Veysi Aygün

Budala İhtiyar

Veysi Aygün

veysi.aygun12@gmail.com

Mahalli idareler seçimiyle ilgili işlevsel mevzuattı yazıya aldığım sırada; Savaş taşeronları Venezuela’nın başından aşkın sorunları yetmiyor gibi, Venezuela’yı küt diye dünyanın başlıca gündemi haline getirdiler. Bunlarda durmak yok. Bunlar için ne kadar! kıyım, kan, ölüm, yıkım, gözyaşı o kadar para. Bu gözünü hırs bürümüşlerde genetik bir vakadır. Nerede beleş oraya yerleş. Bu kan dökme noktasında usanmayan vampirvari yaratıklar var oldukça duyarlı meslektaşlarımla birlikte onların onursuz ve duyarsız tutumlarına karşı yazmaya devam edeceğiz. 15 Kasım 1937 tarihinde Seyit Rıza idama götürülürken, zulme karşı haykırışı çok manidardı! “Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama bende sizin önünüzde diz çökmedim buda size dert olsun.” Seyit Rıza’nın bu çıkışı günümüzde  ezilen dünya halkı şahsında yer bulan  haklı tepki olarak gündemdeki yerini halen koruyor. Zülüm nereden ne zaman kime ve nasıl gelirse gelsin, karşısında dik durmak lazım. Kaşif gezgin Cenovalı, İtalyan Kristof Kolomb’a İspanya’nın Katolik krallarının direktifiyle keşfedilmemiş yerler bulması yönünde imkan sunulur. Atlas Okyanusu’nu aşan Kristof Kolomb,1492’de Güney Amerika’nın Sansalvador Bahama ve Karaipler adalarına ayak basar. Ve böylece başta İspanya olmak üzere Avrupa’nın kolonizasyonunu başlatan yerleşim birimlerinin önünü açar. Buna müteakip Avrupalılar Amerika kıtasına üşüşerek kıtayı işgal eder. Kuzey’de İngilizler, Güney’de İspanyollar, kıtanın zenginlik kaynaklarını yüzlerce yıl yağmalayıp dururlar. Keza buna ilişkin Güney’de Aztek, İnka ile zengin Maya kültürü bu halklara reva görülmeyerek unutturulur. Kuzey’de de kızıl derili diye tabir ettikleri halk hedef alınarak yok edilir. Sicili böylesine kirli olan zihniyetten günümüzde de ne beklenebilir. İngilizlerin, Kızılderilileri katledip yerlerini yakıp, yıkıp yurtlarından etmelerine rağmen insanlığın iftihar edeceği o engin Kızılderili deyimlerinden ibret almasının yanı sıra utanç duyması gerekiyordu.
“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.” Bu işgalcilere ithafen yapılan onlarca Kızılderili deyimden sadece bir deyimdi. Amerika’nın kuruluşu 4 Temmuz 1776 tarihinden günümüze kadar dünya rahat bir gün görmemiştir. İlkin kendine arka bahçem diye bellediği Latin Amerika ülkelerinden başlayarak darbelerle, entrikalarla bu bölgenin büyük bir kısmını kendine bağlı kıldı. Daha sonra binlerce kilometre ötede dünyanın değişik ülkelerinde hakimiyet kurdu. Ve halen zorbalığı devam etmektedir. Venezuela’da halkoyuyla seçilmiş Nicolas Maduro halkıyla bütünleşmiş bir figürdür. 300 milyar varil petrol rezervine sahip bulunan Venezuela küresel güçlerin iştahını kabartmaktadır. Amerika çıkarlarının örtüşmediği Maduro’yu saf dışı edip, yerine 35 yaşındaki muhalif Juan Guaıdo’yu başa getirmeyi kafaya koymuş. Ne derece başarılı olur, bunu süreç gösterir. Maduro’nun, 2018 Mayıs ayında tutuklanacağı açığa çıkınca, 2018 Ağustos ayında insansız uçakla vurulması girişiminde bulunuldu. Amerikan’ın bu gayrı hukuki yaklaşımına destek veren ülkelerin başında AB ülkeleri, Brezilya, Kolombiya, Arjantin, ve Amerika ile dirsek temasında bulunan birkaç ülke. Venezuela’nın özgür iradesine sahip çıkanlar ise Küba, Nikaragua, Türkiye, Çin, Rusya, İran vs. 
Anlayacağımız Venezuela için dünya ikiye bölünmüş. Şimdi Donald Trump’ın bu fütursuzca yaklaşımına ne demeli. Git Venezuela’da çökerttiğin ekonomiyi adam akıllı, her devletin diplomatik ve ticari ilişkilere dayalı tarzda makul seviyeye gelinceye kadar çalış. Sende faydalan Venezuela halkıda faydalansın. Dönem artık ahkam kesilme dönemi değil artık. ABD. Başkanı Donald Trump. Başkan Yardımcısı Mike Pence. ABD ulusal güvenlik danışmanı John R Bolton. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun söylemleri dışında beden dilleriyle ne ölçüde suçluluk duygusu içinde olduklarını göstermeye yeter. Bu zatlar ve bundan öncekiler dünyanın neresinde dikiş tutturduklarını söyleyebilir? Vietnam, Kore, Afganistan, Irak, İran ve Suriye’yi karıştırıp tarumar ettikleri gibi mi? Temennimiz budala ihtiyarla tayfalarının Venezuela’ya varmadan Atlas Okyanusu’na toslamalarıdır.