Mürsel Acay

Demokrasi değil KAOS

Mürsel Acay

acaracay@gmail.com

Arap Baharı ile Kuzey Afrika ve Orta Doğu kaos içine girdi. ABD’nin Arap Baharı adımı, açlığı, sefaleti, kan ve gözyaşını beraberinde getirdi. Güya demokrasi götürecekti bu ülkelere. ABD’nin müdahale ettiği her yerde kaos oluyor. Kuzey Afrika, Orta Doğu, şimdi de Venezuela. ABD’nin amacı bal gibi de kaos yaratmak. Aslında bunun adı kaos yaratıp, yer altı zenginliklerini kontrol etmek ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak. Başka bir şey değil.
Gerçi Türkiye Suriye’deki oyunları bozuyor ve bozmayı sürdürecek. ABD’nin Suriye’de de yapmak istediği, sahneye koymaya çalıştığı şey bir oyun ve bu oyunu Türkiye görüyor ve müsaade etmiyor. Türkiye, artık Orta Doğu’da etkili ve söz sahibi konumuna geçti. ABD’nin yapmak istediklerine geçit verilmiyor.
ABD’nin oyunları, önce Irak’ta ve Afganistan’da sahneye çıktı. ABD, Irak’a kimyasal silah bahanesiyle müdahale etti. Ancak sonrasında Irak’ta kimyasal olmadığı ortaya çıktı. 1991 Körfez Savaşı ile birlikte Irak’ın kaderi değişmeye başladı. İlk adım bu ülkeye yaptırımlar oldu. Sonra ise Irak’ın kimyasal silahlara sahip olduğu iddiaları daha çokça dillendirilmeye başlandı. 2003 yılına gelindiğinde ABD Irak için düğmeye bastı ve bu ülkede oyunlarını sahneye koymaya başladı. “Demokrasi getireceğim “ diye girdiği Irak’a kaos götürdü. Dünyanın en zengin petrol ülkelerinden olan Irak’ta bir milyonu aşkın insan hayatını kaybetti. Çocuklar babasız, kadınlar kocasız kaldı. Hala bu ülkede kaos hakim. Çünkü ABD’nin eli bu ülkeye değdi.
Saddam Hüseyin’in çabuk pes etmesinin hikayesi ise şöyle… Irak’ın işgal edilmesinden önce, ABD istihbaratı ve eski generalleri, Saddam’ın generalleri ile gizlice görüşüp, savaşmamalarını ve kendilerine iyi bir yaşam vaat ettiklerini belirterek, ülkeyi çok kısa sürede teslim aldı. Irak bu nedenle kısa sürede düşmüş oldu. 20 Mart 2003 yılında başlayan savaş ancak 15-20 gün sürdü. Yani ABD istihbaratı her yere girdiği gibi Irak ordusunun içine de sızarak Saddam Hüseyin’i gafil avladı. Irak’ın işgali döneminde Kuzey Cephesi’nde bulunduğum zaman içinde bunu öğrendim. Saddam’ın savaşmayan generallerinin büyük bölümü gizlice güvenli bir yoldan alınıp ABD’nin kontrolündeki bir bölgeye götürüldü ve komutansız kalan askerler savaşmayı dolayısıyla bırakmış oldu.
Afganistan’da aynı durum söz konusu. Hala bombalar patlıyor ve siviller hayatını kaybediyor. ABD, kaç yıldır demokrasi götüremedi Afganistan’a. Sonrasında ‘Arap Baharı’ adı altında, Libya, Mısır ve Tunus… Hiçbir ülkeye demokrasi götürmedi, tam tersi kaos götürdü. Buralar tam anlamıyla karıştı. Bu ülkelerde insanlar kaos içinde yaşıyor veya kaos içinde ölüyor. Buralarda devlet tam anlamıyla yok. Yer altı ve yer üstü zenginlikleri olan bu ülkeler daha önce refah içindeydi. Bu ülkelerde yaşayan insanlar şimdi yoksullaştı, muhtaç hale geldi. Mısır ve özellikle Libya refah seviyesi yüksek ülkelerdi. Bu ülkelerde, turizm gelirleri, yer altı zenginlikleri ile insanlar ekonomik refah içinde yaşıyordu. Şimdi her gün çatışma ve her gün ölümler yaşanıyor. Ya da kendi ülkesinde ölümün soğuk nefesini ensesinde hissedenler, Güney Avrupa ülkelerine kaçarken Akdeniz’de tekneleri batıyor ve azgın sularda boğulup hayatını kaybediyor.
Aslında nihai amaç Büyük Orta Doğu Projesi. Özellikle Suriye’de… Burada İsrail’in Büyük Ortadoğu Projesi’ne bir hizmet var. ABD, Suriye’de bu proje için çalışıyor. ABD, İsrail’in hayal ettiği toprakları oluşturmak için çaba içinde.