Uzm. Dr. Mustafa Torun

İdrar yolu enfeksiyonları (İYE)

Uzm. Dr. Mustafa Torun

mtorun3@mynet.com

Yazarın Diğer Yazıları

Dünya AİDS Günü ve HIV-AİDS sorunu - 2 - 03.12.2018

Dünya AİDS Günü ve HIV-AİDS sorunu - 1 - 01.12.2018

Diş Eti Enfeksiyonu (GİNGİVİTİS) - 22.11.2018

Prof.Dr. Nusret Fişek Hocam ile Dertleşme - 20.11.2018

Yoksul Çocukların Beslenmesi - 10.11.2018

Lenf Damarlarının İltihabı (Lenfanjitis) - 01.11.2018

Ülkemizde Aşılamada Karşılaştığımız Sorunlar Nelerdir? - 25.10.2018

HPV’ye Karşı Bağışıklama - 18.10.2018

El Yıkama Alışkanlığımız Niçin Yok? - 15.10.2018

Kuduz Şüpheli Hayvan  Isırıkları - 04.10.2018

Grip Salgınları ve Aşılama Tartışmaları? - 27.09.2018

İleride Sorun Olabilecek Enfeksiyonlar  - 20.09.2018

Şarbon Niçin Gündemimizde? - 14.09.2018

Kızıl Niçin Önemli? - 06.09.2018

Kanser Oluşumu ve Enfeksiyon Etkenleri - 30.08.2018

Seyahatler ve Enfeksiyonlar - 26.08.2018

Kancalı Kurtlar - 19.08.2018

Su ile Bağlantılı Enfeksiyonlar (2) - 13.08.2018

Su İle Bağlantılı Enfeksiyonlar - 12.08.2018

İşle İlgili Hastalıklardan Ne Anlıyoruz? - 05.08.2018

Mikrobiyoloji ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı - 29.07.2018

Hastane Enfeksiyonlarını Tanıyalım (2) - 23.07.2018

Hastane Enfeksiyonlarını Tanıyalım (1) - 22.07.2018

Gıda Güvenliğinden Ne Anlıyoruz? - 15.07.2018

Gonoreyi (Bel Soğukluğu) Tanıyalım - 08.07.2018

Giyardiyaz Nasıl Bir Enfeksiyondur? - 01.07.2018

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklarla Nasıl Baş Ederiz? - 18.06.2018

İdrar Yolları Enfeksiyonlarının Tanısı - 10.06.2018

SİFİLİZ (FRENGİ HASTALIĞI) - 03.06.2018

Ekonominin Çarpık Büyümesinin Enfeksiyon Hastalıklarına Etkisi - 27.05.2018

Seyahat’e Bağlı Gastroenteritler - 20.05.2018

Kist Hidatik veya Kist Hastalığı - 13.05.2018

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (2) Salgınlarda Mevsimlerin Rolü - 06.05.2018

Neden “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi” Çok Ciddi Bir Enfeksiyondur? - 1 - 29.04.2018

Doktorların ve Sağlıkçıların Hasta ve Hasta Yakınları ile İlişkisi - 22.04.2018

Ateşle Birlikte Çocuklarda Deri Döküntüsü - 15.04.2018

Brusellozis: Süt Hastalığı veya Malta Humması - 08.04.2018

Doğru Beslenme İle Enfeksiyonları Önleme - 01.04.2018

SAÇ DERİSİNİN MANTAR ENFEKSİYONU (TİNEA CAPİTİS) - 25.03.2018

Tenya veya Şerit Enfeksiyonu - 18.03.2018

Amebiazis ve Amipli Dizanteri - 11.03.2018

Akut Karın Ağrısı Durumunda Ne Yapalım? - 04.03.2018

Askarit veya Yuvarlak Bağırsak Solucanı (ASKARİS) - 25.02.2018

Ağrılı idrar yapmak neden önemli bir sorundur? - 18.02.2018

Erişkin Aşılamada Karşılaştığımız Sorunlar Nelerdir? - 11.02.2018

Sağlığın Toplumsallaşması ve Koruyucu Hekimlik - 04.02.2018

Besin Zehirlenmeleri-2 - 29.01.2018

Besin Zehirlenmeleri - 28.01.2018

Bilimsel Ağırlıklı Makale Yazımı - 21.01.2018

Verem (Tüberküloz) - 14.01.2018

Diyarbakır ilimizdeki HIV-AİDS sorunu - 07.01.2018

ANTİBİYOTİK KULLANIMINDA YAPILAN HATALAR VE ÇÖZÜMLERİ - 31.12.2017

Ateş Şikayeti İle Başvuran Hastaya Yaklaşım - 24.12.2017

Akut Bronşit - 10.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? - 2 - 04.12.2017

HIV-AIDS Giderek Türkiye’de Artıyor mu? -1 - 03.12.2017

Akut Tonsillo Farenjit ( Boğaz Ve Bademcik İltihabı) - 26.11.2017

Türkiyede Gazetecilerin Karşılaştığı Enfeksiyonlar - 19.11.2017

Yorgun olmayan kişi var mı? - 12.11.2017

Ağız Hijyeni - 05.11.2017

Topluma El Yıkama Alışkanlığını Nasıl Kazandırabiliriz? - 22.10.2017

Antibiyotik Kullanım İlkelerimiz Neler Olmalıdır? - 15.10.2017

Boğaz Ağrısını Basit Görmeyin - 08.10.2017

Kuduz Şüpheli Isırıklar - 01.10.2017

Uzm.Dr. Mustafa Torun

Mikrobiyoloji Ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

mtorun3@mynet.com

Boşaltım (Üriner) sisteminin enfeksiyonu olarak adlandırdığımız “idrar yolu enfeksiyonları (İYE)” en sık rastlanan enfeksiyonlardan biridir. İş, güç ve ekonomik kayıplara yol açan, yan etkileri ile ciddi hastalıklara kapı aralayan bir tablodur. Bilimsel konuları yazarken hele de konu sağlıksa terazinin dengesini şaşırmadan, ortalama okur seviyesini düşünerek yazmaya çalışıyoruz. Bazen kantarın topuzunu kaçırıp aşırı bilimsel terminolojiye giriyorsak bağışlana. Burada zorunlu olarak, bakteri, mantar ve virüslerin adlarını yazarken olduğu gibi yazdık. İYE sorunu ülkemizde fazla ciddiye alınmamış, dolayısı ile halkın eğitimi ve bilinçlenmesi ihmal edilmiş olup, beşikten mezara kadar eğitimin gerekli olduğu bir konudur. El yıkama, tuvalet ve cinsel eğitim korunmada son derece önemli olup bunlar okullarda (Özellikle sık İYE görülen kız çocuklarına) ciddi bir şekilde anlatılmalıdır.

İYE KAÇ ŞEKİLDE KENDİNİ GÖSTERİR?

BAKTERİÜRİ: İdrarda bakteri olması anlamına gelir. Belirtili veya hiç belirti olmadan gözlenir. SİSTİT: İdrar torbasının (Mesanenin) iltihabıdır. Genellikle genç erişkinlerde gözlenir.

AKUT PYELONEFRİT (İVEGEN BÖBREK İLTİHABI): Böbreğin parankimini (Bütününü) tutan enfeksiyondur. Ateş, böğür ağrısı, idrarda yanma, sık idrara çıkma, titreme, üşüme gibi bulguların olduğu bir tablodur.

KOMPLİKE OLMAYAN İYE: Normal boşaltım sisteminin enfeksiyonu anlamındadır.

KOMPLİKE İYE: Sıklıkla gebelerde, çocuklarda, erkeklerde ve hastanede uzun yatan hastalarda görülen, yapısal veya işlevsel kusurları içeren boşaltım sisteminde gözlenen enfeksiyon anlamında kullanılmaktadır. Üst İYE bu gruba sokulabilir.

TEKRARLAYAN İYE: İYE’nin tekrarlamasıdır. Farklı bakteri ile tekrarlama olursa reenfeksiyon (ikinci), aynı bakteri ile olursa relaps (hastalığın uyanması) diyoruz. Her ikisi de tekrarlayan (rekürrent) İYE’dir.

ÜROSEPSİS: İYE nedeni ile oluşan sepsis (Kanın mikropla zehirlenmesi) tablosudur.

KRONİK İYE: Süreğen İYE anlamındaki tablodur. Uzun süre aynı mikroorganizma ile olan İYE dir. Aylar hatta yıllarca sürer.

İYE HANGİ MİKROORGANİZMALARLA OLUŞUR?

E. koli, Proteus, Psödomonas, Klebsiella, Enterobakter, Enterokoklar, Stafilokoklar, Corynebakterium ve ürealyticum gibi bakterilerdir. Saydığım son üç bakteri hastanede yatan hastalarda önemli olup tedavileri bakteriyal direnç nedeni ile sorun oluşturmaktadır. Mantarlardan özellikle şeker hastaları ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda “Kandida” ile virüslerden erkek çocuklarda İYE’ye neden olan Adenoviruslar önemlidir.

İYE’DE RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Cinsel ilişki, Yüksek viral yüklü HIV enfeksiyonu, Cinsel temas sonrası idrar yapılmaması, gebelik ve gebelik önlemek amacı ile kullanılan diyafram, sperm öldürücüler, yoksulluk, Şeker Hastalığı, böbrek nakli, boşaltım sisteminin tıkanıklığı, taş, boşaltım sistemine yapılan işlemler, sonda takılması, daha önce İYE geçirilmesi, erkeklerde sünnetsizlik, yaşlılarda ruhsal ve zihinsel bozukluklar, sinir sistemi hastalıkları, kadınlarda kadınlık hormonu (Östrojen) eksikliği, idrar kesesi sarkması (mesane prolapsusu), erkeklerde prostat bezi büyümesi vb. sayılabilir.

İYE BULGULARI NELERDİR?

Yeni doğanlarda ve iki yaş altındaki çocuklarda genel durumlarında bozulma, ateş ve kusma gözlendiği halde yaş ilerledikçe sık idrara çıkma, karın ve sırt ağrısı ile idrarda yanma belirginleşir. İleri yaşlarda bulgular değişkenlik gösterir. Tutulum yeri (sadece mesane mi yoksa yukarı sistem de tutulmuşsa), mikroorganizmanın sayısı, kişinin altta yatan hastalığının olup olmaması (şeker hastalığı, taş, nörolojik hastalıklar v.b.), yaşlılık ve bağışıklığın baskılanması ile hastanede uzun süre yatması önemlidir. Genellikle sık idrara çıkma, idrar yanması, böğür ve sırt ağrısı, ateş, titreme üşüme, idrar kaçırma, ağrılı, bulanık ve kanlı idrar yapma bulgular arasında sayılabilir. Yukarıda da belirttiğim gibi bu bulgular İYE’nin şekline göre değişir.

İYE’DE TANIYA NASIL VARABİLİRİZ?

İdrar mikroskopisinde doğrudan lökosit kamerası ile bakıda; mm3’de on lökosit görülmesi veya lam lamel arasında her sahada en az bir lökosit görülmesi tanıya yardımcıdır. Tanıda bir diğer önemli yöntem gram boyası ile boyanmış orta akım idrarda 100 büyütmede bir veya birden fazla bakteri görülmesidir. Bakterinin miktarı, cinsi ve antibiyotik duyarlılığı için idrar kültürü en değerli testlerden biridir. Orta akım ve steril koşullarda alınan idrarda bakılır. Geç çıkması, hastanın daha önce antibiyotik alması, bazı bakterilerin üretilememesi eksiklikleridir. Diğer tanı yöntemlerinden de kısaca bahsedersek bunlar Lökosit Esteraz testi, idrarda protein aranması ile radyolojik (İVP, USG) testlerdir.

İYE TEDAVİSİ NASILDIR?

Su içilmesi veya damar yolu ile sıvı verilmesi ile bakteri miktarının azaltıldığı ve bakterili idrarın atılma sürecinin hızlandırıldığı düşünülse de etkili olmadığı sanılmaktadır. Asıl tedavi uygun antibiyotik başlanmasıdır. Sistit ve alt İYE’de üç günlük oral (ağızdan) antibiyotik tedavisi çoğu zaman yeterli olurken, üst ve komplike İYE’de en az 10-14 günlük parenteral (damardan) ve olanak varsa hastaneye yatırılarak antibiyotik verilmesi gerekir. Tekrarlayan İYE’de uzun süreli antibiyotik tedavisi esastır. Kültür antibiyogram sonucu çıkana kadar uygun antibiyotik başlanması gerekir.

İYE’DE KULLANILAN ANTİBİYOTİKLERİ SIRALARMISINIZ?

Oral antibiyotikler (Trimetoprim sülfometoksazol, siprofloksasin, ofloksasin, norfloksasin ve diğer kinolonlar) üç günlük tedavi için uygundur. Sefalosporin grubu oral (ağızdan alınan) antibiyotikler daha az etkili olup, uzun süre kullanılması (7-10 gün) gerekir. Damar içi (İ.V.) kullanılan antibiyotikler: Seftriakson, Sefotaksim, Ampisilin-Sulbaktam, Piperasilin-tazobaktam, siprofloksasin ve diğer kinolonlar ile Aminoglikozit grubu antibiyotiklerden: Gentamisin ve Amikasin sayılabilir. Kültür-antibiyogram sonucu çıkınca hastanın kliniği, altta yatan hastalığı ve yaşına göre antibiyotiği belirlenmeli ve uygun süreye tamamlanmalıdır.

YORUM VE ÖNERİ: Önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan “idrar yolu enfeksiyonları” zamanında tanı konulup tedavi edilmez ise, son derece ciddi komplikasyonlara yol açan enfeksiyon hastalıklarının başında gelmektedir. Her zaman söylediğimiz ve yukarıda da belirttiğimiz gibi tedaviden daha önemlisi bu enfeksiyonlardan korunmaktır. Koruyucu hekimli ilkelerine uymak en önemli korunmadır.