Halisa Toprak

Çocuk Eğitiminde Ceza

Halisa Toprak

halissaa@hotmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Ege Denizi Oldu Ölüm Denizi - 15.11.2018

Barış ve Kardeşlik Temennisi - 08.11.2018

Yerel Seçimler Yaklaşıyor - 02.11.2018

Tasarruf Yapın - 27.10.2018

Üretici ile Tüketiciyi Buluşturan Festival - 18.10.2018

Ölmemek İçin Geldiler! - 11.10.2018

Dinç kalmak için ne yapalım? - 06.10.2018

Kültürpark Halkındır, Halkın Kalmalıdır - 04.10.2018

İZFAŞ Binası Neden Tahsis Edildi - 27.09.2018

Ahilik Ruhuna İhtiyaç Var - 20.09.2018

87. İzmir Enternasyonal Fuarı - 13.09.2018

S-400 mü F-35 mi? - 06.09.2018

İzmir Yerel Seçimlere Hazır mı? - 30.08.2018

Savaşın Mağlubu ABD Olacak! - 23.08.2018

İLKSES’te her şeyi yazabiliyorum - 15.08.2018

Dünyada Kadın Kanserleri Artıyor! - 09.08.2018

LGS Çocukları Üzdü - 02.08.2018

Yaz Sıcaklarına Dikkat! - 26.07.2018

Güneş Yanıkları İçin Aloe Vera - 20.07.2018

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi - 13.07.2018

CHP’de Kurultay Süreci - 05.07.2018

Can Dostuma Dokunma! - 28.06.2018

Tarih icraatları yazar - 21.06.2018

Kadın ve Siyaset - 14.06.2018

5 Haziran Dünya Çevre Günü - 08.06.2018

Kadınlarımıza eşit mesafedeyiz - 31.05.2018

İzmir AK Kadınların Yıldızı - 24.05.2018

Orta Doğu’nun kanayan yarası - 17.05.2018

Göğsümüzü Kabartan Tatbikat - 11.05.2018

AK Parti İzmir’de Temayül Yoklaması - 06.05.2018

Enginar Sizi Urla’ya Çağırıyor! - 26.04.2018

İzmir ve Turizm - 21.04.2018

AK Parti Gaziemir’de bayrak değişimi - 13.04.2018

Kütüphanecilik Haftası - 05.04.2018

Otobüste Gittiğin Kadar Öde - 29.03.2018

Suyumuza Sahip Çıkalım - 22.03.2018

Etrafımız Şiddet Kokuyor! - 15.03.2018

8 Mart Dünya Kadınlar Günü - 08.03.2018

Bu Ülke İçin Canla Başla Çalışanlar Var! - 28.02.2018

Fatura kime kesilecek? - 22.02.2018

Bence de Aklıselim Davranmak Lazım - 15.02.2018

ESHOT kime hizmet ediyor? - 08.02.2018

İzmirlilerin Haklı Gururu - 01.02.2018

Konak Tramvayı’nda sona doğru - 25.01.2018

Hamilelikte Beslenme - 18.01.2018

Aile Baskısı Psikolojiyi Etkiliyor! - 11.01.2018

Bu Çile Biter mi? - 05.01.2018

Çocuklarda internet bağımlılığına dikkat - 29.12.2017

Belediyecilikte Vizyon Sahibi Olmak - 21.12.2017

Peki siz farkında mısınız? - 15.12.2017

İptalin Sebebi Tramvay mı? - 07.12.2017

Kadına Şiddette “Hayır” - 30.11.2017

Kardeş ilişkileri nasıl olmalı? - 23.11.2017

İyi Ebeveyn Olmanın Yolları - 16.11.2017

Çocuklar ve Hediyelerimiz - 09.11.2017

Sonbaharda Neşeli Etkinlikler - 02.11.2017

Çocuğunuz Besinleri Seçiyor mu? - 19.10.2017

Okula Başlarken Uyum Sorunları - 12.10.2017

Sık Sık Bakıcı Değiştirmek - 05.10.2017

Çocuğunuz okula alışamadıysa dikkat - 28.09.2017

Kreş Sonrası - 21.09.2017

Anaokuluna Alışma Süreci - 14.09.2017

2- 3 Yaş Çocuklarda Arkadaşlık - 07.09.2017

Anne-Çocuk İlişkisi - 31.08.2017

Çalışan annelerin kreş korkusu - 25.08.2017

Çocuğumuz İçin Kreş Seçimi - 17.08.2017

Söylentiler Yapıya Zarar Veriyor - 10.08.2017

Başkandan skandal açıklama - 03.08.2017

Erdoğan’ı Anlamak - 27.07.2017

Emeğinizin karşılığını almak - 20.07.2017

Halkın destanı 15 Temmuz - 13.07.2017

Su Yaşamdır - 06.07.2017

Ah! Bayramlar… - 29.06.2017

Aslında mutlu olmak çok kolay - 22.06.2017

Ramazan’da Ruhun Tezkiyesi - 15.06.2017

Şehit Ailelerini Yalnız Bırakmayalım - 08.06.2017

İzmir Gerçek Vizyonuna Ne Zaman Kavuşacak? - 01.06.2017

AK Parti Kongresi - 25.05.2017

Diren İzmir, Türkiye seninle gurur duyuyor - 18.05.2017

Dönüşü Muhteşem Olacak  - 11.05.2017

Millet istedi - 04.05.2017

AK Parti'de Erdoğan Heyecanı - 27.04.2017

Referandum sonucu - 20.04.2017

Meğer Cumhurbaşkanımız da Bizi Özlemiş  - 13.04.2017

CHP Hakarette Sınır Tanımıyor  - 06.04.2017

Shut up - 28.03.2017

Şemsi Nene - 21.03.2017

Alçak Hollanda - 14.03.2017

Gençler için evet - 07.03.2017

28 Şubat - 01.03.2017

İddia ve Gerçekler - 22.02.2017

SAADET mi İHANET mi? - 14.02.2017

Ne yaptın sen Elif Hanım? - 07.02.2017

Büyük Türkiye İçin “Evet” - 31.01.2017

10 Soruda Cumhurbaşkanlığı Sistemi - 24.01.2017

Referandum halka iyi izah edilmeli - 18.01.2017

Yaşam tarzı gevelemesi - 17.01.2017

Tarih Tekerrür Etmeyecek - 14.01.2017

KAR - 12.01.2017

Her Şey Aslına Çeker - 05.01.2017

Türkiye’de topyekun saldırının da düğmesine basıldı - 03.01.2017

ANNELER GÜNÜ - 11.05.2014

SADECE KUR’AN YETER! - 27.04.2014

23 NİSAN KUTLANIRKEN - 26.04.2014

Ruh ve nefis - 24.04.2014

İslam'da kadın - 23.04.2014

Kutlu Doğum Haftası - 23.04.2014

İman ve Samimiyet - 23.04.2014

Çok sinirlendiğinizde sinirlerinize hakim olamıyor musunuz? Evet bu haftaki köşemde tam da bu konuyu ele alacağım. Çocuklarına karşı sabredemeyen, sürekli bağıran ya da yer yer şiddete başvuran aileler. Aslında birçok anne baba bunu yaptığında çok üzülüyor, vicdan azabı çekiyor. Peki bu durumu neden tekrarlıyor? Ya da neden bir çözüm aranmıyor?

Maalesef şiddet bir defa başladığında durdurulması çok zordur. Anne bilinçli bir yol izlemedikçe, ya da profesyonel bir yardım almadıkça, şiddet bataklığında çırpınmaya devam edip duracaktır. Ne yazık ki, günümüzde çocuk terbiyesinde en çok başvurulan “davranış değiştirme” metodu, “ceza”dır. Ama etrafınıza bir bakın lütfen ceza alarak “adam olmuş” bir çocuk görüyor musunuz? Göremezsiniz, zira ceza almak ve ceza vermek onur kırıcıdır. Ceza, çok defa düzelebilecek bir davranışın, çocuğun içinde gizlenip, bir gün yeniden hortlamasına sebep olabilecek bir “baskı” yöntemidir. Ancak ve ne yazık ki, çocuk terbiyesinde çok rahatlıkla ve çok sıklıkla kullanılmaktadır. Çocuklarına karşı ceza kullanan bir anne, şayet çocuğunu düşürdüğü durumu hakikaten bilmiş olsa idi, sanırım ki, yılandan kaçar gibi, şiddet ve cezadan kaçacaktı.

Cezanın, yanlış bir usül olarak öylesine yaygın bir terbiye metodu halinde kullanıldığına şahit olmaktayız ki, bazen neden “şiddet toplumu”na dönüşmeye başladığımızı araştırmaya bile gerek kalmadığını hissediyoruz. Ceza, sosyal hayatta kabul görmektedir ki, cezasız bir terbiye artık neredeyse düşünülemez hale gelmiştir.

İster fiziki ceza, ister materyal ceza ve ister duygusal ceza, asıl tesirini, çocuğun ruhunda oluşturur. Annesinden küçük bir tokat yiyen çocuk, yediği dayağın fiziki acısı ile ağlamaz. Çocuk, o dayak sırasında ruhunda aldığı yara ve duygularındaki ezilmenin tesiri ile ağlar. Tıpkı, eşinden dayak yiyen bir kadın gibi… Eşinden “sadece bir tokat” yiyen kadın, acaba tokadın acısı ile mi eşine karşı bir soğukluk hisseder? Eşinin kendisini dövmesinin acısı ile mi uzun bir süre eşi ile konuşmak dahi istemez? Hayır, dayak yiyen eş, kırılan onuru, yok sayılan kimliği ile kocasına karşı soğukluk hisseder

Ceza, kısa vadeli çözümdür. Yanlış yapan çocuk, ceza baskısı ile geçici olarak durdurulabilir. Ama çocuğun bu durduruluşu, asla arzu ettiği davranıştan vazgeçmesi anlamına gelmez. Yukarıdaki annelerin çocuklarına uyguladığı şiddet örneğini ele alacak olursak, bahsi geçen iki annenin, çocukları ile aralarında bir sevgi problemi yok!.. İki anne de çocuğunu çok sevdiğini söylemişti. Yani anneler çocuklarını döverlerken, onları “sevmedikleri için” değil, aksine onları “çok sevdikleri için” dövmektedirler. Bu iki anne, şiddet uygulamaya ilk önce masum cezalar ile başladıklarını belirtmişlerdir. Sonra masum cezalar ağır cezaları, ağır cezalar, daha ağır cezaları, daha ağır cezalar da şiddeti doğurmuştur.

Mademki, ceza böylesine tehlikeli bir silahtır, o halde neden hemen hemen her annenin başvurduğu bir terbiye aracıdır? Anne, eğer ceza vererek terbiye etmeye çalıştığı çocuğunun, içinde yaşadığı depremi görebilseydi, çocuğuna ceza vermekte bu kadar rahat davranmazdı. Cezanın tesiri hemen görülmediği için anne, ileride karşısına çıkacak tehlikeden habersiz ceza vermeye, cezadan yardım almaya devam edip duruyor.