Aslı Şen

Kurban Bayramı ve Çocuk

Aslı Şen

aslisen@aslisen.com.tr

Tüm bayramlar özel ve mutluluk vericidir ancak Kurban Bayramı'nın çocuklara nasıl aktarılacağı hassasiyet, özen isteyen bir konudur. Kurbanla ilgili konuşmalarda, “Kurbanlık hayvanlar nerelerde satılabilir, kurban kesimi nasıl yapılabilir, kurban derileri kimler tarafından toplanabilir” gibi konular uzunca tartışılır. Bu tartışmalar esnasında çocukların bu konudaki hassasiyeti gözden kaçırılmamalıdır.

Kurbanın çocuklar için en zorlayıcı olabilecek taraflarından biri “ölüm” kavramının sık sık geçmesidir. Bizler için çok daha farklı anlamları olan kurban, çocuklar için aynı anlama gelmeyecektir; özellikle okul öncesi yaşlarda ölüm kavramını yetişkin gibi algılamaları mümkün değildir. 10-12 yaşlarına kadar çocukların ölüm kavramını, ölümün dini boyutunu yetişkinler gibi anlamalarını beklememek gerekir. Yetişkinler gibi anlayamasalar da elbette ki bizimle benzer korku ve kaygılar yaşıyorlar. Çocuklar da ölüme dair deneyimlerle baş etmekte oldukça zorlanıyorlar. Ailelerin bunu aklında bulundurması ve bu anlamda çocuğun psikolojisini gözetmesi gerekir. Her şeyden önce çocuklar sormadığı sürece kurbanla ilgili bir şey söylememek gerekir. Çocuk sorduğunda ise ayrıntılı bilgi verilmemeye özen göstermek gerekir. Çocuklara, kurban edilen hayvanların ölüm nedeni ile ilgili açıklama yapılırken yanlış, yetersiz ve bazen çocukta endişe yaratabilecek bilgiler vermemeye dikkat etmek gerekir. “Uyudu, acı hissetmiyor ki” gibi gerçek dışı açıklamalar yapılmamalıdır. Çocuklar mutlaka bunları gerçek olmadığının farkındadırlar. Kurbanı açıklarken bayramın kurban kesme yönü değil de sosyal paylaşım ve yardımlaşma yönlerinin vurgulanması gerekir. Hayvanların kesilmesi üzerinden değil de ihtiyacı olan insanların daha fazla et yiyebilmeleri için paylaşım ortamı oluşması, insanların birbirlerine yardım etmesi ön plana çıkarılabilir. Çocuğa “Bak ne güzel et yiyeceğiz kurban kötü bir şey değil, hep et yiyoruz” şeklindeki bir açıklama çocuğun et yemeye karşı olumsuz duygular geliştirmesine hatta et yemekten vazgeçmesine neden olabilir.

Çocuk hikayelerinin çoğunun hayvan karakterlerden oluşması ya da hayvanlara mutlaka yer verilmesi tesadüfi değildir. Hayvanlar çocuklar için önemli özdeşim öğeleridir. Çocuklar iç dünyalarını hayvanlar üzerinden yansıtırlar. Kurban Bayramı’nda evde ya da bahçede kurbanlık hayvanla vakit geçirip iletişim halinde olmaları çocukların hayvanlarla özdeşim süreçlerini hızlandırabilir, onlara daha fazla bağlanmalarına sebep olur. Kurbanlık hayvan çocuğun fazla etkileşime girmeyeceği bir yerde beslenmelidir. Kurbanlık hayvanla önceden vakit geçirmesi çocukta travma etkisi yaratabilir. Bu durum şehirde, kırsal yaşamdan uzakta yaşayan çocuklarda daha fazla görülebilir.

Hiç şüphe yoktur ki çocuklar kurban kesimini TV, gazete veya internetteki kurban kesim görüntülerini izlememelidir. Çocuklar meraklıdır, görmek isteyebilir ancak bu kesim görüntülerinin duygusal olarak onu olumsuz etkilemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar bu görüntüleri izlememelidir çocuk kendisi istese bile. Yetişkinler için de bu aynen geçerlidir. Yetişkin dahi olsa istemeyen hiç kimse kesim görüntüsünü izlemesi için zorlanmamalıdır. Aynı şekilde kişi kurban eti yemeye de zorlanmamalıdır, özellikle çocuklar ve özellikle çocuk o hayvanı beslemişse. Yetişkinlerin kurbanın kanını sürerek çocuklara göstermeleri de doğru değildir.

Eğer çocukta ya da gençte ölüme dair kaygılarda artış, enürezis (çiş kaçırma) ya da enkoprezis (kaka kaçırma), uyuyamama gibi sorunlar görülmeye başlanırsa bir uzmana danışmak gerekir.