Cem Yavuz

Nizam – ı Cedid

Cem Yavuz

cemyavuz@ilksesgazetesi.com

1789 yılında tahta geçen 3. Selim, oldukça problemli bir dönemde hüküm sürmeye başlamıştır. Uzun yıllardır Osmanlı Devleti Avrupalı devletlerin gerisinde kalmış ve bundan çıkış yollarının temelleri atılmıştır. Ancak yapılan ıslahatlar hiçbir zaman istenilen seviyeye gelememiş ve ıslahatlar kişiye bağlı kalmıştır. Islahatçı padişah ya da devlet adamı öldüğünde yapılan faaliyetlerin arkası gelmemiştir.

3. Selim yapılan ıslahatları yetersiz bulmuş ve toptan bir yenilenme yapılması gerektiğini düşünmüştür. Bu düşünceler neticesinde Nizam – Cedid hareketini başlatmıştır. Nizam – ı Cedid, 3. Selim döneminde yapılan yeniliklerin genel ismi olmuştur. Kelima anlamı ise “yeni kanun”dur.

3. Selim yenilik hareketlerine Avrupa’ya elçi göndererek başlamıştır. Ebubekir Ratıb Efendi Viyana’ya gönderilmiş ve Avrupa’da gördüklerini padişaha sunmakla görevlendirilmiştir. Yaklaşık 8 ay Avusturya’da kalan Ebubekir Ratıb Efendi bir sefaretname kaleme almış ve bu eserinde Avrupa’nın kullanmış olduğu tekniklerden söz edilmiştir.

Dönemde Yeniçeri Ocağı’nın başarısızlıkları mevcuttu. Ancak ocağın bir anda kaldırılması imkansızdı. Bu sebeple ilk etapta Bostancı Ocağı’na bağlı olarak bir ordu kurulması gündeme geldi. Kurulan ordunun adı da Nizam-ı Cedid ordusu oldu. Nizam – ı Cedid ordusunun masraflarının karşılanabilmesi için de İrade – i Cedid ordusu kurulmuştur. 3. Selim bu birliğe büyük önem vermiş ve birliğin yetiştirilmesi için İngiliz, Fransız ve Alman uzmanlar getirilmiştir. İlk kez bir merkez ordusu Anadolu ailelerinin çocuklarından oluşmaktaydı. Ordu alanında yapılan bir diğer yenilikte Topçu Ocağı, Lağımcı Ocağı ve Hunbaracı Ocağı’nın ıslah edilmesi ve son tekniklerle donatılması oldu.

İdari alanda da birçok düzenlemeye gidildi. Atamalarda büyük sıkıntılar yaşanmaktaydı. Özellikle bir takım devlet görevlileri rüşvet alarak görevlendirilmeler yapmaktaydı. 3. Selim bunları önlemek için idari alanda pek çok yeniliğe imza attı. Bu dönemde yapılan en önemli icraatlardan bir tanesi Anadolu ve Rumeli bölgesinin 28’e bölünmesi oldu. Ayrıca vezirlerin büyük bir özenle seçilmesi ve halkın güvendiği ve kendisini ispatlamış kişilerin vezir olması kararlaştırıldı.

Devamı haftaya…