Selda Gürsu

Mükemmel Eylemin İmkansızlığı

Selda Gürsu

gursu.selda21@gmail.com

Mükemmellik ve insan birbirine çok ters iki kavramdır. Karşısındakinden mükemmel eylemi bekleyenler asla mükemmel olamayanlardır. Mükemmel eylem değil, erdemli eylem vardır. Erdemli eylemde hata göremezsin -çünkü aramazsın- ama en mükemmelde bile hata ararsan bulursun. Ve hata arayanlar ömürleri boyunca mutsuzluğa mahkumdurlar.
Hata yapmak ince bir ipin üzerinde tam dengede duracakken sendelemeye benzer. Hatandan ders çıkarırsan tekrar dengede durur ve bir daha hiç sarsılmazsın. Hatanı başkalarının yüzüne defalarca kez vurmasını seyredersen, sendelemeler tokata dönüşür. Hata yapmanı yadırgayıp sana haykırırlarsa ve sen onların karşısında ezinç durursan özgüvenin, kendine olan inancın yitik şekilde düşersin. Hiç kimseyi duymaksızın hatanı kabullenmeden böbürlenirsen yer fıçı olur, ağır yaralar alırsın.
Marifet, hatalı eylemin “neye göre ve kime göre” olduğu bilgisine erişmektir. Ve hata, görecelidir. Onu -başkası uyarmaksızın-  üzerinde düşünerek tespit edenler gerçekten olgunluğa erişmişlerdir.
Her ölçülü davranan az hata yapmaz ama her az hata yapan ölçülü, disiplinlidir ve ders çıkarmayı bilir.
Kendinizle yalnızca savaşım halinde olmak sizi olgunlaştırmaz. Çünkü savaşım hali yalnızca sorgulama halidir. Olgunlaşma eylemine her kendini sorgulayan ulaşsaydı şu anda nüfusun yarısından fazlası olgun ve en az hatayla ömrünü sürdüren bireyler olurdu. Savaşım halinde olmak, tedbir, sabır, şüphe halini beraberinde sürükler. Ve şüphenin içinde bulunduğu hiçbir duygu/eylem doğrudan kaçamaz. Doğru erdemlidir. Şüphe ve sorgulama olgunluğun temel taşlarıdır. Sorgulayan insan bilgisini çürütmeye hazır bekleyen bir eleştirmen gibidir. 
Kısacası hata, sorgulamayı, sorgulama, şüpheyi, şüphe olgunluğu, olgunluk ise en az hatayı doğurur. Bu bütün ise erdemli eylemi oluşturur. Bundan bihaber olan, sorgulamayan, düşünmeyen, kendi hatalarını görmeyip duymayıp bilmeyenler ise karşısındakinden mükemmeli bekler. Onlar ki hep hezeyana uğrayanlar, mutsuzluğa yelken açanlardır.
Aynı dili konuşanlara, konuştuğunu sistematik şekilde ifade edebilenlere, ifade ettiğine olgunluk katanlara, olgunluk kattıklarına doğruluk serpiştirenlere selam olsun...