KALİTELİ BASKI SERİ ÜRETİM
Başarıya tek koluyla ulaştı
Halisa Toprak

Anaokuluna Alışma Süreci

Halisa Toprak
halissaa@hotmail.com

 
14 Eylül 2017 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
 

Anaokuluna başlama süreci, bazı çocuklarda hızlıca tamamlanırken, bazı çocuklarda da çok zorlu olur. Her okula başlayan çocuk aynı tepkiyi göstermez. Anaokuluna başlayan çocukların zaman ve uzaklık kavramı tam oturmadığı için, ilk kaygıları bu yönde olur. Peki anne babalar olarak bu süreçte neler yapmalıyız ya da nelere dikkat etmeliyiz? Öncelikle çocuğa anaokuluna başlayacağını bir iki ay gibi uzun bir süre öncesinden söylememek gerekiyor. Bekleme kavramı olmayan çocuk bu süreci korkuya ve kaygıya dönüştürüyor. Hemen çocuğumuzla bir empati yapalım. Evimize ne kadar uzaklıktayım? Annem beni alacak mı? Bu çocukları tanımıyorum. İhtiyaçlarımı kime söyleyeceğim, yardım ederler mi? Ev kuralsız bir yerdi. Her şeyi kuralla yapacak olmak sıkıcı.

Çocuğumuz bu soruların cevaplarını yaşayarak öğreneceği için kaygıları da yüksek olmaktadır. İlk gün okulda 1–2 saat kalmak, annenin onu ne zaman alacağını saat üzerinden göstermesi, öğretmenle tanıştırıp, nasıl yardımlar isteyeceğini anlatması çıkacak sorunları azaltabilmektedir. Bu yüzden aylar öncesinden bu korkuları çocuğumuza yaşatmayalım. Tabiki okuldan oyunlardan öğretmenlerden bahsedelim. Ama gideceksin, mecbursun gibi dayatmalardan kaçınalım.

ADAPTASYON SÜRECİ

Daha önce okula gitmemiş bir çocuk için, bireysel farklılıklara uygun olarak alışma süreci farklılık gösterebilir. Ancak, bu durumun geçici olduğu düşünülerek, anne ve babanın kararlı bir tutum içinde olmaları gerekmektedir. Kaygıları da yüksek olmaktadır. Öncelikle anneler kaygılarını kesinlikle çocuklarından gizlemeli. Daha önce anaokuluna gitmiş çocuklarda, uzun tatil sonrasında okula dönüş güç olabilir ama, okul tanıdıkları bir yer olduğu için, burada yaşanan kaygı daha kısa sürede atlatılabilmektedir. Taviz vermeden eski düzeni içinde çocuğun anaokuluna gidip gelmesi sağlanmalı ve çocuğun evde kalmasına izin verilmemelidir.

Çocuğa ilgisiz olmak ya da aşırı derecede ilgi göstermek, çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimini geciktirmekle birlikte öğrenme ve uyum sorunlarını yaşamasını kaçınılmaz kılmaktadır.

İLK GÜNLER

Okul Öncesi Eğitim, çocuklarımızı ilköğretim hayatına hazırlayan önemli bir süreçtir. Küçük yaşta okul ortamı ile tanışan, yaşına uygun bilgileri öğrenen, sorumluluk bilincini kazanmış, paylaşmayı öğrenmiş çocukların ilköğretime daha rahat başladıkları, özgüvenlerinin daha yüksek olduğu ve okumaya daha hevesli olduğu bilinmektedir.

Okulun ilk günleri hem çocuklar, hem de aileler için zorludur. Bu nedenle okulun ilk 1. ayını alışma süreci olarak görmekte yarar vardır. Bu süreç içinde ailenin kararlı olması, kuruma ve eğitmenlere güven duyup, işbirliği içinde hareket etmesi gerekmektedir. Anne baba olarak bu güveni çocuğumuza aşılamalıyız.

Okula başladığında çocuğun alışması gereken birçok konu vardır. Anne-babadan ayrılma; aslında çocuğun duygusal ve psikolojik olarak anne-babaya olan bağımlılığını yenebilmesidir. Yani okulda kendi yemeğini yemeyi, ayakkabısını giymeyi, kıyafetlerini değiştirmeyi, oynadığı oyuncağı kaldırmayı, tuvalete gitmesini, dişlerini fırçalamasını yapabilmesi gerekmektedir. Bu nedenle önce anne-baba olarak, çocuğunuzu evde bu sorumlulukları kendi başına yapabilmesi için teşvik etmelisiniz. Çünkü evde bunları anne-babadan isteyen çocuk, okulda da öğretmeninden ister. Ancak ilk günler öğretmenini tam olarak tanımadığı için çekinebilir. Bu da çocuğun kafasında şu soruların oluşup, okula gelmek istememesine neden olur:

‘Ya ayakkabımı giyemezsem?’ ‘ Ya yemeğimi yedirmezlerse aç kalırsam?’

‘Oyuncaklarla oynamama izin vermezlerse?’ ‘Ben, annem olmadan ne yaparım?’

Bu güvensizliği çocuklar dile getiremezler, bu nedenle sabahları huzursuzluk çıkarırlar. Bunu önlemek için önce çocuklarımıza, evde kendilerine yetmeyi öğretmemiz gerekir! Kendine yetebilen çocuk, okula geldiğinde, “Ben kimseye bağımlı değilim, kendi kendime yetebilirim, okul beni endişelendirecek bir yer değil” hissini yaşar.

Okul ortamı birçok derslikten, oyun odalarından ve tuvaletlerden, yemekhaneden, bahçeden oluşur. Çocuklar ilk aylarda tanımadıkları büyük bir ortamda kaybolmaktan korkabilir, okulu tanımadıkları için güvensiz hissedebilirler. Bunun için aileler çocuklarına, her fırsatta öğretmeninden bahsetmeli, öğretmeni ile ‘arkadaş’ olduklarını söylemelidir. Anne-babasının, öğretmeni ile arkadaş olduğunu duyan çocuk, ‘ demek ki öğretmen iyi birisi, ona güvenebilirim, o beni korur’ hissini yaşar. Zamanla çocuklar nerede, ne zaman oynayacaklarını, hangi odaya ne zaman gideceklerini öğrenirler ve bu kaygılar yok olur.

Çocuklar, aile içinde esnek kurallarla büyürler. Özellikle çok korunmuş, her istediği yapılmış, ağlayınca anne-babayı pes ettirmiş çocuklar doğal olarak her ortamda isteklerinin hemen karşılanmasını talep ederler. Okul ortamındaki düzenin kurulabilmesi için kurallara ihtiyaç vardır. Bu kurallar küçük öğrencilerimizi sıkmadan, onlara zorlama yapmadan öğretilir. Ancak çocuklarımızın bu kuralları içselleştirebilmesi için en az 1-2 aya ihtiyacı vardır. Bu dönemde çocuk yemek zamanı lego oynamak isteyebilir, buna izin verilmeyince de, okulun sıkıcı bir yer olduğunu düşünebilir. Bu nedenle aileler, okula başlayan çocuklarının artık büyümüş olduğunu bu nedenle, okuldaki gibi yemek zamanında yemek, oyun zamanında oyun oynaması, uyku zamanında uyuması gerektiğini öğretmelidir. Çocuğun düzenli bir hayata alışması, anne-babalar için de rahatlatıcı olacaktır.

Okul ortamına alışmada başka bir etken de, diğer çocuklardır. Bu kadar çok yaşıtı ile daha önce bir araya gelmemiş olan küçük öğrencimiz, kendisini korunmasız hissedebilir; çünkü diğer çocukları henüz tanımıyordur.

‘Bu çocuklar bana kötü davranır mı?’ ‘Oyuncağımı alırsa ne yapmalıyım?’

‘Kim bana daha uygun oyunlar oynuyor?’ ‘Onlarla nasıl arkadaş olacağım ki?’

Bu tip soruları olan çocuk, yine duygularını ifade edemediği için topluluk içinde sıkıntı yaşayabilir. Öğretmenine yapışabilir, ya da saldırgan davranabilir. Zaman içinde çocuklar, birbirlerini tanıyacaklar ve oyun arkadaşlarını seçeceklerdir. Paylaşmayı ve oyun kurmayı öğreneceklerdir. Buna yönelik evde çocuğunuza okuldaki arkadaşlarını anlatması için teşvik edebilir, sevdiği arkadaşlarına evde resim yaptırıp hediye ettirebilirsiniz.

Tüm bu etkenleri göz önüne alıp küçük çocuğumuzun okula başlamasında yaşadığı sıkıntıların aslında normal bir süreç olduğunu düşünüp okula devam etmesi için kararlı olmak gereklidir.

 
14 Eylül 2017 Perşembe 10:13 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Yrd.Doç.Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
 
Basın İlan Kurumu
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
5
4
1
0
13
2
Beşiktaş
5
4
1
0
13
3
Göztepe
5
3
1
1
10
4
Kayserispor
5
3
1
1
10
5
Başakşehir
5
3
1
1
10
6
Akhisarspor
5
3
1
1
10
7
Bursaspor
5
3
0
2
9
8
Fenerbahçe
5
2
2
1
8
9
Trabzonspor
5
2
2
1
8
10
Kasımpaşa
5
2
1
2
7
11
Sivasspor
5
2
0
3
6
12
Karabükspor
5
1
2
2
5
13
Malatyaspor
5
1
1
3
4
14
Alanyaspor
5
1
1
3
4
15
Konyaspor
5
1
0
4
3
16
Antalyaspor
5
0
3
2
3
17
Gençlerbirliği
5
0
1
4
1
18
Osmanlıspor
5
0
1
4
1
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1792 - Fransa'da cumhuriyet ilan edildi.
1903 - İtalo Marconi, kornet (cornet) dondurma külahının patentini aldı.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dedi.
1939 - Dikili ve çevresinde deprem: 100'den fazla kişi öldü. Dikili ve Karaburun tamamen yıkıldı.
1940 - Bakanlar Kurulu, İstanbul'da çıkan Le Journal d'Orient gazetesini yedi gün süreyle kapattı. Gazetenin resmi dış politikaya aykırı yayın yaptığı ileri sürüldü.
1943 - Ankara Fen Fakültesi kuruldu.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2002 - İsrail birliklerinin, militanları yakalama gerekçesiyle Gazze`de düzenlediği operasyon sırasında çıkan çatışmada 9 Filistinli öldü.
2002 - Almanya`da Başbakan Gerhard Schröder`in liderliğindeki Sosyal Demokratlar, genel seçimlerden birinci parti olarak çıktı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:14
  • Güneş06:52
  • Öğlen13:15
  • İkindi16:41
  • Akşam19:17
  • Yatsı20:43
 
Anket
 
Süper Loto
21.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu060809172538
 
On Numara
18.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu07091013141517182426273136373847485663676875
 
Şans Topu
20.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu101828303204
 
Sayısal Loto
16.09.2017 Tarihli Çekiliş Sonucu052036414546
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık