Sıla Arsel

İzmir Suikasti ve Saat Kulesi (2)

Sıla Arsel

sila.arsel.96@hotmail.com

İstiklal Mahkemelerinde birçok paşa yargılanıyor. Bunlardan daha sonra beraat edecekler arasında; Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Rauf bey, Faik bey.. gb önemli isimler de bulunmuştur. Rauf bey, planlanan suikastın Ankara’da olacağını biliyordu. Suikastı planlayan kişiler milletvekilleri ya da mecliste yer alan kişilerdi. Rauf bey bu nedenle kapı kapı dolaşarak suikastı gerçekleştirecek kişilere engel oldu. Suikastçılar da bu suikastın Ankara’da gerçekleşemeyeceğini anladılar. Bir takım olaylardan sonra TBMM’nin tatile girmesini ve Atatürk’ün il gezilerini fırsat bilen suikastçılar planı İzmir’e yöneltti. Bizim komutanlar da Ankara suikastı önlenince suikasta engel olduklarını zannettiklerini ve bu nedenle hükümete bildirmediklerini, savunmalarında söylemişlerdir.
Söz konusu paşalar suikast girişiminin içinde yer almamışlardır. Ama olaydan haberleri olduğu halde İçişleri Başkanlığına bu konuyla ilgili her hangi bir şey söylemediler, hükümeti uyarmadılar. Bu nedenle istiklal mahkemeleri tarafından tutuklandılar. Fakat sonrasında suikast girişiminin içinde yer almadıkları ve suçsuz olduklarını ispatladıkları için 2 ay yargılandıktan sonra beraat ettiler.  Bu da olması gereken bir süreçti. Yoksa suçsuz olduklarına dair halkın içinde hep bir kuşku olacaktı. Yargılandılar ve aklandılar.
Şimdi gelelim İzmir Saat Kulesi’nin gizemine. Bildiğimiz üzere kule 1901 yılında Sultan II. Abdülhamit döneminde Sadrazam Mehmet Said Paşa tarafından yapılmıştır. Kulenin mimarı Raymond Charles Pere’dir. 25 metreye ulaşan bu kulede 75cm çapında dört adet saat yer almaktadır. Bu saatler dönemin Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından armağan edilmiştir. Kulenin altında bulunan odanın dört köşesinde çeşmeler yer almaktadır. İlk katı sekizgen bir görünüme sahiptir ve 4 katlı bir yapıdır. Osmanlı döneminden sonra üstündeki motiflerde bir takım değişikliklere gidilmiştir.  Buraya kadar hep bildiğimiz şeylerdi. Peki Abdülhamit bir hassa bu kuleyi neden buraya inşaa ettirmiştir? Açıkçası bu konuda hiçbir yerde yeterince bilgi yok. Kült TV’nin ve Alper Erdem’in söylencelerinden yola çıkarak size bu bilgileri de vermeyi uygun gördüm çünkü direkt konumuzla çakışıyor. 2010 ve 2016 bulgularına göre bilinen bir gerçektir ki Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Klasik Arkeoloji Anabilim Dalında görev yapan Doç.Dr. Akın Ersoy ve ekibi tarafından Kadifekale’yi Agora’ya bağlayan bir yer altı tüneli bulunmuştur. M.Ö 334 yılında Büyük İskender tarafından kurulan Kadifekale’yle, Persler’in durdurulmuş olduğunu biliyoruz. Büyük İskender bu geçitlerden yardım almış olabilir mi? Zaten bu da bir gerçektir ki her kalenin altında bir kaçış yeri mutlaka vardır. Yer altında bulunan bu tüneller de bize Roma döneminden kaldıklarını gözler önüne sermektedir. 2 metreye 1 metre genişliğindeki tünel, İzmir’i çevreleyen gizli bir geçit midir yoksa sadece İzmir’in bütününe yayılan bir su kanalı mıdır bilinmez ama, yapılan keşiflerle İzmir’in yer altı bu tünellerle doludur. Bornova’nın altı, Buca’nın altı..vs.
Buraya ufak bir parantez açmak istiyorum, örnek verecek olursak Alsancak’ta bulunan bir kafeye gittiyseniz kafe çalışanlarının ilk anlattığı şeydir yerin altında gizli geçit bulunduğu. Alsancak tamamen bu geçitlerle doludur. Tabi Alsancak’taki bu gizem Rumların eseri mi Roma’nın mı bilmiyorum ama İzmir’in yer altının tamamen bu geçitlerle dolu olduğunu belirtmek istedim. Şimdi konumuza geri dönelim. Maalesef doğal afetler sonucu bir takım çökmeler oluştuğu için henüz bu yer altı yapıları tam olarak incelenememiştir. Fakat bu tünelleri birbirine bağlayan bir nokta olduğu düşünülmektedir. Adeta bir dinlenme alanı gibi büyük bir boşluktur. Abdülhamit burayı keşfetmiştir. Bu nedenle buraya bir anlam daha yüklemiştir. Üstüne saat kulesini inşaa etmesinin de sebebi budur. Başka bir söylemle de burayı keşfeden Abdülhamit, bu odada Sabataycıların kendilerine has ritüellerini gerçekleştirdiklerini öğrenmiş bu gizli mabedi deşifre edip kendi güvencesine almak için kuleyi buraya dikmiştir. Saat Kulesi’nin altındaki keşfettiği bu oda, hemen 80 m ilerisindeki hükümet konağına ulaşmaktadır. Günümüzde bu geçide ne oldu derseniz, Konak’ta 1975 yılında çıkan yangınlar nedeniyle bu gizli geçidin gözler önüne çıktığı bu nedenle kapatıldığı söylenmektedir. Yani bu geçit (ya da tünel artık nasıl adlandırmak istersek) 1926 yılında aktifti. Ve Başbuğ Atatürk, kendine düzenlenen suikast sırasında tam da bu odadaydı. Çoğunluğun bilmediği yerde, Tanrı’yla baş başa…
...