Erdal Erek

Dünyanın En Hızlısı Olmak Böyle Bir Şey

Erdal Erek

erdalerek@gmail.com

Gazetemiz İLKSES’in de bünyesinde olduğu, Arslan Güneydoğu Gazetecilik Matbaacılık ve Kâğıtçılık A.Ş.’nin bilindiği gibi Türkiye’nin her bölgesinde tesisleri bulunuyor.

Türkiye’nin her bölgesine en yeni ve en kaliteli hizmeti sunabilmek için çalışmaya da devam ediyor. Yönetim Kurulu Başkanımız Halil Arslan gece gündüz demeden bizzat kendisi ilgilenerek, Türkiye için bir değer yaratma gayreti içerisindedir.

Bizler, Türkiye için bu denli şevkle çalışmaya devam ederken, önümüze çıkan her türlü engeli de kolaylıkla aşmaya çalışıyoruz.

Ancak küçücük bir şey tüm düzeninizi, yaptığınız bütün işleri boşa çıkarabiliyor. Nitekim bunu kısa süre önce kuruduğumuz Trabzon tesisimizde yaşadık.

Bilindiği üzere iletişim alanında hizmet veren Türk Telekom, TTNET ve Avea müşteri memnuniyetini arttırma ve daha fazla hız vaadiyle üç şirketinde birleşmeye giderek Türk Telekom markası adı altında toplandı.

Malum devir teknoloji devri, bizim gibi gazetelerin de halka güvenilir ve doğru haberi en hızlı bir şekilde yayma görevi olduğu için bir noktada birbirimize bağımlı hale geliyoruz.

Kurumlar birbirlerine bağımlı olunca siz de hizmet vermek için en iyi olduğunu iddia eden kurumdan hizmet almak istersiniz.

Siz yurtdışından son teknoloji ile donatılmış matbaaları milyonlarca döviz harcayın ülkeye getirin, tesis kurmak için arsa alın, bina inşa edin, yüzlerce personel istihdam edin,  Türkiye’nin her yerine hizmet götürün, günlük her matbaada onlarca gazeteyi sorunsuz bir şekilde okuyucuya ulaştırmak için çalışın gelin görün ki küçücük bir şey düzeninizi alt üst etsin.

Reklamlarında dünyanın en hızlısı olarak kendisini tanıtan, İspanya’dan futbolcu bile getirtip tanıtımlarında oynatan Türk Telekom, Yeşilyalı Mahallesi, ARSİM Organize Sanayi Bölgesi 5. Cadde No: 8 Trabzon adresindeki matbaamıza iki haftadır internet hizmeti veremiyor. Siz dünyanın en hızlısı diye övünün ama Trabzon’un göbeğine hizmet vermeyin.

Soruyorum size dünyanın en hızlısı olmak böyle bir şey mi?