Aysun Arslan Aydin

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-1

Aysun Arslan Aydin

aysunarslanaydin@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuklarda Vatan-Millet Sevgisi - 25.10.2018

Sağlık İçin Kahvaltı Şart - 23.10.2018

Renkleri Öğreniyoruz -1 - 20.10.2018

‘Paylaşma Duygusu’ İçin Gecikmeyin - 18.10.2018

Anneyiz - 16.10.2018

Peygamberimizi Örnek Alalım - 13.10.2018

Din Eğitiminde Ailenin Rolü - 11.10.2018

Olumlu Davranışa Nasıl Yönlendirebiliriz - 09.10.2018

Sonbahar Oyunları - 06.10.2018

Çocuklarda İnatlaşma Ve Huysuzluk - 04.10.2018

Çocuklarda Bal Alerjisi - 02.10.2018

Çocuklarda Bitki Çayı Kullanımı - 29.09.2018

Çocukları Mevsim Geçişlerinden Koruyun - 27.09.2018

Çocuklarda Sorumluluk Duygusu - 25.09.2018

Okul Korkusunu Nasıl Yenebiliriz? - 22.09.2018

Çocuklarda Okul Heyecanı - 20.09.2018

Çocuklarda Uyku Terörü - 18.09.2018

Çocuklarda Uyku Apnesi-2 - 15.09.2018

Çocuklarda Uyku Apnesi- 1 - 13.09.2018

Uyurgezerlik ve Yapılması Gerekenler - 11.09.2018

Çocuklarda Kardeş Kıskançlığı - 08.09.2018

Çocuklara Yabancı Dil Eğitimi - 06.09.2018

Çocuklarda yemek yeme becerisi - 04.09.2018

Kabızlığa Karşı Beslenme Önerileri - 01.09.2018

Su İçme Alışkanlığı Kazandırın - 30.08.2018

Tırnak Yemeyi Önleyebilirsiniz - 28.08.2018

Çocuğunuza Sık Sık Sarılın - 25.08.2018

Çocuklarda Et Tüketimi - 23.08.2018

Kurban Bayramı’nda Nelere Dikkat Etmeliyiz? - 19.08.2018

Kurban Bayramı ve çocuklarımız - 18.08.2018

Çocuklarımıza Parayı ve Tasarrufu Öğretelim - 16.08.2018

Çocuklarımıza Tasarrufu Öğretelim - 14.08.2018

Çocuğunuzu Açık Havadan Mahrum Etmeyin - 12.08.2018

Planlı Olmayı Alışkanlık Edinin - 11.08.2018

Çocuklarda Dini Eğitim - 09.08.2018

Çocuğunuzu Kıyaslamayın - 07.08.2018

Çocuklar Neden Kırıp Dökerler? - 05.08.2018

Çocuklarda Fıtrat - 04.08.2018

Çocuk Hayatı Oyunla Öğrenir - 02.08.2018

Çocuk Eğitiminde Ceza - 31.07.2018

İşe Giderken ‘Doğru’ Vedalaşma - 29.07.2018

Paylaşmayı Öğretmek İçin Geç Kalmayın - 28.07.2018

Yaz Döneminde Sıvı Tüketimi - 26.07.2018

Çocuklarda Yaz İshali - 24.07.2018

Yaz Döneminde Çocuklarınızı İhmal Etmeyin - 22.07.2018

Çocukları Doğru Yöntemle Disipline Edelim - 19.07.2018

Bağırmayan Anne Olmak Mümkün - 17.07.2018

Çocuklarda Olumsuz Davranış Değişimleri - 15.07.2018

Çocuğumuza Karşı Sabır Taktikleri - 14.07.2018

Çocuğunuza Özel Anılar Biriktirin - 12.07.2018

Sıcak Havalardan Çocuklarımızı Koruyalım - 10.07.2018

Mutlu Çocukluk Yaşamak Neden Önemli - 08.07.2018

Mutlu Bir Birey Nasıl Yetiştirilir? - 07.07.2018

Anneyiz - 05.07.2018

Anneyiz - 19.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-3 - 17.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-2 - 16.06.2018

Anneyiz - 12.06.2018

Anneyiz - 10.06.2018

Anneyiz - 09.06.2018

Anneyiz - 07.06.2018

Anneyiz - 05.06.2018

Anneyiz - 03.06.2018

Anneyiz - 02.06.2018

Çocuklarda Sıcak Havalarda Beslenme - 31.05.2018

Anneyiz - 29.05.2018

Anneyiz - 27.05.2018

Anneyiz - 26.05.2018

Anneyiz - 24.05.2018

Çocukları Ramazan’ın Güzelliklerinden Mahrum Bırakmayalım - 22.05.2018

Anneyiz - 19.05.2018

Anneler Günü’nüz Kutlu Olsun - 13.05.2018

Anneyiz - 12.05.2018

Anneyiz - 10.05.2018

Anneyiz - 08.05.2018

Anneyiz - 05.05.2018

Anneyiz - 03.05.2018

Anneyiz - 01.05.2018

Kreşe Giden Çocuğu Hastalıktan Nasıl Koruyabiliriz? - 29.04.2018

Çocuk Düşünülebilir mi? - 26.04.2018

Anneyiz - 24.04.2018

Çocuklara Paylaşma Duygusunu Aşılama - 22.04.2018

Anneyiz - 21.04.2018

Anneyiz - 17.04.2018

Çocuğunuzun Odası Nasıl Olmalı? - 15.04.2018

Anneyiz - 14.04.2018

Anneyiz - 12.04.2018

Anneyiz - 10.04.2018

Anneyiz - 07.04.2018

Anneyiz - 05.04.2018

Anneyiz - 03.04.2018

Ebeveynler Çocuklarına Küsemez - 01.04.2018

Anneyiz - 31.03.2018

Anneyiz - 29.03.2018

Anneyiz - 27.03.2018

Çocuklarda Erken Eğitim - 25.03.2018

Anneyiz - 24.03.2018

Çocuğumuzu Vurma Alışkanlığından Nasıl Vazgeçirebiliriz? - 22.03.2018

Anneyiz - 20.03.2018

Anneyiz - 17.03.2018

Anneyiz - 15.03.2018

Anneyiz - 13.03.2018

Bahar Alerjisi Kapıda - 12.03.2018

Anneyiz - 10.03.2018

Anneyiz - 08.03.2018

Anneyiz - 06.03.2018

Anneyiz - 03.03.2018

Anneyiz - 01.03.2018

Anneyiz - 27.02.2018

Mutlu Çocuk Yetiştirebiliriz - 25.02.2018

Anneyiz - 24.02.2018

Anneyiz - 22.02.2018

Anneyiz - 20.02.2018

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkileri-2 - 18.02.2018

Anneyiz - 15.02.2018

Anneyiz - 13.02.2018

Anneyiz - 09.02.2018

Anne ve Çocuk Arasında Güvenli Bağlanma-2 - 08.02.2018

Anneyiz - 06.02.2018

Anneyiz - 05.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-2 - 03.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-1 - 01.02.2018

Anneyiz - 30.01.2018

Anneyiz - 29.01.2018

Anneyiz - 27.01.2018

Anneyiz - 25.01.2018

Anneyiz - 23.01.2018

Erdemli Çocuk Yetiştirmek - 21.01.2018

Anneyiz - 20.01.2018

Anneyiz - 18.01.2018

Çocuklarda Uyku Düzeni - 16.01.2018

Çocuğunuz öfkeli ve saldırgan mı? - 14.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -2 - 13.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -1 - 11.01.2018

Gereğinden Fazla Oyuncak Zarar Verir - 09.01.2018

Sebze Meyve Sevmeyen Çocuklar İçin İp Uçları - 07.01.2018

Çocuğumuzun Yemek Seçmesini Nasıl Engelleyebiliriz? - 07.01.2018

Anneyiz - 06.01.2018

Anneyiz - 04.01.2018

Anneyiz - 02.01.2018

Çocuğunuz tehdit zehriyle zehirlemeyin - 31.12.2017

Anneyiz - 30.12.2017

Anneyiz - 28.12.2017

Anneyiz - 26.12.2017

Çocuğunuz İnatlaşarak Sizi Yoruyor mu? - 24.12.2017

Anneyiz - 23.12.2017

Anneyiz - 21.12.2017

Anneyiz - 19.12.2017

Bebeğiniz Geceleri Sık Sık Ağlıyor mu? - 17.12.2017

Anneyiz - 16.12.2017

Anneyiz - 14.12.2017

Anne bebek bağı - 12.12.2017

Bebeğimizi kışın nasıl giydirmeliyiz? - 10.12.2017

Anneyiz - 07.12.2017

Anneyiz - 05.12.2017

ANNEYİZ - 03.12.2017

Merhaba sevgili anne babalar. Bugün buradan hepinizin bayramını kutluyorum. Ve çocuklarımız için bayram konusunu ele aldım. Bayramlar hep çocukluklarımızı hatırlatır bize. Çünkü en çok çocuklar bayramlarda hoş tutulur, bir dedikleri iki edilmez. Harçlıklarla dolardı ceplerimiz miktarı ne olursa olsun. Çocuk ve bayram herkes için birbiriyle çok yakın iki kelime olmuştur ve günümüzde de zaman akıp gitse de bu hiç değişmeyecek. Değişmemesi için de anne baba olarak mücadele etmeliyiz.

Bayramlar eskiden akrabaların ziyaret edildiği, özlem giderildiği, enfes yemekler ve tatlıların yapıldığı tadına doyulmaz günlerdi. Günümüzde bu anlamını biraz yitirmiş gibi. Artık bayram demek tatil yörelerine kaçmak için bulunmaz bir fırsat. Yoğun iş stresinden ve modern çağın sıkıntılarından bunalan aileler bayram tatillerini yıllık izinleri gibi görmeye başladıkları için artık akrabaların bir araya gelmeleri gibi bir durum kalmadı. Özellikle gençler ve çocuklar maalesef bu yakın ilişkileri yaşama şansını pek bulamıyorlar. Yaşı 20’lerde olan gençler artık kendi arkadaşlarıyla kendi programlarını yapmaya başladılar. Çocuklar bile bayramın sadece tatilden ibaret olduğunu sanıyorlar. Aileler eğer imkanları varsa günlerce önceden tatil planlarını yapmaya başlıyor ve belki sadece bir telefonla yakınlarının bayramlarını kutlamakla yetiniyorlar. Bizler televizyonların hayatımızda bu kadar etkili olmadığı, iletişim kablolarıyla sarmalanmadığımız dönemlerde akrabalarla, aile büyükleriyle bir araya gelinen bayramları yaşadık. Ama şimdiki çocukların ve gençlerin bayramların bu yönünü çok iyi bildiklerini söyleyemeyiz.

Peki, birçok çocuk neden bayramı sevmez? Aslında çocuklar bayramı çok sever. Her ne kadar eski tadı kalmasa da bayramda çocuklara harçlık vermek, yeni kıyafetler ve oyuncaklar almak gibi bir gelenek hala sürmekte. Ancak çocuklar günümüzde bilgisayar ve bilgisayar oyunlarından kurulu sanal bir dünyada yaşıyorlar. Ekran başında saatlerce kalabiliyorlar. Eğer şehir dışına tatile gidilmemişse ve ailece eş dost ziyaretleri yapılıyorsa çocuklar bu ziyaretlere katılmaktan sıkılıyorlar. Aile büyüklerini ya da akrabaları ziyaret etmenin manevi duygusunu veremediğimiz çocuklar eski bayramların tadından uzakta zorunluluk olarak gördükleri bu ziyaretlere katılmak istemiyorlar.

Aile kavramının önemli olduğu bir kültürde yaşıyoruz. Ailesinden uzakta büyüyen çocuklar ya da ailesini kaybetmiş çocuklar da bayramı sevmiyorlar. Böyle günler bir araya gelinen günler olduğundan bu imkanı olmayan çocuklar açısından bayramlar çok buruk geçiyor.

Ben anne baba olarak eski bayram geleneklerimizi çocuklarımıza sevdirmemiz gerektiğini düşünenlerdenim.

Bayram heyecanını, mutluluğunu geleneklerimizi yaşatarak yaşayabiliriz. En basit ifadeyle bayram geleneklerini uygulayarak sevdirebiliriz.

Örneğin bayramlara özgü sabah erkenden kalkmak. Bayram namazına hazırlanmak. Erkek çocuğun babayla birlikte namaza gitmesi. Kız çocuğunun heyecanla annesine yardım ederek kahvaltı hazırlaması.

Bayramlıkları önceden hazırlamak. Bayram sabahı özenle giyinmek.

Aile olarak önce birbirimizle bayramlaşmak.

Çocuklarımıza bayram harçlıklarını vermek.

Beraber aile büyüklerini, komşuları, akrabaları ziyarete gitmek.

Küslüklere son vermek. Görüşmediğimiz insanlar varsa bayram nedeniyle kırgınlıkları unutup bir araya gelmek, gibi çocuklara örnek oluşturacak davranışları uygulayabiliriz.

Böyle davranışlar çocuklar için olumlu bir örnektir. Aradaki anlaşmazlıkları unutup bayram nedeniyle kucaklaşmak bayramın manevi yönünü yaşatmamıza da neden olacaktır. Çünkü bayramlar bütün bu hazırlıklarıyla, alışverişleri ve ziyaretleriyle aslında manevi tatlar veren özel günlerdir. İhtiyacı olanlara yardım etmek için bayramlar en uygun zamanlardır. Yaşlıların gönlünü almak, komşularımızla beraber olmak, yakınlarımızla görüşmek özellikle bayramlarda ayrı bir anlam ifade eder. İnsanlar bayramlarda daha affedici ve hoş görülü olurlar. Evet bugünlük bu kadar. Kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle. Sağlıklı mutlu kalın. İyi bayramlar…

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-1

AYSUN ARSLAN AYDİN

 

Merhaba sevgili anne babalar. Bugün buradan hepinizin bayramını kutluyorum. Ve çocuklarımız için bayram konusunu ele aldım. Bayramlar hep çocukluklarımızı hatırlatır bize. Çünkü en çok çocuklar bayramlarda hoş tutulur, bir dedikleri iki edilmez. Harçlıklarla dolardı ceplerimiz miktarı ne olursa olsun. Çocuk ve bayram herkes için birbiriyle çok yakın iki kelime olmuştur ve günümüzde de zaman akıp gitse de bu hiç değişmeyecek. Değişmemesi için de anne baba olarak mücadele etmeliyiz.

Bayramlar eskiden akrabaların ziyaret edildiği, özlem giderildiği, enfes yemekler ve tatlıların yapıldığı tadına doyulmaz günlerdi. Günümüzde bu anlamını biraz yitirmiş gibi. Artık bayram demek tatil yörelerine kaçmak için bulunmaz bir fırsat. Yoğun iş stresinden ve modern çağın sıkıntılarından bunalan aileler bayram tatillerini yıllık izinleri gibi görmeye başladıkları için artık akrabaların bir araya gelmeleri gibi bir durum kalmadı. Özellikle gençler ve çocuklar maalesef bu yakın ilişkileri yaşama şansını pek bulamıyorlar. Yaşı 20’lerde olan gençler artık kendi arkadaşlarıyla kendi programlarını yapmaya başladılar. Çocuklar bile bayramın sadece tatilden ibaret olduğunu sanıyorlar. Aileler eğer imkanları varsa günlerce önceden tatil planlarını yapmaya başlıyor ve belki sadece bir telefonla yakınlarının bayramlarını kutlamakla yetiniyorlar. Bizler televizyonların hayatımızda bu kadar etkili olmadığı, iletişim kablolarıyla sarmalanmadığımız dönemlerde akrabalarla, aile büyükleriyle bir araya gelinen bayramları yaşadık. Ama şimdiki çocukların ve gençlerin bayramların bu yönünü çok iyi bildiklerini söyleyemeyiz.

Peki, birçok çocuk neden bayramı sevmez? Aslında çocuklar bayramı çok sever. Her ne kadar eski tadı kalmasa da bayramda çocuklara harçlık vermek, yeni kıyafetler ve oyuncaklar almak gibi bir gelenek hala sürmekte. Ancak çocuklar günümüzde bilgisayar ve bilgisayar oyunlarından kurulu sanal bir dünyada yaşıyorlar. Ekran başında saatlerce kalabiliyorlar. Eğer şehir dışına tatile gidilmemişse ve ailece eş dost ziyaretleri yapılıyorsa çocuklar bu ziyaretlere katılmaktan sıkılıyorlar. Aile büyüklerini ya da akrabaları ziyaret etmenin manevi duygusunu veremediğimiz çocuklar eski bayramların tadından uzakta zorunluluk olarak gördükleri bu ziyaretlere katılmak istemiyorlar.

Aile kavramının önemli olduğu bir kültürde yaşıyoruz. Ailesinden uzakta büyüyen çocuklar ya da ailesini kaybetmiş çocuklar da bayramı sevmiyorlar. Böyle günler bir araya gelinen günler olduğundan bu imkanı olmayan çocuklar açısından bayramlar çok buruk geçiyor.

Ben anne baba olarak eski bayram geleneklerimizi çocuklarımıza sevdirmemiz gerektiğini düşünenlerdenim.

Bayram heyecanını, mutluluğunu geleneklerimizi yaşatarak yaşayabiliriz. En basit ifadeyle bayram geleneklerini uygulayarak sevdirebiliriz.

Örneğin bayramlara özgü sabah erkenden kalkmak. Bayram namazına hazırlanmak. Erkek çocuğun babayla birlikte namaza gitmesi. Kız çocuğunun heyecanla annesine yardım ederek kahvaltı hazırlaması.

Bayramlıkları önceden hazırlamak. Bayram sabahı özenle giyinmek.

Aile olarak önce birbirimizle bayramlaşmak.

Çocuklarımıza bayram harçlıklarını vermek.

Beraber aile büyüklerini, komşuları, akrabaları ziyarete gitmek.

Küslüklere son vermek. Görüşmediğimiz insanlar varsa bayram nedeniyle kırgınlıkları unutup bir araya gelmek, gibi çocuklara örnek oluşturacak davranışları uygulayabiliriz.

Böyle davranışlar çocuklar için olumlu bir örnektir. Aradaki anlaşmazlıkları unutup bayram nedeniyle kucaklaşmak bayramın manevi yönünü yaşatmamıza da neden olacaktır. Çünkü bayramlar bütün bu hazırlıklarıyla, alışverişleri ve ziyaretleriyle aslında manevi tatlar veren özel günlerdir. İhtiyacı olanlara yardım etmek için bayramlar en uygun zamanlardır. Yaşlıların gönlünü almak, komşularımızla beraber olmak, yakınlarımızla görüşmek özellikle bayramlarda ayrı bir anlam ifade eder. İnsanlar bayramlarda daha affedici ve hoş görülü olurlar. Evet bugünlük bu kadar. Kaldığımız yerden devam etmek dileğiyle. Sağlıklı mutlu kalın. İyi bayramlar…