Aysun Arslan Aydin

Ebeveynler Çocuklarına Küsemez

Aysun Arslan Aydin

aysunarslanaydin@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuklarda Uyku Terörü - 18.09.2018

Çocuklarda Uyku Apnesi-2 - 15.09.2018

Çocuklarda Uyku Apnesi- 1 - 13.09.2018

Uyurgezerlik ve Yapılması Gerekenler - 11.09.2018

Çocuklarda Kardeş Kıskançlığı - 08.09.2018

Çocuklara Yabancı Dil Eğitimi - 06.09.2018

Çocuklarda yemek yeme becerisi - 04.09.2018

Kabızlığa Karşı Beslenme Önerileri - 01.09.2018

Su İçme Alışkanlığı Kazandırın - 30.08.2018

Tırnak Yemeyi Önleyebilirsiniz - 28.08.2018

Çocuğunuza Sık Sık Sarılın - 25.08.2018

Çocuklarda Et Tüketimi - 23.08.2018

Kurban Bayramı’nda Nelere Dikkat Etmeliyiz? - 19.08.2018

Kurban Bayramı ve çocuklarımız - 18.08.2018

Çocuklarımıza Parayı ve Tasarrufu Öğretelim - 16.08.2018

Çocuklarımıza Tasarrufu Öğretelim - 14.08.2018

Çocuğunuzu Açık Havadan Mahrum Etmeyin - 12.08.2018

Planlı Olmayı Alışkanlık Edinin - 11.08.2018

Çocuklarda Dini Eğitim - 09.08.2018

Çocuğunuzu Kıyaslamayın - 07.08.2018

Çocuklar Neden Kırıp Dökerler? - 05.08.2018

Çocuklarda Fıtrat - 04.08.2018

Çocuk Hayatı Oyunla Öğrenir - 02.08.2018

Çocuk Eğitiminde Ceza - 31.07.2018

İşe Giderken ‘Doğru’ Vedalaşma - 29.07.2018

Paylaşmayı Öğretmek İçin Geç Kalmayın - 28.07.2018

Yaz Döneminde Sıvı Tüketimi - 26.07.2018

Çocuklarda Yaz İshali - 24.07.2018

Yaz Döneminde Çocuklarınızı İhmal Etmeyin - 22.07.2018

Çocukları Doğru Yöntemle Disipline Edelim - 19.07.2018

Bağırmayan Anne Olmak Mümkün - 17.07.2018

Çocuklarda Olumsuz Davranış Değişimleri - 15.07.2018

Çocuğumuza Karşı Sabır Taktikleri - 14.07.2018

Çocuğunuza Özel Anılar Biriktirin - 12.07.2018

Sıcak Havalardan Çocuklarımızı Koruyalım - 10.07.2018

Mutlu Çocukluk Yaşamak Neden Önemli - 08.07.2018

Mutlu Bir Birey Nasıl Yetiştirilir? - 07.07.2018

Anneyiz - 05.07.2018

Anneyiz - 19.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-3 - 17.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-2 - 16.06.2018

Çocuklarımıza Bayramı Yaşatmak-1 - 15.06.2018

Anneyiz - 12.06.2018

Anneyiz - 10.06.2018

Anneyiz - 09.06.2018

Anneyiz - 07.06.2018

Anneyiz - 05.06.2018

Anneyiz - 03.06.2018

Anneyiz - 02.06.2018

Çocuklarda Sıcak Havalarda Beslenme - 31.05.2018

Anneyiz - 29.05.2018

Anneyiz - 27.05.2018

Anneyiz - 26.05.2018

Anneyiz - 24.05.2018

Çocukları Ramazan’ın Güzelliklerinden Mahrum Bırakmayalım - 22.05.2018

Anneyiz - 19.05.2018

Anneler Günü’nüz Kutlu Olsun - 13.05.2018

Anneyiz - 12.05.2018

Anneyiz - 10.05.2018

Anneyiz - 08.05.2018

Anneyiz - 05.05.2018

Anneyiz - 03.05.2018

Anneyiz - 01.05.2018

Kreşe Giden Çocuğu Hastalıktan Nasıl Koruyabiliriz? - 29.04.2018

Çocuk Düşünülebilir mi? - 26.04.2018

Anneyiz - 24.04.2018

Çocuklara Paylaşma Duygusunu Aşılama - 22.04.2018

Anneyiz - 21.04.2018

Anneyiz - 17.04.2018

Çocuğunuzun Odası Nasıl Olmalı? - 15.04.2018

Anneyiz - 14.04.2018

Anneyiz - 12.04.2018

Anneyiz - 10.04.2018

Anneyiz - 07.04.2018

Anneyiz - 05.04.2018

Anneyiz - 03.04.2018

Anneyiz - 31.03.2018

Anneyiz - 29.03.2018

Anneyiz - 27.03.2018

Çocuklarda Erken Eğitim - 25.03.2018

Anneyiz - 24.03.2018

Çocuğumuzu Vurma Alışkanlığından Nasıl Vazgeçirebiliriz? - 22.03.2018

Anneyiz - 20.03.2018

Anneyiz - 17.03.2018

Anneyiz - 15.03.2018

Anneyiz - 13.03.2018

Bahar Alerjisi Kapıda - 12.03.2018

Anneyiz - 10.03.2018

Anneyiz - 08.03.2018

Anneyiz - 06.03.2018

Anneyiz - 03.03.2018

Anneyiz - 01.03.2018

Anneyiz - 27.02.2018

Mutlu Çocuk Yetiştirebiliriz - 25.02.2018

Anneyiz - 24.02.2018

Anneyiz - 22.02.2018

Anneyiz - 20.02.2018

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkileri-2 - 18.02.2018

Anneyiz - 15.02.2018

Anneyiz - 13.02.2018

Anneyiz - 09.02.2018

Anne ve Çocuk Arasında Güvenli Bağlanma-2 - 08.02.2018

Anneyiz - 06.02.2018

Anneyiz - 05.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-2 - 03.02.2018

Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-1 - 01.02.2018

Anneyiz - 30.01.2018

Anneyiz - 29.01.2018

Anneyiz - 27.01.2018

Anneyiz - 25.01.2018

Anneyiz - 23.01.2018

Erdemli Çocuk Yetiştirmek - 21.01.2018

Anneyiz - 20.01.2018

Anneyiz - 18.01.2018

Çocuklarda Uyku Düzeni - 16.01.2018

Çocuğunuz öfkeli ve saldırgan mı? - 14.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -2 - 13.01.2018

Kardeş Kıskançlığı -1 - 11.01.2018

Gereğinden Fazla Oyuncak Zarar Verir - 09.01.2018

Sebze Meyve Sevmeyen Çocuklar İçin İp Uçları - 07.01.2018

Çocuğumuzun Yemek Seçmesini Nasıl Engelleyebiliriz? - 07.01.2018

Anneyiz - 06.01.2018

Anneyiz - 04.01.2018

Anneyiz - 02.01.2018

Çocuğunuz tehdit zehriyle zehirlemeyin - 31.12.2017

Anneyiz - 30.12.2017

Anneyiz - 28.12.2017

Anneyiz - 26.12.2017

Çocuğunuz İnatlaşarak Sizi Yoruyor mu? - 24.12.2017

Anneyiz - 23.12.2017

Anneyiz - 21.12.2017

Anneyiz - 19.12.2017

Bebeğiniz Geceleri Sık Sık Ağlıyor mu? - 17.12.2017

Anneyiz - 16.12.2017

Anneyiz - 14.12.2017

Anne bebek bağı - 12.12.2017

Bebeğimizi kışın nasıl giydirmeliyiz? - 10.12.2017

Anneyiz - 07.12.2017

Anneyiz - 05.12.2017

ANNEYİZ - 03.12.2017

AYSUN ARSLAN AYDİN

 

Merhaba sevgili anne-babalar. Bugün çocuklarımıza neden küsmememiz gerektiği konusunu ele alacağım. Yemeğini yemediği için, üstünü kirlettiği için ya da inatlaştığı için birçok anne “ben sana küstüm, konuşmuyorum” der. Yemek olmazsa uslu durmak ya da anne babanın istediğini yapmadığı için küsülmekle tehdit edilen çocuklar büyür. Büyürken küsmeyi öğrenir. Aslında küsmek çocuklara özgü bir davranıştır. Ama çocuklukları bittiğinde istediklerini yapmayanlarla, istedikleri gibi davranmayanlarla küsen erişkinler olurlar. Küsmek, pasif-saldırgan bir davranışın göstergesidir. Temelinde kızgınlığın, öfkenin yattığı bir iletişim biçimi olarak tanımlanabilmekle beraber, aslında iletişimsizliktir. Hoşnutsuzluğunu ya da öfkesini ifade etmeyi öğrenemeyen kişi küser. Pasif-agresif kişilik özellikleri olan kişiler küserek iletişim kurmayı yeğler. Size itiraz etmez, kendi fikrini söylemez ama somurtur, küser. Bu şekilde sizi huzursuz etmeye ve hoşnutsuzluğunu anlatmaya çalışır. “Niçin?” dersiniz, “Ne oldu?” dersiniz, susar. En iyi ihtimalle “Sen nedenini biliyorsun” der. Çoğu kez bilemezsiniz. Konuşmaya, iletişim kurmaya çalışırsınız. Ve sonra siz de susarsınız.

“Konuşma benimle, ben senin annen değilim”, “Git başka anne bul” cümleleriyle çocuğu yola getirmeye çalışmak ve bunu uzun süre sürdürmek çocuğa zamanla küsmeyi öğretir. Çocuk tedirgin olur ve annenin kendisiyle barışması için elinden geleni yapar. Sonunda zaten vicdanı rahat olmayan anne hiçbir şey olmamış gibi barışır.

Çocuğunun davranışını nasıl kontrol edebileceğini, onunla nasıl iletişim kuracağını bilemeyen ebeveynler, küserek, çocuklarına kendi iletişim çaresizliklerini öğretmeye başlar. Çocuk büyürken öğrendiği bu yöntemi uygular. O da istediğini yapmayan ebeveyne küsmeye başlar. Her küstüğünde, ebeveyn onun söylemek istediklerini anlıyor diye düşünür. “Size küstüm,” diyerek odasına giden çocuk, ebeveynelerinin gelip sorunu dinlemesini, anlamasını bekler. Anlamadığı zaman bu küskünlük uzar gider. Üstelik çalışmalar gösteriyor ki, çocuklarına küsen annelerin çocukları, çocuklarına sözel ya da fiziksel şiddet uygulayan annelerin çocuklarına kıyasla daha fazla sorun yaşıyor. Annenin şiddeti bile bir ilgi biçimiyken, çocuğa küsmek ona kendini değersiz hissettiriyor. Kendisine küsülen çocuklar depresyon düzeyi, disiplin sorunları gibi birçok alanda daha çok sorun yaşıyor.

Küsmenin nedenlerinden biri, duyguları anlatmak için küsmenin yerine ne konulabileceğini bilmemektir. Küsen kişinin düşünmesi gerekir: “Küsmek benim hangi ihtiyacımı gideriyor?” Bunun yanıtını bulabildiğinizde, küsmenize gerek kalmaz. Sağlıklı iletişim kurma yollarını arayabilirsiniz. Bazen küsmeyip, o en öfkeli halimizle bağıra çağıra konuşmak da yine küsmek kadar hatalı bir tavırdır. İnsan kırgın ya da kızgın olduğunda bir süre karşısındakinden ayrışmak ve kendine dönmek isteyebilir. Ama kendi içinde uzlaştıktan sonra sorun yaşanan kişiyle iletişime geçilmelidir.

Küsmek, bir tür karşısındakini cezalandırmak amacı taşır. Oysa karşı taraf niçin cezalandırıldığını anlayamayabileceği gibi, sizin sık kullandığınız bu yöntem nedeniyle bıkmış ve sizi anlamaya çalışmaktan vazgeçmiş olabilir. Darılmak, kırılmak, üzülmek, dile getirilebilir duygulardır. Küserek anlatılamazlar. Çünkü küsmek bir iletişim biçimi değil, iletişimsizlik biçimidir. İletişimsizlik kopukluğu, kopukluk terk edilmeyi, terk edilme ise yalnızlığı getirir. Küskün yalnızlık seçilesi değildir. Ebeveynler çocuklarına küsemez. Ebeveynin görevi anlatmak, açıklamak ve örnek olmaktır. Küsmenin bir iletişim zorluğu olduğunu anlamadan büyüyenler, küskün bireyler olurlar. Aslında söyleyecek çok şeyiniz olanı uzaklaştırmamak gerekir. Uzaklaştırdığınız kişiyi unutabilirsiniz ama söylemek istedikleriniz, söylemeniz gerektiği halde söyleyemedikleriniz hep sizinle kalır.

Çocuklarımıza konuşmayı mı, küsmeyi mi öğretmeliyiz? Küstüğümüzde, onlara örnek olarak küsmeyi öğretmiş oluruz. Küsmeyi alışkanlık hâline getirmiş kimselerin hayatları, ıstırap ve sıkıntılarla dolu geçmektedir. Onun için çocuklarımızı, sıkıntıları konuşarak gidermeye alıştırmalıyız. Şimdilik bu kadar. Sevgiyle, huzurla kalın…