Dr. Mehmet Ali Noyan

Organik Tarımı Yaygınlaştırarak İşsizliği Azaltma

Dr. Mehmet Ali Noyan

alinoyan47@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları

15 Temmuz Destanı - 15.07.2018

Öğretmenler Günü - 24.11.2017

Yeni Eğitim ve Öğretim Yılı Başlarken - 18.09.2017

Kurban Bayramı ve Gönül Kazanma Seferberliği - 01.09.2017

Ya İstiklal Ya İzmihlal Ruhu - 30.08.2017

Yeni Dönemde Her Öğrencinin Bir Kulübü Olacak - 24.08.2017

Büyüklerimizin Aile Hayatımızdaki Yeri ve Önemi - 17.08.2017

Olumlu Bakış Açısının Önemi - 28.07.2017

Sosyal Medya Depresyonu - 26.07.2017

Doğru Tercih Yapmanın Önemi - 23.07.2017

15 Temmuz Şehitleri Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü - 15.07.2017

Kıyafetlerimiz Üzerinden Bize Oynanan Gizli Oyunlar - 12.07.2017

Kadir Gecesinin Anlam ve Önemi - 21.06.2017

Babalar Günü - 18.06.2017

Milli Şuur Eğitimi - 19.05.2017

Anneler Günü - 14.05.2017

Berat Kandili - 10.05.2017

Büyük Konuşmanın Sonuçları - 28.04.2017

Hediyeleşmenin İnsan Hayatındaki Yeri ve Önemi - 14.02.2017

Başarının Anahtarı - 20.01.2017

Sabrın Hayatımızdaki Anlam ve Önemi - 27.12.2016

Kelimelerin Sihirli Gücü - 07.12.2016

Tükenmişlik Sendromu – 2 - 30.11.2016

Tükenmişlik Sendromu-1 - 29.11.2016

Öğretmenler Gününün Anlam ve Önemi - 24.11.2016

Sosyal Medya Bağımlılığı - 22.11.2016

Yeni Bir Eğitim ve Öğretim Maratonu Başlıyor - 19.09.2016

Kurban Bayramı ve Bayramın Faziletleri - 13.09.2016

30 Ağustos Zafer Bayramı'nın Anlam ve Önemi - 30.08.2016

Karne Heyecanı ve Yarıyıl Tatili - 22.01.2016

Sanat ve Spor Kurslarına Katılan Öğrenciye Ek Puan Geliyor - 17.12.2015

Kahvaltı Kültürümüze Eklenen Siyah Çayın Sakıncaları - 01.12.2015

Eğitime Nereden Başlamalı? - 11.11.2015

KURBAN BAYRAMI’NIN ANLAM VE ÖNEMİ - 24.09.2015

1 KASIM 2015 TARİHİNDE YAPILACAK SEÇİMLERİN ÖNEMİ - 14.09.2015

- 14.09.2015

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI VE YAŞANANLAR - 30.08.2015

Çalışma Hayatında Esneklik - 2 - 25.08.2015

Çalışma Hayatında Esneklik 1 - 24.08.2015

İşsizlik gerek ülkemizde ve gerekse dünyanın diğer ülkelerinde ciddi bir sorun olmaya devam etmektedir. TUİK 2017 Nisan istatistiklerine göre ülkemizdeki işsizlik oranı 10,5 seviyesindedir.  İşsizlik büyük bir sıkıntıdır. Bu anlamda gerek ülkemizde ve gerekse dünyada devam eden bu sıkıntıyı yok etme ve/veya azaltma noktasında sürdürülen çalışmalar aralıksız olarak devam etmektedir.

TUİK 2017 Nisan istatistiklerine göre ülkemizde mevcut koşullarda çalışmak için iş aradığı halde iş bulamayan 3 milyon 287 bin kişi bulunmaktadır. Bu kişileri işsizlikten çıkarıp çalışan bireyler haline getirebilmek için istihdamı arttırmak gerekir. İstihdamı artırmak için yapılabilecek pek çok çalışma ve üzerinde durulabilecek pek çok reçete söz konusudur. Bu reçetelerden birisi “organik tarımın yaygınlaştırılması” reçetesidir. Ülkemizin koşulları göz önüne alındığında bu reçetenin uygulanabilir ve yararlı bir reçete olduğu görülmektedir. Sanayi ve hizmet sektörüne nazaran tarımda istihdam maliyetlerinin düşük olması işsizlikle mücadelede organik tarımın yaygınlaştırılmasını  öne çıkarmaktadır. Ayrıca organik tarımda emek yoğun bir üretimin olması da işsizliğin düşürülmesine önemli katkılar sağlayacağını göstermektedir. Ayrıca ülkemizde atıl durumda olan tarımsal arazilerin çokluğu, iklim ve su kaynakları ile işsiz olup çalışmak isteyen çok sayıdaki insanımızın oluşu organik tarımım uygulanmasını cazip bir reçete haline getirmektedir.

Kimyasal ilaç ve gübreler kullanılarak yapılan tarımsal üretimden elde edilen ürünlerin insan sağlığına zarar verdiği ve bu ürünleri tüketen insanlarda değişik hastalıklara neden olduğu bilimsel olarak tespit edilmiştir. Bu bağlamda tüketiciler sağlıklı ürünler tüketmek için organik tarım ürünlerini tercih etmeye başlamışlardır. Bu tercih her geçen gün artmaktadır.  Hatta mağazalarda ve pazarlarda “organik tarım” stantları açılmakta ve organik ürünler bu stantlarda tüketicilere sunulmaktadır.  Bu anlamda piyasada oluşmuş olan organik tarım ürün talebini karşılamak ve tüketicilere sağlıklı olan tarımsal ürünler sunabilmek için organik tarımın yaygınlaştırılması gerekir. Organik tarımın yaygınlaştırılması ile bu alanda çalışacak insan sayısı artacağı için işsiz olup iş arayanlara iş fırsatı doğacak, ülkemizdeki işsizlik oranlarında düşme sağlanacaktır.

Peki organik tarımı yaygınlaştırmak için neler yapılabilir? Yatırım yapmak kolay değildir. Yatırım için yeterli ve sürekli destek gerekir. Bu anlamda devletimizin ilgili bakanlıklarınca yapılacak ortak çalışmalarla bu anlamda hazırlanacak yatırım teşvik çalışmaları ile başarılı sonuçlar alınabilir.  Devletin çiftçiye sağlayacağı para veya ucuz kredi imkanlarının yanında çiftçiye teknik destek sunması ve üretilen ürünleri satın alma garantisi vermesi ile bu reçeteden elde edilecek faydayı artıracaktır. İşte bu ve bana benzer cazip yatırım teşvikleri ile çiftçiler daha çok yatırım yapacaklar, daha çok insan çalıştıracaklar ve daha çok organik tarım ürünleri yetiştirecekler. Tüm bu işlemlerden devletimiz de kazanacak, çitçilerimiz de kazanacak, halkımız da kazanacaktır. Doğrudan veya dolaylı daha pek çok fayda sağlanacaktır.

Ülkemizde bu yıl başlatılan tematik liselere tarım ile ilgili liselerin eklenmesi ve bunun devamında buradan mezun olacak öğrencilerin devam edebilecekleri aynı özellikteki tematik bir üniversitenin de olması yukarda bahsettiğimiz reçeteye ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Ülkemizin iklim şartlarına uygun ve kendi ürettiğimiz GDO’suz tohumlarla tarımsal üretim yapma imkanımız daha da artacak hatta bu anlamda yurtdışına ihracat yapma fırsatımız doğacaktır.  Yurtdışından aldığımız tohumlara verdiğimiz büyük paralar ülkemizin kasasında kalacaktır, vatandaşlarımızın refah seviyeleri yükselecektir. 

Son söz şudur ki, işsizlikle mücadelede ülkemizde uygulanabilecek doğru reçetelerden birisi “organik tarımın yaygınlaştırılması” reçetesidir. Bu reçetenin uygulanması ile atıl durumdaki tarımsal arazilerimiz ve işsiz insanlarımız üretken hale gelecek, ülkemizdeki işsizlik azalacak ve organik tarım ürünleri üretimi artacaktır. Organik tarımın yaygınlaştırılması ile işsizlerimiz iş, tüketicilerimiz sağlıklı sebze meyve yeme fırsatı bulacaklar.