Özgürlüğe pedal basıyorlar

İzmir’de farklı meslek gruplarından bir araya gelen bir grup bisikletseverler, denge becerilerini geliştirebilmek için otizmli çocuklara bisiklet eğitimi veriyor. Destek almadan özgürlüğe pedal basan otizmli çocuklar, aynı zamanda fotoğrafçılık ve halk oyunları eğitimleri de alıyor

Özgürlüğe pedal basıyorlar

E. ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

İzmirli bir grup bisikletsever, yaklaşık üç yıldır Konak İlçesi’ndeki Moris Bencuya Otistik Çocuklar Özel Eğitim Uygulama Merkezi’nde çocuklara bisiklet eğitimi veriyor. Az Bilinen Antik Kentler Bisiklet Turu gönüllüleri olarak daha önce köy çocuklarına bisiklet tedarik edilmesi, güvenli bisiklet sürüşü, gezici ücretsiz bisiklet atölyesi gibi sosyal sorumluluk projeleri de yürüttüklerini ifade eden proje koordinatörü Dr. Serhat Ferrahi Deyimli, otistik çocuklarda denge becerilerinin geliştirilmesinin önemli olduğunun bilinciyle bu projeye karar verdiklerini anlattı. Haftada bir gün bisiklet eğitimlerinin yanında otizmli çocuklar için fotoğraf ve dans eğitimleri de verdiklerini kaydeden Değimli, “Denge becerileri otizmli çocuklar için hayati önem taşıyor. Bir çocuğun oturması, kalkması, yemek yemesi gibi hayati işlevler, denge becerileri geliştirilerek belli noktaya taşınabiliyor. Öğrencilerimizi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda geliştirmek, farklı sanat ve spor dallarında eğitmek amacıyla gönüllülerimizle başlattığımız çalışmanın ilk sonuçları mükemmel” dedi.

BİLİMSEL EĞİTİM ALDILAR

Otistik çocuklarla eğitim verecek gönüllülerin, onlarla nasıl iletişim kurabilecekleri yönünde bilimsel destek aldığını belirten Değimli, trafiğe kapalı alanda verilen eğitimde önce bisiklet üzerinde durabilmeyi öğrettiklerini, sonra gidon kontrolü, pedal basma ve fren kullanımını gösterdiklerini kaydederek şunları dile getirdi: “Sağlıklı insanın sağlıksız insana, bedensel bütünlüğü olanın olmayana, genç ve üreten insanın üretemeyen insana karşı sorumluluğu olduğuna inanıyoruz. Yaptığımız bütün işler bu fikir üzerine kurulu. Daha önceleri köy çocuklarına bisiklet atölyeleri kurup çocukların bisikletlerini tamir ediyorduk. Ayrıca bisiklet eğitimi veriyorduk. Bazı köylere bisiklet dağıttığımız da oldu. Ressam bir hastam vardı. Otizmli çocuklar için bir dağcılık faaliyeti başlatacağını söyledi. Bizim bisiklet kulübümüz var, ‘Gelip çocuklara bisiklete binmeyi öğretelim’ dememle proje başladı.”

4 KİŞİDEN 100 KİŞİYE

Çocukların bisiklete heyecanla bindiğini görmekten duydukları memnuniyeti dile getiren Deyimli, “İki üç ay literatür taradık ama fazla bir bilgiye ulaşamadık. Kendimizi suya attık ve yüzmeyi suda öğrenmek istedik. İlk birkaç hafta biraz tedirgindik acaba yapabilecek miyiz diye. Kaygılıydık. Yavaş yavaş sahamızı ve metodumuzu şekillendirdik. Her çocuğun gelişimini takip ettik kayıt tuttuk. Önümüzdeki dönem bir kitap yayınlamayı düşünüyoruz. Otizmli çocuklarda bisiklet, fotoğrafçılık ve halk dansları konusunda belirli bir deneyimimiz var ve bunu kitapla paylaşmak istiyoruz. Literatürde daha önce böyle bir çalışma yok. Deneyimlerimizi paylaşmak istiyoruz. Gönüllü olarak Türkiye’nin her yerinden arkadaşlarımız gelip çalışmalara katılıyor. Bir aile oluşturmaya çalışıyoruz. Projeye 4 kişi ile başladık 3 senenin sonunda 100 kişiye ulaştık. Gönüllü ağımız giderek büyüyor. Bisiklet ile başladık ama her gelen gönüllümüz bir katkı koydu. Fotoğraf, halk dansları gibi…” dedi.

ÇOCUKLARIN DESTEĞE İHTİYACI VAR

Eğitim başladıktan sonra çocuklarla iletişimlerinin geliştiğini, çocukların ilgisinin her geçen gün arttığını söyleyen Değimli, “Okuldaki eğitimlerin yanı sıra bizler de gönüllüler olarak çocuklarla proje kapsamında bisiklet, fotoğraf ve halk dansları üzerine eğitimler veriyoruz. Otizm başlı başına zor bir konu. Öğretmenler yılgınlığa düşüyor, aileler yılgınlığa düşüyor ve yoruluyorlar. Biz haftada bir gün burada toplanıyoruz. Amacımız çocukların denge becerilerini geliştirebilmek. Fotoğraf ile başka bir gözle dünyaya bakmayı öğreniyorlar, bisiklet ile koordinasyon becerilerini geliştiriyorlar. Bu başka kapıları da açıyor. Bisiklet sürmeye başlamadan önceki halleri ile sürmeye başladıktan sonraki hallerini çok net ayırt edebiliyoruz. Çok büyük mesafe kat ediyorlar. Üç senedir bu çalışmaları yapıyoruz. Bu okulda daha zorlu otizmli çocuklarımız var. Bu bizim başarımızı daha görünür kılıyor. Bu çocukların daha fazla desteğe ihtiyacı var. 10 yaşından küçük öğrencilerimiz de var” diye konuştu.

MOTOR BECERİLERİNİ GELİŞTİRİYORLAR

Gönüllüler arasında yer alan 58 yaşındaki Yalçın Şivar’ın Manisa’da üç ortaklı bir fabrikası var. O haftanın belirli günleri iş hayatından uzaklaşarak yalnızca otizmli çocuklarla vakit geçiriyor. Şivar, “Hafta sonları düzenlenen bisikletli kültür turlarına katlıyorum. Çarşamba günlerini gönüllü olarak bu işe ayırdım. Otizmli çocuklarla şimdiye kadar hiç yakın temasta bulunmamıştım. Acaba nasıl bir eğitim alıyorlar merak ediyordum. Çocukluğumdan beri otizmli çocukların genelde eve hapsolduklarını düşünürdüm. İlk zamanlar ne yapacağımı pek kestiremedim ama sonra alıştım. Onlara yakın davrandıkça çok iyi anlaşmaya başladık. Onların yeni bir şeyler keşfettiğini görmek çok güzel bir duydu. Haftanın bir gününü iş hayatından uzaklaşıp tamamen çocuklara ayırıyorum. Önümüzdeki sezon da bu çalışmalara katkıda bulunmayı istiyorum” diye konuştu.

İKİ KEZ SAHNEYE ÇIKTIK

Uzun yıllardan beri halk oyunları ile ilgilenen Erdoğan Erten, proje kapsamında otizmli çocuklara folklor çalışmaları yürütüyor. Daha önce iki kere sahneye çıktıklarını kaydeden Erten, şunları söyledi: “Serhat arkadaşımızın önderliğinde bu işe gönül verdik. İki senedir burada çocuklarla çok iyi diyalog kurduk. Çoğu konuşamıyor ama onları anlayabiliyoruz. Bu işin içine girdikten sonra çıkamıyorsunuz. Çocuklar burada çok mutlu oluyorlar. Onları tanımak lazım. Sevgiyle yaklaşmak lazım. Birkaç kez çocuklarımızla sahneye çıktık.”

ÖZGÜVENLERİ ARTTI

Literatürde bir ilki gerçekleştirerek otizmli çocuklara bisiklet eğitimi verebilmek için özel pist hazırladıklarını ifade eden Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Aysel Ataş, “Bir ilki gerçekleştirdik ve otizmli çocuklara bisiklet eğitimi verebilmek için bir pist hazırladık. Çocukların denge becerisi kazanması için sadece bir omzundan tutuyorum. Çocuklar kendilerine güvenmesi için çok destek vermeden güvende hissetmesi çok önemli diye. Down sendromlu bir yeğenim vardı. Ona da bu şekilde öğretmiştim. Çocuklar harıl harıl bisiklet kullanmaya başladılar. Bu başarılarını gördüğümüz zaman ağlıyorduk. Bu bize çok büyük mutluluk veriyor. Her çocuk farklı. Kolay değil ama çok zevkli bir iş. Özgüvenleri çok arttı” dedi.

DESTEK ALMADAN BİSİKLETE BİNİYORLAR

Yaklaşık üç senedir gönüllü olarak bisiklet eğitimi verdiğini söyleyen Cem Tabanlı, “İlk zamanlar tedirgindik, ne olacağını bilmiyorduk. İlk defa böyle bir deneyim yaşıyorduk. Birtakım eğitimler aldık ve onlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrendik. Teorik ve pratik çok farklı. Yaşadıkça her çocuğun farklı şeylerden etkilendiğini görüyorsunuz. Zaman geçtikçe biz çocukları, çocuklar da bizi tanıdı. Aramızda güçlü bir bağ oluştu. Bağ oluştukça birbirimizi daha yakın hissetmeye başladık. Sorumluluk hissimiz daha da artmaya başladı. Üç senedir birbirimizden kopamayarak eğitimi sürdürmeye devam ettik. Otistik çocukların hayatı denge üzerine kurulu bir şey. Şu anda burada 7 yaşından 16 yaşına kadar çocuklar var. Bu çocuklar buradan mezun olup ayrıldıktan sonra hayatlarımı idame edebilmeleri için birtakım denge kabiliyetlerine sahip olması gerekiyor. Denge çocukların günlük hayatlarındaki hareketlerini etkileyen bir şey. Dolayısıyla biz bisikleti tercih ettik. Gitme ve özgürlük hissi de var. Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu artık destek almadan bisiklete binebiliyor” ifadelerini kullandı.

FOTOĞRAF GEZİLERİ YAPTIK

Otizmli çocuklara gönüllü olarak fotoğrafçılık eğitimi veren Hasan Barbarus, “Fotoğraf benim hobim. Aslen ticaretle ilgileniyorum. Çocuklar fotoğrafa çok ilgiliydi. Birlikte sokağa çıktık ve çekimler yaptık. Konak-Kemeraltı günlerce süren geziler yaptık. 6 öğrenci ile fotoğraf çalışması yaptık. Okuldan fotoğraf makinası desteği aldık. Birlikte bir nesne üzerine odaklandılar ve takım çalışması yaptılar. Kendi kullandıkları araçlarla dünyaya farklı bir gözden bakmayı öğrendiler. Benim için de bir ilk oldu otizmli çocuklarla çalışmak. Ben de onlardan birtakım şeyler öğrendim.”

ARTIK KENDİNE ZARAR VERMİYOR

Okul Müdürü Ercan Mermer, eğitimin otistik çocuklarda motor becerileri geliştirme adına büyük önem taşıdığını ifade etti. Yaşları 8 ile 17 arasında değişen öğrencilerin kendi dünyaları dışındaki insanlarla iletişim kurmasını sağlamak için bisikleti bir araç olarak gördüklerini kaydeden Mermer, “Bisiklet rehabilitasyonun bir parçası. Dünyada yunuslarla rehabilitasyon çalışmaları var. Biz bunu mekanik bir araçla yapmaya çalışıyoruz. Sürekli kendine zarar verme davranışı olan bir öğrencimiz vardı. Bunu önlemek için çalışıyorduk, hekim desteği alıyorduk. Bisiklet sporuyla kendine zarar verme davranışını unuttu. Çocuk bisikletle kendini ifade edebildi, kanıtlayabildi, bir şeyler başarabildi. Bunun için o davranışları mutlulukla, özgüvenle ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler

Mutlaka şehrimize kazandırılmalıdır

Mutlaka şehrimize kazandırılmalıdır

Körfez Geçiş Projesi için mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını eleştir...

Kesintisiz Engel

Kesintisiz Engel

Engeli bulunan okul çağındaki çocukların birçoğu, kayıt olacak okul bulamıyor. H...

Kemeraltı'nda çalışmalar ne zaman bitecek?

Kemeraltı'nda çalışmalar ne zaman bitecek?

Büyükşehir’in Kemeraltı’nda başlattığı, çarşıyı su baskınlarından koruyacak alty...

Tarıma tam destek

Tarıma tam destek

Mültecilerin iş gücü kalitesinin artırılmasını amaçlayan projenin toplantısına k...

Dünya denizlerini önce gezdi sonra yazdı

Dünya denizlerini önce gezdi sonra yazdı

Deniz tutkunu olan ve iş hayatına son verdikten sonra aldığı teknesiyle dünya de...

Müzikle terapi için kampta buluştular

Müzikle terapi için kampta buluştular

Zamanla geri plana itilen müzikle terapinin modern bilimsel yaklaşımlarla ele al...