Hayatını engelli kızına adadı

Zihinsel engelli kızıyla birlikte vermiş olduğu mücadeleyi anlatan anne Sema Demirci, kızının rahatsızlığından yola çıkarak Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği’ni kurdu. Bir annenin engelli kızıyla hayat yolculuğundaki değişimleri birçok ebeveyne de umut ışığı oluyor

Hayatını engelli kızına adadı

SULTAN GÜMÜŞ / ÖZEL HABER

Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği Kurucu Başkanı Sema Demirci, zihinsel engelli kızı Müge’nin rahatsızlığından etkilenerek bu derneği kurdu. Demirci, tıpkı kızı gibi birçok özel insana yardım etmeyi ve ebeveynlere bilinçlenmeleri noktasında farkındalık yaratmayı hedefliyor. Bu zorlu yaşam mücadelesinde sevginin mucizesinden bahseden Demirci, “Çok yıprandım ancak pes etmedim. Bir ışık tutabilmek ve kıvılcım olabilmek adına elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim” dedi. Ailecek aldıkları eğitim sonrasında kızı Müge’de de olumlu gelişmeler olduğunu kaydeden Demirci, “Ne suç işledin de böyle bir kızın oldu” ya da “Kızın engelli ama hala giyinip süsleniyorsun” diyenlere inat, “Özel bir kızım olduğu için kendimi takdir ediyorum” ifadelerine yer verdi.

“KIZIMA ADADIM KENDİMİ”   

Seminerler düzenleyerek özel çocukları, derneğini ve kendi yolculuğunu elinden geldiğince anlatmaya çalışan Sema Demirci, şöyle konuşmaya başladı: “Ben bir terapist veya psikolog değilim. Sadece bir anneyim. Canım kızım Müge’ye genetik bir özel sendromun tanısı konulduğundan beri bilinçli ve mücadeleci bir anne olmaya başladım. 2004 yılında emekli olup aldığım eğitimler aracılığıyla da tamamen kızıma adadım kendimi. Kızımın yüklemiş olduğu misyonla yola çıkarak, engelli çocuklarımızın ve ailelerimizin yaşam kalitelerini daha fazla yukarı çekebilmek için, ebeveynlerin kendilerini suçlamamaları için, onları motive etmek adına Karşıyaka Akademi Zihinsel Engelliler Derneği’ni kurdum. Kızım bu derneği kurmamda inanılmaz bir rol oynadı. Çünkü benim ilham aldığım kişi kendisiydi. Sadece derneği kurarak değil, seminerler vererek de toplumsal farkındalığı oluşturmaya çalışıyorum.”

“NE GÜNAH İŞLEDİN DE BÖYLE OLDU”

Kızının engelli doğmasından ötürü kendisinin suçlandığına, “Ne günah işledin de böyle bir kızın oldu, kızın engelli ama hala giyinip süsleniyorsun” cümlelerini sık sık duyduğuna ve toplumda var olan bu gibi olumsuz kalıpların yıkılması gerektiğine değinen Demirci, “Bizler çoğu zaman yaşamış olduğumuz olumsuz olaylar için hep karşı tarafı suçlamayı ve eleştirmeyi öğrenmişiz ne yazık ki. Tıpkı kızımın engelli doğmasında benim suçlandığım gibi ya da işlediğim bir günaha bağlanması gibi. Kendimizi gerçek anlamda tanımak adına; içimize dönerek, kendi duygularımızı gözlemlemeye; o anımıza kadar edinmiş olduğumuz bilinçaltı kayıtlarımızı irdelemeye ihtiyaç ve gerek duymamışız hiç. Ebeveynlerimizden ve atalarımızdan bizlere sadece miras olarak mal, mülk kalmıyor. Hücresel hafıza kayıtlarıyla ve DNA aracılığıyla düşünce kalıpları da miras kalıyor. Ve bu kalıplar gerçekten çok can yakıcı olabiliyor” dedi.

“BEDENSEL VE RUHSAL ACI ÇEKTİM”

Kızı Müge’nin rahatsızlık sürecinde bedensel ve ruhsal olarak acı çektiğini aktaran Demirci, “Canım kızıma genetik bir özel sendromun tanısı konduğunda annemin bana ‘Kızım sen karıncayı bile incitmezsin, Müge’nin bu durumu acaba bizlerin işlediği bir günahın sonucu mu?’ diye olan yaklaşımı annemin nasıl kalıplar kopyaladığını gözler önüne seriyor. Annem öğretmen bir baba ve aydın bir aile tarafından yetiştirilmesine rağmen sadece aileden olmayıp, çevresel ve toplumsal kültürümüzden de kopyalanabilen bu olumsuz kalıpların hayatımızda ne kadar etkili olabildiğini gösteriyor. Bu kalıpları bana da geçirmesiyle; ajitasyon ve suçluluk duygusuyla, yıllarca canım kızımızı kendimin ve eşimin işlediğimiz bir günah ve ceza sonucuymuş gibi görmemize neden oldu. Hatta yeri geldi kendimi cezalandırmak adına kızımdan uzak durmaya çalıştım. Yaşadığım hayata bile güven duymamaya başladım” diye konuştu. Müge gibi özel bir çocuğa sahip olduğu için artık kendini ve eşini suçlamadığını aksine takdir ettiğini kaydeden Demirci, “Ama çok şükür ki herkese ve her şeye inat toparlandım. Ve başka insanlara umut olmaya çalıştım. Kızımın böyle olması bizim suçumuz değil. Çünkü o hasta ya da kötü bir insan değil. Aksine çok özel bir çocuk. Böyle bir özel çocuğa sahip olduğum için de kendimi takdir ediyorum” diye aktardı.

“CANIM KIZIMA…”

Kızı Müge’nin eskiye oranla daha iyi olduğunu söyleyen ve kendisine teşekkürlerini sunan anne Sema Demirci, şöyle ekledi: “Kızımdan dolayı geçmişte benim de yaşam hakkında korkularım, kaygılarım, endişelerim ve güvensizliğim vardı. Ancak şu an neredeyse hepsi gitmiş durumda. Şimdi geldiğim bu nokta da canım kızım Müge’ye; beni seçerek bana ve aileme öğretmenlik yaptığı için, bütün zorluklara rağmen öğrettiği koşulsuz sevgi için, beni silkeleyip farkındalık yarattığı için kendisine çok teşekkür ediyorum.” “Hiçbir karanlık, küçücük bir ışığa dahi direnemez” diyen Demirci, problem olarak görülen şeylerin aslında göremediğimiz bir çözüm olabildiğini belirtti. Demirci, “Kızım Müge, ilk günlere oranla daha iyi durumda. Bu gelişim elbette durduk yere yaşanmadı. Biz de, o da iyi bir eğitimden geçtik. Bu başkalarının çabasıyla değil, kendi çabamızla oldu. Bütün karanlıklar, bir kıvılcımla aydınlığa gebedir. Her insanın yüreğinin bir yerinde ışık vardır. Hem de pırıl pırıl. O ışığı herkeste yaratmak en büyük arzum. Mevlana, yeryüzünde her derdin çare olanaklarıyla doğduğunu söylemiş. Biz şanslıyız ki bu bir dert değil. Her ne kadar yığınla insan büyük bir derdimiz varmış gibi davransa da. Ama unutmayın ki özel çocuklara sahip olmak dert değil. İnsanların tıpkı bir zamanlar bana yaptıkları gibi sizi yıpratmalarına izin vermeyin. Ben kızımın sevgisi ve kızıma olan sevgimle yeni bir yola girdim. O yolda verdiğim mücadelenin de etkisiyle çok mutluyum” diyerek sözlerini tamamladı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Haberler

Savaşın enkazından  güneşin kadınlarına

Savaşın enkazından güneşin kadınlarına

Türkiye’deki yaşama adapte olmaya çalışan mülteci kadınlar, bir grup gönüllü tar...

Minik Hiranur yutkunursa ölecek

Minik Hiranur yutkunursa ölecek

Gaziantep'te yaşayan 1,5 yaşındaki minik Hiranur, yaşadığı talihsizliklerin ardı...

Çocuklarım okusun!

Çocuklarım okusun!

Down sendromlu kızları Irmak’ın ihtiyaçlarını karşılamak ve geçimlerini sağlamak...

İhtiyaç sahiplerine  ‘EL’ uzatıyorlar

İhtiyaç sahiplerine ‘EL’ uzatıyorlar

İzmir Enternasyonal Fuarı’na da katılan Robot El Derneği İzmir Grubu; parmağını,...

Engelsiz Efe

Engelsiz Efe

İzmir’de yaşayan 54 yaşındaki Osman Ertöz, 2 yaşında geçirdiği çocuk felci sonuc...

Amansız hastalığa yakalanan küçük Sevim günden güne eriyor

Amansız hastalığa yakalanan küçük Sevim günden güne eriyor

Gaziantep’te milyonda bir görülen metakromatik lökodistrofi (MLD) hastası olan 3...