Aysun Arslan Aydin

Anneyiz

Aysun Arslan Aydin

aysunarslanaydin@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Yaz Döneminde Çocuklarınızı İhmal Etmeyin - 22.07.2018

Çocukları Doğru Yöntemle Disipline Edelim - 19.07.2018

Bağırmayan Anne Olmak Mümkün - 17.07.2018

Çocuklarda Olumsuz Davranış Değişimleri - 15.07.2018

Çocuğumuza Karşı Sabır Taktikleri - 14.07.2018

Çocuğunuza Özel Anılar Biriktirin - 12.07.2018

Sıcak Havalardan Çocuklarımızı Koruyalım - 10.07.2018

Mutlu Çocukluk Yaşamak Neden Önemli - 08.07.2018

Mutlu Bir Birey Nasıl Yetiştirilir? - 07.07.2018

Anneyiz - 19.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-3 - 17.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-2 - 16.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-1 - 15.06.2018

Anneyiz - 12.06.2018

Anneyiz - 10.06.2018

Anneyiz - 09.06.2018

Anneyiz - 07.06.2018

Anneyiz - 05.06.2018

Anneyiz - 03.06.2018

Anneyiz - 02.06.2018

Çocuklarda Sıcak Havalarda Beslenme - 31.05.2018

Anneyiz - 29.05.2018

Anneyiz - 27.05.2018

Anneyiz - 26.05.2018

Anneyiz - 24.05.2018

Çocukları Ramazan’ın Güzelliklerinden Mahrum Bırakmayalım - 22.05.2018

Anneyiz - 19.05.2018

Anneler Günü’nüz Kutlu Olsun - 13.05.2018

Anneyiz - 12.05.2018

Anneyiz - 10.05.2018

Anneyiz - 08.05.2018

Anneyiz - 05.05.2018

Anneyiz - 03.05.2018

Anneyiz - 01.05.2018

Kreşe Giden Çocuğu Hastalıktan Nasıl Koruyabiliriz? - 29.04.2018

Çocuk Düşünülebilir mi? - 26.04.2018

Anneyiz - 24.04.2018

Çocuklara Paylaşma Duygusunu Aşılama - 22.04.2018

Anneyiz - 21.04.2018

Anneyiz - 17.04.2018

Çocuğunuzun Odası Nasıl Olmalı? - 15.04.2018

Anneyiz - 14.04.2018

Anneyiz - 12.04.2018

Anneyiz - 10.04.2018

Anneyiz - 07.04.2018

Anneyiz - 05.04.2018

Anneyiz - 03.04.2018

Ebeveynler Çocuklarına Küsemez - 01.04.2018

Anneyiz - 31.03.2018

Anneyiz - 29.03.2018

Anneyiz - 27.03.2018

Çocuklarda Erken Eğitim - 25.03.2018

Anneyiz - 24.03.2018

Çocuğumuzu Vurma Alışkanlığından Nasıl Vazgeçirebiliriz? - 22.03.2018

Anneyiz - 20.03.2018

Anneyiz - 17.03.2018

Anneyiz - 15.03.2018

Anneyiz - 13.03.2018

Bahar Alerjisi Kapıda - 12.03.2018

Anneyiz - 10.03.2018

Anneyiz - 08.03.2018

Anneyiz - 06.03.2018

Anneyiz - 03.03.2018

Anneyiz - 01.03.2018

Anneyiz - 27.02.2018

Mutlu Çocuk Yetiştirebiliriz - 25.02.2018

Anneyiz - 24.02.2018

Anneyiz - 22.02.2018

Anneyiz - 20.02.2018

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkileri-2 - 18.02.2018

Anneyiz - 15.02.2018

Anneyiz - 13.02.2018

Anneyiz - 09.02.2018

Anne ve Çocuk Arasında Güvenli Bağlanma-2 - 08.02.2018

Anneyiz - 06.02.2018

Anneyiz - 05.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-2 - 03.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-1 - 01.02.2018

Anneyiz - 30.01.2018

Anneyiz - 29.01.2018

Anneyiz - 27.01.2018

Anneyiz - 25.01.2018

Anneyiz - 23.01.2018

Erdemli Çocuk Yetiştirmek - 21.01.2018

Anneyiz - 20.01.2018

Anneyiz - 18.01.2018

Çocuklarda Uyku Düzeni - 16.01.2018

Çocuğunuz öfkeli ve saldırgan mı? - 14.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -2 - 13.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -1 - 11.01.2018

Gereğinden Fazla Oyuncak Zarar Verir - 09.01.2018

Sebze Meyve Sevmeyen Çocuklar İçin İp Uçları - 07.01.2018

Çocuğumuzun Yemek Seçmesini Nasıl Engelleyebiliriz? - 07.01.2018

Anneyiz - 06.01.2018

Anneyiz - 04.01.2018

Anneyiz - 02.01.2018

Çocuğunuz tehdit zehriyle zehirlemeyin - 31.12.2017

Anneyiz - 30.12.2017

Anneyiz - 28.12.2017

Anneyiz - 26.12.2017

Çocuğunuz İnatlaşarak Sizi Yoruyor mu? - 24.12.2017

Anneyiz - 23.12.2017

Anneyiz - 21.12.2017

Anneyiz - 19.12.2017

Bebeğiniz Geceleri Sık Sık Ağlıyor mu? - 17.12.2017

Anneyiz - 16.12.2017

Anneyiz - 14.12.2017

Anne bebek bağı - 12.12.2017

Bebeğimizi kışın nasıl giydirmeliyiz? - 10.12.2017

Anneyiz - 07.12.2017

Anneyiz - 05.12.2017

ANNEYİZ - 03.12.2017

Bir Katil Nasıl Yetiştirilir
Merhaba sevgili anne babalar. Tatil dönüşü enerji dolu, heyecanlı güzel konularla yeni bir döneme başlamayı hayal etmiştim. Ama maalesef gündemdeki iç acıtan kaçırılan çocuklar, öldürülen çocuklar ve hala kayıp olan çocuk haberleriyle daha işe başlamadan bu enerjimi kaybettim. Eylül’ü, Leyla’yı ve daha nice bebeğimizi, çocuğumuzu koruyamadık.
Bu ülkede, “kim bilir başına neler gelecek” diye umutsuzluk içinde kıvranan, kaygılan tek kişi ben değilim her halde. Haberler ve ayrıntılar o kadar üzücü ki bugüne kadar yazdığım köşelerim bile bir anda anlamını yitirdi. Minik canları acı içinde kaybetmek, onları koruyamamak… Birde geriye kalan anne, baba ve kardeşleri düşününce acımız daha da tarifsiz bir hal aldı. Gündemde bir taraftan çözüm için neler yapılabilir konuşulurken bir yandan da toplumun büyük kesiminde idam beklentisi var. Tabi doğal olarak insanlar bu acıyı intikamla bastırmak istiyor. Bir nebze olsun rahatlamak istiyorlar. Haklı da olabilirler. Ama ben bu konuyu biraz daha farklı açılardan ele alacağım. Daha öncede bu konuyu gündeme almıştım. Yazı dizisi halinde. Tekrar gibi olacak belki ama. Şu an başka bir konu konuşmak da anlamsız geliyor. Bizler ne kadar çocuklarımızı gözümüz gibi korusak da maalesef tehlike her yerde.
Dün kayıp üç çocuk haberi daha vardı ve öyle bir noktaya geldik ki sokakta gördüğüm her çocuğun anne ve babasına “çocuğunuza dikkat edin” diyesim var. Çocukları kaçıranlar, işkence edenler, tecavüz edenler acaba nasıl bir çocukluk geçirdiler? Bu tehlike için neler yapabiliriz nasıl önlemler alabiliriz konusu her yerde konuşuluyor. Ben birazda önümüzdeki yılları düşünerek konuya bakmak istedim. Bir insan nasıl bu kadar acımasız, merhametsiz ve gaddar olabiliyor. Bu katilleri de bir anne baba yetiştirdi sonuçta. Neyi eksik vermiş olabilirler.
Mutsuz, şiddet gören hamilelerin çocukları şiddete eğilimli olur. Çocuk şiddeti ailede öğrenir ve babanın anneye yaptığı ceza ve cefayı modelleyerek oyunlarındaki hayali kahramanları alt eder, tıpkı baba gibi vurur hırpalar. Çünkü kendisi için güç ve güven ifade eden baba bu şekilde davranmaktadır ve onun gözünde baba kusursuzdur. Bir süre sonra mahalleden şikayetler gelmeye başlar fakat baba için bu bir övünç kaynağıdır ve onu benim oğlum döver diye ödüllendirir. Baba çocuğunu hazırladığı sonun farkında değildir ve akranları arasında oğlumun dövemeyeceği yoktur diyerek çocuğun arkadaşına uyguladığı şiddeti ödüllendirmeye devam eder. Çocuk okula başladığında arkadaşlarını dövmekte, eşyalarını izinsiz almakta ve şiddeti bir güç göstergesi olarak kullanmaktadır. Ama aile öğretmenin tavsiyelerini dikkate alarak çocuğa empati ve adalet duygusu aşılamak yerine benim oğlumla kimse baş edemez diye övünmekte ve çocuğu adeta teşvik etmektedirler. Macera dolu bir okul hayatı geçiren genç, erken yaşta evlendiğinde, eşine uyguladığı şiddeti bir gurur vesile olarak görmekte. Eş ise kıt kanaat geçinmenin derdine düşmüş çocuklarına kol kanat germeye çalışmaktadır. Fakat onca yoksulluğun içinde geçen dramatik hayatı cani kocanın elinde sona erer ve o masum çocuğun ailede başlayan şiddet eğilimi cezaevinde biter. Fakat işin garip tarafı giderken adamın yüz ifadesinde bir pişmanlık belirtisi yoktur, çünkü ona göre erkek adam güçlü olur döver de söver de öldürür de. Çünkü o bunu öğrenmiştir ve bu davranışını savunurken ailenin diğer fertleri gözlerinde canlanır ve eğer öyle olmasaydı annem de dayak yemezdi diye düşünmeye başlar. Başkalarının günahı adam için bir ibret olacağına teselli olmuştur. Ve o küçük bebek artık büyümüş, bir katil olmuştur fakat bunun farkında dahi değildir. Şimdilik bu kadar. Sevgiyle kalın…