Elif Yılmaz Pekçalışkan

Excimer Lazer Teknolojisi ile Göz Ameliyatı

Elif Yılmaz Pekçalışkan

elifyilmaz@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Bademler Doğal Yaşam Köyü - 30.10.2018

Nasıl Oluyor; Hem Glutensiz, Hem Ucuz? - 23.10.2018

Glutensiz Gıdalar Zararlı mı? - 16.10.2018

Probiyotik Gıdalara İlgi Neden Artıyor? - 02.10.2018

Girişimcilik piyasasının problemleri ve çözüm önerileri - 25.09.2018

Rakamlarla Girişimcilik Ekosistemi - 18.09.2018

Girişimciler Neden Başarısız Oldu? - 2 - 12.09.2018

Girişimciler Neden Başarısız Oldu? - 11.09.2018

Mıknatıslar; İnsan ve Dünya Üzerindeki Etkileri - 19.06.2017

Mikrodalga Fırın Kullanmalı mıyım? - 11.06.2017

İlk İş Deneyimleri - 23.04.2017

Keşifler Üzerine - 19.03.2017

Sağlığımız için bunlara dikkat edelim - 12.03.2017

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarımız - 26.02.2017

Doğal Taşlar ile Tedavi - 19.02.2017

Başarıya Koştular - 12.02.2017

Bilime Gönül Vermişlerdi - 05.02.2017

Uçtum, çünkü… - 22.01.2017

Mucize İlaçlar - 4 (Tarçın) - 15.01.2017

Mucize İlaçlar-3 (Yenibahar) - 08.01.2017

ELİF YILMAZ Mucize İlaçlar- 2 (ZENCEFİL) - 01.01.2017

Mucize ilaçlar- 1 (ZERDEÇAL) - 25.12.2016

- 25.12.2016

Sevginin Bilimsel Karşılığı ve Sevginin Gücü - 18.12.2016

Neden Zeytinyağı: Zeytinyağının Eşsiz Özellikleri ve Yapısı - 11.12.2016

Eğitim ve İşgücü; Başarı - 23.10.2016

İşimi En İyi Yapan Ben Olmalıyım - 16.10.2016

Kristal Elma ve Aziz Sancar - 09.10.2016

Gelmek İstediklerimiz ve ‘Neden’ Gelemediklerimiz… - 18.09.2016

Renkli Noktalar; Quantum Dot - 11.09.2016

Robot Değil; Yapay Zeka - 04.09.2016

Gelişen Teknoloji ve Getirdikleri - 28.08.2016

Giyilebilir Teknolojiler - 21.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Jeo-Termal Enerji) - 14.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Rüzgâr Enerjisi) - 07.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Güneş Pilleri ve Güneş Enerjisi) - 31.07.2016

Tercih Zamanı - 24.07.2016

Siz Devam Edin Bayım… - 17.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-3 (YAKUT) - 10.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-2 (Akik Taşı) - 03.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık -1 (Kehribar Taşı) - 26.06.2016

Sessiz Alfabe - 19.06.2016

Maria Montessori’nin Eğitime Bakışı: Montessori Okulları - 12.06.2016

3D Yazıcılar - 05.06.2016

Patch Adams - 29.05.2016

Küçük Bir Sır - 22.05.2016

Başarıya Koşanlar -3 (Vehbi Koç) - 15.05.2016

Başarıya Koşanlar -2 (Sakıp Sabancı) - 08.05.2016

Başarıya Koşanlar-1 (Kadir Has) - 01.05.2016

Bilime Gönül Verenler- 5 (Feza Gürsey) - 24.04.2016

Bilime Gönül Verenler-4 (Oktay Sinanoğlu) - 17.04.2016

Bilime Gönül Verenler- 3 (Remziye Hisar) - 10.04.2016

Bilime Gönül Verenler -2 (Ali Rıza Berkem) - 03.04.2016

Bilime Gönül Verenler -1 - 27.03.2016

Biyosensör ile Tedavi - 20.03.2016

Suyun  Kimyası - 13.03.2016

2016’da Bilim ve Teknoloji - 06.03.2016

Diş Bakımı ve Hijyen - 28.02.2016

Biriktirin Çevremiz Yeşillensin - 14.02.2016

İletişim ve Fiber Optik - 31.01.2016

Neden Kök Hücre Tedavisi - 17.01.2016

İmmün sistem ve yapay organlar - 10.01.2016

Yanmaz Kumaşlar - 03.01.2016

2015’ te Bilim ve Teknoloji - 27.12.2015

Uzman Sistemler - 20.12.2015

Dijital Hastaneler - 13.12.2015

Kimya Eşittir… - 06.12.2015

İlaç ve Eczacılık - 29.11.2015

Dirençli Bakteriler - 22.11.2015

Kim Bilebilir... - 15.11.2015

Sen De Sor - 08.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Bağlı Beyinler - 26.10.2015

Vazgeçme - 18.10.2015

TEKNOLOJİK KURTARICI - 12.10.2015

Tesadüfen Oldu... - 05.10.2015

Annem de okusun (!) - 27.09.2015

Başka Boyutlarda Algılama - 20.09.2015

DOĞANIN BİLİME YANSIMASI - 13.09.2015

Göz derecesi yüksek olanlar için şüphesiz gözlük en iyi görme biçimi. Kullanmak istemiyorsak kontakt lensler en çok ihtiyaç duyulanlar arasında yer alır. Fakat kontakt lensin uzun süreli kullanımda gözde çeşitli hastalıklara yol açabileceği korkusu yaşanır. Nitekim ki on yıl boyunca kontakt lens kullanıcısı olarak söyleyebilirim ki, artık gözleriniz lensi kabul etmeyecek dereceye geliyor, göz kuruluğu baş gösteriyor ve kornea tabakası üzerinde deformasyonlar meydana geliyor. Tüm bunların yanında alternatif tıp bir çözüm yöntemi daha sunuyor; refraktif cerrrahi denilen bilimsel adı ile excimer lazer tedavisi...

Excimer lazer tedavisi 1991 den berri uygulanan bir yöntem. Teknolojinin gelişimi ile birlikte bu yöntemde gelişme göstermiş. Öncelerde göz çizdirme ile tedavi edilen göz şimdilerde son teknoloji ile herhangi bir iğne veya bıçak kullanılmadan oluşan ve oluşabilecek riskler binde bir seviyelere indirilerek tedavi ediliyor. Gözü kaybetme riski yok. Doktorlar bu lazer tedavisini emin ve güvenilir bir yöntem olarak vurguluyor.

Ben de yakın zamanda, uzun bir araştırmanın ardından karar verip, çeşitli aşamalardan geçtikten sonra doktorun belirlediği yöntemler ışığında excimer lazer teknolojisi ile lazer ameliyatı oldum. Lazer tedavisi için olumlu düşünce belirtenler kadar olumsuz düşünce belirtenler de var. Fakat olumsuz düşünce belirtenlerin çoğu gördüğüm kadarıyla bu ameliyatı yaptırmamış ve deneyimlememiş olanlar. Bu yüzden ben bu konuda deneyimlediklerimi ve geçirdiğim aşamaları sizlerle paylaşmak istedim. 

Lazer ile ameliyat öncesi doktorlar tarafından belirlenen en önemli şey; göz korneasının refraktif cerrahiye uygun olup olmadığının belirlenmesi. Lazere özel tetkikler(gözün kalınlığını, eğim ve haritaları ortaya çıkıyor, bazı detaylı ölçümler) yapıldıktan sonra karar verilip ameliyata alınıyorsunuz. Yakını görememe, uzağı görememe ve astigmatlık genel olarak ışığın retina üzerine tam yoğunlaşmaması ile ilgili olduğu için lazer teknolojisi kullanılarak gözün ön yüzeyinin eğriliği yapılandırılıyor. Önce bir veya birkaç damla ile gözler uyuşturuluyor sonra bu yöntem ile gözün üzerindeki kornea tabakasına yeniden şekil veriliyor. Böylelikle görüntü arkada netleşiyor. Ameliyat iki göz için toplamda on veya on beş dakika kadar sürüyor. Ameliyat sırasında herhangi bir ağrı hissetmiyorsunuz.

Ameliyata girmeden önce sakinleştirici hap veriliyor. Bunun etkisi ile ameliyat sırasında ani tepkilerden de kaçınılmış olup süreç daha başarılı yönetiliyor. Ameliyat sonrası gözünüze bir koruyucu lens takılıyor. Bununla birlikte ışık hassasiyeti ilk gün daha fazla olacağından UV korumalı, kar gözlüğüne benzer bir gözlük takmanız isteniyor.

Ameliyat sonrası takılan koruyucu lensten dolayı etrafı tam net göremiyorsunuz. Ertesi gün veya doktorun belirlediği gün bu koruyucu lens çıkarılması ile görüntü biraz daha netleşiyor. Fakat gözünüzde bulanıklık ve batma oluyor. Arada hafif baş ağrıları da hissedebiliyorsunuz. Bu belirtiler yaklaşık bir hafta boyunca gözlemleniyor. Bu bir hafta boyunca da dikkat edilmesi gereken şeyler var;

-Yüz çevresine su değmeyecek. Özellikle de göz çevresine dikkat edilmesi gerekiyor. Yüz çevresi alkol-paraben içermeyen ıslak mendille silinebilir.

-Dışarı çıkarken muhakkak güneş gözlüğü kullanılacak. Özellikle rüzgârdan ve rüzgârın getirdiği tozlardan korunmak gerekiyor.

-Ameliyat sonrası göz kuruluğu çok net görüldüğünden, görüşünüzü netleştirmek, batmayı ve bulanıklığı engellemek için doktorun verdiği göz damlalarını düzenli olarak kullanıyor olmak gerekiyor. Bu damlaları düzenli kullanıyor iseniz telefon, televizyon ve bilgisayar kullanımı serbest. Fakat benim tavsiyem çok gözünüzü yormayın.

-Bir hafta boyunca gece uykusuna dikkat edilmeli çünkü uykuda daha çabuk iyileşme sağlanıyor.

Bu süreçleri geçirirken görüntü kalitesi her geçen gün artıyor. Tatmin edici bir görüşe üç ay içerisinde ulaşılacağı söyleniyor. Fakat bir haftadan sonra bile iyi bir görüşe sahip olabiliyorsunuz. Doktorlar tarafından tetkikler sonrasında yapılan birçok lazer tedavi yöntemi var. Bu yazdığım adımlar da olunan tedavi yöntemine göre değişkenlik gösterebilir.

Öncelikle bu ameliyatı yapan Türkiye’de çok iyi hastane ve doktorların olduğunu söylemem gerekir. Hatta yurtdışından sırf bu ameliyat için gelenler var. İzmir’de de konusunda uzman birçok doktor var. Fiyatı merak edenler için hastane bazında değişkenlik gösteriyor. Birde doktor tarafından önerilen yöntem fiyatı değiştiriyor. Bu yüzden size önerim, eğer lazer ameliyatı olmayı düşünüyorsanız içinize sinen bir hastane ve doktor belirleyip gerekli kontrolleri olduktan sonra doktorunuzun belirlediği yöntemin fiyatını hastanenin gerekli birimi ile görüşüp fiyat almanızdır. Birde ameliyat sonrası kimse göz derecenizin tamamen sıfıra ineceği ve gözünüzün ilerlemesinin duracağı ile ilgili garanti vermiyor. Ama son teknoloji ile yapılan göz ameliyatlarında bu oran yüzde doksan ile yüzde yüz arasında olup istatistikler üzerinde konuşuluyor. Nasıl ki doktor göz muayenesinden sonra gözünüzün bundan sonra kaç derece ilerleyeceği ile ilgili bir yorumda bulunamıyor ise bu durumda aynı. Her şeye rağmen sabah kalkar kalkmaz “gözlüğüm nerde acaba?” demekten sıkılanlar için göz ameliyatı alternatif bir çözüm.