Taner Uyanıker

Beşiktaş’a neler oluyor?

Taner Uyanıker

taner_uynkr@hotmail.com

Son yılların Avrupa’da en başarılı Türk takımı olarak göze çarpan Beşiktaş, bu sene itibariyle bu kulvarda eski günlerini aratır hale geldi. Genk karşısında alınan 4 gollü mağlubiyet geçen yıl Şampiyonlar Ligi gurubundan lider çıkmış bir takım için kabul edilemez bir skordur.
“Perşembenin gelişi çarşambadan” bellidir diyen bir atasözü vardır. Beşiktaş’ın durumu da tam olarak oydu. Geçen yıl kaliteli kadroya rağmen gelen dördüncülük. Yine aynı zamanda geçen yılın en büyük sorunu olan gol probleminin bu yıla daha kalitesiz bir şekilde taşınması bizlere aynı senaryoyu izletmeye hazırdı. Talisca ve Negredo’nun yokluğu hem kalite hem gol anlamında Beşiktaş’ı çok gerilere itmiş görünüyor. Genk önünde Beşiktaş’ın deyim yerindeyse aciz konuma sürüklenmesinin sorumluluğu öncelikle Şenol Güneş’e aittir. İlk geldiği dönemle şimdiki kadro arasında kalite anlamında Beşiktaş’ın daha kaliteli olduğu söylenebilir ama futbol anlamında her geçen gün azalan bir kalite sorunu da göze çarpmaktadır. Slaven Bilic döneminde kısa paslarla göbekten hızlı akınları Şenol Güneş geldiği ilk yıl uygulamış ve bunda başarılı olmuştu. Sonraki yıllarda özellikle Qerasma üzerinden kanada yıkılan oyun anlayışı Beşiktaş’ı ligde bir yıl daha şampiyon yapmış ve Şampiyonlar Ligi’nde iyi sonuç aldırmıştır lakin rakiplerin Beşiktaş’ı analiz etmeleri ve forvet hattındaki sıkıntılar bu sisteminde kilitlenmesine neden olmuştur. Ortadan akın anlamında yetenekli orta saha oyuncularının (Oğuzhan, Tolgay) yetersiz kalması başka bir oyun formülünü de geçersiz kılmıştır.
Bugün itibariyle Beşiktaş ne oynadığı belli olmayan bir kaos futboluna sürüklenmiştir. Oyuncu performansının üst seviyeye çıkartan ve ön tarafta kaliteli oyunun dehası Şenol Güneş ise oluşan tabloyu sadece izlemektedir.  Yaşlanan kadronun doyuma ulaşmış hali Güneş’in istediklerini sahaya yansıtamamasındaki en büyük engeldir. Geçen yıl Şampiyonlar Ligi’nde fırtına gibi esen takımın ligde aynı sonucu alamaması aslında açık bir uyarıydı. Buna rağmen kadro gençleştirilmedi. Beşiktaş’ın ruhunu sahaya yansıtan her şeyini veren Tosic gibi oyuncularda takımdan gönderilince kaliteli, yaşlı ve ruhsuz bir takım ortaya çıktı.
Beşiktaş elindeki gençleri sahaya sürerek hem ruhu hem de forma savaşını artırması gerekmektedir. Yoksa ununu eleyip asmış bu isimler Beşiktaş’ın hem bu gününü hem de yarınını çalacaklardır.