Muhammet Tunç

CB Hükümet Sistemi

Muhammet Tunç

tunc47@gmail.com

Sandık başına gitmemize üç hafta kaldı. Bu kadar az bir süre kalmasına rağmen sığ bir tartışma ortamı devam ediyor. Tartışmalara baktığımız da ülkenin geleceği için  “Hayır” cephesinden olumlu tek bir söylem göremiyoruz. Bilakis darbe anayasasına olan muhabbetlerini sergilemeye devam ediyorlar. Bu amaçla aldığım birkaç notu sizlerle paylaşmak istedim.

‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde Başbakanlık Kurumu kaldırılarak yürütmede krizlere sebep olan ‘çift başlılık’ sona erecek. Hükümetin başı cumhurbaşkanı olacak. Cumhurbaşkanı da halk tarafından beş yıllığına seçilecek. Seçilen kişinin yardımcıları ve bakanları olacak. Cumhurbaşkanı seçildiği andan itibaren hükümetini kurup göreve başlayabilecek. Bununla birlikte hükümet krizleri veya koalisyon gibi şeyler de tarihe geçecek.

Yine bu sistemde bir kişi en fazla iki dönem üst üste cumhurbaşkanı seçilebilecek. Halka karşı sorumlu olarak, siyasi, yargısal ve cezai sorumluluğu olacak. Yani her konuda yargılanabilecek. Ayrıca TBMM tarafından denetlenerek, yetkileri sınırlı olacak ve kanunlar çerçevesinde hareket edecek.

Teklif edilen sistemde yargı bağımsız ve tarafsız olacak. Askeri mahkemeler kaldırılarak, anayasa mahkemesindeki askeri üyeleri kontenjandan çıkarılacak. HSYK üyelerini halkın seçtiği Meclis ve Cumhurbaşkanı belirleyecek. Kısacası yargı tamamen bağımsızlaşarak, millet iradesi belirleyici olacak.

Bu sistem de meclis, 5 yıllığına direk halk tarafından seçilecek. Yasama yetkisi sadece meclise ait olacak. Bütçe onaylama, savaş ilanı, OHAL ilanı, uluslar arası anlaşmaların onay mercii yine Meclis olacak. Yine yukarıda belirttiğim gibi meclis cumhurbaşkanını, yardımcılarını ve bakanları denetleme görevi olacak. Ayrıca HSYK üyelerinin 7’sini Meclis belirleyecek (HSYK, Bakan ve müsteşar hariç 11 üyeden oluşacaktır.)

Evet, kıymetli okuyucularım. Bu değişikliklerde herhangi bir olumsuzluk var mı? Yok. Hepsi ülkemizin refahı, milletimizin geleceği için teklif edilen değişiklikler. Yazılarımız da kararımızın neden ‘EVET’ olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Şimdilik hoşça kalın…