Selda Gürsu

Kekemeliğe Karşı Toplumun Bakış Açısı

Selda Gürsu

gursu.selda21@gmail.com

Satırlarıma bir soru yönelterek başlamak istiyorum; “Hayatınızda hiç kekeme bir insanla karşılaştınız mı?” Evet dediğinizi duyar gibiyim. Peki, karşılaştığınızda ne tepki verdiniz?

Konuşma ritminin akıcılığının gerek dil engeli, gerek ses bakımından duraksamalar ile bozulması olarak tanımlanan kekemeliğin toplum olarak nasıl karşılandığını gelin inceleyelim.

Kekemelik problemi bulunan bireyler genellikle dışlanıp ötekileştirilen ve özgüvensiz bireylerdir. Bunun ana nedeni, insanların onları ya kale almaması, ya dalga geçmesi ya da onların ne demek istediğini anlatabileceği zamanı tanımamaları. Aslında bakarsanız olay tam da son cümlemden ibaret. Kekeme birey, kendine zaman tanınmayacağını düşünerek daha fazla heyecanlanıyor ve iş içinden çıkılmaz bir hale bürünüyor.

Kekeme bireylerde okurken veyahut şarkı söylerken herhangi bir takılma olmadığı ya da çok az takılma olduğu gözlenmiştir. Bunun ana nedeni şudur: düşünürken beynimizin farklı lobunu, okurken ise farklı lobunu kullanıyoruz. Bir kekeme düşünürken aklına normal insanların belleğine düşenden daha fazla sözcük geldiğinden hangisini seçeceğini şaşırır ve bir kelimenin başı ile diğer kelimenin sonunu birleştirerek anlamsız bir bütün ortaya çıkarır. Okurken ise bu bilgiler zaten gözümüzün önündedir ve beyin bunu ayrıştırmak için zaman kaybetmez. Direkt yazılanı okur.

Bahsi geçen kekemelik problemi yaşayan insanların içlerinde, her ağızlarını açtıkları zaman kendini ifade edememe korkusu devreye girer. “Karşımdaki insan acaba bana acıyacak mı, bana tepkisi ne yönde olacak, üzerime mi gülecek?” Sorularıyla tabiri caiz ise boğuşur.

Kekemeliğin bir hastalık olmadığını unutmayın ve onlara farklı olduklarını hissettirmeyin. Aslında onlar konuşurken sürekli saate bakmadığınız, zaman verip hoşgörü ile dinlediğiniz sürece birey kendini rahat hissedip daha az kekeleyecek. Empati kurmayı bilen bir insan için bu söylediklerim zor olmasa gerek(!)

Kekemelik, bazen dil ve konuşma terapistlerinin yardımıyla düzelir bazen de kendiliğinden zamanla düzelmeye rastlanır. Eğer bu problemi yaşayan bireyleri tanıyorsanız mutlaka dil ve konuşma terapistine gitmesini önerin. Çünkü bu yazıyı kaleme alan ben de bir zamanlar kekemelik problemiyle karşı karşıyaydım ve konuşma terapisti ile diksiyonumu düzelttim. İnanın sanıldığı gibi zor değil. Azim, saygı ve empatiyle hoşçakalın…