Düzgün Yalçınkaya

Okuma(ma) Alışkanlığımız

Düzgün Yalçınkaya

dzgn.ylcnky@gmail.com

DÜZGÜN YALÇINKAYA

dgn.ylcnky@gmail.com

Okumuyoruz, merak etmiyoruz, bilgiye ihtiyaç duymuyoruz, ateşi kullanmak için bulmaya gerek yok evet ama bu hayatta krediyle ev almaktan daha önemli şeyler var.

Şimdi ufak tefek istatistiklerle okuma(ma) alışkanlığımızı irdeleyelim.

Hep merak etmişimdir, bir insan neden okumaz? Öğrenmeyi neden istemez? Neden merak etmez. Bu konuda en fazla dikkatimi çeken kitap okumak gibi bir ihtiyacın duyulmaması, veriler de tespitimi destekliyor. TÜİK verilerine göre Türk insanının ihtiyaçları sıralamasında kitap okumak 235. sırada. Uluslararası Yayıncılar Birliği 2016 verilerine göre; ülkemizde kişi başına düşen kitap sayısı 8.4. TÜİK verilerine göre her gün ortalama 6 saatimizi TV izlemeye, 3 saatimizi internete, sadece 1 dakikamızı kitap okumaya ayırıyoruz.

Ülkemizde okumamak bir eksik olarak görülmüyor, duyduklarımızla idare ediyoruz. Ne gerek var yeni bir şeyler öğrenmeye, okumaya? Farkında olmadıkları ise okuyarak öğrenmeyenler başkalarından duyar, duyduklarıyla konuşur, her duyduğunu doğru sanar, araştırmaz. Kök neden analizi yapamaz, kısıtlı kelime dağarcığı ile siyaset yapar, tarih konuşur, din konuşur, karşı komşusunun arkasından konuşur. Önemli olan konuşmaktır zaten, ne konuşulduğu değil.

Dostoyevski diyor ya ‘Her şeyi anlıyorum ve bu da beni öldürecek’ diye. Galiba biz her şeyi anlamaktan korkuyoruz.

Ne güzel demişler ilmin başı soğandan acı, sonu baldan tatlıdır diye. Kitap okuma alışkanlığımızın muasır medeniyetler seviyelerinin üzerinde olduğu günleri görmek dileği ile... Bilgiyle kalın.