Çağdaş Cantürk

Herkes Kapısının Önünü Süpürürse

Çağdaş Cantürk

canturkcagdas@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Nane Limon Mevsimi Doğa ne müthiş! - 31.10.2018

Girişimcilik Destekleri - 19.10.2018

Ayıplanmak - 10.10.2018

Vasıfsız İnsan Fazlalığı - 26.09.2018

Kaşla Göz Arası - 13.09.2018

Emlak Fiyatları - 05.09.2018

Doğu Seyahatim - 29.08.2018

Yaşanılmaz Yaşam Alanları - 15.08.2018

Mantıksız Dolar Yükselişi - 08.08.2018

Yaşadığın Şehirde Yaşayamaz Olmak - 01.08.2018

İnsan Nasıl Yaşar - 25.07.2018

Bu Deniz Kimin? - 04.07.2018

Seçim Gürültüsü - 13.06.2018

Bayram Sakinliği - 20.06.2018

Turizme Dair - 30.05.2018

Mezuniyet - 23.05.2018

Oksimoron - 16.05.2018

Boy Sırasını Yengeçten - 10.05.2018

Çıraklığını Yapmadığın İşin Ustası Olmak - 02.05.2018

Çocuk Olmak - 25.04.2018

Ne Yazıyorsam Hayvanseverliğimden! - 18.04.2018

Bindiğin Dalı Kesmek - 11.04.2018

Bir Zaman Dilimi Olarak Hayat - 04.04.2018

Hayatı Iskalama - 28.03.2018

Manzarayı Görmek İçin Yukarı Tırmanmak - 21.03.2018

Sosyal Medyanın Çirkin Yüzü - 14.03.2018

Ticaretten Haberler - 07.03.2018

Soy Ağaçları - 28.02.2018

Çocuk - 21.02.2018

Hop Sakız Adası - 14.02.2018

Güncelleme - 07.02.2018

Ar-Ge ve Otomobil Üzerine - 31.01.2018

Okula Mola - 24.01.2018

90’lar - 17.01.2018

Cumbalı İzmir - 11.01.2018

Trendleriyle Yeni Yıl - 03.01.2018

Karınca ve Ağustos Böceği - 27.12.2017

Algıda Açıklık - 21.12.2017

Şeker Portakalı ve Zeze - 13.12.2017

Kültür Sanat Etkinlikleri - 06.12.2017

İlk Yağmurun Telaşı - 29.11.2017

Ölü Toprağı - 22.11.2017

İstanbul İzmir Arası - 15.11.2017

Hazır Bilgi - 08.11.2017

Ütopyalar Güzeldir - 01.11.2017

Kahkaha - 25.10.2017

Dönüşüm - 18.10.2017

Toplum, toplu yaşayan insanların ortak tepkileri, bazen pek de mantıklı çalışmaz. Doğada bulunan müthiş denge, insanlıkla beraber değişmiş olsa gerek. Toplu yaşama, ortak ve benzer tepkiler verme hayvanlarda ve bitkilerde oldukça stabil ve rastlanılan bir durum. Fakat insanlarda aklın kullanılabilirliğiyle beraber sağlanan bazı seçme şansları mevcut. Bu seçimler, doğanın dengesine ters işliyor zaman zaman.

'Ben çok bal yaptım, kendi yiyeceğim kadar balım var. Artık ben çalışmayacağım, kışı bu kadar balla rahat geçiririm nasıl olsa' diyen bir arı olabilir mi acaba? Zannetmemekle beraber, destekliyorum da. Fikrinin ve itiraz yeteneğinin olmasını takdir ederdim. Olayın mantıksız olmasına karşın, bir durum karşısında açık bir şekilde fikrini söyleyebilmek, kıymetlidir. Ama doğa dengelidir tezim, kovanda kışın yeni doğan arıların açlıklarının göz önünde bulundurması ve arıların ekstra bal yapma aşkını doğrular nitelikte. Doğa, neslin devamına odaklanmıştır. Nitekim arılar da, kışın çiçeklerin olmadığı bir anda, yeni doğacak arıları doyuracak kadar bal yapmakla sorumlu hissederler.

İnsan?

İnsan da benzer tepkilerle, çocuklarının sorunsuz gelişiminde en öncelikli rolü oynayan canlılardır. Fakat komün olarak sergiledikleri davranışlar, doğadakinin aksine işlemekte. Toplu olarak yaptıkları eylemlerde bile kendi içlerinde mutabakat sağlamakta zorlanabiliyorlar. Fakat bunlara rağmen, ortak bir payda için en kalabalık nufüsü sağlayabilen canlılar, yine insanlardır. 1 milyar kişinin aynı ülke vatandaşı olarak yaşaması buna verilebilecek en uç örneklerdendir. 1 milyar üyesi bulunan karınca, arı kolonisi olduğunu zannetmiyorum.

Fakat insan bencilleştikce, komün yaşamın faydalarını gözardı etmeye başladı. Günü kurtarma çabası, geleceğin parıltısının önüne geçti. Herkes, kapısının önünü süpürürse, bir kent temiz kalır diyen insanların yerini, gülerek yere umarsızca çöp atan insanlar aldı. Elindeki çöpten kurtuldu fakat, yaşadığı alanı kirletti. Yaşam kalitesini, yaşam alanını negatif etkileyerek düşürdü. Bencil insan, zarar vermeye başladı. Kendi bireysel olarak ötekilerden sıyrılmayı hedefledi. Bunu, ötekileştirdiklerini çiğneyerek yapmaktan kaçınmadı. Ezdi, kullandı, kandırdı ve tırmandı. Nasıl tırmandığı, yükselirken ezdiği onun için önemli olmadı.

İnsan kazanmak için vahşileşti. Bu vahşileşmek, etikten uzaklaştıkca hayvandan da farklılaştı. Avını paylaşan aslan gibi vahşileşmek değil bu. Sadece meyvesi lezzetli olan ağaçlara güneşin yansımaması gibi de değil. İnsanın vahşiliği, diğer insanlara zarar vermekten çekinmeyen bir vahşilik. Eğitimle şekillenebilen, hırslarla kandırılabilen, ego ile kontrol edilemez bir hale gelen vahşilik.

Toplumun faydasını, memleketinin yararını, etrafındakilerin iyiliğini düşünmeyen insanlara karşı diyeceğim şu ki, elmasın bile kömürlerin arasından çıktığı evrende, son insanın içindeki parıltı da sönmedikten sonra, bencillik asla kazanamayacaktır. İnsan, ötekine her zaman muhtaç olacaktır.