Veysi Aygün

Muhammet Mursi

Veysi Aygün

veysi.aygun12@gmail.com

Muhammet Mursi
Müslüman kardeşler (İhvan-ı Müslimin) örgütü yakınlığı ile bilinen Muhammed Mursi hayatını kaybetti. Çıkarıldığı duruşma salonunda, metal kafesten; aşağılık, zalim Sisi rejimini sorgulayıp hakka yürüyerek şehadete ulaştı. Demir parmaklıklar tutsak Mursi’yi kahramanlaştırmaktan başka bir işe yaramadı. 90 milyon nüfuslu Mısır’da 2012 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri’nde, seçmen sayısının yarısından fazlası sivil bir cumhuru tercih etmiş olmasına rağmen, dünya kamuoyunun takip ettiği davayı, demir parmaklıklar ardında adım adım, yaklaşan hunharca bir cinayete hep birlikte tanık olduk. “Korkak insan her gün ölür, cesur ise bir defa” deyimi, ruhu şad olsun Muhammed Mursi’yi ifade edercesine aramızdan göçtü gitti. Oysa Muhammed Mursi, ne kimsenin canına kıymıştı, ne de kimseyi ötekileştirmişti. Sadece inanç özgürlüğü noktasında, din kardeşlerim tanımlamasını yapmıştı. Şiddet içermediği müddetçe, bireyin düşünce iradesine set çekerek, ipotek koyarak düşünce akımını engellemeye ne kimsenin gücü yeter ne de hakkı vardır. Yüz çiçek açsın, yüz fikir akımı yan yana tartışsın anlayışı, toplumları daha da dinamikleştirir.” Kafalar pırasaya benzemez, kesildi mi yeniden çıkmaz. Müslüman Kardeşler Örgütü 1928 yılında Kahire’de kuruldu. Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin) örgüt kurucusu Hasan el Benna 1949’da bir suikastta hayatını kaybetmesinin ardından, örgütün lider kadrosunda Seyit Kutup yer aldı. Seyit Kutup’un kaleme aldığı İslam’da Sosyal Adalet eseriyle İslam dünyasında bir ekol haline geldi. Seyit Kutup yıllarca hapis yattı, çıktı. En son kaleme aldığı “Yoldaki İşaretler” adlı eseriyle rejimi hedef alarak bu eseri kendi hayatının sonunu hazırlanmasında etkili oldu. Buna müteakip Seyit Kutup, Arap milliyetçisi Cemal Abdülnasır’ın Baas rejimince, 29 Ağustos 1966 yılında idam edildi. Ne var ki onlarca yıldır süren Müslüman kardeşler davasından Muhammed Mursi de nasibini alacaktı. 17 Haziran 2019 tarihin gündüz vakti onu tutsak eden insan müsveddelerine böyle sesleniyordu. “Beni tecrit ettiniz, ama terk etmediniz. Her gün işkence için uğramayı ihmal etmediniz. Beni yavaş yavaş ama en vahşi şekilde öldürmek istiyorsunuz. Ve tek çekindiğiniz şey bu katledilmem halinde maruz kalacağınız tepkilerdir. Çocuklarıma ve eşime mesajım şu. Allah şahittir ki Allah’tan başkasının bilemeyeceği kadar sizi seviyorum. Hapiste ne kadar elem ve ıstırap çeksem de, tedavisiz ilaçsız ne kadar zaman geçirsem de sizi gece gündüz düşünmekten hiç geri durmadım. Ne zaman buluşacağımızı bilmiyorum. Belki cennette olur, orada zalimlerin zulmünü Allah’a şikayet ederiz. Ben Allah’a kavuşmayı bekliyorum. Ey hakim göğün hakiminden yerin hakimine veyl olsun.” Bu son cümlesinde yere yığılarak hayatını kaybetmesine göz göre göre seyirci kalınıyor. Sana yapılan bu zulmün hesabını verecekleri günü hep sabırsızlıkla bekleyeceğiz. Mekanın cennet ruhun şad olsun saygı ve sevgi değer Muhammed Mursi.