Erdal Erek

İnşaatlarda yitip giden canlar!

Erdal Erek

erdalerek@gmail.com

Toplum olarak bir zamanlar ekmek parası için en tehlikeli yerlerde çalışır, en zor işleri yapardık. Çok katlı binaların cephelerinde dayanıksız derme çatma iskeleler üzerinde sabahtan akşama kadar bir yevmiye için çalışırdık. Çünkü mecburduk ekmek kavgasıydı. Tehlikesi olduğu halde mecburen çalışıyorduk. Geride bıraktığı memleketinde ekmek parası için eline bakan bir sürü insan vardı. Kışlık giderler, günlük masraflar, düğün parası, başlık parası derken genç yaşta yaşından büyük ağırlığın altında kayboluyordu gençlikleri. Bir aileden 14-15 yaşlarında 3-4 kardeş girerdi bir inşatta sabah güneşinden akşam karanlığına kadar durmadan çalışırdı geçinmek için daha fazla kazanmak için. Kamusal denetim azdı. İş adamları az masrafla çok kazandığı için güvenlik alma kaygısı diye bir şey yoktu.

Son zamanlarda ise durum biraz değişmiş gibi. Herkesin toplum olarak az çok herkesin ekonomisi biraz düzeldi. Çoğu aile kazancı fazla diye büyük şehirlere taşındı. Orada işlerini kurup geliştirdiler. Bu sefer ekmek parası mücadelesi daha çok kazanmak derdine döndü. ‘O aile çok zengin oldu. Biz geri kaldık’ düşüncesiyle daha çok çalışmaya başladık. Gençlerimizi daha refah bir gelecek sahibi olmaları için gereken eğitim sürecinden kopardık. Ne kadar çok kazanç o kadar çok itibar noktasına baktık. Çalışırken güvenliği unuttuk. Yine gencecik insanları çok katlı binalarda cephelerde daha çok kaybetmeye başladık. Genç ölümler artarak devam ediyor ancak ölüm sebebi değişmiş gibi ekmek kavgası sebebi oldu zenginlik sebebi. Önlem alınmazsa, dikkat edilmezse ve can güvenliği bilinci artmaz ise daha çok gencimizi kaybedecek gibi görünüyor. Sonuç olarak içimizde her gün derinleşen bir yara açılıyor, İnşaatlarda yitip giden canlar…