Yaşar Kırkpınar
GÜLTEKİN GYO SÜR 07-05-208-10-07-2018 (2 AY)
MATBAA TANITIM
 
İzmir İnce’yi eler, Erdoğan’ı seçer
Sultan Gümüş

Limit Yok

Sultan Gümüş
gumusultan@outlook.com

 
13 Mart 2018 Salı 09:39 
Yorum YapYazdır
 

İnsan beyninin gerçek kapasitesi nedir? Beynimizi bütün fonksiyonlarıyla kullanabiliyor muyuz? Şu an kullanmıyorsak, kullandığımız zaman neler yapabiliriz? Bu sorular uzun zamandır hem akademik, hem de geyik tartışmalarının ara ara gündeme gelen konularından birkaçıdır. Peki ya bir ‘hap’ olsa ve potansiyelinizi birden patlatsa, zekanızı artırsa ve olaylar karşısında verdiğiniz tepkileri değiştirse hayat o zaman nasıl olurdu? ‘Limit Yok’, tam da bu soruya cevap arayan bir film. Hem yazarlığını hem de yönetmenliğini yapan Neil Burger’ın filmografisinin en dikkat çeken filmi bence Limit Yok. Alan Gynn’in, ‘The Dark Fields’ isimli kitabından sinemaya aktarılan filmin senaryo uyarlamasını ise Leslie Dixon üstlenmiş. Kitabın çok ötesine geçemeyen ve kitabın yarattığı etkinin beklenmemesi gereken her uyarlamada olduğu gibi Limit Yok’ta da özellikle senaryo ve hikaye kurgusunda yetersizlikler oldukça dikkat çekiyor.

FİLM BAŞLASIN…

Eddie Morra hayatta dikiş tutturamamış, genç yaşta bir evlilik yapıp ayrılmış, tek başına yaşayan ve bir yayıneviyle kitap anlaşması olan ancak yazamayan bir yazardır. Hayatını yola koyamamasından ötürü sevgilisi tarafından da terk edildikten sonra amaçsızca yolda yürürken, eski eşinin kardeşi ile karşılaşır ve bir bara giderler. Biraz lafladıktan sonra önceden uyuşturucu satıcılığı yapan bu adamın yeni bir iş üzerinde olduğunu öğrenir. Adam, piyasa değeri 800 dolar olan bir hapı denemesi için Eddie’ye bırakır ve ortadan kaybolur. Eddie, oturduğu apartmana girerken, zaten berbat halde olan hayatının hapı içtiği zaman daha da kötüleşme ihtimali olmadığını düşünür ve hapı yutar. Dairesinin önünde ev sahibinin karısı durmaktadır ve kirayı almak için gelmiştir fakat bu Asyalı kadının pek de sevecen bir tavrı yoktur. Hap etkisini 30 saniyede gösterir ve Eddie için o andan itibaren hayat çok daha farklı bir doğrultuda devam eder. Konuşmaları ve yaklaşımıyla önce kirayı almaya gelen kadını sakinleştiren kahramanımız, daha sonrasında kadının hukuk ödevine yardım eder ve onunla beraber olur. Hapın etkisiyle büyülenen ve daha fazlasını isteyen Eddie, kayınbiraderinin evine gider ve daha fazla hap ister. Kahvaltı almak için evden ayrıldıktan sonra tekrar eve geldiğinde genç adamı koltuğunda öldürülmüş bir şekilde bulur. Ev de dağılmış bir haldedir. Gelenlerin bir şeyler aradıkları bellidir. Fakat bulabilmişler midir acaba? Cinayeti polise haber veren Eddie, onlar gelene kadar evi talan eder ve sonunda aradığını bulur. Bir torba hap ve biraz nakit para Eddie’nin yeni hayatının başlangıcında ona çok yardım edecektir. Bir türlü başlayamadığı kitabını 4-5 gün içinde bitiren Eddie, para kazanmak için borsa ve hisse senedi alım-satımlarıyla ilgilenmeye başlar. Hapın etkisiyle kimsenin göremediklerini görüp, kimsenin hissedemediklerini hisseden Eddie, kısa zamanda hem çok para kazanacak hem de iş dünyasının büyük isimleriyle tanışacaktır.

SORUNLAR BOY GÖSTERİYOR

Sorunlar ise bu süreçte yavaş yavaş kendini göstermeye başlayacaktır. Hem hapın yan etkileri, hem de hapa sahip olmak isteyen başkaları Eddie’nin ve kız arkadaşının hayatlarını tehlikeye atacak, güvenlik ve işleri yoluna koymak asıl mesele haline gelecektir. Hapı, sürekli kullandığınızda hafızasal boşluklar yaşanıyor ve zaman zaman bilinç kaybı ortaya çıkıyor. Hapı bıraktığınız zaman ise işler daha da kötü bir hale geliyor. Eddie’nin eski eşiyle buluştuğu sahne filmin kendi içinde, asıl derdiyle ilgili nadir güzel bölümlerinden biriydi. Kadın da kardeşi aracılığıyla NTZ denen bu haptan kullanmaya başlamış fakat bu durumdan rahatsız olarak bırakmaya karar vermiş. 2 yıldır hiç kullanmamış fakat hayat o günden sonra hiç bir zaman tekrar yoluna girememiş. Kadının kendi deyimiyle; “Bu ilacı kullanıp bırakanlar, sonrasında herhangi bir şeye 10 dakikadan fazla süre odaklanamıyorlar.”

BİRER KAYBEDENİZ

Sinemada, ‘kaybeden’lerin silkelenip kendilerine gelmelerini ve toparlanıp dünyaya, düzene, düşmana karşı mücadeleye girişmeleri genel olarak insanın hoşuna giden bir durum. Çünkü bugün birçoğumuz kahramanlıktan uzak, tek düze yaşamların farklı hallerini yaşıyoruz ve bir yerde hepimiz birer kaybedeniz. Limit Yok da sırtını bu değişime yaslıyor ve kendine itici güç olarak da bir hapı alıyor. Açılış sekansında ve filmin içinde arada gördüğümüz, arabaların içinden, insanların üstünden, mekanların duvarlarının arasından geçen zoom yapar gibi yapılan sinemasal geçişin oldukça güzel bir deneyim olduğunu söyleyebilirim. Onun dışında Eddie’nin hapın etkisindeki halinin ve hapı almadan önceki halinin yansıtılışları renk kullanımı açısından da oldukça dikkat çekiciydi. Limit Yok, çok fazla bir şey vaat etmese de insanın sınırlarının, yapabildiklerinin nereye kadar uzanabildiği hakkında fikirler yürütebileceğiniz güzel bir seyirlik olarak öne çıkıyor. Bu tarz bir hap çıkar mı piyasaya bilinmez fakat önemli olan da bu gibi şeyleri, hayatın güzelliklerini dışarıdan kimyasal almadan yakalayabilmek değil mi zaten? Bu sözde soru cümlesiyle sizleri yalnız bırakıp düşünmeye ve filmi izlemeye davet ediyorum. İyi seyirler.

 
13 Mart 2018 Salı 09:39 
Yorum YapYazdır
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
Doç.Dr. Nezir Akyeşilmen
 
Dr. M. Zeki Uyanık
 
Deniz Arslan
 
Neşe Yavuz
 
Ümit Yaşar Işıkhan
 
Erdal Erek
 
Abdulkahar Çaçur
 
Aylin Topaloğlu
 
Kevser Kurudan
 
Elif Yılmaz Pekçalışkan
 
Halisa Toprak
 
Halil Arslan
 
Aslı Şen
 
Dr. Mehmet Ali Noyan
 
Taner Uyanıker
 
M. Temel Koçaklar
 
İrfan Atıcı
 
Uzm.Dr. Bediha Salnur
 
Mekkiye Uludağ
 
Merve Tüzün
 
Mehmet Emin Değer
 
Özkan Pekçalışkan
 
Sevil Petrini
 
Abdulkadir Yıldız
 
Dr. Özlem Önen
 
Muhammet Tunç
 
Yusuf Çağırtekin
 
Sultan Gümüş
 
Adnan Avuka
 
Fulya Aybüke Fişengi
 
Op.Dr. Yusuf Demircan
 
Düzgün Yalçınkaya
 
Uzm. Dr. Mustafa Torun
 
Çağdaş Cantürk
 
Aysun Arslan Aydin
 
Cem Yavuz
 
Ecz. Hakan Dinçarslan
 
Cemal Durmaz
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
24
3
7
75
2
Fenerbahçe
34
21
9
4
72
3
Başakşehir
34
22
6
6
72
4
Beşiktaş
34
21
8
5
71
5
Trabzonspor
34
15
10
9
55
6
Göztepe
34
13
10
11
49
7
Sivasspor
34
14
7
13
49
8
Kasımpaşa
34
13
7
14
46
9
Kayserispor
34
12
8
14
44
10
Malatyaspor
34
11
10
13
43
11
Akhisar Bld.Spor
34
11
9
14
42
12
Alanyaspor
34
11
7
16
40
13
Bursaspor
34
11
6
17
39
14
Antalyaspor
34
10
8
16
38
15
Konyaspor
34
9
9
16
36
16
Osmanlıspor
34
8
9
17
33
17
Gençlerbirliği
34
8
9
17
33
18
Karabükspor
34
3
3
28
12
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
Tarihte Bugün
1633 - Galileo Galilei, engizisyon mahkemesinde dünyanın döndüğüne ilişkin tezini inkara zorlandı.
1788 - New Hampshire, ABD Anayasasını onaylayarak 9. Eyalet olarak birliğe katıldı.
1908 - Londra'da 200 bin kadın, seçme ve seçilme hakkı için yürüdü.
1927 - Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1934 - Türkiye'de Yahudilere karşı gerçekleştirilen Trakya Olayları başladı.
1934 - Soyadı Kanunu kabul edildi.
1940 - yılında devlet operası ilk temsilini verdi: mozart'tan "bastien ile bastienne".
1940 - II. Dünya Savaşı: Fransa, Almanya'ya teslim oldu.
1941 - Hitler geceleyin Sovyetler Birliğini işgale girişti.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Okinawa Muharebesi sona erdi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Oregon'da Columbia Nehri yakınlarında yüzeye çıkan bir Japon denizaltısı Fort Stevens askeri üssüne doğru 17 top atışı yaptı. Bu Japonların tüm savaş boyunca Amerikan anakarasına gerçekleştirdiği doğrudan birkaç saldırıdan biriydi.
1942 - 2. Dünya Savaşı: Tobruk, İtalyan ve Alman kuvvetlerinin eline geçti.
1946 - Türkiye Garanti Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1946 - Rize Çay Fabrikası'nın temeli atıldı.
1948 - "Manchester Baby" (SSEM) kod adlı bir program, bir bilgisayarın kendi elektronik hafızasında depolanarak oradan çalıştırılan ilk bilgisayar programı olma ünvanını kazandı.
1948 - Columbia Records plak şirketi, ilk Long Play (LP) müzik albümünün tanıtımını New York'ta Waldorf-Astoria Oteli'nde geçekleştirdi.
1976 - Rauf Denktaş, yeniden Kıbrıs Türk Federe Devleti Devlet Başkanlığı'na seçildi.
1982 - ABD Başkanı Ronald Reagan'a suikast teşebbüsünde bulunan John Hinckley, mahkeme tarafından akli dengesi yerinde olmadığı için suçsuz bulundu.
1987 - Mardin'in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde teröristler, 14'ü çocuk olmak üzere 23 kişiyi katletti.
1990 - İran'da 7.3 şiddetindeki depremde 50 bin kişi öldü.
2006 - Plüton'un yeni keşfedilen uydularına Nix ve Hydra adları verildi.
2008 - MEB `in hazırlamış olduğu 6. sınıf SBS(Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:31
  • Güneş05:41
  • Öğlen13:24
  • İkindi17:19
  • Akşam20:47
  • Yatsı22:39
 
Anket
 
Süper Loto
14.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu080911222643
 
On Numara
18.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu02031214151924263032363945515658616667697174
 
Şans Topu
20.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu040913212609
 
Sayısal Loto
16.06.2018 Tarihli Çekiliş Sonucu101522404145
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık