Sultan Gümüş

Entel Köy Efe Köye Karşı

Sultan Gümüş

gumusultan@outlook.com

Yazarın Diğer Yazıları

BİR EGE GEYİĞİ DONDURMAM GAYMAK - 10.07.2018

Düpedüz ‘İyi Sinema’ - 03.07.2018

Memento - 26.06.2018

Fahrenheit 451 - 19.06.2018

İsmiyle Müsemma Bir Film :Bulantı - 05.06.2018

Aylardan Mayıs… Mayıs Sıkıntısı - 29.05.2018

İnsan Ruhunun Karanlık Dehlizlerine Yolculuk - 22.05.2018

Yeşil Yol - 01.05.2018

OSCAR’LIK BİR FİLM: HUGO - 26.04.2018

Amelie - 10.04.2018

1984: Önceden Yazılmış Bir Tarih - 27.03.2018

Limit Yok - 13.03.2018

Ölen Bir Eğitim Sistemi İçin! - 06.03.2018

Bir Biyografi, Bir Kitap, Bir Film: Sol Ayağım - 27.02.2018

Bir Dönemin Toplumsal Evrimi: Züğürt Ağa - 20.02.2018

Hayatın Üçlemesi: Bal, Süt, Yumurta - 13.02.2018

Mustafa Hakkında Her Şey - 06.02.2018

Hayali Bir Düşman: Tepenin Ardı - 30.01.2018

Tabutta Rövaşata - 24.01.2018

KARANLIKTAKİLER - 16.01.2018

Neşeli Günler - 09.01.2018

Her Çocuk Özeldir - 03.01.2018

The Pianist - 26.12.2017

Slumdog Millionaire - 19.12.2017

Küllerinden Doğan “Kağıt” - 13.12.2017

Three Idiots - 05.12.2017

Kaplumbağalar da Uçar - 28.11.2017

Cennetin Çocukları - 21.11.2017

Kirazın Tadı: Yaşamaya değecek bir şey - 16.11.2017

Soraya’yı Taşlamak - 07.11.2017

İnception / Başlangıç - 01.11.2017

Büyük Adam Küçük Aşk - 24.10.2017

LEON - 17.10.2017

MUSTANG - 10.10.2017

Sevmek Zamanı - 03.10.2017

SEÇİMLERİN VE SEVGİLERİN TÜRKÜSÜ SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM - 26.09.2017

Canım Kardeşim - 19.09.2017

Hayvan Çiftliği - 12.09.2017

Vesikalı Yarim - 06.09.2017

Küçük Prens - 29.08.2017

Anlat İstanbul - 22.08.2017

The Truman Show - 15.08.2017

Hakkâri’de Bir Mevsim - 08.08.2017

Ben “Bir Zamanlar Anadolu’da” iken - 01.08.2017

Edebiyattan Sinemaya Yolculuk - 25.07.2017

Edebiyattan Sinemaya Yolculuk - 18.07.2017

Entel Köy Efe Köye Karşı
30’lu yaşlarına yaklaşmış, ülkemizin büyük şehirlerinde yaşayan Türk insanın en belirgin ortak özelliği kurduğu hayalleridir. Bu hayaller mutlaka bir noktada buluşurlar; “Ben emekli olduktan sonra şehir sıkıntısından uzak, müstakil bir eve taşınacağım, orada kafamı dinleyeceğim, ailemle mutlu huzurlu bir yaşam süreceğim. “Ne yazık ki dünyanın şu anda içinde bulunduğu acımasız koşullar, bu hayallerimizi gerçekleştirebilmemizin önünde – yıkılacağından haberi dahi olmayan – Berlin duvarı gibi sert ve kibirli bir şekilde duruyor. Türk sineması için kendisinin bir şans olduğunu düşündüğüm yönetmen Yüksel Aksu da filmleriyle bu ütopyayı yaratmaya çalışanlardan biri. Örneğin, geçen haftaki köşemde yer verdiğim Dondurmam Gaymak ile içinde bulunduğu koşullara aldırış etmeden, birçok yönetmeni kıskandıracak, öyle başarılara imza attı ki; En iyi yabancı film dalında Oscar aday adayı olması, filmin içtenliğinin yanında önemsiz bir detay olarak hafızalarda kaldı. Toplumsal sorunları kendi mizah anlayışı ile irdeleyen yönetmen, Entel Köye Efe Köye Karşı filmiyle de yine harika bir işe imzasını atmış.
KOMÜN KURMAK ÖYLE KOLAY MI?
Sizlere konuyu her ne kadar ben anlatmak istesem de benden çok daha başarıyla anlatıyor Yüksel Aksu, henüz filmin ilk sahnesinde”Bi gün bi tarihte bizim Efeköy’e entel dantel benim gibi saçlı sakallı birtakım adamlar gelmişler. Neden geldiklerini sonradan annadık. Bunlar eski daş evleri almışlar, zeytinlikleri almışlar, graç tarlaları hiç bazarlıksız almışlar. İstanbul’un sıkıntısından bıkmışlar, şehrin gürültüsünden, kaosundan, trafiğinden, hava kirliliğinden bıkmışlar. İnsanın insana yabancılaşmasından bıkkınlık gelmiş, çekip gidelim lan bu şehirden demişler, alternatif komün köyü kuralım demişler. Kimisi deyor bunlar entel dantelmiş, kimisi deyor Anarşiye garışmış, kimisi deyor alternatif yaşam komün köyü gurcaklarmış. Tahminime göre Anarko sendikası bile olabilir bunlar. Thomas More’dan etkilenmişler. Jan Jak Russo’dan etkilenmişler. Son dönemdeki ütopyacılardan komple etkilenmişler. Gimisi anasından, babasından kalan malı satıp, gimisi üç beş kuruş birikimini bir araya goymuşlar, hep beraber beynelmilel bir komün kurmak için çıkmışlar yolla fakat komün kurmak öyle kolay mı?” 
ENTEL DANTEL İŞLER
Yönetmenin, entel dantel diye adlandırdığı grup ile köylü arasında güzel giden dostluklar, Efeköy’ün yakınlarına Termik Santral yapılacağı haberi ile bozuluyor. Bu saatten sonra Efeköy’de yaşayan köylüler mi köyün sahibi yoksa şehirden gelen grup mu işte burada roller değişiyor. 
Filmin başrolünü, köyün muhtarı olarak izlediğimiz Şahin Irmak üstleniyor. BKM’den hatırlayacağımız genç oyuncu gerçekten başarılı. Mimikleri ve şivesi ile bu tarz filmlerin vazgeçilmezi olacağını şimdiden kanıtlıyor olsa da Entelköy Efeköy’e Karşı sadece bir oyuncunun üzerine yoğunlaşmanın imkansız olduğu da bir yapım. Kısacası film, usta oyuncu Emin Gürsoy’dan, bekçi Nihat rolündeki Nihat Kapız’a kadar anlatmama paragrafların yetmeyeceği harika oyunculuklara sahip. Üzerine belgeseller çekilmesi gerekecek kadar önemli bir konuyu, bir karikatür edasında eleştirerek, izleyenlerin aklına sokmayı başarabilen sıcacık bir film ile karşı karşıyayız. Sizlere naçizane önerim çok komik bir film izleyeceğiz diye şartlanarak izlemeyin. Her ne kadar gerçekten gülerek izleyeceğiniz bir film olsa da büyük beklenti size umut ettiğinizi veremeyebilir. Ancak sıcacık, biraz sizden biraz bizden biraz da türküdeki gibi “gitmesek de görmesek de” varlığından haberdar olduğumuz köy halkından bir film.
HİKAYEM YARIM KALDI
‘Dondurmak Gaymak’ filminin yönetmeni olarak adını duyuran Yüksel Aksu, Muğla’daki film çekimleri sırasında 40 gün kadar yıkanamadığını anlattı. “Benim çorap yemin ederim, çizme gibi duruyordu” diyen Yüksel Aksu bir röportajında ise şunlara yer verdi: “Aslında hikayem uzun olduğu için ortadan kestik. Devamında, köylünün bilinçlenme sürecine gireceğiz. Düzen güçleriyle karşı karşıya gelecekler. Köy odası, kültür merkezi, evlerini boyayıp badana edecek milli olacaklar. Ama bir taraftan da ‘Bu dükkanı kapat yeni hikayelere yürü. Ege’den çık artık İstanbul’a gel’ gibi eleştiriler alıyorum. Kalbimin gittiği yere gideceğiz.” Ne yalan söyleyeyim benim kalbim Efe Köy’de kaldı. Bakalım sizler de entellerimizi ve efelerimizi sevecek misiniz? İyi Seyirler…