Muhammet Tunç

IRAK ve SURİYE ÜZERİNE

Muhammet Tunç

tunc47@gmail.com

Irak ordusunun gerçekleştirdiği Kerkük operasyonu sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir kazanım elde etmediği beyanlarına katılmıyorum. Bütün platformlarda, Türkiye Cumhuriyeti olarak komşularımızın toprak bütünlüğü ve bölgemizin istikrarından yana olduğumuzu dile getirdik.

Bütün emperyalist güçlerin gözleri ve salyalı ağızları Suriye ve Irak’ta bulunan yeraltı zenginliklerinde oldu/olmaya da devam ediyor. Ülkemizden başka, olaylara “İnsani ve İslami” yaklaşan başka bir dünya ülkesi olmadı. Bunun içindir ki 3 milyon insana kapılarımızı açtık. Ülkemizde ağırladığımız milyonlarca insana, onlarca milyar $ harcama yaptık. Karşılığında ise tek kuruş beklemedik. Çünkü biz Türkiye’ydik.

Bütün bu iyi niyet ve dostluğa rağmen, emperyalist güçler “güney sınırlarımızda” bir terör koridoru oluşturarak bizi yok etmek istediler. Oluşturulmak istenilen bu terör devletine neşter vurmak amacıyla ilk operasyonumuzu “Fırat Kalkanı” ile başarılı bir şekilde yaptık. Fırat Kalkanı operasyonu ile bütün emperyalist güçlerin -sözde- yok edemediği bir terör örgütünü de yerle bir ettik. Fırat’ın batısı veya doğusu fark etmeksizin ulusal güvenliğimizi tehdit eden bütün unsurlar tek tek yok edilecektir.

O kadar petrol gelirine rağmen, kendi bölgesindeki memurlara maaşını ödeyemeyen Barzani, Türkiye’ye kafa tutması akıl ve izan dışı oldu. Türk ve Kürt ayrılmaz bir bütündür, birbirinden de başka dostu yoktur ama Barzani ve saz arkadaşları gizli servislerin oyununa geldi. Türkiye’nin bütün uyarı ve ikazlarına rağmen “referandum” saçmalığından vazgeçmedi. Bu saçmalık kendisinin hazin sonunu getirecektir. Bağımsızlık hayali sonrasında bölgede akacak kanın tek sorumlusu “IKBY” yönetimine aittir. Barzani, bunun hesabını halkına nasıl verecek? IKBY, kendi aralarındaki ihtilaflarıyla ve kameralar önünde ağlaşan askerleriyle mi bağımsız olmayı düşünüyordu? Bu ne aymazlıktır!

Devlet beyin dediği gibi; istediğimiz an 82 Musul, 83 Kerkük’ü ilan etme kudretine sahibiz. Ama biz, toprak bütünlüğünü savunuyoruz...

Açık ve net bir şekilde söylüyorum ki, Türkiye’mizin istediği ve arzuladığı tek kazanç bölgenin istikrarıdır. Başka bir niyetimiz yok! Irak Ordusunun Kerkük’e yaptığı müdahaleye de bu gözle bakıyorum. İran kazandı Türkiye kaybetti söylemleri kesinlikle gerçeği yansıtmıyor.

“Bölge istikrarlı olsun, analar ağlamasın, kadınlar dul, çocuklar da yetim kalmasın...”

Bizim tek isteğimiz bu...

Eğer bu isteğimiz bir nebze dahi gerçekleşirse “en büyük kazanan” biz oluruz. Ama aksi bir müdahaleye de asla müsaade etmeyiz. Açık ve net bir şekilde belirtiyorum ki; Türkiye kaybetmedi, kaybetmeyecek.

İran ne kazandıysa en az onun kadar da Türkiye kazanmıştır. Süreç her şeyi gün yüzüne çıkaracak zaten. Bekleyip,  görmek lazım.

Bize düşen bolca dua etmek. Devlet aklı zaten gerekeni yapıyordur.