Mekkiye Uludağ

Engelsiz Eğitim

Mekkiye Uludağ

mekkiye4735@gmail.com

Sağlık ve eğitim gibi en tabii haklardan eksiksiz şekilde yararlanmak biz engelli vatandaşların da en doğal hakkıdır. Bu anlamda gerek bir vatandaş, gerekse engelli bir birey olarak yapmamız gereken en önemli şeylerden birinin empati yapmak olduğuna inanıyorum. Bilindiği üzere, kalıcı çözümlere ancak duygudaşlık (empati) yapmak suretiyle ulaşabiliriz.

Bir sınav maratonunu daha biz engelli bireyler açısından engellerle dolu bir şekilde yaşadık ve bitirdik. Bir daha ki sınavlara kadar çektiğimiz eziyetleri her ortamda birileri bizim adımıza dile getirecek, bizlerle konuşulacak ve bizler bu olanların konuşmadan öteye geçilemeyeceğine üzülerek şahit olacağız maalesef...

Açık öğretim sisteminde kayıtlı engelli öğrencilerin sınav yerleri ve sınava girdikleri binaların biz engellilerin kullanımına ve ulaşımına uygun olmaması her sınavda karşımıza çıkıyor. Bir türlü engelsiz eğitim alamıyoruz. Zaten zor şartlarda okumak isteyen engelli bireylerin karşısına çıkan okullara ulaşım, binalardaki giriş-çıkış sorunları, sınıfların üst katlarda bulunması, tuvaletlerde engeller, görevlilerin anlayışsız tutumları bizi çileden çıkarıyor.

Eğitim Temel bir Hak ise bizim engelli bireyler olarak eğitimimizin önündeki engelleri kaldırma taleplerimizin de bu hak çerçevesinde düşünülmesini istemek en doğal hakkımızdır. Ortopedik engelli vatandaş, kat çıkamaz, görme engelli soru kitapçığını okuyamaz, sağır ve dilsiz derdini anlatamaz, tekerlekli sandalyede oturan engelli kardeşlerimiz asansör ve engelli girişi olmayan binaları kullanamaz...

Bu ve buna benzer o kadar çok sorun var ki aşılamayan hangisini yazayım bilemiyorum. Ben engelli bir birey olarak ilkokuldan sonraki bütün eğitimlerimi açık öğretim sistemi üzerinden gerçekleştirdim. Her sınav döneminde mutlaka bahsettiğim sorunları yaşadım. Yetkililer birçok konuda sorun çözmekten çekiniyor, yetkimiz yok vs. gibi anlamsız bahaneler ileri sürüyorlar.

Örneğin; ortopedik engelli bireyi bir okulun 3. veya 4. kattaki sınav salonuna yazmak ve çıkmasını beklemek, görme engellinin soruları okumasını beklemek, bunun yanında okul idareci ve çalışanlarının ilgisiz ve çözüm odaklı olmayan yaklaşım ve tutumlarıyla karşılaşmak gerçekten üzücü. 12 - 13 milyonu aşkın engelli camiasının sorunları üzerine çalışmak ve çözüm aramak konusunda Milli Eğitim camiasının ve Meclisimizin gereken hassasiyeti göstereceğine inanmak istiyorum. Hiçbir ayrım gözetmeksizin sağlık ve eğitim gibi en tabii haklardan eksiksiz bir şekilde yararlanmak isteyen biz engelli vatandaşlar toplumun içinde aktif rol oynayarak gerek siyaset, gerek sanat gerekse birçok istihdam alanında milletimizi başarıyla temsil etmek en büyük arzumuzdur. Bu anlamda engelli engelsiz bireyler olarak yapmamız gereken en önemli şeylerden birinin empati yapmak olduğu inancındayım. Ancak bu şekilde kalıcı çözümlere ulaşabiliriz.

Biz engelli bireyler toplumun gözünde sürekli sızlanan, yardıma muhtaç, aciz, dilenci pozisyonuna düşürüldüğümüz için çok ama çok üzülüyoruz. Bizler sürekli şikayet eden, mazeret üreten, yardım dilenen insanlar değiliz, olmamalıyız. Her bireyin önünde aşması gereken engeller var mutlaka. Ama bu engeller ağlayıp sızlanmak için değil, çözüm üretmek ve aşmak için bize verilmiş diye düşünelim. Sabır ve haklı mücadeleler ile her engel elbette aşılabilir. Hedefler ve azim oldukça başarı kaçınılmazdır. Biz hakkımız olanları talep ediyoruz ve sorunların çözümü için çaba sarf ediyoruz.

Yeni bir yıla merhaba diyeceğimiz bu son zaman dilimlerinde yeni yılınızı en kalbi duygularımla tebrik ediyor, nice mutlu yıllara yeni hedefler ve kararlılıkla engelsiz bir şekilde girmenizi temenni ediyorum. Selam ve dua ile…