Merve Nur Aslan Öz

Dönüm Noktası

Merve Nur Aslan Öz

mervenuraslan90@gmail.com

Bu sıralar yakın arkadaşlarımın çoğundan sıklıkla şu cümleyi duyuyorum ‘‘ Alıp başımı gitmek istiyorum’’. Bu cümlede bence çok şey saklı ama şunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Tecrübe etmiş sayılırsam eğer, gidecekseniz o başı almadan gitmeniz gerekiyor yoksa değişen hiçbir şey olmuyor maalesef.
Öyle zamanlar gelir ki şehrin stresi, yorgunluğu, işin bunaltması, çevrenizdekilerin üstünüze üstünüze gelmesi ve aniden içimize gelen uzaklaşma duygusu sonunda gitme eylemini hayata geçirebilirsiniz ancak sonuçlar beklenildiği gibi ya da hayallerinizde ki gibi olmayabilir. Neden? Der gibisiniz, açıklayayım. Çünkü insan düşündüklerini, aklından geçirdiklerini kafasından atamıyor, uzaklaştıramıyor. İnsan ne yazık ki geçmişi silemez, bazı insanları da hayatından atamaz, sonuç olarak girilen tünelin ucu yine başlanılan noktaya geri dönmek oluyor.
Günümüzde bir başka püsküllü bela da maalesef teknoloji, istediğin yere git, istediğin kadar uzaklaş ama aklındakilere engel olamıyorsan uzaklaşman senin için hiçbir fayda etmeyecektir. Yine haber okuyacaksın, yine sinirleneceksin ya da üzüleceksin. Şuan bulunduğun ortamdan uzaklaşıp gitmen, seni üzen konuları bir anda unutacağın, ülke gündemiyle birden ilgilenmeyeceğin, yapılan haksızlıkların aniden son bulacağı, terörün artık olmayacağı anlamına gelmiyor, yakınındaki insanların seni arayıp derdini anlatmayacağı anlamına da gelmiyor, aynı ortamı paylaştığın insanlara kızmayacağın ya da onlara kırılmayacağın anlamına gelmiyor.
Yani diyeceğim şu canım okurum; o hep hayal edip, yaşamak istediğin yerlere gittiğinde bir süre sonra kendini “şuradan uzaklaşıp da ıssız yerlere gitsem” derken bulabilirsin ki daha ıssız yer nerededir? Belki çok ileride uzak bir dağ köyü… Ya da dilini, hiçbir özelliğini bilmediğin hakkında hiçbir fikrin olmayan bir ülke… Ama tüm bunlar o beyninin içi boş olmadığı müddetçe, sen ruhunu rahat hissetmediğin sürece sana hiçbir şey kazandırmayacak, bunlara ek olarak herhangi bir sorunla karşı karşıya kaldığımızda ve sevdiğiniz insanlara en ihtiyaç duyduğunuz zamanda yanınızda olmamaları daha çok yaralayacaktır.
Bu küçücük olan sorunlar yalnız olduğunuzda, düşünecekte çok fazla zamanınız olduğundan kafanızda daha da fazla büyütüp çok daha fazla moraliniz bozulmasına neden olabilir. Böyle olunca yalnızlaşırsınız, yalnızlaştıkça aslında hedefinizin bu olmadığının farkına varırsınız. Geçmişe dönüp baktığınızda sinirlendiğiniz, üzüldüğünüz şeyleri düşündüğünüz de yine aynı reaksiyonları vereceğinizi fark edersiniz. Sonuç olarak beyniniz rahatlamadığı sürece değişen hiçbir şey olmayacaktır, senelerce kazanılmış olan huylar ve düşünceler başka bir yere gidildiğinde mekân farklılaştırıldığında değişmiyor maalesef. Yani tebdil-i mekanda ferahlık vardır denir ya hani o aslında tamamen de öyle değil..
Sağlıcakla…
Beklenmedik bir hata oluştu!

Beklenmedik bir hata oluştu!

Teknik rapor oluşturuldu. En kısa sürede çözülecektir.
Geri dön