Elif Yılmaz Pekçalışkan

Kristal Elma ve Aziz Sancar

Elif Yılmaz Pekçalışkan

elifyilmaz@ilksesgazetesi.com

Yazarın Diğer Yazıları

Mıknatıslar; İnsan ve Dünya Üzerindeki Etkileri - 19.06.2017

Mikrodalga Fırın Kullanmalı mıyım? - 11.06.2017

İlk İş Deneyimleri - 23.04.2017

Keşifler Üzerine - 19.03.2017

Sağlığımız için bunlara dikkat edelim - 12.03.2017

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarımız - 26.02.2017

Doğal Taşlar ile Tedavi - 19.02.2017

Başarıya Koştular - 12.02.2017

Bilime Gönül Vermişlerdi - 05.02.2017

Uçtum, çünkü… - 22.01.2017

Mucize İlaçlar - 4 (Tarçın) - 15.01.2017

Mucize İlaçlar-3 (Yenibahar) - 08.01.2017

ELİF YILMAZ Mucize İlaçlar- 2 (ZENCEFİL) - 01.01.2017

Mucize ilaçlar- 1 (ZERDEÇAL) - 25.12.2016

- 25.12.2016

Sevginin Bilimsel Karşılığı ve Sevginin Gücü - 18.12.2016

Neden Zeytinyağı: Zeytinyağının Eşsiz Özellikleri ve Yapısı - 11.12.2016

Eğitim ve İşgücü; Başarı - 23.10.2016

İşimi En İyi Yapan Ben Olmalıyım - 16.10.2016

Excimer Lazer Teknolojisi ile Göz Ameliyatı - 02.10.2016

Gelmek İstediklerimiz ve ‘Neden’ Gelemediklerimiz… - 18.09.2016

Renkli Noktalar; Quantum Dot - 11.09.2016

Robot Değil; Yapay Zeka - 04.09.2016

Gelişen Teknoloji ve Getirdikleri - 28.08.2016

Giyilebilir Teknolojiler - 21.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Jeo-Termal Enerji) - 14.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Rüzgâr Enerjisi) - 07.08.2016

Yenilenebilir Enerji (Güneş Pilleri ve Güneş Enerjisi) - 31.07.2016

Tercih Zamanı - 24.07.2016

Siz Devam Edin Bayım… - 17.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-3 (YAKUT) - 10.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık-2 (Akik Taşı) - 03.07.2016

Doğadan Gelen Sağlık -1 (Kehribar Taşı) - 26.06.2016

Sessiz Alfabe - 19.06.2016

Maria Montessori’nin Eğitime Bakışı: Montessori Okulları - 12.06.2016

3D Yazıcılar - 05.06.2016

Patch Adams - 29.05.2016

Küçük Bir Sır - 22.05.2016

Başarıya Koşanlar -3 (Vehbi Koç) - 15.05.2016

Başarıya Koşanlar -2 (Sakıp Sabancı) - 08.05.2016

Başarıya Koşanlar-1 (Kadir Has) - 01.05.2016

Bilime Gönül Verenler- 5 (Feza Gürsey) - 24.04.2016

Bilime Gönül Verenler-4 (Oktay Sinanoğlu) - 17.04.2016

Bilime Gönül Verenler- 3 (Remziye Hisar) - 10.04.2016

Bilime Gönül Verenler -2 (Ali Rıza Berkem) - 03.04.2016

Bilime Gönül Verenler -1 - 27.03.2016

Biyosensör ile Tedavi - 20.03.2016

Suyun  Kimyası - 13.03.2016

2016’da Bilim ve Teknoloji - 06.03.2016

Diş Bakımı ve Hijyen - 28.02.2016

Biriktirin Çevremiz Yeşillensin - 14.02.2016

İletişim ve Fiber Optik - 31.01.2016

Neden Kök Hücre Tedavisi - 17.01.2016

İmmün sistem ve yapay organlar - 10.01.2016

Yanmaz Kumaşlar - 03.01.2016

2015’ te Bilim ve Teknoloji - 27.12.2015

Uzman Sistemler - 20.12.2015

Dijital Hastaneler - 13.12.2015

Kimya Eşittir… - 06.12.2015

İlaç ve Eczacılık - 29.11.2015

Dirençli Bakteriler - 22.11.2015

Kim Bilebilir... - 15.11.2015

Sen De Sor - 08.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Çoklu Birimler - 01.11.2015

Bağlı Beyinler - 26.10.2015

Vazgeçme - 18.10.2015

TEKNOLOJİK KURTARICI - 12.10.2015

Tesadüfen Oldu... - 05.10.2015

Annem de okusun (!) - 27.09.2015

Başka Boyutlarda Algılama - 20.09.2015

DOĞANIN BİLİME YANSIMASI - 13.09.2015

Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen sektörel bir etkinlik olan Kristal Elma Festivalini duyanlarınız, gidenleriniz vardır.  Yüz kırk yedi sponsorlu bir etkinlik olması dikkatimi çekti. Tabii asıl dikkatimi çeken sayın Prof.Dr. Aziz Sancar’ın video konferans yolu ile festivale katılması ve konuşması…

Yaratıcı reklamların ödüllendirildiği bu festivalde Türkiye’de faaliyet gösteren tüm reklam ve medya ajansları, interaktif ajanslar, doğrudan pazarlama şirketleri ile reklam filmi yapım şirketleri, reklam filmi yönetmenleri, reklam müziği bestecileri, fotoğraf sanatçıları gibi daha çok medya ve basın alanında önde gelen isimler oradaydı.

Sayın Prof.Dr. Aziz Sancar’ın duygulu ve içten konuşması orada bulunanları çok derinden etkiledi. Aziz Sancar’ın bu konuşması sosyal medyada da paylaşıldı. İzlemeyenler ve merak edenler için buradan söylemiş olayım.

Aziz Sancar konuşmasında eğitim sistemine de değindi. Değindiği bazı noktalar ‘özellikle’ çok hoşuma gitti. Belki de aynı şeyleri düşünüyor olmamızdan dolayıdır. Çok çalışmayı hayatında düstur edinen Sayın Sancar konuşmasında da sürekli bunu vurguladı.

Kendisine yöneltilen “Hayatınızın merkezi ne olmalı?” sorusuna Sayın Sancar “Tek bir şeye odaklanmak lazım. Neyi istiyorsanız karar verin ve çok çalışın” diye yanıt verdi. Bir de Türkiye’de çok başarılı hocaların ve üniversitelerin olduğunu söylüyor. Hayatında hiç tatil yapmayan ender insanlardandır Aziz Sancar. Kendisini tekbir şeye adayan, hep çalışan, daima çalışan…

Başarılı insanların hayatlarını incelediğimde görüyorum ki hepsi ‘çok çalışmayı’ öğütlüyor ve vurguluyor. Ama bir de dikkatimi çeken şey Vatan ve Millet sevgileri… Nitekim ki daha önce ‘Bilime gönül verenler’ ve ‘Başarıya Koşanlar’ başlıklı yazılarımda da bunu görebilirsiniz.

Sorular ışığında, gençlerin birincil öncelikleri, bizden beklentileri ve rol modeli ile ilgili şeylere de değinen Sayın Sancar’ın verdiği yanıtlar hem orada bulunanları ve hem de beni etkiledi. Etkilendiğim bazı kısımları kendi ağzından vermek istiyorum.

“Ben hayatım boyunca iki sabit fikir ile büyüdüm. Birincisi çok çalışıp doktor olmak, ikincisi vatan sevgisi. Vatan sevgim olmasaydı ben bu noktaya varamazdım. Çünkü bu bana en zor günlerimde güç verdi. Çocuklarımıza bunu aşılayın. Paradan önce önemli olan şey faydalı olmak. Türk evi için maddi desteğe ihtiyacımız var. Fakat ben devlet parasını istemiyorum. Türk vatandaşlarından destek istiyorum. Rol modelimiz kimdir? Arkamda görüyorsunuz. Rol modelimiz Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk’ün bilim ve teknolojiye değer vermesi benim için çok değerli. Ve birde çalışkanlığı ile babamdır. Bilim ile ilgili çalışama yapan, yapmak isteyen hevesli ve yatkın gençlerimize lütfen destek olalım… Nobel ödülünü ve tüm kişisel başarılarımı Türkiye’de barış için feda ederdim. Keşiflerden de vazgeçerdim. Benim kafamı yoran her zaman bu olmuştur. Türkiye’ye barışı nasıl getirebilirim’in cevabını bulsam her şeyi burada bırakırdım fakat bulamadım. Türkiye’de keşke huzuru, barışı görebilsem. Memleketimde huzur, memleketimde barış… Keşke görebilsem.”

Şimdi, temel bilimlerin, fen bilimlerinin çoğu üniversitede yavaş yavaş kapanmaya yaklaştığı Türkiye’de gelecek nesil için ve kendim için ümit var olmak istiyorum. Sancılı ve sıkıntılı günler geçiren Türkiyemize biran önce barış, güven ve huzur ortamının gelmesi için ümit varım. Bu süreçlerde özellikle çoğu öğrencinin ister istemez mağdur olması ile eğitim öğretim sekteye uğradı. TÜBİTAK burslarıyla eğitimine devam eden öğrencilerin bursları kesilmek zorunda kaldı. Projeler aksadı. Master ve doktora öğrencileri bu durumdan etkilenenler arasında. Umut ediyorum ki bazı durumlardan dolayı yaşanan bu aksaklıklar biran önce düzene girecek. Vatan ve millet sevgimiz bizi barış dolu yarınlara çıkaracak.