Çağdaş Cantürk

Çocuk

Çağdaş Cantürk

canturkcagdas@gmail.com

Yeşillik bir yerde yürürsün. Hava soğuktur ama tam da üşütmez. Yemyeşil otların arasında öbeklenmiş olarak görürsün onları. Adının karahindiba çiçeği olduğu pek bilinmez. Ancak anlatırsam herkes bilir hangi çiçek olduğunu. Önce sapsarı açar, yüzlercesi yan yana. Sarı bir deniz kaplamış gibi yeşili. Arılar çok sever onları. Sarı çiçekler arısız düşünülemez bile. Aynı resmi süslerler, biri olmadan diğeri olamaz. Sapsarı çiçekler zamanla kapanır içine doğru. Bir goncaymış gibi görünür. Daha açmamış çiçeğe denir gonca. Ama Bu sarı çiçekler, kapandığında gonca gibi görünür. Çünkü kapanmasının bir nedeni vardır. Tekrar goncaya dönüştükten sonra tüyleriyle açılır. Aslında tohumlarıdır çiçeğin. Yeni bir formda açılır tekrar. Hatırla bak, şu elimize alıp ‘pufff’ diye üfleyip tüylerini uçurduğumuz yuvarlak çiçekleri. Rüzgarla, kuşun kanadından çıkan esintiyle, belki bir arının sırtına yapışarak, hatta bir çocuk eline alıp üflediğinde uçuşarak dağılır etrafa. Yeni karahindibalar olarak tekrar açmak için saçılır etrafa. Düşünsene ne kadar narin bir bitki olmalı ki, her yerlere saçılıp en ufak esintiyle milyonlarca var onlardan. Narin olduğu kadar, güzeller de. Neşesi olur eline alıp üfleyen çocukların.

Aslında pek de farkı yok. Çocuklar da karahindiba tüyü gibi narin ve hassaslar. Nereye doğru üflersen o yöne doğru giderler. Karakterleri, gördüklerine göre şekillenir. Acıdan, nefretten, kinden, öfkeden uzak tutar da güzellikle büyürse, etrafına yine güzellik saçar. Masumdurlar. Çünkü henüz bihaberdirler dünyadan.

Rüzgarla uçuşan bir tüy kadar masum ve savunmasız olan çocukların yaşamaması gereken şeylerin yaşayabildiği bir zaman içerisindeyiz. Hiç bir mantıklı açıklaması olmayan, akla ve vicdana sığmayacak durumlara maruz bırakıldığı zamanlar… Sevgiden, oyundan, amaçsız kahkahalardan zaman bulamaması gerekirken çocukların, çirkin çirkin şeyler okuyoruz gazetelerde. Hiç bir savunması yok. Hiç bir iyi niyet göstergesi yok. Çocuğa zarar veren insandan daha büyük ne kötülük beklenir bilemiyorum. Ama eminim ki, her şeyi yapar bu kadar “kötü” olan biri.

Kötü insanlar var. Kötülük gördükleri için kötülüğe daha yatkın insan onlar. Ve bu kötülüğün en büyük sebebi cehalet. Eğitilmeyen insan ancak böyle davranışlarda bulunabiliyor. Eğitim seviyesi arttıkça benzer suçların, yanlışların oranı çok azalmakta. Taşrada, kırsalda, köylerde yaşanan ve pek de haberleşemeyen oldukça fazla hadise var. Bunların temelinde, eğitim noksanlıkları görülüyor. Eğitimsiz olan kimse, tepki de veremiyor. Bunun ne kadar yanlış olduğu ancak anlatılarak bildirilebilir. Yaşanılan kötü durumlara ses çıkarmazsa insanlar, daha nicelerinin de yaşanmasına sebep olmuş olurlar.

Özellikle ebeveynler bu konuda çok hassas olmalıdır. Anne babalar, çocuklarında fark ettikleri sıradan olmayan davranışların üstüne gitmeliler. Olağan dışı hareketlerine sebep olduğundan şüphelendikleri olaylara karşı sessiz kalmamalıdırlar. Sevgiyle ve şefkat ile büyümesi gereken çocukların maruz kaldıkları şiddet ve taciz vakaları, çocuklarda kalıcı travmalar yaratacaktır. Dahası, ölüme dahi varan fiziksel sorunlar da dahası…