Hüseyin Demir

Antrenör Sorgulanabilir mi?

Hüseyin Demir

h.demirr8@gmail.com

Spor gündeminde bu hafta yoğun bir maç programını geride bıraktık. Temsilcilerimiz Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir; Avrupa maçlarında ikinci haftada henüz galibiyet ile tanışamadı. İstediğini elde edemeyen takımlarımız ülke puan sıralamasında Ukrayna (31.500), Hollanda (31.350) ve Avusturya (29.725) ile yarış içerisinde olan ülkemiz 30.600 puan ile 11. sırada yer alıyor. Avrupa liglerinde kötü başlayan temsilcilerimiz diğer haftalarda umarım daha iyi mücadele ederek galibiyetle tanışır ve istikrarlı bir şekilde hedeflerine ulaşır. Ayrıca bu hafta sporseverler basketbolda heyecanla beklenen Euroleague açılış maçlarını ve Dünya Atletizm Şampiyonası’yla Etnospor etkinliklerini takip etmektedir. Beşiktaş da belirsizlik süreci devam ediyor, tarihinin belki de en zor günlerini yaşıyor. Yeni sezon yeni hoca ve yeni transferler ile başlayan Beşiktaş’ta işler kötüye gidiyor. Başkan Fikret Orman’ın ayrılma kararı alması ardından olağanüstü genel kurulda yeniden aday olabilirim mesajı ve sonrasında gelen mağlubiyetler ile o ümidini de tekrardan kaybediyor. Ligde bu hafta Alanyaspor’a karşı aldıkları üç puan biraz moral olsa da yine işler tam yolunda ilerlemiyor.
Beşiktaş Teknik Direktörü Abdullah Avcı, Wolverhampton maçı sonrası önemli açıklamalarda bulundu. Antrenörlüğüm sorgulanamaz ifadesinde bulunan Avcı, spor medyasında haber başlıklarında sık sık gördüğümüz, “antrenörlüğüm sorgulanamaz performansım ve takımın performansı sorgulanabilir” sözü yer aldı. Sezona kötü başlayan Beşiktaş’ta Abdullah Avcı, maç sonrasındaki açıklaması spor gazetelerinde gündem konusu oldu. Evet Avcı’nın, antrenörlük geçmişine baktığımızda deneyimli ve tecrübeli bir antrenör basın açıklamasında 20 yıldır buraya çeşitli sınavlardan zorlu dönemlerden geldiğini söyleyen ve kademe kademe yükselerek tırnağımı kazıyarak buraya geldim diye açıklama yaptı. Bu açıklamaya mecbur kalan antrenör veyahut da bunu mecbur bıraktıran yönetim anlayışı ile antrenörün duygu yoğunluğun sonucu ortaya çıkan bir açıklamada olabilir. Neticede Beşiktaş gibi kulüpte antrenör olmak taraftarın beklentileri ve baskısı belki de Abdullah avcıya bu söylemde bulunmasında neden oldu.
 Antrenörlük mesleki anlamda yönetim, medya, taraftar toplum tarafından her zaman eleştirilen, sorgulanan ve zaman zaman da ağır itham ve hakaretlerde bulunabilecek bir meslek olmuştur. Esasında temel sorunun antrenörlüğün “değersizleştirme” ve “itibarsızlaştırma” olduğunu söyleyebiliriz. Elbette antrenörlük sorgulanabilir, eleştirilebilir fakat bunun dili ve üslubu daha ılımlı olmalıdır diye düşünüyorum. Toplum olarak spor da ve diğer alanlarda eleştirilerimiz her zaman doğrudan şahısları hedef haline getirdiğimiz için bütün sorumluluğu ve başarısızlığı o kişiye yükleyip işin içinden kurtulmasını biliyoruz. Bu yüzden eleştirilerimiz hiçbir zaman yapıcı olmuyor.
Neyse ki bu hafta ülke ve dünya spor gündeminden biraz kendimi soyutlayıp olan bitenlerden kısa süreliğine uzaklaşarak sinemanın büyüleyici etkisine bırakıyorum.
Toplumsal hafızamızda önemli bir kişi olan başarıları ve sporcu karakteriyle her zaman örnek olan Taçsız Kral Metin Oktay’ın izinde sinema salonunda dikkat ve heyecanla filmini izliyorum. Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde 1965 yapımı olan filmde yapımcılığını ertem eğilmez üstleniyor. Oyuncu kadrosunda kendisini canlandıran metin Oktay, gönül yazar, Ajda Pekkan ve Erol Taş gibi bir ekiple Metin Oktay’ın İzmir Damlacıkspor’dan Galatasaray’a uzanan başarı hikayesini çok güzel bir şekilde ele alınmış. Özellikle eski İzmir’in kent mimarisinde önemli yer tutan sembol yerlerini ayrı bir keyifle izledim. Metin Oktay, dar gelirli yoksul bir ailenin çocuğu olarak İzmir de doğuyor. Çocukluğu ve gençliği İzmir de geçen Metin Oktay hayali olan futbol tutkusunu ve arzusunu mahallede çalıştırdığı antrenörü Baba Murat (Erol Taş’ın canlandırdığı) karakteri ile azimli ve kararlı bir şekilde sürdürmektedir. Zor şartlar altında yaşadıkları için çırçır makinesi almak hayali hem de iyi bir futbolcu olmak için sürekli çalışıp idman yapıyor. Futbolumuzun beyefendisi Taçsız Kral Metin Oktay saha da ki oyunu ve saha dışında ki duruşu ile her zaman gönlümüze taht kurmuştur. Sinemadan çıktıktan sonra kendi kendime dedim iyi ki bu topraklardan bir Metin Oktay geçmiş, hafızalarda nezaketi ve zarafeti ile derin bir iz bırakmış. Saygıyla...