Muhammet Tunç

Can Kurban Sana Ya Resulullah…

Muhammet Tunç

tunc47@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Siyasal İletişim Aracı: Sosyal Medya -1 - 14.12.2018

Adaylık Kriterine Dair… - 25.10.2018

İdlib’i yöneten dünyayı yönetir! - 01.10.2018

İdlib Ateşi Durdu - 19.09.2018

Erdoğan ile oluşan yeni bir politik konsept - 29.08.2018

Türkiye’nin Küresel Ekonomik Savaşı - 16.08.2018

Milletin Destanı Devletin Kabinesi - 12.07.2018

Başkan Erdoğan! - 27.06.2018

Erdoğan ile İftihar Vakti - 08.06.2018

Erdoğan ile İftihar Vakti - 08.06.2018

Erdoğan ile Devam - 11.05.2018

Toplumsal Mutabakat Yaygarası! - 02.05.2018

Sürpriz Olmayan Sürpriz Seçim - 20.04.2018

Cumhur İttifakı - 13.04.2018

İsrail Terör Devleti - 03.04.2018

Yaman Çelişki! - 21.03.2018

Vicdanımızın Sessiz Çığlığı - 14.03.2018

Çağımızın Kutlu Şahitleri - 07.03.2018

Tunku Hasan di Tiro ve Hollanda - 28.02.2018

Avrupa’nın Şımarık Çocuğu: Yunanistan - 20.02.2018

Büyük Savaşın Son Provası: Afrin - 14.02.2018

Zeytin Dalı, BM ve NATO - 30.01.2018

Türkiye Açısından Çin - 26.01.2018

Zeytin dalı harekatı - 23.01.2018

Sarraf Davasının Siyasal İzdüşümleri - 07.12.2017

IRAK ve SURİYE ÜZERİNE - 20.10.2017

Müftü Nikah Kıyarsa Ne Olur? - 07.08.2017

“Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? ‘Gömelim gel seni tarihe’ desem, sığmazsın!” - 15.07.2017

Hazır mıyız? - 10.07.2017

İNSAN DEĞİL MİYİZ? - 04.07.2017

BİZ DE ADALET İSTİYORUZ - 02.07.2017

BİRİ HARİÇ - 22.06.2017

Düşmanı Bol Bir Ülkeyiz - 04.06.2017

Hoş Geldin Reis! - 23.05.2017

Millet Kazandı, Hayırlı Olsun! - 21.04.2017

Cumhurun Başkanı Adana! - 07.04.2017

CB Hükümet Sisteminde Tek Adam Yalanı - 31.03.2017

CB Hükümet Sistemi - 25.03.2017

Hollanda’nın Maskesi Düştü - 14.03.2017

Gelişiyle birlikte; şirki, zulmü, adaletsizliği, kadına ve insana değer vermeyi öğreten Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimize; semada güneş doğup, yıldızlar parladıkça salât ve selam olsun. Ümmetin bu yanık kalbi, varlığınızın şükrüne sonsuz kere feda olsun…  Anam, babam sana feda olsun ya Resulullah! Bu günkü yazımızı vesile kılarak; âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Peygamberin (s.a.v) Veda Hutbesi’nde ifade ettiği bazı nasihatleri tekraren dile getirelim. Ola ki halimize nazar eder ve kalbimizi eşsiz nuruyla tekrar inşa eder… Birçok işimiz yarım, bereketsiz veya faydasız oluyor. Bunun temel sebebi, o gül yüzlü sultanımızın da (s.a.v) ifade ettiği gibi, “Her işte daima ‘Allah’a hamd-u sena’ etmek gerekir” düsturunu unuttuğumuz içindir. Elbette bu durumu tetikleyen bazı azılı düşmanlarımız var. Bunlar; “nefis, şehvet ve şeytan üçlüsüdür.” Veda Hutbesi’nde de ifade ettiği gibi (s.a.v); “Nefis, insanı her zaman şerre yöneltmek ister. Bu sebeple nefislerin şerrinden Allah’a sığınmak lazımdır.” Onun için dikkat etmeli, bu üçlüye karşı sürekli Rabbimize sığınmaya devam etmeliyiz. Çünkü O’ndan (cc) başka bir sığınağımız veya sahibimiz yok… Batı menşeli modern cahiliye gelenekleriyle etrafımız kuşatılmış durumda. Medeniyetin sözde beşiği olan Batı, Hazreti Resulullah’ın (s.a.v) getirdiği eşsiz nasihatleri köreltmek ve İslam’ın içini boşaltmak için elinden geleni yapıyor. Bu niyetle, cahiliye devrinde kalan bazı gelenekleri tekraren getirmeye çalışıyor. Bilinçli bir şekilde yapılan bu operasyonlara karşı dikkatli olmalı ve özeleştiri yapmak adına kendimizi tekraren gözden geçirmeliyiz. Unutmayalım ki bizler; “Cahiliye gelenekleri kaldırılmıştır. İnsanlar alışa geldikleri kötü şeyleri körü körüne yapmaktan vazgeçmelidirler” diyen bir Resulün ümmetiyiz… Onun zamanında yaşamadığımız için üzüldüğümüz, Allah’ın dini için çektiği sıkıntıları hatırladıkça efkârlandığımız doğrudur. Özlüyoruz, seviyoruz ve hasret çekiyoruz. Peki, bu halimizle o güzeller güzelinin huzuruna nasıl çıkabilirdik? Faiz yemenin ve kan davasının gütmenin haram olduğunu belirten gözümüzün nuru Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.v) Efendimizin kademine şatafatlı, lüks ama içi boş halimizle mi çıkacaktık… Hele ki, sadelikten bu kadar hoşlanan bir efendimiz varken! Halimiz hal, yaşantımız ise yaşantı değil. Bir an önce uyanmalı ve kendimize gelmeliyiz. Sultana (s.a.v) layık bir ümmet olabilmek için kolları sıvamalıyız. Kaybedecek bir saniye dahi vaktimiz yok. Onun için, şimdi, hemen alnımızı secdeye koymalı, Rabbimize dönmeliyiz…
Milyonlarca can; kurban sana, ya Resulullah…