Halil Arslan

Halil Arslan Medine İzlenimleri

Halil Arslan

ilksesgazetesi@gmail.com

Halil Arslan Medine İzlenimleri
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İLKSES Gazetesi İmtiyaz Sahibi Halil Arslan ve Takvim Gazetesi Yazarı Ekrem Kızıltaş Medinei Münneveri dolaşırken.

Medine-i Münevvere
Mekke’de olan görevimizi yerine getirdikten sonra Medine-i Münevvere’deyiz. Burada da Türk hacılar için Diyanet İşleri Başkanlığı her türlü kolaylığı sağlamış durumda. İbadet yaptıktan sonra kalan boş zamanımızı da burada bulunan Türk mutfağını ziyaret ederek değerlendirdik ve Osmanlı Dönemi’nde yapılan Medine Tren İstasyonu ve Amberiye Mescidi’ni görmek imkanı bulduk.
Medine-i Münevvere’yi dolaşırken Adalet Bakanı Sayın Abdulhamit Gül, aracından inerek beni ve Takvim Gazetesi Yazarı Kızıltaş’ı selamladı. Beraber kısa da olsa dolaşma imkanı bulduk. Medine’de başka ziyaret  ettiğimiz önemli bir yer ise Türk hacılara yemek yapan Ürve Mutfağı oldu. Ziyarete Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Organizasyon Sorumlusu Burak Orhan Bey de katıldı. Mutfak ile ilgili bilgi aldık ve dolaştık.
Ürve Mutfağı’nı Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkanı Dr. Mehmet Ali Aytekin idare ediyor. Mehmet Yağız, Burhan Çakır ve Hüseyin Okuş ise yardımcıları olarak görev yapıyor. Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkan Yardımcısı Mehmet Yağız İzmir’den gitmiş. Kendisi aslen Mardin’in Midyat İlçesi Kutlubey’den. Kutsal topraklarda 4 yıldır hizmet ediyor. 2 yıl Mekke’de görev yapmış 2 yıldır da Medine’de görev yapıyor. Kendileri gerçekten Türk hacıları için büyük bir özveri ile çalışıyor.
Ziyaretimizde, Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkanı Dr. Mehmet Ali Aytekin, Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Organizasyon Sorumlusu Burak Orhan’a ve bizlere mutfak ile ilgili bilgi verdi. Mutfakta günde 14 bin kişiye yemek yapmak oldukça önemli bir organizasyon. Üstelik kullanılan malzemelerin yüzde 80’i Türkiye’den getirtiliyor. Yerli ve milli olmasına azami derecede dikkat ediliyor.


Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkanı Dr. Mehmet Ali Aytekin, Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Organizasyon Sorumlusu Burak Orhan'a mutfakla ilgili bilgi veriyor.
Ürve Mutfağı:
Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkanı Dr. Mehmet Ali Aytekin’in verdiği bilgiye göre Diyanet İşleri Başkanlığı, hac ve umre organizasyonunda hijyen ve gıda güvenliğini en üst seviyede muhafaza ediyor. Aytekin, 23 aşçı ve aşçı yardımcısından oluşan mutfak ekibinin 24 saat esasına göre büyük bir özveriyle çalıştığını ifade etti. Taze et ve tavuk kriteri hacılara, hazırlanan etli yemekler için temin edilen etler, kesim yapıldıktan sonra buzhaneye girmeden ve dondurulmadan en taze şekliyle diyetisyenler ve aşçılar tarafından kontrol edilerek teslim alınıyor. Böylelikle Diyanet, hacı adaylarına sunduğu yemeklerde sürekli taze et kullanıyor; sağlıklı gıda, kalite ve lezzetten ödün vermemek için masraftan kaçınmıyor. Medine Ayniyat ve İaşe Ekip Başkanlığının verdiği bilgiye göre; Medine-i Münevvere’de hizmet veren mutfak yaklaşık 3 bin metrekare alan üzerine kurulu ve 14 bin kişilik yemek hazırlama kapasitesine sahip. Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Medine Ayniyat Mutfak Ekibi’nin en çok önem verdiği husus, hacıların hayati gereksinimlerinden birisi olan beslenme ihtiyaçlarını karşılarken kendilerini evlerinde hissettirecek sağlıklı, besleyici ve Türk damak tadına uygun lezzetli yemeklerin ikram edilmesi. Yerli ve zengin menü, Diyanet hacılar için kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere iki öğün yemek ve öğle için kumanya hizmeti veriyor. Kahvaltı menüsünde; günlük sabah çorbası, menemen, patates sotesi, kıymalı yumurta, omlet, haşlanmış yumurta, peynir çeşitleri, zeytin çeşitleri, bal, tahin pekmez ve reçel çeşitleri, tereyağı, ceviz, fındık, helva, domates, salatalık verilmekte, bunların yanı sıra içecek olarak da süt, çay ve neskafe ikram edilmektedir. Öğlen kumanyasında günde 5 çeşit olmak üzere; simit, poğaça, kruvasan, çörekotlu kek, sandviç ekmeği, meyve, peynir, zeytin, bal, ceviz, fındık, kuru üzüm, helva, hurma ve cherry domates ve bunların yanı sıra içecek olarak süt, meyve suyu ve ayran ikram ediliyor. Akşam yemeğinde ise; Türk damak tadına uygun akşam çorbası, ana yemek, pilav-makarna-erişte, salata, tatlı, cacık ve meyve olmak üzere 5 çeşit tabldot yemek ikram ediliyor. Kahvaltı ve akşam yemeği menüleri, 15 günlük vakit dikkate alınarak alanında uzman diyetisyenler tarafından hazırlanıyor. Soğuk ve Normal Depolama Sistemleri Diyanet Mutfağı bünyesinde birer adet kuru gıda deposu, kasaphane, sebze ve soğuk hazırlık ünitesi, sıcak yemek mutfağı, bulaşıkhane ve idari işler bürosunun yanı sıra +5 derecede muhafaza yapan üç ayrı sebze, süt ve et dolabı ile dondurulmuş gıdaların muhafaza edildiği bir adet -18 derecede dolap bulunuyor. Mutfakta çalışacak personellerin tamamı Türkiye’den ve Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde oluşturulan komisyonlarda çeşitli mesleki testlerden geçirilmekte, bilgi ve becerileri doğrultusunda seçilmiş. Hijyen, olmazsa olmaz! Diyanet mutfağında, personel ve gıda tedarikçilerinin hijyen kontrolleri, gıda güvenliği, menü planlaması ve kalori denetimi Türkiye’den gelen diyetisyenler tarafından planlanıp uygulanıyor. Gıda ürünlerinin yüzde 80’i Türkiye’den   temin ediliyor. Geri kalan yüzde 20’lik kısmı ise diyetisyen ve aşçının tat, lezzet ve tazelik denetiminden geçirilmek suretiyle yerli firmalardan tedarik ediliyor.

Medine Tren İstasyonu:
Medine’de Osmanlı Dönemi’nde yapılan önemli birçok tarihi eser bulunmaktadır. Bunlardan biri de Sultan 2. Abdulhamit döneminde yaptırılan Medine Tren İstasyonu. Bu kadar önemli bir yatırımın yapılması buraya verilen önemin göstergelerinden biridir. Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’in kabrine yürüme mesafesinde bulunan bu istasyon, peygamberimizi rahatsız etmemek için Medine’nin girişine inşa ettirilmiştir. Demir yolu ve istasyon inşaatında sadece Müslüman işçilerin çalışmasına özen gösterilmiştir. Ayrıca yine efendimizin rahatsız edilmemesi maksadıyla tren yolunun Medine’ye giren raylarına keçe döşendiği rivayet edilir. Ne acıdır ki bu istasyon sadece 9 yıl hizmet verebilmiş ve sonrasında İngilizlerin işgali sonucu Osmanlı’nın elinden çıkmıştır. Tren istasyonunun İngilizlerin eline geçmesi ile birlikte raylar da sökülmüştür. Bu nedenle şuan istasyona bağlı herhangi bir tren seferi bulunmamaktadır.



Amberiye Mescidi:
Sultan 2. Abdulhamit tarafından Medine Tren İstasyonu’nun hemen yanına yaptırılmıştır. İsminin Amberiye olmasının nedeni şöyle anlatılır; Abdulhamit Han tren yolunun inşaatından sonra her sene hac zamanında hacıların kolaylıkla ulaşım sağlayabilmesi için tren seferi düzenlenmesi talimatını verir. İlk tren seferinde kendisi devlet idaresinde olduğu için sefere katılamaz ve kendi yerine vezirinin hacca gitmesini, gittiğinde Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’e selamını götürmesini ve onun kabrinden bir tutam toprak getirmesini istemiştir. Padişah’ın isteği üzerine vezir tren yolu ile hacca gider ve haccını tamamlar. Ancak ne var ki Peygamber efendimiz (sallahlahu aleyhi vesellem)’in kabrinden bir parça toprak almayı unutur. Tam tren istasyonuna geldiğinde padişahın isteği aklına gelir. Tren kalkacağı için de geri dönüp toprak alacak kadar vakit kalmamıştır. “Nasıl olsa padişah anlamaz” diye düşünerek tren istasyonunun karşısında bulunan bu mescidin bahçesinden bir tutam toprak alır ve yola çıkar. Vezir Padişah’ın yanına geldiğinde Abdulhamit han vezire haccının nasıl geçtiğini ve efendimizin toprak getirip getirmediğini sorar. Vezir de yanında getirdiği toprağı çıkararak padişaha verir. Abdulhamit Han heyecanla toprağın içinde bulunduğu bezi açar ve koklar. Sonrasında ise vezirine dönerek, “Bu toprak efendimizin kabrinden gelmiş olsaydı misk kokardı, oysa şimdi amber kokuyor” der. Bunun üzerine vezir mecburen toprak almayı unuttuğunu ve istasyonun karşısına yaptırılan caminin bahçesinden aldığını anlatır. Bunun üzerine padişah “Bizim mescid amber mi kokuyor? Öyleyse adı Amberiye mescidi olsun” der ve mescid daha sonra bu isim ile anılır.




İLKSES Gazetesi İmtiyaz Sahibi Halil Arslan, Kanal 7 Yayın Yönetmeni Zahid Akman ve Diyanet İşleri Başkanlığı Basın Organizasyon Sorumlusu Burak Orhan.