Uzm. Dr. Mustafa Torun

Askarit veya Yuvarlak Bağırsak Solucanı (ASKARİS)

Uzm. Dr. Mustafa Torun

mtorun3@mynet.com

Yazarın Diğer Yazıları

İleride Sorun Olabilecek Enfeksiyonlar  - 20.09.2018

Şarbon Niçin Gündemimizde? - 14.09.2018

Kızıl Niçin Önemli? - 06.09.2018

Kanser Oluşumu ve Enfeksiyon Etkenleri - 30.08.2018

Seyahatler ve Enfeksiyonlar - 26.08.2018

Kancalı Kurtlar - 19.08.2018

Su ile Bağlantılı Enfeksiyonlar (2) - 13.08.2018

Su İle Bağlantılı Enfeksiyonlar - 12.08.2018

İşle İlgili Hastalıklardan Ne Anlıyoruz? - 05.08.2018

Mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı - 29.07.2018

Hastane Enfeksiyonlarını Tanıyalım (2) - 23.07.2018

Hastane Enfeksiyonlarını Tanıyalım (1) - 22.07.2018

Gıda Güvenliğinden Ne Anlıyoruz? - 15.07.2018

Gonoreyi (Bel Soğukluğu) Tanıyalım - 08.07.2018

Giyardiyaz Nasıl Bir Enfeksiyondur? - 01.07.2018

İdrar yolu enfeksiyonları (İYE) - 24.06.2018

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Nasıl Baş Ederiz? - 18.06.2018

İdrar Yolları Enfeksiyonlarının Tanısı - 10.06.2018

SİFİLİZ (FRENGİ HASTALIĞI) - 03.06.2018

Ekonominin Çarpık Büyümesinin Enfeksiyon Hastalıklarına Etkisi - 27.05.2018

Seyahat’e Bağlı Gastroenteritler - 20.05.2018

Kist Hidatik veya Kist Hastalığı - 13.05.2018

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (2) Salgınlarda Mevsimlerin Rolü - 06.05.2018

Neden “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” Çok Ciddi Bir Enfeksiyondur? - 1 - 29.04.2018

Doktorların ve Sağlıkçıların Hasta ve Hasta Yakınları ile İlişkisi - 22.04.2018

Ateşle Birlikte Çocuklarda Deri Döküntüsü - 15.04.2018

Brusellozis: Süt Hastalığı veya Malta Humması - 08.04.2018

Doğru Beslenme İle Enfeksiyonları Önleme - 01.04.2018

SAÇ DERİSİNİN MANTAR ENFEKSİYONU (TİNEA CAPİTİS) - 25.03.2018

Tenya veya Şerit Enfeksiyonu - 18.03.2018

Amebiazis ve Amipli Dizanteri - 11.03.2018

Akut Karın Ağrısı Durumunda Ne Yapalım? - 04.03.2018

Ağrılı idrar yapmak neden önemli bir sorundur? - 18.02.2018

Erişkin Aşılamada Karşılaştığımız Sorunlar Nelerdir? - 11.02.2018

Sağlığın Toplumsallaşması ve Koruyucu Hekimlik - 04.02.2018

Besin Zehirlenmeleri-2 - 29.01.2018

Besin Zehirlenmeleri - 28.01.2018

Bilimsel Ağırlıklı Makale Yazımı - 21.01.2018

Verem (Tüberküloz) - 14.01.2018

Diyarbakır ilimizdeki HIV-AİDS sorunu - 07.01.2018

ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA YAPILAN HATALAR VE ÇÖZÜMLERİ - 31.12.2017

Ateş Şikayeti İle Başvuran Hastaya Yaklaşım - 24.12.2017

Akut Bronşit - 10.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? - 2 - 04.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? -1 - 03.12.2017

Akut Tonsillo Farenjit ( Boğaz Ve Bademcik İltihabı) - 26.11.2017

Türkiyede Gazetecilerin Karşılaştığı Enfeksiyonlar - 19.11.2017

Yorgun olmayan kişi var mı? - 12.11.2017

Ağız Hijyeni - 05.11.2017

Topluma El Yıkama Alışkanlığını Nasıl Kazandırabiliriz? - 22.10.2017

Antibiyotik Kullanım İlkelerimiz Neler Olmalıdır? - 15.10.2017

Boğaz Ağrısını Basit Görmeyin - 08.10.2017

Kuduz Şüpheli Isırıklar - 01.10.2017

Daha önceki yazılarımda da vurguladığım gibi ülkemizin sağlık konusunda en önemli açmazı “Koruyucu Hekimlik” ilkelerinin yerine getirilmeyip, daha pahalı ve sorunu çözemeyen “Tedavi Hekimlik” uygulamalarının ön plana alınıp cazip hale getirilmesi, halkın yararına olmayan piyasa kurallarına bağlı sağlık sisteminin yürürlükte olmasıdır. Bugünkü yazımda sizlere özellikle geri kalmış ülkeler ile ülkemizde sık görülen, hemen hemen her yaştaki kişiyi etkileyen bağırsağın yuvarlak solucanı olarak anımsadığımız “ASKARİT veya ASKARİS” diye bilinen asalaktan bahsedeceğiz. Genellikle nemli ve sıcak iklimlerde yaşamasına rağmen, ılıman iklimler dede yaşamını sürdüren bu parazit, ülkemizde kıl kurdundan sonra en sık gözlenen yuvarlak solucandır. Dişi ve erkek formları ayrı olup, dişisi 20-35 cm, erkeği 15-30 cm büyüklüğündedir. Genellikle gri beyaz veya kırmızı renktedir. Şimdi bu solucan ve yaptığı hastalığı ana başlıklar halinde tartışalım.

Askaritin esas konakçısı ve görüldüğü canlılar:

Asıl konakçısı insan olup; maymun, domuz ve sincapta da yaşar.

İnsanlara bulaş şekli ile yaşam süreci:

Döllenmiş solucan yumurtasını içeren kirli topraktan ağız yolu ile insanlara bulaş olur.

Ağızdan alınan yumurtalar mide ve oniki parmak bağırsağı duvarında açılıp, yumurtadan çıkan kurtçuklar bağırsak duvarına yapışırlar. Buradan karaciğer ve dolaşım sistemi ile sağ kalbe, akciğere, yemek borusu ve boğaza varıp tekrar yutulurlar. Yutulan bu kurtçuklar ince bağırsağa gelip yerleşirler. Erişkin dişi şekline geçinceye kadar geçen süre 2-3 aydır. Askarisin toplam yaşam süresi ortalama bir iki yıldır.

Döllenmiş yumurtaların topraktaki yaşam süreci:                      

Yumurtalar toprakta nemli koşullarda 30 derecede 14 gün, 17 derece ve üstünde bir buçuk ay içinde bulaşıcı hale gelirler. 15,5 derece altı ve 38 derece üstünde yumurtaların yaşamı süremez. Döllenmiş yumurtalar toprakta uygun koşullarda uzun süre (yıllarca bile) yasayabilirler. 

Askariti olan kişilerde gözlenen bulgular:

Kişinin yaşı, altta başka hastalığı olup olmadığı, alınan solucan sayısı, bu solucanın bulunduğu organa göre bulguları değişir. Genellikle karnın üst kısmında devamlı bir ağrı vardır. Bulantı, nadir de olsa kusma buna eşlik edebilir. Kaşıntı, öksürük, astma, uykusuzluk, cilt döküntüleri, ciltte solukluk, iştahsızlık, sindirim bozuklukları, kabızlık ve ishal gözlenebilir. Diş gıcırdatma, ağızdan salya akması, yastık ıslatma ve burunda kaşıntı gibi bulgular saptanabilir. Solucan seyrek de olsa ağızdan, burundan ve makattan çıkabilir.      

Tanıyı nasıl koyalım?

İyi bir öykü (Karın ağrısı, şişlik, karında gocurtu, ağızda sulanma, çocukda gelişme geriliği, iştahsızlık, kaşıntı v.b..) ve fizik muayene ile enaz 3 defa sabah dışkısının parazitolojik incelenmesi yapılarak tanı konabilir.

Askaritin tedavisi ve korunma yolları:

Mebendazol 2x100 mg 3 gün veya tek doz 500 mg ya da bugün için tek doz albendazol 400 mg verilebilir. Diğer tedaviler Levamizole 120-150 mg, piperazin başlangıçta 150 mg/kg daha sonra 3 gün 65 mg/kg şeklinde erişkinlerde önerebiliriz. Aile fertlerinin parazit yönünden taranması, onların da tedavisi son derece önemlidir. Bulaş yolları hakkında eğitim vermek, çevre temizliği, tuvalet ve el yıkama eğitimi şarttır. Burada da “Koruyucu Hekimlik” karşımıza çıkmaktadır. Her zamanki ilkemizi anımsayalım. “Korunma her zaman tedaviden üstündür”.

Sonuç ve Yorum: Ülkelerin gelişmişliğinin bir ölçütü de “enfeksiyon hastalıkları ile baş etmesindeki aşamadır”. Maalesef ülkemizde çok sık görülen bağırsak paraziter hastalıklarından biri olan “ASKARİAZİS” her yıl ekonominin yanında hastalık bazında önemli kayıplara yol açmaktadır. Askarit tanısı konana kadar yığınla test yapılmakta, mide bağırsak sistemine ait değişik hastalık tanısı konarak iş güç, zaman ve parasal kayıplar olmaktadır. Koruyucu hekimliği ön plana alan (Hijyen, eğitim, sağlıklı beslenme içme ve kullanma sularının temiz olması vb.) bir yapılanmaya giderek bu sorunu da en aza indirebiliriz.