Merve Nur Aslan Öz

Anlamlı Bir Dakika…

Merve Nur Aslan Öz

mervenuraslan90@gmail.com

İlkokul 4. Sınıfa gidiyordum galiba sene 2001. İlk ciddi olarak yazma deneyimimdi diyebilirim. Okulumuzda 10 Kasım ile ilgili kompozisyon yarışması vardı. 1-2 sayfalık bu kompozisyon yazım ilk ödülümü armağan ettirmişti bana. O zaman ki yaşım gereği benim için büyük bir olaydı bu. Boyumdan uzun olan mikrofondan beyaz yakalı, mavi önlüğüm ile sesim titreyerek koskocaman okula bir sürü öğrencinin önünde okumuştum o kompozisyonumu. Böylece benim için 10 Kasım o zamanlar duyguların sözcüklere kavuştuğu gün olmuş işte. O günden bugüne hep bir şeyler karalarım, nefes almaya devam ettikçe sanırım bunu yapmaya devam edeceğim.
10 Kasım her sene takvimin bu tarihi, saatin 9’u 5 geçeyi gösterdiğinde sirenlerin, kornaların etraftan değil de içimizden geldiğini zannedip olduğumuz yere saplanır kalırız. Aslında birde şu yönden düşünmeliyiz belki de, 10 Kasım ağıt ve ağlama günü müdür yoksa hatırlama günü müdür? Bu gün tüm dünyada eşi benzeri olmayan bir saate sahip olan gündür. Sonuçta dünyanın hiçbir yerinde hiçbir insan, yönetici, lider için zorlama olmadan sadece içinden geldiği için saygısından ve içten içe duyduğu sevgiden kaynaklı o saatte her şeyi bırakıp saygı duruşunda bulunmaz. Bu sevgiyi anlayamayan yada yaşayamayanlar yada böyle davranmayanlar hatta bunu fazla romantiklikle bağdaştırıp gerçekleştirmeyenler elbette mevcut ama yukarıda da belirttim ya bugün anlamını herkes kendine göre değerlendirebilir ağıt, ağlama günü yada hatırlama günü yada bu durum putları andıran bir ritüel diyerek hiç kabul etmeyen kişiler kendi tercihleridir deyip çokta toplumu ayrıştırma yönüne gidilmemelidir bence. Her ne olursa olsun benim gözümde her 10 Kasım günü aynı anda duran trafik, minibüslerden arabalardan inerek saygı duruşunda bulunan insan topluluğunu görünce ben içimin burkulmasına engel olamam. Bunu hisseden çokta fazla kişi olduğuna da inanıyorum. Bana göre bu romantik bir mecburiyet anı değil içten gelen bir histir. Atatürk’ün ölüm tarihi anıştan daha çok bir topluluğun aynı anda tek yürek oluşudur herkes aynı zamanda sevgi, saygı paylaşır durumdadır.
            Burada önemli olan Onun istikrarlı bir duruşa sahip, çok zeki, cesaretli, yok oluşun eşiğinde olan bir Milleti askeri zekâsıyla kurtarmış, bütün dünyanın saygınlığını kazanmış olan, hatta bu yola ilk çıktığında hakkında idam kararı verilmiş, 3. Ordu müfettişliği rütbesi elinden alınarak askerlik mesleğinden çıkartılmış olan ama bunların hiçbirinin onu yıldırmamış olmasını bilmektir. 10 Kasımda içimizdeki hüzün, gözlerden akan yaşların ayrı anlamı olduğunu aslında herkes biliyor. Hürriyetimizi borçlu olduğumuz bir liderin ebediyete göçtüğü gündür. Şimdi dimdik ayakta durabiliyor, ülke olarak ileriye gidebiliyor, birçok yerde öncü olabiliyorsak ve 10 Kasım’ı ulus olarak anabiliyorsak bu ilk olarak onun başarısıdır. Bu 1 dakikalık saygı duruşu içerisinde uçsuz bucaksız bir gurur, uçsuz bucaksız bir vatan sevgisi sığdırmaya çalışıyoruz, herkes o dakikada düşüncelerden havaya karışan bu duyguları soluyor aslında. Bazen durup düşünebilmek için belki de susmak gerekiyor.
            Vefatının 80. yıldönümünde Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile vatanımız uğruna fedakarca şehit ve gazi olan tüm kahramanlarımızı bir kez daha rahmetle, şükranla yad ediyorum.
Sağlıcakla…