Elif Yılmaz Pekçalışkan

Başka Boyutlarda Algılama

Elif Yılmaz Pekçalışkan

elifyilmaz@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Rakamlarla Girişimcilik Ekosistemi - 18.09.2018

Girişimciler Neden Başarısız Oldu? - 2 - 12.09.2018

Girişimciler Neden Başarısız Oldu? - 11.09.2018

Mıknatıslar; İnsan ve Dünya Üzerindeki Etkileri - 19.06.2017

Mikrodalga Fırın Kullanmalı mıyım? - 11.06.2017

İlk İş Deneyimleri - 23.04.2017

Keşifler Üzerine - 19.03.2017

Sağlığımız için bunlara dikkat edelim - 12.03.2017

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarımız - 26.02.2017

Doğal Taşlar ile Tedavi - 19.02.2017

Başarıya Koştular - 12.02.2017

Bilime Gönül Vermişlerdi - 05.02.2017

Uçtum, çünkü… - 22.01.2017

Mucize İlaçlar - 4 (Tarçın) - 15.01.2017

Mucize İlaçlar-3 (Yenibahar) - 08.01.2017

ELİF YILMAZ Mucize İlaçlar- 2 (ZENCEFİL) - 01.01.2017

Mucize ilaçlar- 1 (ZERDEÇAL) - 25.12.2016

- 25.12.2016

Sevginin Bilimsel Karşılığı ve Sevginin Gücü - 18.12.2016

Neden Zeytinyağı: Zeytinyağının Eşsiz Özellikleri ve Yapısı - 11.12.2016

Eğitim ve İşgücü; Başarı - 23.10.2016

İşimi En İyi Yapan Ben Olmalıyım - 16.10.2016

Kristal Elma ve Aziz Sancar - 09.10.2016

Excimer Lazer Teknolojisi ile Göz Ameliyatı - 02.10.2016

Gelmek İstediklerimiz ve ‘Neden’ Gelemediklerimiz… - 18.09.2016

Renkli Noktalar; Quantum Dot - 11.09.2016

Robot Değil; Yapay Zeka - 04.09.2016

Gelişen Teknoloji ve Getirdikleri - 28.08.2016

Giyilebilir Teknolojiler - 21.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Jeo-Termal Enerji) - 14.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Rüzgâr Enerjisi) - 07.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Güneş Pilleri ve Güneş Enerjisi) - 31.07.2016

Tercih Zamanı - 24.07.2016

Siz Devam Edin Bayım… - 17.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-3 (YAKUT) - 10.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-2 (Akik Taşı) - 03.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık -1 (Kehribar Taşı) - 26.06.2016

Sessiz Alfabe - 19.06.2016

Maria Montessori’nin Eğitime Bakışı: Montessori Okulları - 12.06.2016

3D Yazıcılar - 05.06.2016

Patch Adams - 29.05.2016

Küçük Bir Sır - 22.05.2016

Başarıya Koşanlar -3 (Vehbi Koç) - 15.05.2016

Başarıya Koşanlar -2 (Sakıp Sabancı) - 08.05.2016

Başarıya Koşanlar-1 (Kadir Has) - 01.05.2016

Bilime Gönül Verenler- 5 (Feza Gürsey) - 24.04.2016

Bilime Gönül Verenler-4 (Oktay Sinanoğlu) - 17.04.2016

Bilime Gönül Verenler- 3 (Remziye Hisar) - 10.04.2016

Bilime Gönül Verenler -2 (Ali Rıza Berkem) - 03.04.2016

Bilime Gönül Verenler -1 - 27.03.2016

Biyosensör ile Tedavi - 20.03.2016

Suyun  Kimyası - 13.03.2016

2016’da Bilim ve Teknoloji - 06.03.2016

Diş Bakımı ve Hijyen - 28.02.2016

Biriktirin Çevremiz Yeşillensin - 14.02.2016

İletişim ve Fiber Optik - 31.01.2016

Neden Kök Hücre Tedavisi - 17.01.2016

İmmün sistem ve yapay organlar - 10.01.2016

Yanmaz Kumaşlar - 03.01.2016

2015’ te Bilim ve Teknoloji - 27.12.2015

Uzman Sistemler - 20.12.2015

Dijital Hastaneler - 13.12.2015

Kimya Eşittir… - 06.12.2015

İlaç ve Eczacılık - 29.11.2015

Dirençli Bakteriler - 22.11.2015

Kim Bilebilir... - 15.11.2015

Sen De Sor - 08.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Bağlı Beyinler - 26.10.2015

Vazgeçme - 18.10.2015

TEKNOLOJİK KURTARICI - 12.10.2015

Tesadüfen Oldu... - 05.10.2015

Annem de okusun (!) - 27.09.2015

DOĞANIN BİLİME YANSIMASI - 13.09.2015

Daha önce nerede yaşadığınızı hatırlıyor musunuz? Yaşadığınız tek bir yer yoktur belki de. Peki, gelecekte gittiğimiz yerler… Aynı anda birçok yerde nasıl yaşayabiliriz? Dejavudan halüsinasyondan ya da reenkarnasyondan bahsetmiyorum. Bunların hepsinin bilimsel bir açıklaması var. Birçok bilim kurgu filmlerinde bahsedilmiş bir konu. Bilim adamlarının teoriler ortaya atarak kanıtlamaya çalıştığı bir konu. Geçmiş, gelecek ve şimdinin aynı zamanda var olduğuna inandıran bir konu. Aklın sınırlayın zorlayan, araştırmaya başlayınca işin içinden çıkılamayan bir konu… Yorumları size bırakıp heyecanla konuya geçiyorum.

Biliyorsunuz ki tek bir evrende yaşamadığımız  bilim adamları tarafından uzun süredir tartışılıyor. Birçok evrenin varlığını algılayabilmek için başka bir boyutta yaşamın mümkün olabileceğine inanmak gerekiyor. Şuanda yaşadığımız evren üç boyutlu bir evren. Yani etrafımızdaki cisimlerin aynı anda boyunu, genişliğini ve derinliğini görebiliyoruz. Diğer boyutlar mümkün olsa da insanın göremediği şeyden bahsetmesi ve göremediği şeyi algılaması oldukça güç. Varlığı sadece bilimsel olarak tartışılmakta ve teorilerle desteklenmektedir. Başka boyutlarda başka evrenlerin olduğunun varsayımı bile merak uyandırıcı. Diğer boyutlarda ne değişiyor ki farklı bir evren ortaya çıkıyor? Çok çılgınca bir fikir. Ama bu fikri ortaya atan kişi Einstein ise hiç de şaşılacak bir durum yok. Einstein bu teorisini açıklarken çoklu anlamına gelen paralel evrenler tanımlamasını kullanmış. Einstein’a göre üçüncü boyuttan dördüncü boyuta geçişte çok şey değişiyor. Bunlardan en önemlisi de zaman. Zaman değiştiğinde geçmiş, gelecek ve şimdi kavramları önem kazanıyor. Bu kavramlar değişince başka bir boyutta geleceği yaşama ihtimali artıyor. Ya da geçmişi. Yani diğer evrenlerde farklı zaman dilimlerinde yaşıyoruz. Hatta bu evrenler uzayda bize sadece milimetrik uzaklıkta. O yaşadığımız evrenlerde, gördüğümüz insanlar, gezdiğimiz yerler, yediğimiz içtiğimiz şeyler, her şey farklı. Bu diğer boyutlarda zaman müthiş bir önem kazanıyor. Zamanın akış şekli değişiyor. Orada saniyeden yada dakikadan bahsetmek oldukça zor. Her şey olağanca hızlılıkla akıp geçiyor. Geçmiş, gelecek ve şimdiye öncülük ediyor. Zaman bu kadar hızlı ilerliyorsa insanın birçok paralel evreninden bahsetmekte çok zor olmasa gerek. Şuan hatırlamadığımız yerlerde yaşıyor olma ihtimalimiz çok fazla. Ve bu ihtimal sadece basit bir varsayım değil. Benim paralel evrenim yok demeyin. Çünkü kararsızlıklarınız size yeni bir evren olarak geri dönüyor. Basitçe; eğer önünüzde üç seçenek varsa  ve siz birinci yolu tercih ediyorsanız diğer tercihler kafanızda yeni bir paralel evren oluşturuyor. Ve sizin acabalardan ya da yol ayrımlarından oluşturduğunuz ‘ben’ iniz paralel bir evreninizde yaşıyor. Bu harika değil mi sizce de? Yapmak isteyip de yapamadığımız şeyi belki başka evrende yapıyor olabiliriz. İlk defa tanıştığınız bir insanı ‘daha önce görmüştüm ama nerde?’ diye hatırlamaya çalışıyorsanız cevabı artık basit.

Akıldaki her soruyu cevaplamakta bilim yetersiz kalıyor. Bilinemeyen, cevabı olmayan şeyler var. Belki on yıl ya da yüz yıl sonra ama bu teoriler ispatlandığı vakit çok şeyin değişeceği açıkça ortada.