Ümit Yaşar Işıkhan

KAFASIZ KOMUTANLAR…

Ümit Yaşar Işıkhan

poetia.star@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

Eduardo Galeano ve Biz  - 19.11.2016

İmgelerin Parçalanması-5 - 15.11.2016

Sen Bir Robotsun - 12.11.2016

Hayatınız Roman poetia.star@gmail.com - 08.11.2016

Aşktan Sonra Hüzün - 05.11.2016

Aşkın Yüzyılı- ve Selmina Melikoğlu - 01.11.2016

“Aşkın Yüzyılı – Elizabeth” - 29.10.2016

Kitap ve İnsan İlişkisi 2 - 25.10.2016

Kitap ve İnsan İlişkisi -1 - 22.10.2016

Fransa Elsa’yı Öldürdü… - 18.10.2016

KİM Sanatçı! - 15.10.2016

İzmir'de Belediyelerin İflası - 11.10.2016

Cuma Ocaklı’nın Ardından - 08.10.2016

İntihar Saatindeyiz… - 04.10.2016

Yeniden Yeniden Doğmalısın - 01.10.2016

Yüzyıllık Oyun - 27.09.2016

A.V.M’LER  -  Egepark Ve Sanat - 24.09.2016

Kuşların Dilini Öğrenin - 20.09.2016

Ansızın Aşk... Ansızın Filistin - 17.09.2016

Kim Şair... Hangisi Şiir - 13.09.2016

Tanrının Adaleti - Sosyalizm - 10.09.2016

Balkanlar’da Bir Şair-4 Zeynel Beksaç - 06.09.2016

Balkanlar’da Bir şair-3 Zeynel Beksaç - 30.08.2016

Gaziantep’te Vurdular Beni… - 27.08.2016

Balkanlar’da Bir Şair-2 Zeynel Beksaç - 23.08.2016

Balkanlar’da Bir Şair-1 Zeynel Beksaç - 20.08.2016

Smyrna’nın Suriyeli Kızı - 16.08.2016

Fransa’dan Teşekkür Bekliyorum…   - 13.08.2016

Demokrasi Ve Şehitler Mitingi - 09.08.2016

Kuş Kanatlarına Özlem - 06.08.2016

Ben Ordaydım… - 02.08.2016

Smyrna’nın Aşıklarına - 30.07.2016

“Kolera Günlerinde Aşk” - 2 - 26.07.2016

“Kolera Günlerinde Aşk” – 1 - 23.07.2016

Halkımıza Geçmiş Olsun - 19.07.2016

Halkımıza Geçmiş Olsun - 19.07.2016

Ve Geçti Zaman - 16.07.2016

Srebrenitsa’da Öldürüldüm - 12.07.2016

Müslüman Mahallesinde Ölmek - 09.07.2016

Hangi Bayram… - 05.07.2016

Hangi Bayram… - 05.07.2016

Sabotaj Bayramı - 02.07.2016

Aşk ve İnat - 25.06.2016

Ben Mülteciyim - 21.06.2016

Aşk Bir İmgeydi Selmina - 18.06.2016

İzmir Kent Belleği Yazıldı…  - 14.06.2016

Ben Muhammed Ali - 10.06.2016

Gavur İzmir Affetmez… - 07.06.2016

“Alfabesiz Sevişmeler” ve Şevki Özdemir - 04.06.2016

Kim İzmirli? - 31.05.2016

Kuşadası’nda Uluslararası Sanat Festivali - 28.05.2016

Vatan Hainleri - 24.05.2016

Kuşadası Sanat Festivali - 14.05.2016

Cumartesi Annelerine - 10.05.2016

AB vizesine hayır - 07.05.2016

1 Mayıs ve Mangal… - 03.05.2016

Amele Sınıfına El Fatiha - 30.04.2016

TÜYAP ve İZFAŞ - 26.04.2016

TÜYAP’ta Çocuk ve Minyatür Kitap - 23.04.2016

İzmir 21. TÜYAP Kitap Fuarı’na Yolculuk - 16.04.2016

Petra’nın Gözyaşları - 12.04.2016

Gitme de Konuşalım - 09.04.2016

İzmir’de Sanat ve Liboşlar - 05.04.2016

Barışa Su Olmalı - 02.04.2016

Ölü Ozanlar Kenti - 29.03.2016

Barışın Başkenti Mardin…   - 22.03.2016

Savaş ve Leş Kargaları - 19.03.2016

Bilge ve  Zaman… - 15.03.2016

Zavallı İzmir - 12.03.2016

Sanat Engel Tanımaz 2 - 09.03.2016

Sanat Engel Tanımaz - 08.03.2016

Yarım Kalan Şiir - Halis Altındağ - 05.03.2016

Kalimerhaba - Kadın ve Sanat Festivali - 01.03.2016

Kuşların En Küçük Kardeşi… Sedat Peker - 27.02.2016

NATO’ya Hayır… - 23.02.2016

Terör Bataklığı - 20.02.2016

Kenti Öldürenler ve Kutsanan Katiller - 16.02.2016

Şiirde Maviydi Zaman  - 13.02.2016

Yüreğini Aşka Hazırla… - 09.02.2016

Toplumların Gen Şifresi – Folklor Deliormanda Aşk       - 06.02.2016

Dizeler Mumyacısı Erhan Doğan - 02.02.2016

Benim Teröristim İyidir… - 30.01.2016

Terör ve Hayat -2 - 26.01.2016

Terör ve Hayat -1 - 23.01.2016

Nazım Hikmet’in çocukluğu – 2 - 19.01.2016

Nazım Hikmet’in Çocukluğu - 1 - 16.01.2016

Dön Dünya Yeni Bir Güne - 12.01.2016

Biz Efendi Çocuklardık…   - 09.01.2016

T.S. Eliot ve Şair Sorumluluğu - 05.01.2016

Yeni Yıl ve Hüzün - 02.01.2016

Kadın Aktivistlere Çağrı… - 29.12.2015

Şiirin Genç Irmaklarından - 26.12.2015

Size ve Bize El Fatiha… - 22.12.2015

Şiirin Güney Rüzgarı - 19.12.2015

BİR GEZGİN… ALİ TİYAR GÖK  - 15.12.2015

Mustafa Kemal’i Öldürenler… - 12.12.2015

Ölü Çocuklar Senfonisi - 08.12.2015

Kuşadası’nda Sanat Turizmi - 05.12.2015

Konuş Lazar - 01.12.2015

Katil Kim? - 28.11.2015

Kırlangıçlar İçimden Uçunca - 24.11.2015

Savaş ve Edebiyat-2 - 17.11.2015

SAVAŞ VE EDEBİYAT-1 - 14.11.2015

Barışa renk olmak - 10.11.2015

Hoş Geldin Pepe - 07.11.2015

GİTME… - 03.11.2015

SON  ŞAİRLER - 31.10.2015

İzmir'de Sonbahar ve Beyaz Toros-2 - 27.10.2015

İzmir’de Sonbahar ve Beyaz Toros-1 - 24.10.2015

“Bir Mum Diğer Bir Mumu Tutuşturmakla Işığından Bir Şey Kaybetmez” Hz. Mevlana - 20.10.2015

DOKSAN DOKUZ KURŞUN - 17.10.2015

DOKSAN YEDİ GÜVERCİN AĞITI - 13.10.2015

UASB* - SANATÇILAR  DIŞARI - 2 - 10.10.2015

UASB* - SANATÇILAR DIŞARI - 1 - 06.10.2015

Bayram benim neyime… - 03.10.2015

NATO Çocukluğuma Kamp Kurdu.. - 29.09.2015

İZMİR BAYRAM VE ÇOCUK -3  - 28.09.2015

MARDİN BAYRAM VE ÇOCUK – 2 - 27.09.2015

MARDİN-BAYRAM VE ÇOCUK -1 - 26.09.2015

MARDİN’DEN İZMİR’E -1 - 22.09.2015

MERHABA MARDİN - 19.09.2015

YAŞASIN KIYAMET-2 - 16.09.2015

YAŞASIN KIYAMET - 15.09.2015

12  EYLÜL VE KATİLLER - 12.09.2015

AFFETME  BİZİ   AYLAN… - 08.09.2015

MASAL, TREN VE BARIŞ - 05.09.2015

İEF ve İZMİR’E EL FATİHA - 01.09.2015

ÇANAKKALE  RUHU  VE  BARIŞ - 29.08.2015

Acıları Silah Yapmak - 25.08.2015

SAVAŞ  SEKTÖRÜ VE BARIŞ    - 22.08.2015

Herkes Yalan Söyledi - 19.08.2015

İLK SES… İLK KURŞUN - 15.08.2015

Büyükşehir ve Rezalet - 11.08.2015

ŞİİR NEDİR? - 08.08.2015

BARIŞ NE ZAMAN!-2 - 05.08.2015

BARIŞ NE ZAMAN!-1 - 04.08.2015

FELSEFE, ŞİİR VE BARIŞ -2 - 01.08.2015

FELSEFE, ŞİİR VE BARIŞ  -1 - 28.07.2015

Bana Çocuklarını Anlat Amara... - 25.07.2015

ÖLÜM  YELKENİNDE  YAŞAM EPİGRAMMASI-2 - 21.07.2015

ÖLÜM YELKENİNDE YAŞAM EPİGRAMMASI - 1 - 18.07.2015

KÖYLÜLER…KADINLAR...ÖLÜLER... - 14.07.2015

SREBRENİTSA… UYGARLIĞIN MEZARI - 11.07.2015

KARDEŞİM BOSNA…KARDEŞİM SREBRENİTSA - 10.07.2015

UMUDA YOLCULUK - 07.07.2015

NEVAİ METİN MEMMEDOĞLU ve DELİLER - 04.07.2015

TEMMUZ’DA  ÖLMEK... - 30.06.2015

KIYAMET GÜN܅ - 27.06.2015

DÜNYA MÜLTECİLER GÜNÜ - 23.06.2015

YEREL YÖNETİMLER VE K.K.K.   - 16.06.2015

YENİ BİR SAYFA - 09.06.2015

NAZIM HİKMET’İN SÜRGÜN ARKADAŞLARI - 06.06.2015

SİYASİ PARTİLER VE SANAT - 02.06.2015

BÜYÜK İNSANLIK ALANLARDA… - 30.05.2015

TABULARA DOKUNMAK -2 - 26.05.2015

TABULARA DOKUNMAK -1 - 23.05.2015

COMANDANTE CARLOS’A ÖZGÜRLÜK - 19.05.2015

EDUARDO   GALEANO  ve YASAK  KUŞLAR - 16.05.2015

AŞK VE KATİLLER - 12.05.2015

ŞİİR VE SANIK - 09.05.2015

Entel-Dantel ve İzmir - 05.05.2015

Zamana Dokunmak ve İzzet Kocadağ - 02.05.2015

TÜYAP’TA YAZAR OLMAK - 25.04.2015

 İZMİR TÜYAP 20 YAŞINDA - 21.04.2015

SON TREN ve H. RECAİ ATALAY - 18.04.2015

“BİR  HAYALİM  VAR” - 2 - 07.04.2015

“I HAVE A DREAM”- 1            - 04.04.2015

Köyceğiz şiir akşamları - 31.03.2015

ŞİİRA.. - 28.03.2015

ŞİİR VE ÖLÜ OZANLAR - 24.03.2015

HALEPÇE’NİN  GÖZYAŞLARI - 21.03.2015

GÜN DÖKÜLMESİ VE YAĞMUR - 17.03.2015

Azerbaycan’ın barış elçileri - 14.03.2015

BALKANLARDA  HOMEROS - 10.03.2015

“ALLAH’IN ASKERLERİ” - 07.03.2015

GÖLGELER  VE ZAMAN - 03.03.2015

Hoşça Kal Yoldaşım... Sedat Peker... - 28.02.2015

C.H.P ve KÜLTÜR - SANAT - 24.02.2015

Sanat Evrensel mi? - 21.02.2015

ÇAĞIMIZIN  YALNIZLIĞI                                                - 17.02.2015

ULU BİRÇINAR-ABDULKADİR GÜLER                                                                          - 14.02.2015

HAKKARİ’DE BARIŞ ZAMANI - 10.02.2015

HAKKARİ’DEN BASRA’YA - 08.02.2015

HAKKARİ’DE KAR SICAKLIĞI-3 - 03.02.2015

HAKKARİ’DE KAR SICAKLIĞI-3 - 01.02.2015

Hakkari'de Kar Sıcaklığı - 2 - 31.01.2015

Hakkari'de Kar Sıcaklığı - 1 - 27.01.2015

Kıvırcık Saçlı Kızın Öyküsü - 24.01.2015

ZAMANIN  KIVIRCIK  SAATLERİNDE… - 20.01.2015

KAPİTALİZMİN ÇÖKÜŞÜ - 10.01.2015

FRANSANIN OYUNU - 09.01.2015

HOŞÇA KAL MADRİNA - 06.01.2015

KAR, NOEL BABA VE MARDİN - 04.01.2015

TARİHİN UTANÇ YILLARI - 30.12.2014

CUMA OCAKLI VE TANRI’NIN AĞLADIĞI SAATLER - 27.12.2014

BODRUM’DA DELFİ - SANAT - 23.12.2014

ÖRNEK GAZETE -EGE’DE BUGÜN - 20.12.2014

HOŞ GELDİN ZERDÜŞT - 16.12.2014

İMGELERİN PARÇALANMASI-4 - 13.12.2014

HAYATIN SIRLARI          - 09.12.2014

ÖNCE  İNSAN  OLMAK.. - 06.12.2014

ŞİİR YOĞUN BAKIMDA - 02.12.2014

ROTARY KONAK -2 - 29.11.2014

ROTARY KONAK -1 - 25.11.2014

Zamanı Çalmak - 22.11.2014

AFFET BİZİ ŞEYHMUS - 18.11.2014

Gözlerin ve Filistin - 15.11.2014

YEREL  YÖNETİMLER  VE  SANAT - 11.11.2014

ŞAİR VE İNTİHAR   - 08.11.2014

BAK SEVGİLİM - 04.11.2014

ADIM  CUMARTESİ.. - 01.11.2014

SAVAŞ VE İNSAN - 28.10.2014

GİLGAMEŞ DESTANI ve İBRAHİM ÜLGER - 25.10.2014

HOŞÇA KAL  MARDİN.. - 21.10.2014

AYDIN  GEÇİNEN  IRKÇILAR - 18.10.2014

ORTADOĞU VE EMPERYALİZM - 14.10.2014

İMGELERİN  PARÇALANMASI -3 - 07.10.2014

- 07.10.2014

SENARYOLAR VE IŞİD - 30.09.2014

HOMEROS’UN ÇIĞLIĞI - 23.09.2014

GAVUR  İZMİR-MİŞ - 20.09.2014

İBRADI  - MARDİN’E BAKAR - 16.09.2014

IŞIĞIN  KAYNAĞI - 13.09.2014

İMGELERİN  PARÇALANMASI -2 - 09.09.2014

ARTOROS SANAT FESTİVALİ - 1 - 06.09.2014

BUNCA HÜZÜN VARKEN - 02.09.2014

MARDİNDE ZAMAN -2 - 30.08.2014

MARDİN’DE ZAMAN-1 - 26.08.2014

SANATÇILAR DIŞARI.. - 19.08.2014

KARDEŞLERİM..      - 16.08.2014

İmgelerin Parçalanması-1 - 12.08.2014

GÖLGELER VE YELKOVAN - 09.08.2014

“ŞEREFSİZLER” - 05.08.2014

BAYRAM SENİN NEYİNE… - 02.08.2014

TANRI  SOSYALİST Mİ.. - 29.07.2014

DİREN FİLİSTİN.. YANINDAYIZ.. - 26.07.2014

HİTLER’İ KİM GÖNDERDİ.. - 15.07.2014

SREBRENİTSA UYGARLIĞIN MEZARI - 12.07.2014

APHRODISIAS.. HEYKEL  ATÖLYESİ - 08.07.2014

7 RAKAMININ GİZEMİ VE BEN - 05.07.2014

TEMMUZ YÜREĞİMİN YANGIN YERİ - 01.07.2014

KENT, SANAT VE SIĞIRLAR.. - 28.06.2014

PETRA’NIN GÖZYAŞLARI… - 24.06.2014

12 EYLÜL VE BİR KUŞAĞIN KATİLLERİ - 21.06.2014

MUSTAFA KEMAL’İ ÖLDÜRENLER.. - 17.06.2014

KARYALI ŞAİR RAŞİT ÖZTÜRK VE ALTIN BEBEK - 14.06.2014

N’OLUYOR YA !.. - 10.06.2014

AZİME AKBAŞ YAZICI VE SUYUN DUASI - 07.06.2014

NAZIM HİKMET’İ ÖLDÜRÜYORLAR – 2 - 03.06.2014

VAKIFLAR VE SANAT KATİLLERİ.. - 31.05.2014

DENİZALTI   VE   MADEN İŞÇİLERİ - 27.05.2014

SOMAYA AĞIT 3 Anne… Annem… Burdayım.. - 24.05.2014

SOMAYA AĞIT-2 Ölü Madenciler Diyalogu - 20.05.2014

NİOBE’NİN  GÖZYAŞLARI  veya  SOMA’YA  AĞIT - 15.05.2014

SUÇLU BULUNDU - 12.05.2014

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE REZALET - 09.05.2014

Katil Biziz... - 05.05.2014

İŞÇİ SINIFINA EL FATİHA… - 02.05.2014

AZİZ KOCAOĞLU VE SEMA PEKDAŞ  - 28.04.2014

TÜYAP VE KENT KÜLTÜRÜ - 27.04.2014

TÜYAP VE KİTAB-I “ŞEY” - 26.04.2014

TÜYAP VE MİNYATÜR KİTAP - 25.04.2014

TÜYAP ve DİNÇER SÜMER - 24.04.2014

TÜYAP VE E-KİTAP - 23.04.2014

İZMİR 19.TÜYAP KİTAP FUARINA YOLCULUK - 23.04.2014

Yağmur sonrası kızıl renge dönüşen pelerinleriyle askerler, komutanlar karşılıyor beni her gün. Her gün akşamüstü bıraktığım gibi ve bıraktığım yerde. Komutanlar, pelerinli ve omuzu kabarık olanların kafası yok. Elleri silahlarına uzanmış, benden “saldır” emrini bekler gibi  duruyor.. Yazın kızgın güneşin altında.. Kışın soğuk ve yağmurların altında. Bunca bağlılık ve disiplin sanırım dünyanın hiçbir ordusunda yok; ama benim askerlerim farklı.. Sadık.. İki yıldır, her sabah geçişimde selam durup, akşam ayrıldığımda da aynı titizlikle beni uğurlayan o muhteşem  üniformalı ve iri yapılı komutanların yanında mızıka çalan bir dizi askerlerin  hiç istiflerini bozmadan beni beklemeleri, müthiş bir duygunun anaforunda kaybolmamı sağlıyor..

Neden kafaları yok bunca komutanın!

Konak Meydanı, Varyant çıkışındaki  ağaçlı yoldan yürüyerek, ağaçtan ağaca zıplayarak beni takip eden karganın çığlıkları.. Adını bilmediğim simsiyah pamuk yığını kedinin  beni görünce  bütün engelleri aşarak  koşması herkesi şaşırttığı gibi beni de  şaşırtıyorsa da hiç belli etmeden günlük tekmilleri alıp, çalışma ofisime doğru yürürken, dönüp arkama baktığımda hepsinin aynı sırada ve göz ucuyla bile  bakmadan görevlerine devam ettiklerini, yalnızca bir düzine askerin mızıka çalmaya devam ettiğini görüyorum..

Ben Tanrı’nın kutsal adamlarından biri olarak; işyerimin  bu kadar güvenli olmasına şaşırmıyorum.. Sabah gelirken ve akşam ayrılırken, çalışma ofisimin önünde bekleşen insanların beni görünce put kesilmeleri ve benden hiçbir şey istemeden  yoldan geçişimi saygıyla karşılamalarını nezaket kuralları içinde sevildiğimi  ifade ediyorsa da, bu kadar bağlılığı anlamaya çalışıyorum. Simsiyah taşların ördüğü şatomun ön kulesinden içeri girerken dökülmüş süt beyazlığını bütün  basamaklarına yaymış merdivenden  gecenin ve hayatın serinliğini yudumlayarak ,içimdeki labirentlerin yükselen duvarlarını takip ederek en üst kata, Tanrı’ya yakın  en son odaya çıkarken, bütün kuşların o an da şarkılarını , pencereden masama  savurduğunu biliyorum..

Bu kuşların şarkısını öğrenin…Çünkü, sizi kendi cennetine çağıran başka kuş yok..

Simsiyah pamuk kedi yuvarlanarak, beni izliyor.. Fokai’de M.S.2005 yıllarındaki sürgün hayatımda kaldığım, sahildeki malikanenin balkonunda beni bekleyen kedinin;  iğrenç, çirkin ve nefret ettiğim, sıskalığı ile benimle konuşmasından sonra artık bütün kediler bendim. O günden beridir bütün göç yollarımda gördüğüm kediler benim  anlayacağım dilden konuşarak, Tanrı’nın armağanı olan sırlarımızı birbirimize bırakırız. Çalışma ofisimin varyanta bakan penceresinden köle kadınların tutulduğu talebe tevkifhanesine bakarken, milyonlarca müzisyen ağustos böceğinin şarkıları ruhumu kaçırmak için bekliyordu. Çünkü, günün ve gecenin gizemindeki nakarat gibi gözüken seslerde daha farklı bir ezginin güne, hayata ve insanlara dağıtılan soylu bir şiirin, dağınık imgeleri arasında sırrı yakalamanın yolları çiziliyordu.

Dışarda, beni bekleyen asker ve komutanların, büyüklüğü ve yaşları herkesi şaşırtıyorsa da ben gülümseyerek çocukluklarını anlatıyorum.. Onlara aşk şiirleri yazan Pagos Tepesi’nin  doğu yamacının sık ağaçlıklı  yolun aşağısında  yaşayan Homeros’un tanrıçalara okuduğu şiirlerin sesini bırakarak  susuyorum.  Smyrna …Ah benim biricik sevgilim Smyrna.. Sapsarı iki örgülü saçlarını kulaklarının dibinde bir küpe gibi sallayarak körfeze bakıyor. Sırtında ok kutusu, yay ve  küçük oval yüzündeki iri dudaklarında mevsime göre değişen taşların rengini saklayarak beni bekliyor. Her gün her sabah yüzünü okşayarak geçtiğim ve  ilk öptüğüm kız. Akşamın ayak izlerinde, pelerinini körfeze atmış dolunayın aşk şarabını yakamozlarla ruhuma serpen, beni kucağına alıp yıllarca masalımı anlatan prensesin gülümseyen ve yalnızca bende kalan dudak izlerini kutsal mabetlerin taşlarını tütsüleyerek öpüyorum.. Sütunlar.. Sütun başlıkları.. Oymalı taşların bütün hayatı anlatan çığlıkların simgeye, gerçeğe, sonsuzluğa ulaştığı zaman diliminde  Tanrı’nın bütün melekleri ellerinde meşalelerle geçmişten geleceğe uzanan yolların yıldızlarını  aydınlatıyordu. Yol labirentler içinde kendi yılanını beslerken geçen zamandan bir küçük dilim şatonun duvarlarına yaslanmış hayatı  ve beni izliyordu.

Bütün yaratıcılar ölümsüzdü, yılanların derisinde gider gelirdi. Ve gün yenilenirdi.

Hayatın, başını okşadığı atların dağlara koştuğu mevsimin gecelerindeki serinlik gibi ürkek yüreğine uzanırken komutanlar ayaktaydı. Sıralanmış tanrıçalar, prensesler ellerini ve  başlarını saklıyordu. .Hamile kadının büyüttüğü bebeğin parmak izlerini gören kuşlar şaşkınlıkla kendi yumurtalarını arıyordu. Pencereden aşağı bakarken gördüklerim aslında benim olan rüzgarın  getirdikleriydi. Lahit mezarlardan çıkmış çocuklar tekrar tırmanarak lahitin içine girip unuttuğu oyuncağını almak için asma dalının arkasındaki leopara basarak tırmanıyordu. Atlılar uzun bir yolculuğun prensini gölgede uyur bırakırken, taşlar, kayalar, dualar ve bütün arkadaşlarımın kaybettiği rüyalar ince bir boncuk kolyede çocuğun bileğinde sallanıyordu.

Denizi gözlerinde, dağları saçlarında, ovaları alnında ve cenneti ağzında saklayan bütün savaşçılar, kendi tanrılarını kutsayıp bulutların peşinden pembe bir ağaçta uykuya çekildiler. Penceremden aşağı sarkan örgülü saçlarımı kesen çocuklar, gülerek saklambaç oynadığı hayatımın dehlizlerinden Pagos Tepesi’nde şahin avlayan tanrılara koştular. Tarihin en uysal saatlerini suya döküp, gölgesinde taşıyan kuğuların ince uzun boynu, rengi azalan gökyüzünde  bulutları  dağıtıyordu. Yağmur yağmalıydı ve bütün yaralı askerlerin, kafasız komutanların saklanmış elleri bir heykeltıraşın rüyasında yeniden gelmeliydi..

Geldi… Tanrı, önce kafasız komutanları ve insanları  buluta attı.

Yağmur kendiliğinden sırılsıklam olmuş, toprak yolların içinde saklanmış binlerce nal izlerinde akıyordu.. Smyrna, güle dönüşen iri ve küçük dudaklarını sırtında taşıdığı kutudaki okun ucuna bağlayarak bana attı. Pencereden, şatonun penceresinden, bu muhteşem kaleden beni bulan bu ateşin ellerinde kalmak ,beyaz pelerinli rahipler için yeni bir söylencenin gizemli anahtarıydı.. Ve  zaman sustu.

Tanrı mutluydu. Önce beni, sonra bütün atlıları vurduğu kuşların kanı ile sorguladı.

Kan geri gelebilirdi. Ve intikam, tarihin en hüzünlü şerbetiydi. Yıllanmış şarapların içildiği mahzendeki toprak bardakların sesi duyuluyordu .Askerler mızıka çalıyordu.. Smyrna dans ediyordu.. Ağustos böcekleri kanatlarını çırpıp yeni bir ezgiye uçuyordu. Homeros, son kez gözlerini Meles Çayı’na atıp, asasına sarılarak bu kenti terk ediyordu. Şato yerindeydi. Çalışma ofisim Varyant’ın talebe tevkifhanesine ve siyah pamuk yığını kediye bakıyordu.. Gün koşturdu. Kanatlarını ölü kuşların renginde bırakarak aşağı indi. Ben merdivenlerden mevsimin beyazına yürüdüm. Kolu ve kafası olmayan komutanlar mızıka çalan askerlerin bakışlarını ödünç almış saatlere, bırakıyordu. Hamile Tanrıça ordaydı. Tanrılar ve tanrıçalar bu kısa hayatın en köşesinde duvara yaslanmış bakıyordu. Birbirimize bakıyorduk. Ve hayat kafasız komutanlar yetiştirmeye gidiyordu. Ben de sevgilime gidiyorum. Azalmaya. Susmaya. Kör olmaya. Anneme, doğduğum yere.. Çiçeğin libidosuna..