Veysi Aygün

Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimi

Veysi Aygün

veysi.aygun12@gmail.com

Yerel idareler işlevsel görevi ve seçim mevzularıyla ilgili kalemi elime alıp, yazmaya başladığım sırada siz sevgili okurlara verdiğim bir sözüm vardı. ‘Kalemin mürekkebi yettiği yere kadar yazmaya devam’ demiştim. Yazıya aldığım kalemin mürekkebi beni sizinle daha çok yüzleştirecek gibime geliyor. Bir ayı geçkin süreden sonra sizinle yüzleşerek saygı ve sevgilerimle. Sizlerle otuz yıl önce, otuz yıl sonra yerel seçimlerle ilgili serüvenle başlayacağım. Yıl 1989 Midyat’ta yerel seçimlere gidiyoruz. 1984 yılında SODEP’ten aday gösterdiğimiz rahmetli Abdurahman Şara ile Midyat’ta girdiğimiz seçimi kaybettik. Seçim sonucunda yaşadığımız hezimet bizi beş yıl sonra 1989 seçimlerine güçlü kılarak adayımız İsa Ekingen SHP’den seçilip belediye başkanlığı koltuğuna oturdu. İsa Ekinge’nin Midyat’ta belediye başkanlığına seçilmesiyle her şey güllük gülistanlık mı oldu? Aksine dünyanın nadide ilçelerinden Midyat, gerileyerek müstahak olmayan bir durumla karşı, karşıya geldi. Peki, suç sadece İsa’da mı, Musa’da mı, Ali ve Veli’de mi veya Mehmet’te mi. Bence başlıca meselemiz toplumun kısır döngülü yaşantısında. Daha önceki yazıda belirtmeye çalıştığım gibi sistemin işlevsel ivedilik kazanmaması en öncelikli sorunudur. Kafa kol ve ahbap çavuş ilişkilerinin yoğun olduğu günümüzde ülke kalkınması sekteye uğrayacak toplumsal gelişmeye set çekilecek ve sosyo ekonomik nedenlerden kaynaklı insanlar uçurumdan yuvarlanacak. Ne yazık ki Türkiye’de siyasi parti liderleri sanki seçimlere değil de, savaşa gider gibi bir hal içinde nutuk atıyor. Alıp vermeyeceğiniz ne var ki. Yoksa çok laf yalansız, çok para hilesiz olmaz. “Misali sizi mi tarif ediyor. Seçime gitmenin, seçmenin, seçilmenin de bir üslubu ve adabı var. Her kim ki iktidarsa yaptığı hizmetlerle gurur duyması o iktidarın tabii hakkıdır. Muhalefetinse kendi talep ve temennilerini ve yapacağı hizmetleri dile getirmesi öncelikli görevidir. Tıpkı “Kişinin düşüncesini yaşayış tarzı belirler. “Vurgusu her kesime bir şey çağrıştırmalı. Bu köşe yazısında bu tip siyasileri nezakete davet etmekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Sadece elimizden gelen vicdanımızın sesiyle hareket edip oyumuzu kullanmamız hayati önem taşımaktadır. Yazımın sonunda sizinle bir Çin sözü belirlemesiyle, yazının sıkıcı olmaması açısından sizinle vedalaşmanın zaman-ı geldi kanımca. “Gerçek kahramanlar kitlelerdir. Biz ise çocuksu ve cahilizdir. Bu kavranmadıkça en basit bir bilgi bile elde edinmek olanaksızdır.” Seçimde ve hayatın her alanında en güzel cevabı, üretken ve emektar halk verecektir. 31 Mart 2019 yerel seçiminin, ülkemiz ve halklarına hayırlara vesile olması dileğiyle hoş çakalın.