılır. Fakat herkesin gözü zemindedir. Federasyonun, basının, seyircilerin gördüğü, dikkat ettiği en önemli şey saha zeminidir. Zeminde en küçük bir hata olsun, basın hemen zemin kötü diye yazar. Fakat bugüne kadar bizim zeminimiz neredeyse hiç kötü diye yazılmadı. Sadece bir kez kötü yazıldı. O da biz sahayı bakıma almıştık, tarihler tutmayınca Karşıyaka kulübüne burada oynaması için maç verdiler ama zeminin bakıma alındığını bilmiyorlardı. Bakım esnasında iken biz Karşıyaka-Şanlıurfa maçını burada oynatmak zorunda kaldık. Basın da bizi 11 sene içerisinde sadece bir kez o gün zeminimiz kötü diye yazdı. Başka eski yeni fark etmez, Bucaspor’un stadyumunun zemini kötü diye başka bir yazı çıkmadı. Basın zaten genelde iyiyi yazmaz. Zemin kötü olduğu zaman haber olur. Olması gereken zaten budur. Bizde olması gerekeni yaptığımız için bizi yazmazlar. Şu an için kaç gündür İzmir’de Buca’da yağmur yağıyor ama zeminimizin ne kadar güzel olduğunu görebiliyorsunuz. Ben gecemi gündüzümü bu işe verdim. Bunu herkes biliyor. Gece saat 3’te de burada beni görebilirsiniz, sabah saat 5’te veya öğlen sıcağında da beni burada görebilirsiniz. Beni burada 7/24 görebilirsiniz. Zeminle alakalı bir şey varsa saati önemli değil her zaman işimiz yaparız. Fakat zemin saat ile alakalıdır. Bizim çalışma sistemimiz, saat, güneş ve iklim koşullarıyla alakalıdır. Örneğin yazın istesek de gündüz bir şey yapamayız. Gündüz sulama olmuyor yaz mevsiminde. Onun yerine yazın akşam sabaha kadar çalışıyoruz. Bir de burası 12 yıllık zemin ama Karşıyaka aşağı yukarı bir buçuk yıl burada oynadı, Göztepe bazı maçlarını burada yaptı, Altay keza bir süre burada oynadı. Stadımızın zemini bu maçları da atlattı. Bana Antalya zeminini örnek göstermişlerdi. Göztepe-Eskişehirspor final karşılaşmasında baktım ve hiç beğenmedim. Niye diye sorarsanız, kalıp kalıp kalkıyordu saha zeminleri. 2 yıllık zemindi bir de o zemin” şeklinde konuştu.

“TOPRAK AŞKI”

Mesleğe başlangıç hikayesini ve Yeni Buca Stadyumu Müdürlüğü görevine getiriliş sürecini de anlatan Erkan Şur, “Ben küçüklükten beridir çiftçilikten geliyor. Tarlalarda pamuk, arpa, buğday, eke eke öğrendim. Burada önemli olan nokta toprağı tanımak. Benim belki de en büyük avantajım o diyebilirim. Baktığın zaman toprağın ne ihtiyacı var? Azot mu, Sülfat mı gerekiyor. Neye ihtiyacı olduğunu az çok tahmin edebiliyorum. Eğitimini aldın mı diyecek olursanız hayır almadım. Çocukluktan beridir gelen bir toprak aşkı. Ben zaten Buca Belediyesinde çalışıyordum. Stat yapıldığı zaman, toprağa karşı olan becerimi az çok bilen Hatice Hanım isminde bir müdür yardımcımız vardı. Erkan oraya gitmek ister misin diye sordu. Senin en azından kendi işin ve oraya yararlı olabileceğini söyledi. Tamam dedim ve geldim. O tarihten bu tarihe Cemil Şeboy ile başladım, Ercan Tatı ile devam ettim, en son Levent Piriştina ile birlikte aynı görevi sürdürüyorum. Bir de zemine ben sizin baktığınız gibi bakmıyorum. Normalde saha zeminine bakanlar yeşil mi diye bakıyor, fakat yeşil olan boya da olabilir. Yonca da, yaban otta yeşil. Önemli olan her noktanın çim olması. Mesela saha zemini yonca, adam maç sabahı sıfırdan kesiyor. Yoncanın kökünü bırakıyor ve insanlara çim gibi geliyor ama üç gün sonra yonca 4 yaprak açıyor. Önemli olan çizgi alanları içinde stadın her noktasında çim olması gerekir” dedi.

“ÖDÜL ALDIK”

Süper Lig zamanında basının çok gelip, gittiğini fakat ilk defa bir röportaj yaptığını belirten Erkan Şur, “Konuşmama sebebim ise alışkın değilim. Her insan medyanın önünde rahat konuşamıyor. Utanıp, sıkılabiliyorsun. Sağ olsun bizi seven ve gazetelerine yazan muhabir arkadaşlarımız oluyordu ama biz hiçbir zaman olayın o tarafından olmadım, hep kendi işime baktım, kendi işime odaklandım. Bizim için önemli olan hep daha iyisini nasıl yakarız, nasıl elde ederiz o oldu. Birkaç sezon önce TSYD En iyi saha zemini ödülünü bize verdi.  Sağ olsun Levent Piriştina aldı ödülü bizlerin adına. TSYD’nin 4 takımdan oluşan bir turnuvası vardı. Saha bulamamışlardı.  Esat Bey aradı bizi, o ara saha da yatışta yani dinlendiriyorduk. Bize hazır olabilmemiz için 24 saat gibi kısa bir süre verdiler. Ekibimizle beraber, çalışmak suretiyle sabah saat 10.00’da her şeyi hazırladık. Geldiler ve 4 takım durmadan aynı gün içerisinde peşi sıra maçlarını oynadılar. Bu büyük bir başarı oldu. TSYD bu başarı ödülünü de Buca Belediyesi’ne verdi. Ampute Futbolu için de çok önemli hizmetler verdiklerini söyleyen Erkan Şur, son dönemde A Milli Ampute Takımının uluslararası arenada elde ettiği başarılara çok sevindiğini dile getirdi. Erkan Şur, “2009-2010 yıllarında ampute futbol oynayacak saha bulamazken biz burada ampute oynayanlara hizmet verdik. İki yıl boyunca üst tarafımızdaki sahada sırtımızda oturaklar taşıyarak, onlara hizmet verdik. Herhangi bir karşılık beklemedik. En sevindiğim nokta da onların başarılı olduğunu görmek oldu. Artık herkes onları tanıyor.

 

 

 

 

Diğer Haberler

Nefes kesen ralli

Nefes kesen ralli

Türkiye Ralli Şampiyonası’nın üçüncü ayağı olan NG Kütahya Seramik 28. Ege Ralli...

Atlı okçular yarışıyor

Atlı okçular yarışıyor

Atlı Okçuluk Türkiye Şampiyonası çeyrek final elemeleri Balıkesir’de gerçekleşti...

Final heyecanı

Final heyecanı

2018 FIFA Dünya Kupası finalinde Hırvatistan ile Fransa bugün TSİ 18.00’de karşı...

Beşiktaş iddiası

Beşiktaş iddiası

Bursaspor Teknik Direktörü Samet Aybaba’nın tekliflerin olduğunu doğrulayarak, “...

Kıran kırana güreştiler

Kıran kırana güreştiler

657. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde, başpehlivanlık ilk tur güreşleri tama...

Jorginho Chelsea’de

Jorginho Chelsea’de

Takımın başına Maurizio Sarri'yi getiren Chelsea, Sarri’nin eski takımı Napoli'n...