Sıla Arsel

Hititler ve Eflatunpınar - 2

Sıla Arsel

sila.arsel.96@hotmail.com

Boğa figürü biz Türkler için de önemlidir, dedik. Oğuz Kağan başındaki boynuzlu başlığı ile ünlüdür. Arapçada Zülkarneyn çift boynuzlu anlamına gelmektedir. (Zülkarneyn Peygamber ile Oğuz Kağan’ın aynı kişi olduğu da kayda değer bir söylencedir.) Ya da “Dünya öküzün boynuzları üzerindedir” hadisi bize neyi anlatmaktadır? Tıpkı Sümerlilerde karşılaştığımız “Tanrılar” yani orijinal Türkçesi “Galaktik göksel varlıklar” olarak çevrilen uzaylılar, yoksa bir zamanlar dünyaya hükmetmiş midir?
Boğanın Kur-an’da ki yeri de ayrı bir paragraftır. Bakara; sığır-boğa anlamlarına gelmektedir. Bakara suresinin 67-73. ayetlerinde sığırın (boğanın) bir parçasının kesilerek ölüye vurulması emredilir. Emir yerine getirilir. Ölü dirilir. Yani bu sureden anlaşılacağı üzere Müslümanlar için de boğa kutsaldır. Gelelim tekrar Oğuz Kağan’a. Birlik, bütünlük anlamına da gelen Oğuz’un, Boğa yani güç anlamına geldiğini de bir kez daha vurgulayalım. Oğuz, tüm adamların birliğidir. Başbuğ Atatürk’ün yazdığı “Hakikat Nerede” adlı şiirinde olduğu gibi;
...
Asya’nın ortasında Oğuz oğulları,
Avrupa’nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.

Boğa aynı zamanda yeniden doğuşu simgeler. Tıpkı Müslümanlıktaki ahiret inancı gibi. Bu da sonsuzluktur, bir başka deyişle ebedilik..
Bu inanış Hititlerde de aynen görülmektedir. Kabartmaların kayalara yapılması bunun en güzel örneğidir. Hititlere göre kayanın dayanıklılığı ölümsüzlükle bağdaşmıştır. Fırtına Tanrısı ve Güneş Tanrıçasının sadece bir kaya parçasının üzerine değil sonsuzluğa kazındığı bize anlatılmaktadır.
O kadar anlattık neden adına değinmedi demeyin. Eflatunpınar adının Yunanlı Filozof Platon’dan geldiği söylentiler arasındadır. Eflatun yani namı diğer Platon, bu yapıt yapıldıktan yaklaşık bir milenyum sonrası bu anıt ve çevresinde belli bir süre yaşamıştır. Bu yüzden adının buradan geldiği rivayet edilmektedir. Lakin Nesililer’in (biz Hitit desek de onlar kendilerini Nesililer olarak adlandırmış) kaynakları da iyi incelenmeli, bu anıtın bünyesinde bulundurduğu şifreler çözüme kavuşmalıdır.
Yerle gök arasındaki iletişimi sağlayan Göksel Tanrılar, bize uzaylı gerçeğini mi anlatmaktadır?
Bu anıt doğal kayalar üstüne yapılmamıştır. Birbiriyle aynı ebatta ya da uygun olarak kesilmiş andezit blokların bir araya getirilmesi ile oluşmuştur. Günümüzde vinçle taşıdığımız 25 tonluk 3’lü boğa protomu hangi teknolojik aletle yerine konumlandırılmıştır? Bu anıt aynı zamanda bize geçmişin üstün teknolojisinin ve üstün sanatının da mı haberini vermektedir? Bu anıtta su delikleri, neden üç Dağ Tanrısının göbek deliklerine konumlanmıştır? Yoksa suyun kutsallığı ile göbek kordonunun içinde bulundurduğu gizem mi birleştirilmiştir?
Hititler’de Tanrılar, kuşlara (kuş derken UFO kastedilmiş olabilir) binerek dünyaya gelmektedirler. Hititler’in son döneminde ise Tanrılar yine kuşlarla gitmiştir. Hititler de giden Tanrıları geri çağırmak için (Tanrılar gelip gidenler olduklarına göre ya da gözle görüldüklerine göre bu anlatımda maddesel bir varlık söz konusudur. Yani Tanrı kelimesi ile asıl kastedilen tıpkı Sümerlilerdeki gibi, mutlak yaratıcı kavramı değil, göksel varlıklardır, namı diğer uzaylılardır) kuşları Tanrılara kurban ettikleri ritüellerini gerçekleştirmişlerdir. Kuş ritüellerinin başlamasıyla yani Tanrıların gitmesiyle Hititlerin çöküş dönemine girmesi manidardır.
Eflatunpınarın yakınlarına konumlanan bir camii bulunmaktadır. Cami ile Su göleti arasında bir tümsek yer almaktadır. Orada bulunan halkın söylemlerine göre o tümseğin altında kralın altından eşyalarının (altından keser, altından kağnı, altından araba) bulunduğu ama Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer aldığı söylenmektedir. Bu yüzden herhangi bir çalışma yapılmamaktadır. Boğa figürü mitlere göre aynı zaman hazinenin yerini de göstermektedir. Ama o üçlü boğa figürünün orijinal yeri tam olarak bilinmemektedir. Bu yüzden o boğa heykelinin tümseği gösterip göstermediği hakkında bir şey söyleyemem ancak bölgede Kalkolitik Çağ üretimi çanak çömlek parçaları bulunduğu açıklanan bir gerçektir. Halka göre ise sadece çanak çömlekten ibaret değildir altından arabaların ve kralın özel eşyalarının bulunduğu önemli bir yerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Konya Arkeoloji Müzesinin bu konuya el atması gerekir. Acilen sit alanı konumundan çıkıp kazıların başlaması gerekmektedir. Ve bizim de dünya mirası konumunda olan hazinelerimize ve değerlerimize sahip çıkmamız gerekir. Boşuna cennet vatanım dememiş büyüklerimiz. Saklı cennetimizin ezoterik yapısının çözülmesi ve gün yüzüne çıkması temennimdir.