Cem Yavuz

Konar Göçerler

Cem Yavuz

cemyavuz@ilksesgazetesi.com

Bugünkü yazımda size Osmanlı dönemindeki konar göçerleri anlatacağım. Osmanlı Devleti’nde yaşayanlar askeri sınıf ve reaya olmak üzere ikiye ayrılırdı. Askeri sınıf, askerleri, devlet görevlileri ve memurları kapsarken, reaya ise şehirliler, köylüler ve konar göçerleri kapsamaktaydı.
Konar göçerler hayat tarzlarından ötürü şehirli ve köylü sınıfından ayrı tutulmuşlardır. Devletin en çok sıkıntı çektiği konulardan bir tanesi konar göçer mevzusuydu. Zira konar göçerlerden vergi toplamak mümkün değildi ve bu da devletin gelirlerini düşüren bir durumdu.
Kuruluş döneminde Osmanlı Devleti, konar göçer halktan oldukça iyi biçimde yararlanmıştır. Fethedilen yerlere gönderilen bu konar göçerler, fethedilen yerlerin Türkleşmesini sağlarken, aynı zamanda Anadolu’da daha düzenli bir yerleşimin olmasına katkı sağlamıştır. Rumeli bölgesinde birçok aşiretin köy kurup yerleştiği arşivlere kaydedilen bilgiler arasındadır.
Konar göçer halk, tıpkı Orta Asya Türkleri gibi kendi içinde sınıflara ayrılmıştır. Bu sınıflar boy, aşiret, mahalle, oba gibi isimlerle adlandırılmıştır. Konar göçerler yaylak ve kışlak hareketine bağlılardır. Bu sebeple tarımla çok fazla ilgilenmemişler, genellikle hayvancılıkla uğraşmışlardır. Az da olsa tarımla uğraşan konar göçerler olduğu da görülmüştür. Konar göçerler yetiştirdikleri hayvanları, yerleşik halkla takas ederek, ihtiyaçlarını bu yöntemle gidermişlerdir. Bu şekilde iktisadi hayata katkı yaptıklarını da söylememiz mümkündür.
Kanuni döneminde Yörük kanunu ortaya çıkmıştır. Yörükler normalde etnik bir grubu temsil ederken, devlet ise onlara askeri bir grup gözüyle bakmıştır. Yörükler özellikle Rumeli’de aktif bir rol oynamışlardır. 17. Yüzyıldan itibaren Evladı Fatihan olarak adlandırılan Yörükler, savaş zamanlarında orduya katılmış ve lojistik destek vermişlerdir.