Hüseyin Demir

Altın Jenerasyon

Hüseyin Demir

h.demirr8@gmail.com

2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılma hakkı elde eden A Milli Futbol Takımı, tarihinin en iyi grup performansıyla, 2020 vizesini almayı başardı. Milli takım, çok genç ve dinamik bir kadroya sahip. Oyuncular saha içinde ve saha dışında ki tutum, davranışları ile alkış topluyor. Parlak ve gelecek vadeden, uzun süreli forma giyecek olan ay yıldızlı genç oyuncular sporcu karakteri, kişilikleri ve yaşam kültürü ile örnek bir sporcu profili oluşturuyorlar. Aynı dönemde yaşayan, ortak özelliklere sahip olan bireyleri kuşak (jenerasyon) diye tanımlayabiliriz. İnsanların beklentileri, davranışları, algıları, hayat felsefesi zamana göre değişmektedir. Her bir kuşak kendine özgü farklı özelliklere, alışkanlıklara sahiptir. Kuşak (Jenerasyon) kavramı, sosyoloji, iletişim ve psikoloji alanlarında farklı çalışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yaşanan toplumsal gelişmeler; dönem itibariyle politik, kültürel, sosyal değişimleri meydana getirmiştir. Jenerasyon kelimesi, (genaration) Fransızcadan dilimize geçmiştir.
Literatürde, jenerasyonu ifade ederken hep aynı yaş doğumlular diye tanımlama yapılır; fakat yaşanılan dönemde bir grup insan hayata bakış açıları ve yaşam biçimiyle kendileri bir gruba ait olarak tanımlıyorsa mesela ‘hippiler ’gibi kavram karmaşıklığa yol açabilir. Jenerasyonu sadece doğdukları tarihe göre değil, yaşam deneyim ve tecrübeleri, düşünceleri, algılarına göre sınıflandırmak için kullanılmaktadır. Jenerasyon, kuşak, yeni nesil gibi kavramları kullanırken neye göre? nasıl? Kullandığımız önemlidir.
Ay yıldızlılar, ülkemizin özlediği başarılara yavaş yavaş sahip olurken daha önceden neleri yanlış, eksik ya da hatalı yaptık, yapmadık gibi soruları da sormamız lazım. Spor medyası ve spor yazarları son zamanlarda milli takıma övgüler dizmektedir. Tecrübeli oyuncu Emre Belezoğlu da bir açıklamasında, ‘Bu çocuklar çok farklı. Önceki kadrolara hiç benzemiyor. Gördüğüm en saf ve en temiz milli takım’ ifadeleri geliyor. Peki, daha önce kurulan milli takım oyuncuları nasıldı? Kuşak, olarak daha farklı mı? Çatışma içerisinde yer alan yüksek egolara sahip, takım olgusunda olmayan sporcular mıydı? Neden daha önceden bu kadar kirliydi her şey şimdi temiz. Eski milli takım oyuncularında, altyapılara örnek olan kaç rol-model oyuncu çıktı acaba? Ya da bir rol model oyuncu oldu mu? Genelde yetiştirdiğimiz yetenekli, kaliteli oyuncuları para, şöhret makam ve mevki gibi hep magazinsel haberlerde görmekteydik.
Genç Türk oyuncuların gelişimi, yurt dışına transferleri sürekli artmaktadır. Daha akıllı, daha çok araştıran, daha özgüvenli bir nesil ile karşılaşıyoruz. Yurt dışına gitmek için kendini geliştiren, sürekli çalışan oyuncular oluyor. Genç oyuncular, maddiyattan ziyade inandıkları hayalleri ve idealleri doğrultusunda koşturuyor. Geçen hafta spor medyasında gördüğüm, ‘Şimdiki çocuklar harika’ adlı haberde milli takım oyuncularının yolculuklarda kitap okuduğunu, güncel olayları yakından takip ettiğini, en az bir yabancı dil bildiklerini yazmıştı. Aynı zamanda beyefendi duruşları ve söylemleri ile çok nazik oldukları anlatıldı, mesela görevlilerden bir şey istenilecek yapabilir misin? Gibi saygı içerisindeler. Bize bu durum şuan çok farklı geliyor, çünkü hep milli takım oyuncularını örnek davranışlar içerisinde rol model olan kişiler olarak görmedik. Şampiyonalarda başarılı olan takımlara baktığımızda hep alt yaş gruplarından beri birlikte oynayan, devamlılığı olan, takımın kimyasını oluşturan oyuncular mevcut. Belirli bir ‘altın jenerasyonu’ yakaladık; fakat devamlılığı sağlamak lazım. Devamlılık için de daha çok çalışmak daha iyisini arzulamak gerekiyor. Kadromuzda ki oyuncuların birçoğu genç, rekabet ortamında kulübün havasını yansıtmıyorlar. Milli takımda neden burada olduklarının farkındalar, hepsi yardımlaşma içerisinde hareket ediyor. Ülkemizde ki genç oyuncular genelde önemli, güçlü bir kulübe gittiklerinde daha iyi performans için çalışma gayretine sahip olmaz tembel davranır; fakat bu jenerasyon düzenli olarak bireysel antrenman yapan, çalışma tutkusunu kaybetmeyen bir takım. Göz kamaştıran, geleceği parlak, genç ve olgun davranan hayallerinin peşinde olan ‘altın jenerasyon’ ile herkes gururlanıyor, başarıları daim olsun.