avcılar inşaat
GÜLTEKİN GYO SÜR 07-05-208-10-07-2018 (2 AY)
MATBAA TANITIM
 
CHP İzmir’de liste depremi
Halisa Toprak

Anaokuluna Alışma Süreci

Halisa Toprak
halissaa@hotmail.com

 
14 Eylül 2017 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
 

Anaokuluna başlama süreci, bazı çocuklarda hızlıca tamamlanırken, bazı çocuklarda da çok zorlu olur. Her okula başlayan çocuk aynı tepkiyi göstermez. Anaokuluna başlayan çocukların zaman ve uzaklık kavramı tam oturmadığı için, ilk kaygıları bu yönde olur. Peki anne babalar olarak bu süreçte neler yapmalıyız ya da nelere dikkat etmeliyiz? Öncelikle çocuğa anaokuluna başlayacağını bir iki ay gibi uzun bir süre öncesinden söylememek gerekiyor. Bekleme kavramı olmayan çocuk bu süreci korkuya ve kaygıya dönüştürüyor. Hemen çocuğumuzla bir empati yapalım. Evimize ne kadar uzaklıktayım? Annem beni alacak mı? Bu çocukları tanımıyorum. İhtiyaçlarımı kime söyleyeceğim, yardım ederler mi? Ev kuralsız bir yerdi. Her şeyi kuralla yapacak olmak sıkıcı.

Çocuğumuz bu soruların cevaplarını yaşayarak öğreneceği için kaygıları da yüksek olmaktadır. İlk gün okulda 1–2 saat kalmak, annenin onu ne zaman alacağını saat üzerinden göstermesi, öğretmenle tanıştırıp, nasıl yardımlar isteyeceğini anlatması çıkacak sorunları azaltabilmektedir. Bu yüzden aylar öncesinden bu korkuları çocuğumuza yaşatmayalım. Tabiki okuldan oyunlardan öğretmenlerden bahsedelim. Ama gideceksin, mecbursun gibi dayatmalardan kaçınalım.

ADAPTASYON SÜRECİ

Daha önce okula gitmemiş bir çocuk için, bireysel farklılıklara uygun olarak alışma süreci farklılık gösterebilir. Ancak, bu durumun geçici olduğu düşünülerek, anne ve babanın kararlı bir tutum içinde olmaları gerekmektedir. Kaygıları da yüksek olmaktadır. Öncelikle anneler kaygılarını kesinlikle çocuklarından gizlemeli. Daha önce anaokuluna gitmiş çocuklarda, uzun tatil sonrasında okula dönüş güç olabilir ama, okul tanıdıkları bir yer olduğu için, burada yaşanan kaygı daha kısa sürede atlatılabilmektedir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocuğun anaokuluna gidip gelmesi sağlanmalı ve çocuğun evde kalmasına izin verilmemelidir.

Çocuğa ilgisiz olmak ya da aşırı derecede ilgi göstermek, çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimini geciktirmekle birlikte öğrenme ve uyum sorunlarını yaşamasını kaçınılmaz kılmaktadır.

İLK GÜNLER

Okul Öncesi Eğitim, çocuklarımızı ilköğretim hayatına hazırlayan önemli bir süreçtir. Küçük yaşta okul ortamı ile tanışan, yaşına uygun bilgileri öğrenen, sorumluluk bilincini kazanmış, paylaşmayı öğrenmiş çocukların ilköğretime daha rahat başladıkları, özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve okumaya daha hevesli olduğu bilinmektedir.

Okulun ilk günleri hem çocuklar, hem de aileler için zorludur. Bu nedenle okulun ilk 1. ayını alışma süreci olarak görmekte yarar vardır. Bu süreç içinde ailenin kararlı olması, kuruma ve eğitmenlere güven duyup, işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir. Anne baba olarak bu güveni çocuğumuza aşılamalıyız.

Okula başladığında çocuğun alışması gereken birçok konu vardır. Anne-babadan ayrılma; aslında çocuğun duygusal ve psikolojik olarak anne-babaya olan bağımlılığını yenebilmesidir. Yani okulda kendi yemeğini yemeyi, ayakkabısını giymeyi, kıyafetlerini değiştirmeyi, oynadığı oyuncağı kaldırmayı, tuvalete gitmesini, dişlerini fırçalamasını yapabilmesi gerekmektedir. Bu nedenle önce anne-baba olarak, çocuğunuzu evde bu sorumlulukları kendi başına yapabilmesi için teşvik etmelisiniz. Çünkü evde bunları anne-babadan isteyen çocuk, okulda da öğretmeninden ister. Ancak ilk günler öğretmenini tam olarak tanımadığı için çekinebilir. Bu da çocuğun kafasında şu soruların oluşup, okula gelmek istememesine neden olur:

‘Ya ayakkabımı giyemezsem?’ ‘ Ya yemeğimi yedirmezlerse aç kalırsam?’

‘Oyuncaklarla oynamama izin vermezlerse?’ ‘Ben, annem olmadan ne yaparım?’

Bu güvensizliği çocuklar dile getiremezler, bu nedenle sabahları huzursuzluk çıkarırlar. Bunu önlemek için önce çocuklarımıza, evde kendilerine yetmeyi öğretmemiz gerekir! Kendine yetebilen çocuk, okula geldiğinde, “Ben kimseye bağımlı değilim, kendi kendime yetebilirim, okul beni endişelendirecek bir yer değil” hissini yaşar.

Okul ortamı birçok derslikten, oyun odalarından ve tuvaletlerden, yemekhaneden, bahçeden oluşur. Çocuklar ilk aylarda tanımadıkları büyük bir ortamda kaybolmaktan korkabilir, okulu tanımadıkları için güvensiz hissedebilirler. Bunun için aileler çocuklarına, her fırsatta öğretmeninden bahsetmeli, öğretmeni ile ‘arkadaş’ olduklarını söylemelidir. Anne-babasının, öğretmeni ile arkadaş olduğunu duyan çocuk, ‘ demek ki öğretmen iyi birisi, ona güvenebilirim, o beni korur’ hissini yaşar. Zamanla çocuklar nerede, ne zaman oynayacaklarını, hangi odaya ne zaman gideceklerini öğrenirler ve bu kaygılar yok olur.

Çocuklar, aile içinde esnek kurallarla büyürler. Özellikle çok korunmuş, her istediği yapılmış, ağlayınca anne-babayı pes ettirmiş çocuklar doğal olarak her ortamda isteklerinin hemen karşılanmasını talep ederler. Okul ortamındaki düzenin kurulabilmesi için kurallara ihtiyaç vardır. Bu kurallar küçük öğrencilerimizi sıkmadan, onlara zorlama yapmadan öğretilir. Ancak çocuklarımızın bu kuralları içselleştirebilmesi için en az 1-2 aya ihtiyacı vardır. Bu dönemde çocuk yemek zamanı lego oynamak isteyebilir, buna izin verilmeyince de, okulun sıkıcı bir yer olduğunu düşünebilir. Bu nedenle aileler, okula başlayan çocuklarının artık büyümüş olduğunu bu nedenle, okuldaki gibi yemek zamanında yemek, oyun zamanında oyun oynaması, uyku zamanında uyuması gerektiğini öğretmelidir. Çocuğun düzenli bir hayata alışması, anne-babalar için de rahatlatıcı olacaktır.

Okul ortamına alışmada başka bir etken de, diğer çocuklardır. Bu kadar çok yaşıtı ile daha önce bir araya gelmemiş olan küçük öğrencimiz, kendisini korunmasız hissedebilir; çünkü diğer çocukları henüz tanımıyordur.

‘Bu çocuklar bana kötü davranır mı?’ ‘Oyuncağımı alırsa ne yapmalıyım?’

‘Kim bana daha uygun oyunlar oynuyor?’ ‘Onlarla nasıl arkadaş olacağım ki?’

Bu tip soruları olan çocuk, yine duygularını ifade edemediği için topluluk içinde sıkıntı yaşayabilir. Öğretmenine yapışabilir, ya da saldırgan davranabilir. Zaman içinde çocuklar, birbirlerini tanıyacaklar ve oyun arkadaşlarını seçeceklerdir. Paylaşmayı ve oyun kurmayı öğreneceklerdir. Buna yönelik evde çocuğunuza okuldaki arkadaşlarını anlatması için teşvik edebilir, sevdiği arkadaşlarına evde resim yaptırıp hediye ettirebilirsiniz.

Tüm bu etkenleri göz önüne alıp küçük çocuğumuzun okula başlamasında yaşadığı sıkıntıların aslında normal bir süreç olduğunu düşünüp okula devam etmesi için kararlı olmak gereklidir.

 
14 Eylül 2017 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Uzm. Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
Cem Yavuz
 
Ecz. Hakan Dinçarslan
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1647 - Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut'ta asılarak idam edilmişti.
1832 - Quebec'te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
1889 - Eyfel Kulesi'nin ilk asansörü halka açıldı.
1894 - Rusya'nın son çarı II. Nikola taç giydi.
1926 - Milli Mücadele'ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1938 - Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC)ilk oturumunu yaptı.
1938 - Atatürk, Ankara'dan son kez ayrıldı.
1946 - Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
1957 - Abant'ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
1963 - İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
1966 - Denizli' de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
1968 - Başbakan Süleyman Demirel, "düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir" dedi.
1970 - Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
1972 - ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
1982 - Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı Şerif Gören'in yönettiği 'Yol' filmi Cannes Film Festivali'nde büyük ödülü Costa Gavras'ın 'Kayıp' filmiyle paylaştı.
1983 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
1993 - Salman Rüşdi'nin 'Şeytan Ayetleri' kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
1997 - Susurluk'taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.
1999 - Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen türbanlı memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
2003 - Ukrayna Havayolları'na ait uçak, Trabzon'un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
2006 - 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:43
  • Güneş05:45
  • Öğlen13:19
  • İkindi17:13
  • Akşam20:33
  • Yatsı22:20
 
Anket
 
Süper Loto
24.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu061134404950
 
On Numara
21.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu01020406122428323341445153585965686973757678
 
Şans Topu
23.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu060910242712
 
Sayısal Loto
19.05.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu030405212434
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık